Ünlülerden ‘Milli İçki’ değerlendirmesi

Yeşilay Cemiyeti tarafından Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen ‘Global Alkol Politikaları Sempozyumu’na katılan Başbakan Erdoğan, ”Tek parti iktidarı döneminde alkol teşviki o kadar abartılı bir propagandaya dönüştürülmüştür ki lokantalara afişler asılmıştır, alkolün ne kadar faydalı olduğu anlatılmıştır. O dönemde alkollü içkilere halis gıda süsü verilmek istenmiştir. Dahası alkollü bir içki olan bira Cumhuriyet’in ilk yıllarında yayınlanmış olan bazı kitaplarda maalesef milli bir halk içkisi olarak takdim edilmiştir. Halbuki bizim milli içkimiz ayrandır” dedi.

Başbakan Erdoğan’ın bu sözlerini değerlendiren ünlü isimler, şu açıklamaları yaptı:

Gülben ERGEN: ”Pizza mı lahmacun mu? Lahmacun… Cola mı ayran mı? Ayran… Şeker mı hurma mı? Hurma… Çay mı ıhlamur mu? Ihlamur… Hamburger mi tost mu? Tost…”

Ahmet HAKAN: ”Herkesin milli içkisi kendine…”

Deniz Ülke ARIBOĞAN: ”Bu arada kımız, ayran, Türk kahvesi, şalgam suyu, rakı ve benzeri bilumum içeceklerimiz dururken birayı milli içki ilan edenleri kınıyorum.”

Metin UCA: ”Bazı münafıklar, Hitit yazıtlarında bira ve yapımı var felan diyebilirler ama ayranı tanımayan millet nasıl yeksan olmuş bilemeyebilirler.”

Zeki Kayahan COŞKUN: ”Yapay gündemlerin hastasıyım, şimdi bir hafta bunu tartışalım; milli içkimiz nedir? Benim milli içkim (doğrusu içeceğim olacak) yeşil çaydır.”

Ahmet ÜMİT: ”Türklerin milli içkisi de ayran değil, at sütüyle yapılan kımızdır. İçine alkol de konuyor. Fena bir içki değil ama biraz at kokuyor.”

Ece TEMELKURAN: ”Ama beyefendinin konuşmaları da ayran kafasıyla çekilmez ki ! :)”

Harun TEKİN: ”Nasreddin Hoca’nın göle (gerçekte) niye maya çaldığını bilmeden ayran konusunu layıkıyla ele alamayız.”

Ceyhun YILMAZ: ”Bir tek ‘Ayrancılar’

Akil İnsan Orhan Baba transfer oldu!

Toplantılara ve seminerlere katılmadığı için özellikle sosyal medya da eleştiri yağmuruna tutulan Gencebay, şöyle dedi: “Ritim bozukluğu sorunu yaşıyorum. Doktorlarım risk taşıdığını söyleyip, Karadeniz’e gitmemi yasakladı. Rahatsızlığım akil heyetine seçilmekten üç günce başlayan bir durumdu. Bakanımıza da bu durumdayken ‘Karadeniz’e gidemem’ dedim. Dün kendisiyle yine haberleştik. ‘Yakın yere beni verin’ dedim. Bakanımızda İstanbul’daki heyette geziler yapabileceğimi söyledi. Gazetelerde çıkan tepkilerden kaçtığım haberleri katiyen yalan.”

BİR ÇOK GEZİYE KATILMAMIŞTI

Akil İnsanlar Karadeniz heyetinde yer alan sanatçı Orhan Gencabay’ın yapılan eleştiriler ve protestoların ardından sağlık sorunlarını da dikkate alarak görevinden affını isteyeceği konuşuluyor. Gencebay, sık sık protestolarla karşılaşan heyetin, Karadeniz bölgesindeki bir çok gezisine de katılmamıştı.

Karadeniz heyetinde yer alan sanatçı Orhan Gencebay’ın Star TV’deki popstar yarışmasında jüri üyeliğine devam edip, Akil İnsanlar toplantılarına ise katılmaması, komisyon üyelerince de eleştirliyor. Akil İnsanlar Karadeniz Grubu, gittikleri illerde, heyette neden Gencebay’ın olmadığı soruları ile de karşılaşıyor.

”DOKTORLARIM DA İSTEMİYOR”

Gencebay’ın ise yakın çevresine ”Haksız eleştirilere uğradım. Çok kırıldım. Akil İnsanlar itibarsızlaştırılmak isteniyor. Oysa ben bu görevi barış için tereddetsüz kabul ettim. 50 yıldır neysem oyum. Zaten sağlık sorunlarım var. Kalbimde ritim sorunu önemli bir düzeyde. Baypass ameliyatı olmuştum. Doktorlarım da seyahat etmemi istemiyor” dedi.

Acil servisin bahçesinde inekler otluyor

Bugüne kadar Türkiye’nin çeşitli illerinde 200’e yakın 112 acil servis istasyonu yaptırdıklarını söyleyen iş adamı Oktay Ferşat, Osmaniye’deki binanın arsa sorunu nedeniyle Sağlık Bakanlığı’na devri yapılamadığı için hizmete girmediğini aktardı. Bürokrasi sorununun bir an önce çözülmesi gerektiğini aktaran Ferşat, “Mevcut arsa hazineye ait ve arsa İl Sağlık Müdürlüğü’ne devredilmediğinden ruhsat alınamıyor. Ruhsat alınamadığı içinde bina faaliyete geçemiyor. Amacımız devlete faydalı işler yapmak. Vatandaşlarımızın canını kurtaran sağlık görevlilerimiz daha iyi ortamlarda çalışması. İnşallah sorun bir an önce çözülür.” dedi.

Kadirli Belediye İmar Müdürü Fahrettin Keskin ise ruhsat için müracaat halinde kısa sürede gerekli işlemi yapacaklarını aktardı.

Kadirli Toplum Sağlığı Merkezi Müdürü Dr. Fikret Güldür ise konuyla ilgili bilgi vermekten kaçındı.

