Aşırı terlemeye çözüm bulundu

Oturduğu yerden elinden sular damlayan, kışın soğuk havada bile terleyen, giydiği kıyafetler terden sırılsıklam olan insanların hastalığının tıptaki adı; ‘hiperhidrozis’. Vücudun belli bir bölgesinde oluşan aşırı terleme hastalığı özellikle ellerde, yüzde ve koltuk altlarında nüksediyor. Ellerdeki terlemeler doğumla birlikte başlarken koltuk altı ve yüz bölgesindeki terlemeler çocukların ergenlik döneminden sonraki gelişme döneminde başlıyor. Tedavi edilmediği zaman ileriki dönemlerde çocuğun hayatını olumsuz yönde etkileyerek depresyona sürükleyebiliyor.

Hastalığın tedavisi oldukça basit. Birçok hastanede yapılan aşırı terleme ameliyatı için Kırıkkale Üniversitesi Hastanesi’nde teknolojinin son imkanları kullanılıyor. Ameliyat sonrası hasta ertesi gün taburcu ediliyor. Aşırı terleme için uygulanan diğer tedavi yöntemlerinde 4-5 aylık bir iyileşmeden sonra terleme yeniden görülüyor. Ameliyatta ise hastalık kesin olarak tedavi ediliyor. Ameliyat her yaşta hasta için yapılabiliyor; ancak en uygun dönem ‘adelson’ dönemi denen ergenlik döneminden sonraki gelişme dönemi. Bu dönemde iyileşme daha çabuk oluyor, hasta ertesi gün ayağa kalkıyor.

Hastalardan Gizem Algül, “Çok sıkıntı çekiyordum. İnsanlarla tanışırken, sınavlara girdiğimde bir heyecan oluyor. Heyecan olunca daha çok terliyorum. Tabi kalemi falan bırakıyorum artık, elimin terini bacaklarıma sürüyorum, peçeteye sürüyorum, sonra devam ediyorum sınava. Keşke daha önce olsaydım ameliyatı, yani pişmanım daha önce olmadığıma, inşallah kurtulacağım yani.” diyor.

Gizem’im annesi ise, şunları söylüyor: “Kızım küçüklükten beri elleri çatlardı, yani bunu hissediyorduk. Küçükken piknikte tozda ağlamaya başlardı, bakardık böyle elleri yarılmış, kanamaya başlamış. Büyüdü, okula falan başladı, ondan sonra terlemeye başladı elleri. Terlerini atabilmek için kremler kullandık, egzama dediler, çok doktorlara götürdük. Kırıkkale’ye yeni açılan tıp fakültesinde yeni sistemlerle çok güzel operasyonlar başlamış.”

Kırıkkale Üniversitesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Berkant Özpolat da, hastalık ve ameliyatla ilgili şu bilgileri veriyor:

“Ameliyat çok değişik şekillerde yapılsa da teknolojinin yardımıyla son derece küçük tek port dediğimiz tek delikli bir sistemden ve üç buçuk milimlik bir küçük kamera kullanarak çok kısa bir sürede gerçekleştiriyoruz. Ameliyatın mümkün olan en erken dönemde yapılmasını hastalarımıza ve yakınlarına önermekteyiz. Hastayı genellikle bir gece hastanede yatırıyoruz, yatırdıktan sonra ertesi gün evine gidebiliyor ve her türlü aktivitesini gerçekleştirebiliyor. Başarı oranı yüzde doksan beşin üzerinde. Usulüne uygun olarak yapılan ameliyatlarda yan etkiler az oluyor. Lokal tedavilerden fayda görmeyen hastalara kalıcı bir çözüm olarak öneriyoruz.”

Doç. Dr. Özpolat, “Ameliyatta yaptığımız işlem ter bezlerinde terlemeyi sağlayan sinirlerin kesilmesine yönelik, oldukça aslında basit bir işlem. Değişik seviyelerde sempatik zincir denen sempatik angiliyon denen zincirleri keserek ameliyat gerçekleştirilmekte.” ifadelerini kullanıyor.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın