İzmir City | İzmir haberleri, İzmir etkinlik, İzmir Şehir Rehberi, Sinema, Konser, Tiyatro
» 
Akil insan kimdir, görevi ne olmalıdır?
a aa
Tarih : 08 Nisan 2013 12:27
Akil insan kimdir, görevi ne olmalıdır?
Star Gazetesi yazarı Orhan Miroğlu, çözüm süreci ve akil insanların görevleri ile ilgili tartışmaları yorumladı. Miroğlu'na göre akil insanların görevleri:
Akil insan kimdir, görevi ne olmalıdır?
reklam

Akil insanların görevleri konusunda yanlış bir algılama olduğunu savunan Miroğlu, akil insanlardan beklenen şeyin süreci kolaylaştırmak olduğunu belirtti.

Akil insanlarla ilgili özellikle arabulucuk algısı oluşturmanın yanlışlığına dikkat çeken Miroğlu, akil insanların görevinin çatışma sürecinin daha fazla zarar vermeden ülke yararına sonuçlanması için çalışmak olduğunu belirtti.

Miroğlu, akil insanların muhatabının halkın bizzat kendisi olduğunu ifade etti.

İşte Orhan Miroğlu’nun akil insanlar notları:

“Çözüm süreci ve akil insanlar

Lafı uzatmadan söyleyeyim, akil insanlardan beklenen kolaylaştırıcı bir rol oynamalarıdır. Kolaylaştırıcılık ayrı bir şeydir, süreci taraflardan birinin adına belirlemeye talip olmak başka bir şey. Akil adamlar çözümün içeriğine-Öcalan’ın özgürlüğü, Kürtlere statü, geri çekilmenin silahlı veya silahsız olması gibi- ilişkin öneride bulunamaz.

Tarafların belli bir çözüm modeli ve yol haritası üstünde anlaştıkları görülüyor. Üstelik bu anlaşmayı mümkün kılan da herhangi bir uluslararası veya ulusal bir arabulucu üçüncü taraf-akil insanlar grubu- filan değildir. Ama buna rağmen, çözüm sürecinin, Kürtlere herhangi bir statü talebinin pazarlık edilmesi üzerinden gerçekleşmediği ortaya çıktığında, ismi akil insanların arasında geçen bazı kimseler, ‘Özerklik elde etmeden geri çekilmeyi ve silahlı mücadeleyi bırakmayı nasıl kabul edebilirsiniz mealinde yazılar yazdılar, fikirler ürettiler.

Akil insan, kendini tarafların yerine koymaz, tarafların ne elde ettiğiyle ve ne elde edemediğiyle ilgili insan değildir akil insan. Akil insan, çatışma sürecinin genel kamu yararına ve ülke çıkarlarına daha fazla zarar vermeden sonuçlanmasını isteyen kişidir. Akil insan, bu anlamda taraflara eşit mesafededir. Tarafların uzlaşmaya varmasına, sorunun altında yatan psikolojik, sosyal ve kültürel nedenlerin anlaşılmasına ve tarafların birbirleriyle etkili iletişim kurabilmesine yardımcı olur. Fakat bizim kendi deneyimimizde görülebileceği gibi, tarafların bir birleriyle iletişim kurmasını sağlamak diye bir görevi de yoktur akil insanın. Çünkü taraflar hiçbir arabulucuya ihtiyaç hissetmeden zaten görüşebilmekte ve sorunları konuşabilmektedirler.

Taraflardan biri ülkenin en etkili siyasal gücüdür, on yıldır ülkeyi yöneten bir güçtür ve daha en az bir on yıl kadar da yönetmesi beklenmektedir.

Taraflardan öbürü de, Kürt siyasetinin gidişatını tek başına son otuzyıldır belirleme gücü olan bir liderdir. Bu durum, çözümü bir hayli kolaylaştırmakta ve çözüm sürecinin barındırdığı riskleri neredeyse yüzde elli oranında azaltmaktadır.

Türkiye’de çatışma sürecinin sona erdirilmesi çabalarında akil insanların misyonu, çatışmaların belirlediği ve
oluşturduğu ulusal psikolojileri normalleştirmek ve hem devletin hem örgütün şiddetini dışlayan bir siyasi iklimin oluşmasına katkı sunmaktır. Çözüm sürecinde yeni bir ‘Kürt sorunu’ ve yeni bir Türk sorunu’ yaratmamak için, kamuoyu algısını etkilemek için çaba sarf etmektir.

Geçmişin kısır tartışmalarını geride bırakıp, geleceğe bakmak bugün en hayırlısıdır.

Türkiye’nin akil insanları süreç başladığında, henüz gündemde değillerdi.