Kütahya’da Âkil İnsanlar heyetine saldırı girişimi

Heyetin üç günlük programının ikinci gününde konakladıkları otelin önüne giden eylemciler, slogan atarak protesto etmek istedi. Bir süre polisin ikna etmeye çalıştığı grup üyeleri, basın açıklaması yaptıktan sonra dağılacaklarını bildirdi. Dışarıdaki tepkilere cevap vermek üzere otelden çıkan Özgürel’e bir grup eylemci hakaret ederek, önünde bulunan otomobili yumruklayıp üzerine çıkmaya çalıştı. Saldırı olabileceğini gözönünde bulunduran polisler, Özgürel’i otele geri götürdü. Polis tarafından dağılması istenen grup, trafik güvenliğini tehlikeye düşürdükleri gerekçesiyle orta refüje alındı. Burada da sloganlarına devam eden eylemciler, polis müdahale edeceği sırada dağılarak uzaklaştı.

Daha sonra otel kapısında gazetecilerin sorularını cevaplayan Avni Özgürel, “Bu hoş bir tablo değil. Elbette bütün bu aleyhte gösteri yapan arkadaşların samimiyetine yürekten inanıyorum. Endişelerinine de inanıyorum. Bunları birlikte konuşabiliriz. Sadece birbirimize bağırırsak, neyi ifade edeceğiz? Heyeti karşılarında göremeyince bütün bu insanların iyi niyetinden eminim. Zaten onun için tek başıma çıkıyorum. Benim üzüntüm, dinleme arzusu olmaması. Bana bağırmakla mesele anlaşılmıyor.” dedi.

Hava sıcaklıkları yazı aratmayacak

Geçtiğimiz hafta sonu normallerinin altında gerçekleşen ve hafta boyunca iç ve batı bölgelerimizde artarak normalleri civarına ulaşan hava sıcaklığının, bu hafta sonunda da bütün yurtta artmaya devam edeceği ve ülke genelinde mevsim normallerinin 5 ila 8 derece üzerinde seyredeceği tahmin ediliyor.

Bahar sıcaklarının yaz aylarını aratmayacağı da tahminler arasında. Özellikle hafta sonu Marmara’da sıcaklığın 30 dereceye kadar yükselmesi bekleniyor.

Yapılan son değerlendirmelere göre: Ülke genelinde yağış beklenmiyor. Doğu Anadolu’nun doğusunun parçalı yer yer çok bulutlu, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.

Doğu Anadolu’nun doğusunun parçalı yer yer çok bulutlu, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.

Bazı illerimizde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle:

Ankara: Az bulutlu ve açık 25
İstanbul: Az bulutlu ve açık 23
İzmir: Az bulutlu ve açık 29
Adana: Az bulutlu ve açık 31
Antalya: Az bulutlu ve açık 29
Samsun: Az bulutlu 21
Trabzon: Parçalı ve az bulutlu 21
Erzurum: Parçalı bulutlu 17
Diyarbakır: Az bulutlu ve açık 26

BÖLGELERİMİZDE HAVA

MARMARA: Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.

EGE: Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.

AKDENİZ: Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.

İÇ ANADOLU: Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.

BATI KARADENİZ: Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.

ORTA ve DOĞU KARADENİZ: Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.

DOĞU ANADOLU: Az bulutlu ve açık, bölgenin doğu kesimlerinin parçalı ve yer yer çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.

GÜNEYDOĞU ANADOLU: Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.

Ateşyan’dan ‘100 bin gizli Ermeni var’ iddiası

ARAM ATEŞYAN: Ben önce Birinci Dünya Savaşı’ndan ele almıyorum. Büyük anne ve babalarımızı ele alırsam onlar 1 milyonun üzerindedir. Son nesilden bahsediyorum artı yüz bin daha var en az bugün yaşayanların annesi babası Ermeni olanlardan bahsediyorum. Annesi babası Ermeni olan ama kendini Müslümanım diye tabir eden, Ermeniceyi bilen, boynunda gizlice haç taşıyan yüz binin üzerinde Ermeni var.

Erkam Tufan Aytav: Yüz bin epey büyük rakam değil mi? bu pek bilinmez, peki sizin onlarla kilise olarak bir bağlantınız var mı?

ARAM ATEŞYAN: Kilise olarak değil ama bireysel olarak var.

Erkam Tufan Aytav: Neden kilise olarak değil, deşifre olmasınlar diye mi?

KİLİSEYE GELİRLERSE DEŞİFRE OLURLAR

ARAM ATEŞYAN: Kiliseye geldiği zaman kim olduğunu belli eder, bütün komşuları ne olduğunu anlar ama bazıları cesaret edip kimliğini belirtmese de kiliseye geliyor, ziyaret ediyor. Mesela geçen sene Paskalyayı İstanbul da kutladıktan bir hafta sonra Diyarbakır da ayin yaptım, yaklaşık 400 kişi geldi.

Erkam Tufan Aytav: Bunlar bahsettiğiniz gizli Ermeniler mi?

ARAM ATEŞYAN: Bunun 200’ü saf Müslüman kardeşler 200’ü Ermeni kökenli.

Erkam Tufan Aytav: Ama kripto olanlar, kripto olarak geldiler orada ayine katıldılar, artık kimliğimizi deşifre ediyoruz dediler.

BENİM AKRABALARIM DA KRİPTO ERMENİ

ARAM ATEŞYAN : Ama Hristiyanlığa dönmüyorlar çünkü dönerlerse devlet dairesinde çalışıyorlarsa işten atılacaklar. Komşusu rahatsız edebilir. Bunlar yaşanıyor, benim ailem orada halen Müslüman olarak yaşıyor Diyarbakır Silvan da benim ablamın çocukları var. Bazıları köklerine döndüler. Bunlar 1950’li yıllarda baskıyla müslümanlaştırıldılar. Enişteme eğer Müslüman olmazsan öldüreceğiz seni diyerek Müslüman yaptılar. Ben 1954 doğumluyum ben 4-5 yaşındayken ablam Müslüman olmuştu.

