İzmir City | İzmir haberleri, İzmir etkinlik, İzmir Şehir Rehberi, Sinema, Konser, Tiyatro
Tarih : 04 Ağustos 2013 16:56
Çeşme
İlkçağ'da Erythrai kentine bağlı küçük bir yerleşim yeri olan Cyssus, daha sonraları Sakız Adası Rumlarının oturduğu bir köy halini alır ve yerli halk burayı, Rumcada "Geçit Yeri" anlamına gelen Perama adıyla anar. Günümüzdeki kente adını veren çeşme, o zamanda kent meydanında vardır ve 14. Yüzyıl başlarından itibaren bölgenin egemenliğini ele geçirmeye başlayan Türkler, burayı "Çeşme" adıyla anmaya başlarlar.
Çeşme
reklam

İzmir’in turizm merkezi olan Çeşme, son yıllarda ülkemizin en önemli çekim merkezlerinden biri olmuştur. Eşsiz güzellikteki Ilıca Plajı, yerli ve yabancı turistlerin en çok rağbet ettiği plajdır. Altınkum, Ayayorgi, Ayasaranda, Pırlanta, Çiftlik, Çatalazmak, Küçükliman, Şifne, Germiyan Yalısı, Ildırı Plajları, pırıl pırıl suları ile diğer tanınmış plajlardır. Öte yandan dalgıçlık için de harika ortamlara sahip olan Çeşme, turizm potansiyeli ve konaklama olanakları açısından, İzmir’de kent merkezi dışında en önemli merkezdir. Çeşme çevresi her şeyden önce deniz mahsulleri cennetidir. Ilıca, Alaçatı, Dalyan, Çiftlikköy ya da Ildırı’da her tür balığın yanı sıra başta ıstakoz ve diğer kabuklu deniz mahsullerini oldukça iyi pişiren çok sayıda restoran bulabilirsiniz. Çeşme’de yetişen lezzetlerden biri de hiç kuşkusuz yöreye özgü çok lezzetli Çeşme Kavunu’dur. Turizm’in yanısıra tarihi eserleriyle de ön plana çıkan Çeşme’de, birçok tarihi çeşme bulunur. Bunlardan en önemlileri Hamaloğlu Çeşmesi, Kabadayı Çeşmesi, Kaymakam Çeşmesi, Maraş Çeşmesi, Memiş İbn’i Ahmet Çeşmesi ve Ömer Ağa Çeşmesi’dir.

2 km’ye yakın uzunluktaki geniş ve beyaz kumlu plajları, nitelikli konaklama tesisleri ve termal olanaklarıyla Çeşme, popüler bir turizm merkezidir. Denizin içinden kaynayan sıcak termal sular, Ilıca Plajı’nı ve yöredeki diğer plajları büyük birer termal havuz haline getirir. Ilıca’daki büyük, küçük konaklama tesisleri, yoğun turist kapasitesinin ihtiyacını karşılayabilecek durumdadır. Birçok küçük otel ve pansiyonlarda bile kaplıca suyu vardır. Çeşme plajlarının ve özellikle Ilıca plajının en önemli özelliklerinden biri de, kıyıdan denize doğru yaklaşık yüz metrelik bir şeridin insan boyunu geçmeyecek derinlikte olmasıdır. Özellikle termal kaynaklarla beslenen sığ sularda, ultraviyole ışınlarının insan sağlığına çok daha fazla yararlı olduğu bilimsel bulgularla kesinleşmiştir. Bunların yanı sıra, bu plajlardan çocukların yararlanma olanakları sağlık ve can güvenliği açısından elverişlidir.

cesme-1

Alaçatı
16. Yüzyıl’da Anadolu’nun dış ticaret kapısı Çeşme yöresiydi. Özellikle Cenevizli tüccarlar, Çeşme’nin karşısındaki Sakız Adası’na yerleşmişlerdi. Sakız Adası, 1556’da Osmanlıların eline geçince; Çeşme ticari üstünlüğünü o döneme kadar yalnızca Batı Anadolu ürünlerinin satıldığı küçük bir ticaret merkezi olan İzmir’e kaptırdı. Anadolu’nun başlıca ipek üretim merkezi olan Bursa yöresinin ipekleri; eskiden Çeşme yoluyla Sakız adasına gönderilirken tüm ticaret merkezi İzmir oldu.

