İzmir City | İzmir haberleri, İzmir etkinlik, İzmir Şehir Rehberi, Sinema, Konser, Tiyatro
Tarih : 04 Ağustos 2013 13:20
Urla
Türkiye'de büyük bir kentte Urla kadar yakın bir tatil beldesi ve tarihi açısından çok zengin bir yerleşim yeri bulmak pek olası değildir.
Urla
reklam

Klazomenai antik kentinin tarihi, günümüzden altı bin yıl öncelerine kadar kesintisiz olarak gider. Bu kesintisiz var olma özelliğini taşıyan ülkemizdeki tek yerleşim yeri Urla’dır. On iki İon kentinden biri olan Klazomenai, Pers akınlarının yoğunluk taşıdığı M.Ö. 6. Yüzyıl’da, Karantina adasına taşınır.

Öte yandan, 1979 yılında keşfedilen ve İskele Mahallesi’Nin bir başka bölümünde yer alan Limantepe Höyüğü ise kazanılan yeni bir zenginliktir. Limantepe’de Türkiye’nin ilk su altı arkeolojik kazısı da gerçekleştirilmektedir. Bölgede, M.Ö. 8. Yüzyıl’da yaşandığı sanılan büyük bir depremin, kentin deniz içinde 1000 m. ileriye kaymasına neden olduğunun belirlenmesi, su altında da kazı yapılmasının nedenidir. Klazomenai’de bulunan eserler Louvre ve Atina Milli Müzesi ile İzmir Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmektedir.

Urla adının nereden geldiği ile ilgili farklı söylemler vardır. Buna göre, Bizans Dönemi’nde Bryela olarak söylendiğini bildiğimiz Urla adı, Latince ve Rumca “Bataklık-sazlık” anlamına gelen “Vurla” sözcüğünden ya da Padişah Mehmet Çelebi’nin komutanlarından İbrahim Bey’in sefere çıkarken kendisine “Uğurola” demesinden türer. Evliya Çelebi ise şehri Prenses Ulice’nin kurduğunu ve “Urli” adının verildiğini, bu adın zamanla halk dilinde “Urla”ya döndüğünü belirtir.

urla-1

Urla’da görmeniz gereken yerlerin başında, tarihleri 15. Yüzyıl’a kadar giden Osmanlı Dönemi camileri gelir. Bunlar arasında; Kamalı, Sungurlular, Denizli Mahallesi, Hacı Turan Kapan, Fatih İbrahim Bey camileri ile Hacı Turan Şadırvanı başta gelir. Çarşı içinde, 17. Yüzyıl’dan kalma Mermerli Çeşme de görülmesi gereken eserler arasındadır. Öte yandan Nobel ödüllü ozan Yorgo Seferis’in doğduğu ev ile yazar ve ozan Necati Cumalı’nın yaşadığı evi de ziyaret edebilirsiniz.

Urla, turizm açısından da önemli bir merkezdir. Çeşmealtı sahilleri, önemli bir rüzgar sörfü merkezi olma yolundadır. Ülkemizin tiyatro salonuna sahip ilk köyü olan Bademler başta olmak üzere; Barbaros, Özbek, Yağcılar, Uzunkuyu, Gülbahçe ve Balıklıova köyleri ormanlık alanlara sahip, turistik merkezlerdir. Öte yandan bölgeyi gezerken birçok yerde “Anıt Ağaç” olarak söylenebilecek çok yaşlı zeytin ağaçlarına da rastlayabilirsiniz.

urla-2

İzmir’e en yakın plaja sahip olan Urla kıyısı açıklarında 12 ada bulunmaktadır. Bunlardan, Yassıca Ada’ya yaz mevsiminde İzmir’den düzenli vapur seferi vardır. Adada plaj ve kafeterya bulunmaktadır. Bu adaların en önemlilerinden biri olan Karanti Adası, aynı zamanda kıyıya en yakın adadır. Piri Reis’in Yolluca Ada dediği adayı karaya bağlayan yol, Büyük İSkenderi tarafından yapılır. Ada, adını batı kıyısında bulunan ve 1865 yılında inşa edilen tarihi Karantina binalarından alır. Adanın kuzey ucunde henüz kazılmamış 5000 kişilik tiyatro bulunmaktadır. Kazı alanlarındaki en ilginç yapı, 1992-2004 yılları arasında depoları ve yakınındaki iki su kuyusu ile birlikte çıkarılan aslının aynısı olarak inşa edilen Zeytinyağı İşliği’dir.