Erkam Tufan Aytav: Gerçek anlamda Müslüman mı olmuştu?

ARAM ATEŞYAN: Gerçek anlamda Müslüman olamaz içini değiştiremezsiniz. Eniştem baskıyla Müslüman oldu ve ablamı da baskıyla Müslüman yaptı. Ablam gizlice hacını da takardı Ermenicede konuşuyordu ama dinini değiştirdi diye herkes tarafından saygıda duyuluyordu.

Erkam Tufan AYTAV : Adını da değiştirdi mi?

ARAM ATEŞYAN : Evet değiştirdi. Eniştem baskıyla Müslüman oldu o da ablamı baskıyla Müslüman yaptı ben Müslüman oldum sende mecbursun Müslüman olmaya dedi kimliğini de değiştirdi.

Erkam Tufan AYTAV : Enişteniz ve ablanız Müslüman olarak kimlik çıkardılar ve çocukların isimleri Ermenice değildi doğru anladım değil mi?

ARAM ATEŞYAN : Kimlik çıkardılar ve Müslüman olarak yaşadılar çocukları da Müslüman olarak yaşadılar. İsimleri de müslüman isimler, torunları da Müslüman oldular. Ne oldu ben onları kaybettim.

Erkam Tufan AYTAV : Aslında kaybetmediniz onlar kalplerinde Hristiyanlar.

ARAM ATEŞYAN : Ne fark eder benim kilisemin üyesi değil vaftiz etmemişim, edemem.

Erkam Tufan AYTAV : Tabi sizde böyle bir problemde var değil mi sizin? Hristiyan inancına göre bir Hristiyanın vaftiz olması zorunlu mudur? Vaftiz olmayan biri Hristiyan olamaz mı? Cehenneme mi gider sizin inancınıza göre yada günah mıdır? Önce vaftizi bir anlayalım?

ARAM ATEŞYAN : Cehenneme gitmez yok öyle bir şey. Şimdi Hristiyan olması için vaftiz olması şarttır.Vaftiz olmayan birini kiliseme alamam.

Erkam Tufan AYTAV : Peki sizin kız kardeşiniz vaftiz olabilmiş miydi?

ARAM ATEŞYAN : Çocukken vaftiz olmuştu. Evlendikten sonra din değişimi oldu.

Erkam Tufan AYTAV : Peki onların çocukları olmadılar.

ARAM ATEŞYAN : Olmadılar, bakın onların 6 çocuğu var bir tanesi döndü, çocukları da döndü döndürdüm Ermeni oldular vaftiz oldular ki bana dayı diyorlar. Diğer 5 tanesi Müslüman olarak yaşıyorlar.

Erkam Tufan AYTAV : Peki vaftiz olamamak dinen ne sorumluluk getiriyor onlara, günaha mı girmiş oluyorlar ?

ARAM ATEŞYAN : Günaha girmiş olmuyor ama eziklik var. Kilisenin üyesi olmak varken rab İsa Mesih’in takipçisi olmak varken ki onların asıl dini budur.

Erkam Tufan AYTAV : Gizlice vaftiz yapın onları olmuyor mu?

ARAM ATEŞYAN : Kilisemiz yasaklar bunu kimlikte İslam yazdığı sürece ben onları vaftiz yapamam kilisenin kanunu bu. Kimliğinde ne yazacak hem Hristiyan hem islam mı?

Erkam Tufan AYTAV : Sizin onu onun sizi Hristiyan olarak bilmesi yetmiyor mu?

ARAM ATEŞYAN : Yetmiyor, şimdi yeğenim biliyor ama onun çocukları yarın Hristiyan olduklarını unutacak bilmeyecek onunda çocukları komple unutacaklar bitti

Erkam Tufan AYTAV : Onların işleri de zor toplum baskısı herkese çevresine Müslüman demişler bu zamana kadar sonra birden çıkıp diyeceklerdi ben Hristiyandım. Çok zor bir karar değil mi?

ARAM ATEŞYAN : Onların çevresindekilerin yüzde sekseni dönme Ermenidir ama şaraptan dönme sirke oluyorlar. Daha koyu Müslüman oluyorlar.

Erkam Tufan AYTAV : Kriptoların bazıları gerçek anlamda Müslüman oluyorlar o zaman

ARAM ATEŞYAN : Şartlar öyle gerektiriyor kendini daha koyu bir Müslüman olarak göstermek zorunda kalıyor.

Erkam Tufan AYTAV : Camiye mi gidiyorlar yani koyu Müslümanlar derken.

ARAM ATEŞYAN : Camiye de gitmiyorlar belki ama kiliseye de gelmiyorlar .Hem camiden hem kiliseden oluyor. Bunlar kendi aralarında evlilik yapıyorlar dönmelerden yapıyorlar.Bakıyorlar kim köklü ermeni gidiyor oradan kız alıyorlar.

Erkam Tufan AYTAV : Peki gençler için bu zor bir durum değil mi? Diyelim ki birini seviyor ama o kripto ermeni değil ne oluyor bu durumda?

ARAM ATEŞYAN : Bugün Ermenilerde başka dinden insanlar alıyorlar engel değil bu. İslam olabilir başka bir inanca mensubu olabilir bizim gençlerimizde evleniyorlar bir engel yok bunda. Ama kripto Ermeniler istemeyerek o yaşamı seçmişlerdir ben onlardan bahsediyorum. Diyorum ki bazen neden özünüze dönmüyorsunuz İstanbul’a gelirsek belki diyorlar. İstanbul da o kadar tehlike yok. Yeğenime soruyorum neden dönmüyorsun İstanbul’a diye. O zaman benim Emlaklarıma onda bir fiyat verirler yada hiç vermezler satarken diyor. Başka birisi daha var kendine göre önemli bir görevde ilan edersem Ermeni olduğumu görevimden alırlar beni diyor.