Çeşme’ye bağlı Alaçatı, İzmir’e 79 km. mesafede olup; Çeşme-İzmir yolu üzerinde yarımadanın darlaşmış yerinde, kuzeyde Ilıca ve güneyde Alaçatı Limanı arasında, doğusunda Koca Dağ’ın batıya uzantısı olan bir sırt üzerinde kurulmuştur. Batıdan Ege Denizi ve Çeşme, doğudan Uzunkuyu koruluğu ile Urla ilçesine sınırlıdır. Deniz seviyesinden yüksekliği 16m., yüzölçümü ise 55 km2’dir. 1980’li yılların sonuna kadar ekonominin önemli kısmı tarıma dayalı olan Alaçatı’da, bugün ticaret ve turizm varlığını hissettirmeye başlamıştır. 1100 yatak kapasitesi olan yörede yeni turistik projeler gelişmektedir. Alaçatı plajındaki sörf istasyonları önemli bir turizm hareketi sağlamaktadır. Alaçatı halkının misafirperverliğiyle başlatılan ev ziyaretleri, turistlerin ilgisini çekmektedir. Cumartesi günleri açılan üretici pazarı da tüm Alaçatı ve Çeşme halkına hizmet sunmaktadır. Otantik Alaçatı evleri, parke taşlı sokaklar ve sörf merkeziyle; yapımı devam eden yat limanı, havaalanı inşaatı ve baraj çalışmaları ile Alaçatı; geleceğin önemli turistik merkezlerinden biri olacağının sinyallerini vermektedir.

alacati-1

Çeşme Kalesi
Çeşme’nin görülmeye değer tarihi ve kültürel değerlerinden biri de Çeşme Kalesi’dir. Kale, Sultan II. Beyazıt Dönemi’nde 1508 yılında inşa edilmiştir. Aydın Valisi Mir Haydar tarafından Mimar Ahmet oğlu Mehmet’e yaptırılmıştır. Kalenin ilk inşaatı tam deniz kıyısına yapılmıştır. Ancak, sonraki yıllarda denizin doldurulması sonucu bugünkü konumunu almıştır. Kale ve liman, ticaret ve savaş gemilerini kötü hava koşullarına ve düşman saldırılarına karşı korumaktaydı. Kalenin güney kapısı, Osmanlı mimarisinin bütün özelliklerini taşımaktadır. Günümüze kadar çok iyi bir şekilde korunarak gelen kale içinde, Çeşme Müzesi yer almaktadır. Kale girişinde, Kaptan’ı Derya Cezayirli Hasan Paşa’yı yanında aslanıyla birlikte gösteren bir heykel de bulunmaktadır.

Ildırı
Ildırı; tarihte İonia adı ile adlandırılan, Batı Anadolu’nun orta kıyı bölgesinde önemli sahil yerleşmelerinden birisi olan Erythrai antik kentinin kalıntıları üzerinde yer almaktadır. Erythai, İonia’da Yunan şehridir. Truva Savaşı’ndan sonra, (M.Ö. 11. Yüzyıl) Giritlilerle Pomphylia’lılar tarafından kurulduğu bilinir. Kentin en önemli bölümü olan Akropol, hâkim bir tepe üzerinde yer almakta ve günün herhangi bir saatinde bile uyumsuz manzaraları gözler önüne sermektedir. Kentin tarihinde, Arkaik dönem öncesine dek uzanan bir geçmişe sahip bulunan keramik atölyeleri, çok önemli yer tutar. Yerleşmenin hemen kuzeyinden denize ulaşan ve ismini bir nehir tanrısı olan Axos’dan alan çayın kıyı kesimlerinde kurulan bu atölyelerde; çanaklar, çömlekler, çatı kiremitleri, ağırlıklar ve bunlardan daha önemlisi amphoralar üretilmekte idi. Bütün bunlar, Erythrai’nin İonya’da Amphora üretimi yapan önemli bir merkez olduğunu ortaya koymaktadır.

Şehirde 1963-1966 yılları arasında, Hakkı Gültekin ve sonraları Ekrem Akurgal tarafından kazılar yapıldı. İlkönce M.Ö. 3. Yüzyıl’da, akropolün kuzey yamaçlarındaki Antik Tiyatro, toprak altından çıkarıldı. Akropolün en yüksek düzlüğünde yapılan araştırmalarda da bir tapınağa ait kalıntılar bulundu. Şehrin etrafının 5 km. uzunluğunda bir surla çevrili olduğu anlaşıldı. Araştırmalarda, Akropolde M.Ö. 7. Yüzyıl ve 6. Yüzyıl’dan kalma çanak, çömlek, taş ve topraktan figürler bulundu. Bunlar, Erythrai şehrinin en eski tarihi buluntularıdır. Buluntular arasında beyaz ve mavi boyalı hayvan ve insan figürleri, tanrıları tasvir eder. M.Ö. 7. Yüzyıl sonu ve daha çok 6. Yüzyıl’ın ilk yarısına ait olan figürlerin hepsi, adak eşyasıdır.