Urla – İskele
Urla’nın deniz ile bağlantı noktası denilebilir. Burada kooperatiften taze balık alabilir, sahilinde hoşça vakit geçirebilir, çok eski ve yıkılmaya yüz tutmuş Rum evlerini görebilir, balık avlayabilirsiniz. İzmir merkeze çok yakın, sakin ve huzurlu bir yerleşim yeridir.
Haritada Göster

Barbaros
Yazın, sıcaktan dışarıya çıkmak istemez, saatin akşam beş olmasını beklersiniz denize kaçmak için. Yanınıza bir karpuz, yarım kilo da keçi peyniri almayı unutmadan. Kışın, dışarıda yağan yağmurun sesini dinlerken, zeytin odunu ile yanan fırınlı sobada pişen çalkamanın kokusunu içinize çektiğinizde, bütün gün avda koşarken ya da mantar ararken hissettiğiniz yorgunluğu bir nefeste atıverirsiniz. İşte, Urla’nın şirin ve yaşanası köyü Barbaros…

İçinde bulunduğumuz bilgi ve iletişim çağının da etkisiyle pek çok yerde olduğu gibi hızlı bir kültürel değişim süreci geçirmekte olan Barbaros da maddi ve manevi olarak geleneksel yapısını giderek yitirmekte. Bu aşamada Barbaroslular olarak bize düşen görev, kaçınılmaz olan bu değişim sürecinde maddi ve manevi kültürel değerlerimizi koruyarak onları bu değişim süreci içinde her konuda itici gücümüz haline getirmek.

Tüm geleneksel zirai etkinliklerin yeteri kadar kazanç sağlamaması nedeniyle, eğitim ve çalışma amaçlı göçün hızlı bir şekilde devam etmesi, köydeki genç nüfusun giderek daha da azalmasına neden olmakta. Her geçen gün, emekli olup da köye yerleşen eski Barbarosluların sayısı artmakta. Bu anlamda giderek emekliler köyü olmaya başlayan Barbaros, son yıllarda büyük kentlerden gelip ovadan tarla satın alarak kır evi, dağ evi yapan doğa aşığı aileler için de bir çekim merkezi haline geldi.
Köyün, otobana 5 km. gibi yakın bir mesafede olması, arabası olan biri için İzmir’e yarım saatte gidebilmesi anlamına geliyor. Bu da, tertemiz doğanın içinde yaşayarak, büyük şehirden kopmadan bir hayat anlamına geliyor. Tüm bu olanakları sunan Barbaros, hiç sorunu olmayan bir köy de değil elbette. Kendi olanaklarıyla ve bulduğu desteklerle sorunlarını aşmaya çalışan, taşıdığı kültürel özelliklerini bir atılım unsuru haline getirmeyi bekleyen Barbaros, insanlarıyla ve doğasıyla, kültürüyle her daim dingin, modern, şirin bir Urla köyü.

Demircili
Urla’nın 16 km. güneybatısında bulunan Demircili ve hemen batısında bulunan yarımada, Airai olarak anılan çok eski ve değerli antik bir yöredir. Yörede antik eserlere rastlamak çok olasıdır. Yarımadanın deniz kenarları, doğal ve pek çoğu temiz plajlarla doludur.

Genelde Yunanistan göçmeni ya da Yörük kökenli olan yöre halkının geçim kaynağı, ziraat, balıkçılık ve biraz da turizmdir. Çevre, tüm doğal güzelliklerin görülebileceği, bir mavi-yeşil dostluğunun dünyasıdır.

 

DİĞER BİR BAKIŞTA İZMİR HABERLERİ

    • Alaçatı

      Alaçatı

      Çeşme'ye bağlı Alaçatı, İzmir'e 79 km. mesafede olup; Çeşme-İzmir yolu üzerinde yarımadanın darlaşmış yerinde, kuzeyde Ilıca ve güneyde Alaçatı Limanı arasında, doğusunda Koca Dağ'ın batıya uzantısı olan bir...

    • Efes

      Efes

      Efes (Grekçe Ἔφεσος, Ephesos) Anadolu'nun batı kıyısında, bugünkü İzmir ilinin Selçuk ilçesi sınırları içerisinde bulunan, daha sonra önemli bir Roma kenti olan antik bir Yunan kentiydi. Klasik Yunan döneminde...

    • Foça

      Foça

      Eski ve Yenifoça olarak iki bölgeye ayrılmış. Foça, yani Eski Foça, ilk görüşte insanı çarpan bir yer. Denize bakıyorsunuz önde balıkçı tekneleri, arkada mavi ve ötede küçücük adacıklarla güzeller güzeli bir...

    • Şirince

      Şirince

      Rum telaffuzunda Kirkice, Kirkince ve nihayet Çirkince gibi biçimler alan bu ad, Cumhuriyet'in ilk yıllarında, dönemin İzmir valisi Kazım Dirik'in talimatıyla, Şirince şeklinde resmileştirilmiştir. 19....

    • Aliağa

      Aliağa

      İzmir'in sanayi ilçesi olan Aliağa; doğusunda Manisa, kuzeyinde Bergama, güneyinde Menemen, güneybatısında Foça'ya komşudur. İzmir-Çanakkale karayolu, kentin içinden geçmekte bu karayolu ile ilçeden İzmir'e...

    • Alsancak

      Alsancak

      Cumhuriyet'in ilk yıllarında, ülkemizdeki en büyük imar hareketlerinden biri işte bu yangın alanında gerçekleştirilir ve güzel Alsancak oluşur. Dönemin parasal olanaksızlığı içinde bu enkazı kaldırmak pek...

Bu habere hiç yorum yapılmamış.

GÜNÜN HABERLERİ

KÖŞE YAZARLARI

baslik

EN ÇOK OKUNANLAR

  • Malesef, bu hafta hiç haber girilmedi.
  • Malesef, bu ay hiç haber girilmedi.
  • Malesef, bu yıl hiç haber girilmedi.