Erkam Tufan AYTAV : Ben şunu merak ediyorum gizli bir Ermeni, Ermeniliğini açıkladığında ne tür şaşkınlıklar olur çevresinde, böyle bir pratik yaşadınız mı bu konuyla ilgili çevrenizde. Ben yedi göbek Ermeni’ydim Hristiyan’dım ama Müslüman görünmek zorunda kaldım dediğinde nasıl tepkiler alıyor?

ARAM ATEŞYAN : Hiçbirşey, tepki görenlerde var benim dönen yeğenim daha doğrusu yeğenimin çocukları ona saldıranlar oldu kökü ermeni olanlar bile, tekrar neden Hristiyanlığa geçtin diye ve yeğenim günlerce ağladı farklı bir dine mensup olmak bir suçmuş gibi.

Erkam Tufan AYTAV : Peki ben şunu da merak ediyorum bu gizli Ermeniler çocuklarına bunu ne zaman söylüyorlar.

ARAM ATEŞYAN : Son nefeslerini vermeden önce .Büyük anneler babalar son günlerine yaklaştıklarında söylüyorlar biliyor musun ben Ermeniyim diye.

Erkam Tufan AYTAV : Bu hala yaşanıyor değil mi? Daha çok hangi şehirdeler.

ARAM ATEŞYAN : Birçok şehirde mesela Diyarbakır da söyledim 3-4 aile var Ermeni, kimliği Hristiyan olan ama yaklaşık 50-60 aile var kökü Ermeni olan. Benim yeğenlerim ablamın torunları onları sayarsak sadece 25 kişi eder.

Erkam Tufan AYTAV : Onların dini motivasyonlarını sağlamak adına hizmet veriyor musunuz kilise olarak?

ARAM ATEŞYAN : Onlara hizmet veremeyiz, ne tür hizmet verebileceğiz ki Hristiyan değil kanında olsa canında olsa Hristiyan değil görüntüde ben ona hizmet veremem. Bireysel akrabalıklar hariç Kilise olarak hizmet veremem. Ancak vaftiz olacak, kimliğini değiştirecek Hristiyan olacak öyle.

“TUNCELİ’NİN YÜZDE 90’I ERMENİDİR”

Erkam Tufan AYTAV : Tunceli civarında çok fazla sayıda Kripto Ermeni olduğu söyleniyor bu doğru mudur?

Aram ATEŞYAN : Doğrudur Tunceli’nin

Çözüm süreci ölümlerin önüne geçti

Yaklaşık 30 yılda toplam 21 bin 800 PKK’lının öldürüldüğü, 6 bin 500 sivil vatandaşın yaşamını yitirdiği, 5 bin 500 güvenlik görevlisinin şehit edildiği ülkede son 3 ayda hiçbir sıcak çatışma yaşanmadığı için hiçbir asker-polis şehit olmadı. 2012’nin ilk 6 ayında 117 şehit verilirken bu yıl son olarak, terör örgütü mensuplarının Mardin’de 17 Ocak’ta gerçekleştirdiği saldırıda polis memuru Cengiz Engizek şehit düştü. Müzakere süreciyle birlikte terör örgütü de kayıp vermedi. Anadolu’nun doğu ve güneydoğusunda çatışma yaşanmadığı için Malatya Adli Tıp Kurumu’na 3 aydır terörist cenazesi getirilmedi. Kuruma son terör örgütü militanı cesedi 23 Ocak’ta getirilmişti.

İnsan Hakları Derneği Malatya Şube Başkanı Servet Akbudak, çatışmalarda ölü ele geçirilen PKK militanlarının cenazelerinin mevcut uygulama çerçevesinde otopsi için Malatya’ya getirildiğini anımsattı. Çözüm sürecinin başlamasıyla ölümlerin durduğunu vurgulayan Akbudak, “Son üç ayda fiili çatışmazsızlık nedeniyle ölüm olayı yaşanmamış, dolayısıyla derneğimize herhangi bir başvuru yapılmamıştır.” dedi. 30 yıllık çatışmalı sürecin birçok acıya tanıklık ettiğini vurgulayan Akbudak, “Çatışmada yaşamını kaybeden birçok güvenlik görevlisinin yanı sıra bölgede yaşanan çatışmalarda yaşamını kaybeden PKK militanlarının cenazeleri de otopsi ve DNA işlemleri için Malatya Adli Tıp morguna getirilmiştir. Dolayısıyla Malatya ilimiz çatışmalı sürecin iki yönlü ağır ve acı sonuçlarına tanıklık etmiştir. Haziran 2012 tarihinden Ocak 2013 tarihleri arasında İHD Malatya şubemize 130’u aşkın başvuru yapılmıştır. Başvuruların tamamına yakını çatışmalarda yaşamını kaybeden PKK militanlarının aileleri tarafından yapılmıştır. Derneğimiz, yapılan bu başvuruları ilgili kurumlara ileterek bu ailelere yardımcı olmuş, cenazelerin büyük çoğunluğu ailelere teslim edilmiştir. Şu anda sayı ve kimlikleri tam bilinmemekle beraber 20’yi aşkın İran ve Suriye uyruklu PKK’lı cenaze Malatya Kimsesizler Mezarlığı’nda bulunmaktadır. DNA işlemleri tamamlanan cenazeler ailelerine verilmektedir. Son üç ayda müzakere sürecinin başlamasıyla birlikte fiili çatışmazsızlık nedeniyle ölüm olayı yaşanmamış, dolayısıyla derneğimize herhangi bir başvuru yapılmamıştır.” diye konuştu.

Kalıcı bir huzur ortamının sağlanması açısından gerekli önlemlerin alınmasını öneren Akbudak, “Ötekileştiren, şiddet, nefret içeren söylemler başlatılan barış sürecini olumsuz etkilemektedir. Dolayısıyla başta çözüm aktörleri olmak üzere herkes barışın ve sevginin dilini esas almalı, hassasiyetlere karşılıklı olarak dikkat edilmelidir.” ifadelerini kullandı.