Germiyan
Germiyan Köyü, eski yerleşim alanlarından biridir ve geniş tarım alanlarına sahiptir. Köyün sınırları bir yanda İzmir-Çeşme eski yoluna dayanır, Germiyan yalısına kadar iner ve oradan da lldır’a uzanır. Geçimlerini tarımla sağlayan Germiyanlıların deyişine göre köyde tohuma, fideye “can suyu” verecek kadar bile su yoktur. O nedenledir ki “kuru tarım cenneti”dir Germiyan. Aroması en güzel anasonlar, mis kokulu kavunlar, ünlü Çeşme soğanı, bamya, badem ve diğerleri kuru tarımın bereketidir. Germiyan’da tohuma, fidana verilecek can suyu dahi yoktur ama, coğrafi klima denilen Çeşme rüzgarlarının Germiyan yalısından taşıyıp toprağa savurduğu deniz suyunun, o topraktan en kaliteli şaraplık üzümün ve en tatlı zeytin diye yediğimiz hurmanın fışkırıp sofralara gelmesine vesile olduğu söylenir.

Germiyan köyü, İzmir-Çeşme eski yolunun 80. kilometresinden sağa dönüldüğünde 3,5-4 kilometrelik inişli-çıkışlı bir yolculuktan ve bir taş ocağı kıvrımı sonrasından karşınıza çıkar. Osmanlı-Türk mimarisinin özelliklerini taşıyan eski ahşap-taş karışımı evleri, dar sokakları ile tipik bir Ege köyüdür Germiyan. Girişte yer alan köy meydanından köyün çıkışına kadar uzanan daracık yollarda, beyaz badanalı eski köyevlerinin önünde oturan yaşlı kadınların, zeytinyağı, badem, kuru-üzüm, taze ev ekmeği, incir, mevsimine göre bamya ya da domatesleri sergiledikleri “sandalye marketler” ilginizi çekecektir.

DİĞER BİR BAKIŞTA İZMİR HABERLERİ

    • Alaçatı

      Alaçatı

      Çeşme'ye bağlı Alaçatı, İzmir'e 79 km. mesafede olup; Çeşme-İzmir yolu üzerinde yarımadanın darlaşmış yerinde, kuzeyde Ilıca ve güneyde Alaçatı Limanı arasında, doğusunda Koca Dağ'ın batıya uzantısı olan bir...

    • Efes

      Efes

      Efes (Grekçe Ἔφεσος, Ephesos) Anadolu'nun batı kıyısında, bugünkü İzmir ilinin Selçuk ilçesi sınırları içerisinde bulunan, daha sonra önemli bir Roma kenti olan antik bir Yunan kentiydi. Klasik Yunan döneminde...

    • Foça

      Foça

      Eski ve Yenifoça olarak iki bölgeye ayrılmış. Foça, yani Eski Foça, ilk görüşte insanı çarpan bir yer. Denize bakıyorsunuz önde balıkçı tekneleri, arkada mavi ve ötede küçücük adacıklarla güzeller güzeli bir...

    • Şirince

      Şirince

      Rum telaffuzunda Kirkice, Kirkince ve nihayet Çirkince gibi biçimler alan bu ad, Cumhuriyet'in ilk yıllarında, dönemin İzmir valisi Kazım Dirik'in talimatıyla, Şirince şeklinde resmileştirilmiştir. 19....

    • Aliağa

      Aliağa

      İzmir'in sanayi ilçesi olan Aliağa; doğusunda Manisa, kuzeyinde Bergama, güneyinde Menemen, güneybatısında Foça'ya komşudur. İzmir-Çanakkale karayolu, kentin içinden geçmekte bu karayolu ile ilçeden İzmir'e...

    • Alsancak

      Alsancak

      Cumhuriyet'in ilk yıllarında, ülkemizdeki en büyük imar hareketlerinden biri işte bu yangın alanında gerçekleştirilir ve güzel Alsancak oluşur. Dönemin parasal olanaksızlığı içinde bu enkazı kaldırmak pek...

Bu habere hiç yorum yapılmamış.

GÜNÜN HABERLERİ

KÖŞE YAZARLARI

baslik

EN ÇOK OKUNANLAR

  • Malesef, bu hafta hiç haber girilmedi.
  • Malesef, bu ay hiç haber girilmedi.
  • Malesef, bu yıl hiç haber girilmedi.