İzmir City | İzmir haberleri, İzmir etkinlik, İzmir Şehir Rehberi, Sinema, Konser, Tiyatro
Tarih : 04 Ağustos 2013 14:17
Konak
İzmir'in kültür, sanat, ticaret merkezi olan Konak ilçesi'nde, antik çağdan, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinden kalma birçok tarihi yapı bulunmaktadır.
Konak
reklam

Çok eski yıllardan beri tersane bölgesi olduğu ve 10. Yüzyıl’dan itibaren de Bizans donanmasının burada yapıldığı ve Çaka Bey’in İzmir’i aldıktan sonra donanmasını inşa ettirdiği tersanenin de burada olduğu bilinir. Bu nedenle 1344 yılında İzmir’e saldıran Haçlı ordusu, öncelikle bu tersaneyi yakar.

1402 yılında Timur’un İzmir’i almasıyla yeniden canlanan tersanede, 1870’li yıllarda da yelkenli gemiler ve mavnaların yapıldığı bilinmektedir. Bölgeye yerleşim, 1860’lı yılların ortalarında başlar. Ancak bölgenin asıl gelişimi 1880’lerde yaşanır. Bölgenin ilk yerleşimcileri olan Yahudi ve Rum aileleri bu semti Melantia adıyla anmaktadır. 1890’lı yıllardan sonra İkiçeşmelik ve Keçeciler’de bulunan Türkler de buraya yerleşmeye başlar ve Karataş, kısa sürede Göztepe yönünde yeni mahalleler doğurur.

Karataş adı; bazılarına göre, bir zamanlar semtteki Duatepe İlkokulu’nun kapalı tutulan yan kapısı dibinde, duvara gömülü, büyük siyah renkte bir taştan gelir. Sonraki yıllarda bu taş parçalanır. Ancak bu taşın 1902 yılında, günümüzde İzmir Kız Lisesi’nin bulunduğu alana düştüğü bilinen, fakat bulunamayan göktaşı olması kuvvetli bir olasılıktır. Öte yandan 16. Yüzyıl’da sahip olduğu koruluk ile adı bilinen Karacataş adlı yerin burası olup olmadığı da kesin olarak bilinememektedir. Bazı araştırmacılar ise semtin adının yörede eskiden mevcut bir taş ocağından geldiğini öne sürmektedir.

Konak; Saat Kulesi, Belediye Sarayı, Vapur İskelesi, Yalı Camii, Ankara Palas, Anafartalar Caddesi girişi, Askeri Kıraathane, Milli Kütüphane ve özellikle Sarı Kışla başta olmak üzere günümüze kadar ulaşabilmiş ya da geçmişin anıları içinde kalmış birçok mekânı barındırmış bir semttir. Hem tüm İzmir’den varılan/ulaşılan son nokta olma özelliğini, hem de tüm İzmir’e ulaşmak için yola çıkılan ilk nokta olma özelliğini uzun yıllar koruyarak İzmir’in merkezi olmayı başarmıştır.

konak-1
Konak, İzmir’de sadece bir semt ya da mahalle adı olmayıp özellikle son iki yüzyıldır şehrin merkezi olmuştur. Bu nedenle Konak Meydanı ve çevresine İzmir’in Kalbi diyebiliriz. Meydan ve çevresini oluşturan alanın en önemli yapısı hiç kuşkusuz İzmir Hükümet Konağı’dır.