Trafik polisine bu teklifin cezası 4 yıldan başlıyor

Trafik polisine ruhsat içinde parayla rüşvet teklif etmek tarihe karışıyor. Bursa’da trafik ekiplerine konulan kameralar sayesinde polislere rüşvet teklif eden 8 sürücü hakkında işlem yapıldı. Polis araçlarında bulunan 2 kamera bütün ses ve hareketleri kaydediyor ve mahkemede delil olarak kullanılabiliyor. Kamu görevlisine rüşvet veren 4 yıldan 12 yıla kadar hapis talebiyle yargılanıyor.

Kara yolunda 24 saat denetim yapan Bursa Emniyet Müdürlüğü Bölge Trafik ekipleri, kural ihlali yapan sürücülerin yazılan cezayı itirazını önlemek için ekip otolarına kamera yerleştirdi. Sürekli kayıt yapan kameralar sayesinde polisle sürücü arasında artık “aramızda halledelim” lafları geçmeyecek ve polisin ceza yazmaması için rüşvet yollarından biri olan ruhsatın arasında para koyma devri sona erecek. Polis araçlarının ön camında “Denetim ve kontroller esnasında kamera kayıt yapmaktadır” yazısı bulunmasına rağmen, şu ana kadar 8 sürücü hakkında polise rüşvet teklif etmekten işlem yapıldı.

Kameraların 24 saat kayıt altında olduğunu, görüntülerin de 3 ay arşivde saklandığını belirten Bursa Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürü İbrahim Erkalaycı, polislerin kamera kaydı sayesinde daha rahat çalıştıklarına dikkat çekti. Araçların tamamında kamera olduğunu hatırlatan Erkalaycı, “Kameralar 10 metrekarelik alanda ses ve görüntü kaydı yapabiliyor ve gerektiğinde kayıtları inceleme fırsatı buluyoruz. Trafik ihlali yapan vatandaşların mahkemeye yaptığı itirazlara delil olarak kullanıyoruz. Birtakım yanlış davranışları belgeleyen bir sistem. Bu sayede polise 8 ayda rüşvet vermek isteyen 8 kişi hakkında adli işlem başlatıldı. Sürücüler bundan sonra ‘Abi bu konuyu aramızda çözelim’ şeklinde yanlış davranışa girmesin. Zaten böyle bir çözüm yolu da yok” dedi.

2013 yılında denetimlerin yüzde 50 arttığına dikkat çeken Bölge Trafik Denetleme Şube Müdür Yardımcısı Umut Ceylan, denetimlerin daha da artacağını vurguladı.

Denetimler esnasında araçta kamera olduğunu öğrenen bazı sürücüler ise, “Meşhur olduk” diyerek espri yaptı. Kameraların kayıt yaptıklarından haberi olmayan sürücüler, uygulamanın daha güvenli olduğunu ve sürücüyle polis arasında yaşanan ihtilafların çözümünün daha kolay olacağını söyledi.

KAMU GÖREVLİSİNE RÜŞVET TEKLİFİ AĞIR CEZALIK SUÇ

Kamu görevlilerine rüşvet vermenin ağır cezalık bir suç olduğu, 4 yıldan 12 yıla kadar hapis talebiyle dava açıldığı öğrenildi.

Şampiyonlar ligi kuponu

Bayern Münih – Barcelona: ms 1

– Bayern son 19 resmi maçtan 18 galibiyet çıkardı. Sadece Arsenal’e yenildi.
– Bavyera ekibi İspanyol takımlarına karşı evinde oynadığı 20 maçta sadece bir kez kaybetti. (G14, B5, M1)

Bayern, Avrupa kupalarında bugüne dek Barça’ya karşı oynadığı altı maçtan üç zafer çıkardı. (G3, B2, M1)

Barcelona son sekiz resmi deplasman maçından sadece iki galibiyet çıkarabildi.

Sakatlıktan çıkan messi’nin çok etkili olacağını düşünmüyorum banko bayern öneriyorum.

‘Türkiye Müzik Ödülleri’ sahiplerini buldu

Törene çok sayıda sanatçı katıldı.

14 dalda ödülün verildiği gecede ‘en iyi şarkı’ ödülü Demet Akalın’ın seslendirdiği ‘Türkan’a verildi.

‘Es’ albümüyle ‘en iyi albüm’ ödülüne layık görülen Mustafa Ceceli, aynı zamanda ‘en iyi erkek sanatçı’ ödülünü de aldı.

Gecede ödül alan kişi ve yapımlar şöyle:

En iyi çıkış yapan şarkıcı: Mehmet Erdem

En iyi özgün film müziği: Evim Sensin (Yıldıray Gürgen)

En iyi özgün dizi müziği: Muhteşem Yüzyıl (Aytekin Ataş)

En iyi klip: Nihat Odabaşı (Ziynet Sali-Her Şey Güzel Olacak)

En iyi proje: Orhan Gencebay’la Bir Ömür (Orhan Gencebay)

En iyi grup: Seksendört

En iyi remix şarkı: Geri Dönüş Olsa (Erdem Kınay)

En iyi düet: Soğuk Odalar (Emre Aydın

Şüpheli ölüm aydınlanıyor

 

Şili’de ölümüyle ilgili iddiaları araştırmak amacıyla cenazesi mezarından çıkarılan Nobel ödüllü şair ve yazar Pablo Neruda’nın kemik kalıntılarının ABD’de test edileceği bildirildi.

Dünyaca ünlü şairin yeğeni Rodolfo Reyes, Şilili ve yabancı adli tıp uzmanlarıyla yaptığı görüşmede, Neruda’ya ait bazı kemik kalıntılarının Kuzey Carolina Üniversitesi tıp fakültesindeki bir laboratuvara gönderileceğini belirtti. Reyes, laboratuvarda bazı toksin testlerinin yapılacağını ifade etti.

Hakim Mario Carroza ise şairin kalıntıları üzerinde Şili’de yapılacak ilk test sonuçlarıyla ilgili ön raporun 22 Nisan’da alınacağını ifade etti.

Şilili adli tıp uzmanları, Neruda’nın ölümüyle ilgili 40 yıllık sır perdesini aralamak ve General Augusto Pinochet rejimi döneminde zehirlenerek öldürüldüğü iddialarını araştırmak için şairin cenazesini 8 Nisan’da mezarından çıkarmıştı.