Kan akıyordu, PKK Kürt halkına devrimci halk savaşını dayatıyordu ama aydınlar arasında, bekle gör politikası izleniyordu.

Aydınlarımız arasında, ‘Devrimci halk savaşının’, hükümeti devireceğine inananların sayısı az değildi.
Herkese eşit mesafede durmak adına, şiddete ve silahlı mücadeleye anlamlı olabilecek bir söz bir itiraz
yöneltilmiyordu. Bu tavır genellikle ‘savaşanlara karşı eşit mesafede olmak’ veya ‘mağdurun şiddeti meşrudur’ gibi gerekçelerle izah ediliyordu.

Sürece ilişkin endişeler, ihtiyatlı yaklaşımlar, kararsızlıklar 21 Mart Newroz(Nevroz) günü okunan Öcalan’ın mektubuyla giderilmiş oldu.

O mektup, silahlı mücadele döneminin kapandığını, PKK’nın Türkiye’ye karşı sürdürdüğü savaşı durdurduğunu ilan ediyordu.

O mektubun ima ettiği gelecek ve silahlı mücadeleye bir daha geri dönmenin imkansızlığına duyulan inanç olmasa, bugün Türkiye’de bu kadar kapsayıcı bir akil insanlar grubu oluşturmak mümkün olmayacaktı.
Şimdi Türkiye’nin de bir akil insanlar grubu var. İtibarsızlaştırmak değil, grubu desteklemek gerekir.
Başbakan bu grupla bir toplantı gerçekleştirdi.

Başbakan akil insanlara bir ‘tebliğ’ sunmadı. Usule uygun bir kibarlıkla bile olsa, şunları şunları yapacaksınız demedi. Aslına bakarsanız, akil insanların görevi de taraflara şunu yap bunu yapma demek değildir. Çünkü taraflar öyle anlaşılıyor ki, ne yapmaları ve ne yapmamaları gerektiğini gayet iyi biliyorlar.

Akil insanların muhatabı taraflardan ziyade, bizzat halkın kendisidir.

Akil insanların başarısı Türkiye’nin başarısı olacaktır, bunu unutmayalım..”

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ

    • Paris’teki terör karşıtı yürüşe PKK yandaşlarıda katıldı

      Paris’teki terör karşıtı yürüşe ...

      Fransa’nın başkenti Paris’te, 17 kişinin ölümüne yol açan terör saldırılarının ardından, bugün toplam 1 milyon kişi ve 50'ye yakın ülkeden devlet-hükümet başkanının katılımıyla ‘’Cumhuriyet Yürüyüşü’’...

    • Çanakkale yeni bir devrin başladığı yer

      Çanakkale yeni bir devrin başladığı yer

      7. Büyükelçiler Konferansı’nın “Çanakkale” oturumuna katılan Bakan Çavuşoğlu, 9 Ocak tarihinin Çanakkale Savaşları’ndan sonra son İngiliz askerlerinin Gelibolu topraklarını terk ettiği gün olduğunu...

    • Abdullah Gül’den o karakola ziyaret

      Abdullah Gül’den o karakola ziyaret

      Abdullah Gül, Nuruosmaniye Camii’nde cuma namazını kıldıktan sonra Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir ve beraberindekilerle birlikte bir lokantaya giderek yemek yedi. Daha sonra Sultanahmet’e geçen Gül,...

    • 1 kalp iki çocuk ?

      1 kalp iki çocuk ?

      Beyin ölümü gerçekleşen 12 yaşındaki çocuğun kalbi, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde 10 yaşındaki Havva Şahin'e takılacakken, uyumsuzluk nedeniyle 15 gün önce acil kalp nakli listesine yazılan 8...

    • Erzincan’da 18 ton kaçak çay yakalandı

      Erzincan’da 18 ton kaçak çay yak...

      Erzincan Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince geçen yıl yapılan uygulamalarda ele geçirilen 18 ton kaçak çayın, analizlerin tamamlanmasının ardından imhasına...

    • Cep telefonuyla ‘hafızlık eğitimi’

      Cep telefonuyla ‘hafızlık eğitim...

      Kahramanmaraş Müftülüğünde müezzin olarak çalışan görme engelli Rıdvan Cinkara, Tokat Mehmet Akif Ersoy Görme Engelliler Okulunda görev yapan Sosyal Bilgiler Öğretmeni İbrahim Koç'a cep telefonu aracılığıyla...

Bu habere hiç yorum yapılmamış.

GÜNÜN HABERLERİ

KÖŞE YAZARLARI

baslik

EN ÇOK OKUNANLAR

  • Malesef, bu hafta hiç haber girilmedi.
  • Malesef, bu ay hiç haber girilmedi.
  • Malesef, bu yıl hiç haber girilmedi.