İzmir kadar büyük bir başka kentte hemen tüm yoğunluğun Konak gibi bir tek alana yığıldığı bir başka örnek bulmak çok zordur. Konak, yakın zamana kadar İzmir’in bir numaralı ticaret merkezi Kemeraltı ve çevresinin ana giriş-çıkış kapısıdır. Kemeraltı gibi akla gelebilecek her türlü malın satıldığı bir efsane çarşıya çoğunlukla buradan ulaşılmıştır. Bunun en önemli nedeni ise demiryolu ulaşımı hariç diğer tüm şehir içi ulaşım araçlarının her yöne başlangıç noktasının Konak Meydanı olmasıdır. Alsancak ve Güzelyalı yönüne giden atlı tramvayların; sonraları İzmir’in her semtine otobüs ve troleybüslerin; Çeşme ve Karaburun yönüne giden her türlü kaptıkaçtı, otobüs, midibüs ve minibüslerin; başta Karşıyaka olmak üzere Foça’dan Karaburun’a kadar irili ufaklı ondan fazla iskeleye giden körfez vapurlarının hareket ve varış merkezleri Konak Meydanı’dır. Günümüzde başta Halkapınar olmak üzere birçok merkez büyüyen İzmir’in yükünü Konak Meydanı ile paylaşmıştır. Eskiden İzmir’de hemen her semte Konak’tan kalkan otobüslerle gitmek olası iken şimdi ömründe Konak Meydanı’nı görmemiş insanların yaşadığı semtler vardır.
konak-2
Öte yandan Konak Meydanı, özellikle 20. Yüzyıl’ın ikinci yarısında meydan olamamış bir meydan özelliğini ya da özelliksizliğini yakın yıllara kadar sürdürmüştür. Saat Kulesi çevresi genellikle bakımlı ve düzenli iken, Sarı Kışla yıkıldıktan sonra ortaya çıkan büyük alan ise ne yazık ki bakımsız ve düzensizlikten kurtulamamıştır. Bu dönemde seyyar pazar arabalarının toplanma yeri, minibüs ve otobüslerin toplu garajı ve hareket merkezleri, ilçe ve sayfiye bölgeleri otobüslerinin hareket noktası olarak kullanılan bu alana tarla sözcüğü de yakıştırılır. Daha sonraları buraya Galleria yapılmak istenir ve açılan temel çukurlarında boyları üç-beş metreye varan yabani otlar türer, çevresine çekilen tel örgüler pas içinde çürüyüp dökülür. Derken Mustafa Kemal Sahil Bulvarı’nı Varyant’a bağlayacak köprünün yapımına başlanır ancak o da çeşitli nedenlerle yıllarca bekler. Konak’ta ilk utanç anıtı yıllarca harabe halinde bekletilip sonunda yıktırılan Tiyatro Sarayı’dır.

Antik İzmir’de bu alanın bulunduğu yer İç limanın bir bölümü olarak görülür. Günümüzün Konak Meydanı’nın Güney Batı yönündeki bir noktadan başlayan liman geniş bir kavis çizerek Hisar Camii’nin yakınlarındaki bir noktada son bulur ve kıyı şeridi Bornova Körfezi’ne doğru uzayıp gider. Bu iç limanın girişinin solunda bulunan ve ilk yapılış tarihi bilinmeyen ancak 13. Yüzyıl’ın başlarında Bizanslılar tarafından elden geçirilen kale 14. Yüzyıl’ın ortalarında St. Jean Şövalyeleri tarafından adeta yeniden yapılırcasına onarılır ve limanın kontrolü amacıyla kullanılmaya başlanır. Bu kale Timurlenk’in 1402 yılındaki İzmir kuşatmasında iç limanın önemli bir bölümünün Antik Tiyatro’dan getirilen taşlarla doldurulması sayesinde ele geçirilir. Sonraki yıllarda iç limanın giderek dolması ve yok olması kalenin stratejik önemini ortadan kaldırır ve gün geçtikçe harap olan kale sonunda ortadan kalkar. Hisar Camii’nin adındaki “Hisar” sözcüğü bu kalenin yanı başında yapılmış olmasındandır. Günümüzde Çankaya semti civarındaki Kale Arkası denilen bölgenin adı da bu kaleden kalmadır. İşte yukarıda sözünü ettiğimiz iç limanın kavisli kıyısı doldurulduktan sonra günümüzün Kemeraltısını oluşturan çizgi olurken, iç limanın sağ köşesinde kalan ve günümüze kadar parça parça doldurulan alan da Konak Meydanı olur. Bu alana yarım yüzyıl öncesi Dolma denmesinin nedeni de budur. Cumhuriyet’in ilanından sonra meydana İzmir Belediye Meclisi kararı ile Atatürk Meydanı adı verilir. Ancak yetkili kişiler ve kurumlarca bile bu meydan için Konak Meydanı denmekte ve Atatürk Meydanı adı pek kullanılmamaktadır. Hatta bu alanın adının Atatürk Meydanı olduğunu bilmeyen İzmirliler’in sayısı bilenlerden çok fazladır. On yıl kadar önce yaptığım bir çalışmada çeşitli yaşlarda yaklaşık altı yüz İzmirli’ye Konak Meydanı’nın asıl adı nedir? diye sormuştum. Atatürk Meydanı olduğunu bilenlerin sayısı elliyi bile bulmamıştı. Doğruyu bilemeyenlere Peki, Atatürk Meydanı neresidir? diye sordum. Bu kez tamamına yakını Heykel Meydanı diyerek Cumhuriyet Meydanı’nı kastettiler.