ÖLÜM SEBEBİ PROSTAT KANSERİ VE TRAVMA GÖSTERİLDİ

Neruda’nın ölüm nedeni resmi kayıtlarda, çok sayıda arkadaşının ölümüne ve işkenceye uğramasına neden olan 1973’teki askeri darbeye tanıklık etmesinin yol açtığı travma ve prostat kanseri olarak gösteriliyordu.

Ancak Neruda’nın şoförü ve koruması Manuel Araya ile diğer birçok Şilili, Neruda’nın Pinochet’nin casusları tarafından öldürüldüğünü iddia ediyor.

1971’de Nobel edebiyat ödülünü kazanan Neruda, 11 Eylül 1973’te darbeci askerlere teslim olmayarak intihar eden sol görüşlü eski Şili Devlet Başkanı Santiago Allende’nin yakın dostuydu. Neruda, sürgüne gitmeden bir gün önce ambülânsla Santa Maria hastanesine kaldırılmış, burada kanser ve diğer rahatsızlıkları nedeniyle tedavi görmüş, 23 Eylül 1973’te hayatını kaybetmişti.

Ünlü sanatçı yoğun bakımda

Diyabet, kalp ve damar hastalıkları sebebiyle Şişli’deki Memorial Hastanesi’nde bulunan Menteş’in tedavisinin, yoğun bakım ünitesinde sürdürüldüğü öğrenildi.

İzmir’de 1960 yılında doğan Yalçın Menteş, “Tatlı Kaçıklar”, “Cennet Mahallesi” ve “Akasya Durağı” gibi televizyon dizileriyle izleyicilerin beğenisini kazanmıştı.

7 yeni film vizyona giriyor

Bu hafta 7 yeni film vizyona giriyor

Aksiyon, gerilim, animasyon, korku ve drama türlerinden seçkiler 19 Nisan haftasında vizyona giriyor. “Teksas Katliamı”, “Kötü Ruh” haftanın korku yapımı olarak dikkat çekerken, 12 Eylül askeri darbesinin getirdiği ‘acı’yı farklı pencereden anlatan “Yabancı” haftanın öne çıkan filmi.

CESUR BALIK 2
Troy, donanmanın araştırma tesisinden kaçarak mercan kayalıklarına döner. Kocaman kalpli küçük balık Pi’nin, Troy’u yenmesinin üzerindense tam bir yıl geçmiştir ve Troy için artık intikam alma zamanı gelmiştir. Mercan kayalıklarındaki su yükseldiğinde Pi’nin oğlu Junior köpekbalığı tuzağını onarır. Troy, tuzağa düşer ve donanmaya geri gönderilir. Mark Dippe’nin yönettiği ve Drake Bell, Jamie Kennedy, Rob Schneider ile Donal Logue’nin seslendirdiği “Cesur Balık 2” animasyon türünde.

TEKSAS KATLİAMI
Uzun zaman önce, Teksas’da küçük bir kasabada, beş gencin başına bir felâket geldi. İçlerinden sadece biri hikâyeyi anlatmak için kaçabilecekti ve onun sağ kalışı bu dehşete son verecek bir olaylar zincirini tetikleyecekti. Az sayıda insanın bildiği, kurtulan bir kişi daha olduğuydu. Bir bebek kurtulmuş, o gün olanlardan ve kökeninden habersiz büyümüştü. John Luessenhop’un yönettiği ve Alexandra Daddario, Dan Yegager, Trey Songz ile Scott Eastwood’un oynadığı “Teksas Katliamı” gerilim sevenler için.

KÖTÜ RUH
Hayatı altüst olmuş genç bir kadın olan Mia, kendisine yardım etmeleri için ağabeyi David ve onun kız arkadaşı Natalie ile çocukluk arkadaşları Olivia ve Eric’ten kendisiyle birlikte aileden kalma bir kulübeye gitmelerini ister. Mia oraya vardıklarında ve içeriye girdiklerinde ise, terk edilmiş kulübeye birilerinin izinsiz girmiş olduğunu anlarlar. Jane Levy, Shiloh Fernandez, Lou Taylor Pucci ile Jessica Lucas’ın oynadığı “Kötü Ruh”u Fede Alvarez yönetti. Genç ve yeni bir oyuncu kadrosu barındıran “Kötü Ruh” ünlü orijinalinin tüm heyecanı ve keyifli dehşetini bir dizi şok eden yeni sürprizlerle birleştiren, izleyenin kanını donduracak bir film.

BAHAR İSYANCIDIR
Film, 90?lı yılların ortalarından, 2000’li yılların başlangıcına, oradan da günümüze uzanan bir zaman diliminde, bir tiyatro topluluğunun, “Oyuncular Kumpanyası”nın öyküsünü beyazperdeye getiriyor. 12 Eylül’ün gölgesinde yetişen, etik ve kültürel değerlerin liberal ekonomilerle değiştiği tarihsel bir süreçte yaşayan gençlerin tiyatro yoluyla direnişi. Selma Köksal’ın yönettiği “Bahar İsyancıdır” adlı yapımda Volga Sorgu, Selma Köksal, Çimen Turunç Baturalp ile Yıldıray Şahinler rol alıyor. Tiyatro yapmanın zorlaştığı günümüzde “Bahar İsyancıdır”, Onat Kutlar’ın aynı adlı eserinden esinlenmeler taşırken, kayıp umudun da peşine düşüyor

GEÇİT YOK
Bir operasyonda işler ters gidince, vicdan azabı çeken Şerif Ray Owens, Los Angeles’ı terk edip küçük bir sınır kasabasına yerleşir. Ancak, günün birinde, batının en azılı, uyuşturucu karteli lideri Gabriel Cortez, FBI’ın hükümlüleri taşıdığı bir konvoydan kaçtığında Şerif Owens’ın yaşadığı huzurlu günler sona erecektir. Olaya karışma vakti gelmiştir. Kim Jee Woon’un yönettiği ve Arnold Schwarzenegger, Forest Whitaker, Rodrigo Santoro ile Johnny Knoxville’in oynadığı “Geçit Yok” aksiyon türünde.