Birçok İzmirli, Konak adının Hükümet Konağı’ndan geldiğini düşünür, hatta bunu yazan araştırmacılar bile vardır. Ancak meydana ve semte adını veren Konak, Hükümet Konağı değildir. Günümüze ulaşmamış bir başka konaktır. Bu yapı Katipoğulları’nın konağıdır. Bu konakta yaşayan en ünlü kişi de dönemin İzmir Mütesellimi olan Mehmet Bey’dir. Kâtipoğlu Hacı Mehmet Bey, babası Osman ve dedesi Ahmet Reşit Beyler gibi merkez yönetimi hiçe sayan, İzmir ve çevresini dilediği gibi yöneten dik başlı bir yöneticidir. Bir derebeyi gibi davranarak ve çoğu kez keyfi kararlarla idam cezası verdiği insanların asılışlarını top attırmak suretiyle duyurmakta ve böylelikle halkın gözünü yıldırmaktadır. Kâtipoğulları ailesinin birçok konak ve çiftlikleri olmasına rağmen günümüzdeki Hükümet Konağı’nın yerinde bulunan ahşap ve bol çıkmalı yapıyı kışlık, günümüzde Mithatpaşa Caddesi üzerinde bulunan Askeri Hastane eski binasını da yazlık konut olarak kullanmaktadırlar. Sözünü ettiğimiz kışlık konak, neredeyse hanlarla boy ölçüşecek büyüklükte bir yapıdır.

DİĞER BİR BAKIŞTA İZMİR HABERLERİ

    • Alaçatı

      Alaçatı

      Çeşme'ye bağlı Alaçatı, İzmir'e 79 km. mesafede olup; Çeşme-İzmir yolu üzerinde yarımadanın darlaşmış yerinde, kuzeyde Ilıca ve güneyde Alaçatı Limanı arasında, doğusunda Koca Dağ'ın batıya uzantısı olan bir...

    • Efes

      Efes

      Efes (Grekçe Ἔφεσος, Ephesos) Anadolu'nun batı kıyısında, bugünkü İzmir ilinin Selçuk ilçesi sınırları içerisinde bulunan, daha sonra önemli bir Roma kenti olan antik bir Yunan kentiydi. Klasik Yunan döneminde...

    • Foça

      Foça

      Eski ve Yenifoça olarak iki bölgeye ayrılmış. Foça, yani Eski Foça, ilk görüşte insanı çarpan bir yer. Denize bakıyorsunuz önde balıkçı tekneleri, arkada mavi ve ötede küçücük adacıklarla güzeller güzeli bir...

    • Şirince

      Şirince

      Rum telaffuzunda Kirkice, Kirkince ve nihayet Çirkince gibi biçimler alan bu ad, Cumhuriyet'in ilk yıllarında, dönemin İzmir valisi Kazım Dirik'in talimatıyla, Şirince şeklinde resmileştirilmiştir. 19....

    • Aliağa

      Aliağa

      İzmir'in sanayi ilçesi olan Aliağa; doğusunda Manisa, kuzeyinde Bergama, güneyinde Menemen, güneybatısında Foça'ya komşudur. İzmir-Çanakkale karayolu, kentin içinden geçmekte bu karayolu ile ilçeden İzmir'e...

    • Alsancak

      Alsancak

      Cumhuriyet'in ilk yıllarında, ülkemizdeki en büyük imar hareketlerinden biri işte bu yangın alanında gerçekleştirilir ve güzel Alsancak oluşur. Dönemin parasal olanaksızlığı içinde bu enkazı kaldırmak pek...

Bu habere hiç yorum yapılmamış.

GÜNÜN HABERLERİ

KÖŞE YAZARLARI

baslik

EN ÇOK OKUNANLAR

  • Malesef, bu hafta hiç haber girilmedi.
  • Malesef, bu ay hiç haber girilmedi.
  • Malesef, bu yıl hiç haber girilmedi.