SUÇ ORTAĞI
Will, hapisten yeni çıkmıştır ve Alison ile ilişkisini düzeltmeye hazırdır. Bu arada Will’in 10 milyon dolarlık fidyeyi ulaştırabilmesi için yalnızca bir günü vardır. Hem FBI hem de Vincent’in inanmamasına rağmen para aslında onda değildir. Will için bu durumda tek bir seçenek kalmıştır: Eski suç ortağı, güzel, seksi ve akıllı Riley ile tekrar biraraya gelip, bir soygun daha yapmak ve geç olmadan kızını kurtarmak. Nicolas Cage, Danny Huston, Malin Akerman ile Sami Gayle’in oynadığı “Suç Ortağı”, Simon West’in kamerasından çıktı.

YABANCI
Özgür, 80 darbesiyle Fransa’ya iltica etmiş bir anne babanın kızıdır. Paris’te doğup büyümüştür. Babası Hüseyin’in ölümü üzerine onun ülkesinde gömülmek olan son arzusunu yerine getirmek için İstanbul’a gelir. Fakat Hüseyin’in 12 Eylül sürecinde vatandaşlıktan atılmış olması Özgür’ün önüne büyük bir engel olarak çıkar. Bu engel, Özgür’ü İstanbul ve kendi içinde bir yolculuğa zorlar. Sezin Akbaşoğulları, Caner Cindoruk, Serkan Keskin ile Xavier Clion’un oynadığı “Yabancı”, televizyon dizilerinin senaristi olarak tanınan Filiz Alpgezmen’in ilk uzun metraj denemesi.

Eurovision birincisinden şehit yakınları için konser

Eurovision 2009 Şarkı Yarışması’nda “Fairytale” adlı şarkıyla birinciliği elde eden Norveçli sanatçı Alexander Rybak, Alanya’da şehit aileleri yararına düzenlenen konsere katıldı.

Polis teşkilatının 168. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen etkinlikler kapsamında Türkiye’ye gelen Rybak, Alanya’da sahne aldı.

Konserden elde edilen gelir, şehit aileleri yararına kullanılacak.

Alanya İlçe Emniyet Müdürü Erkan Dur, Polis teşkilatının 168. yıldönümünde farklı bir etkinlik gerçekleştirmek istediklerini söyledi.

Geçen yıl yapılan etkinliklere Hollandalı bir sanatçı getirdiklerini anlatan Dur, kültürlerin kaynaşmasını amaçladıklarını ifade etti.

Dünyanın değişik yerlerinden birçok kişinin Alanya’da yaşadığını belirten Dur, “Onlar bizim hemşehrimiz’ projesiyle bu insanlarla entegre olmayı ve kültür alışverişinde bulunmayı amaçladık. Kendilerini memleketlerinde hissetmelerini sağlamak istedik. Bu çerçevede hem 10 Nisan etkinlikleri hem de proje kapsamında konser düzenledik” dedi.

Akaryakıtta beklenen indirim geldi

Yapılan fiyat değişikliğiyle Ankara, İstanbul ve İzmir’de litresi 4,65-4,63 lira arasında satılan 95 oktan kurşunsuz benzin 4,58-4,57 liraya;

 4,10-4,08 liraya satılan motorin ise 4,02-4,00 liraya indi.

Akaryakıt ürünlerinin perakende satış fiyatları, dağıtım şirketlerinin maliyetine ve rekabet şartlarına, illere ve söz konusu şirketlere göre litrede birkaç kuruş farklılık gösterebiliyor.

Kuyumcular altın yetiştiremiyor

Altın fiyatlarının düşmesini fırsata çevirmek isteyen vatandaşların, çeyrek ve Cumhuriyet altını talebini karşılamakta zorlanan kuyumcular adeta ”yok” satıyor.

Vatandaşların, özellikle çeyrek ve Cumhuriyet altını almak istediğini belirten Ankara Kuyumcular ve Saatçiler Odası Başkanı Hasan Çavuşculu, ”Darphaneden bunları temin edemiyoruz. Yok satıyoruz” dedi.

İşçiliği düşük bilezik alsınlar

Çavuşculu, vatandaşlara, tasarruflarını çeyrek altın yerine bu süreçte işçiliği düşük bilezik gibi ürünlerde değerlendirmeleri tavsiyesinde bulundu.

Altın fiyatlarının daha düşeceğini tahmin etmediğini ifade eden Çavuşculu, altınla borçlananlar için borcu kapatmanın tam zamanı olduğunu söyledi.

Çeyrek altın fiyatlarının bir dönem 190 liraya kadar ulaştığını, daha sonra 155-160 liraya gerilediğini hatırlatan Çavuşculu, şimdi ise fiyatların 138-145 liraya kadar düştüğünü bildirdi.

Altın fiyatları ne olacak?

Yatırımcıların artan risk iştahı, uluslararası piyasalarda altın fiyatlarında sert düşüşlere sebep oluyor.

Fırtınalı zamanların en güvenilir limanı olarak görülen altın piyasasındaki düşüşler, yurt içinde de etkisini gösterdi.

Esnaf hazırlıksız yakalandı. Kuyumcularda çeyrek ve yarım altın bulmak neredeyse imkansız…

Esnaf, “Normalde 50-100 tane olan malımız 10 tane 20 tane var şimdi. Bir an önce darphaneden mal gelmesini bekliyoruz” diyor.

Peki düşüş devam edecek mi?

Altın ve para piyasaları uzmanı Haluk Mutlu, “Çok sert bir düşüş oldu, 3 gün içersinde ciddi bir değer kaybetti altın. Altın fiyatlarının bundan sonraki seyri konusunda da, tahminim ons fiyatında 1300 dolar ile 1400 dolar arasında bir dalgalanma yaşayacağız. Ta ki fiyatlar bir nebze oturana kadar” diye konuştu.

Vatandaşlar fiyatların daha da düşmesini bekliyor.

Altın ve para piyasaları uzmanı Haluk Mutlu, “Aldıkları ürünün fiyatını çok iyi analiz etmeleri lazım. Çünkü 1380 dolar ons fiyatı olan bir şeyi 1500’rün üzerinde bir fiyattan alıyorlar. Şu an gram altın almak sarrafın ürünlerini almaktan çok daha mantıklı gözüküyor. İlla altın alınacaksa bunun gram altın, külçe altın şeklinde olması lazım” dedi.

Uzmanlar altında gerekçesi tam olarak ortaya konulamayan spekülatif bir dönem yaşandığını belirterek, vatandaşı yatırımı kararı alırken soğukkanlı olmaya davet ediyor.

Çeyrek internette 180 liradan satılıyor

 

Altın fiyatlarındaki düşüşün ardından kuyumcularda çeyrek, yarım ve tam altın stokları tükenirken, internetten satış kanalı devreye girdi.

Online satış yapan internet sitelerinde fiyatlar yükseldi. Kuyumcularda 160 lira civarında seyreden çeyrek altını söz konusu internet sitelerinden 170-180 liradan satışa sunuluyor.

ABD ve Avrupa ekonomilerinin durumuna uyumlu olarak hafta başında altın fiyatı bir hayli gerilerken, gramı 80 liraya kadar düşmüştü.

Bu arada çeyrek altın fiyatı 137,5 liraya, Cumhuriyet altını da 570 liraya kadar indi.

Fiyatlardaki düşüşü alım fırsatı olarak gören vatandaş kuyumcuya akın edince, bazı yerlerde çeyreklik sıkıntısı baş gösterdi. Kuyumcular, çeyrek almaya gelenleri eli boş gönderirken, tüketicinin karşısına yeni bir alternatif çıktı.

Online alış veriş platformlarında çeyreklik satışları bir hayli ilgi görmeye başladı ve ilk sayfalara kadar yükseldi.

Piyasa kapanış

Borsa İstanbul 100 Endeksi, haftanın son işlem gününü 247 puanlık yükselişle 83 bin 285 puandan tamamladı.

Hisse senetleri günlük ortalama yüzde 0,29 oranında değer kazandı.

Serbest piyasada Amerikan Doları 1 lira 80 kuruştan, Avro ise 2 lira 35 kuruştan işlem gördü.

Tahvil ve bono piyasasında gösterge tahvilin bileşik faizi ise yüzde 5,56 seviyesinde.

Uluslararası piyasalarda altının ons fiyatı bin 403 dolar.

Kapalıçarşı’da Cumhuriyet altını 600 liradan alıcı buldu.
 

Özbekistan atakta

Zengin bir tarihe ve kültürel mirasa sahip olan Özbekistan; kültür turizminin yeni gözdesi olmak için önemli adımlar atıyor.

Son yıllarda turizm alanında önemli atılımlar gerçekleştiren Özbekistan, Turizm sezonu öncesi açılan fuarla Turizmcileri Taşkent’te bir araya getirdi.

ÖzbekTurizm Kurumunun Organize ettiği fuar öncesi, “Dünyada Turizmin Geldiği Nokta ve Özbekistan’ın Yeri” konulu bir konferans düzenlendi.

Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü Yetkililerinin de katıldığı konferansta, Özbekistan’ın tarihi zenginlikleri, doğal güzellikleri ve milli yemekleri hakkında sunumlar yapıldı.

Türkiye’den bir çok turizm firmasının ilgi gösterdiği fuara, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Türk Hava Yolları ortak stant açarak katıldı.

Yapılan etkinliklerle fuar yeri adeta festival alanına döndü. Yerel danslar ve akrobasi gösterilerinin de sunulduğu fuar, ziyaretçilerine keyifli anlar yaşattı.  Etkinlikler kapsamında Özbek Pilavı Yarışması yapıldı. 

Özbek aşçılar hazırladıkları birbirinden lezzetli Özbek pilavlarıyla, ziyaretçilerin ve jürinin beğenisini kazanmak için tüm hünerlerini sergilediler. Binlerce yerli ve yabancı ziyaretçiyi ağırlayan fuarın Özbekistan turizmine önemli katkılar sağlaması bekleniyor. 

Çağlayan’dan Koç’a tepki

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç’un, “Yerli marka otomobil, ticari intihardır.” sözünü şiddetle kınadığını belirtti. 

 Çağlayan, “Mustafa’ya illa ‘bunu yap’ demiyorum, en azından yapmayacaksa çekilsin. Evelallah Türkiye olarak yerli otomobili yaparım. Uçak da yaparım, jet de yaparım, çatlasınlar, çatlamasınlar. Bunu yapacak Türkiye.” dedi.

Çağlayan, şunları kaydetti:

“Türkiye, dünyanın gelecekteki 5 starından biri görülüyor. Biz bunu yaparız. Siz bakmayın, bazı arkadaşlarımız zaman zaman kıbleyi şaşırmış olabilir. ‘Yerli oto yapmak, ticarette intihar’ diyebilirler.Böyle bir lafı şiddetle kınıyorum. Tekrar tekrar söylüyorum bunu, çünkü çok dokundu. Bu konuda konuşmaya devam edeceğim ta ki Mustafa konuşmasını düzeltene kadar. Bazı gazeteler ‘özel sektöre baskı yapılıyor’ diye eleştiriyor. Arkadaş, ben yaparım. Mustafa’ya illa ‘bunu yap’ demiyorum, en azından yapmayacaksa çekilsin. Evelallah Türkiye olarak yerli otomobili yaparım. Uçak da yaparım, jet de yaparım, çatlasınlar, çatlamasınlar. Bunu yapacak Türkiye. 20 milyar dolar ihracat yapıyoruz otomotivde. Amacımız, bu konudaki göbek bağını koparmak. 2023’e kadar inşallah uçağımızı da jetimizi de yapacağız.” şeklinde konuştu.