Ateşlenme vücudun koruma reaksiyonu

Dr. İğci, “Özellikle küçük çocuklarda ve bilhassa bebeklerde ateş korkusuyla soğuk uygulama yapılması, gereksiz ve uygun olmayan ilaçların uygunsuz doz-süre ve aralıklarla kullanılması, organizmanın doğal savunma yöntemi olan ateş silahını elinden alıp, vücudun bağışıklık sistemini baskılamış olur” dedi.

Samsun’da özel bir hastanede görev yapan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Mehmet İğci, vücut ısısının artması aslında korkulacak değil olması gereken bir durum olduğunu söyledi. Uzman Dr. İğci şunları kaydetti:

“Bu nedenle ateşin hangi durumlarda düşürülmesi, hangi durumlarda müdahale edilmemesi gerekir, çok iyi bilinmelidir. Ateş, biyolojik ve fiziki etkenlere karşı organizmayı koruyan, vücudun reaksiyonel bir cevabıdır. Özellikle küçük çocuklarda ve bilhassa bebeklerde ateş korkusuyla soğuk uygulama yapılması, gereksiz ve uygun olmayan ilaçların uygunsuz doz-süre ve aralıklarla kullanılması, organizmanın tabii savunma yöntemi olan ateş silahının elinden alıp vücudun bağışıklık sistemini baskılamış olur.”

‘AŞI ÖNCESİ ATEŞ DÜŞÜRÜCÜ VERİLMEMELİ’

Uzman Dr. Mehmet İğci, viral enfeksiyonlarda ateşin baskılanmasının hem hastalığa ait bağışıklamanın tam olmayacağını, hem de vücut direncinin düşmesi nedeniyle hastalığın uzun ve ağır seyretmesine neden olacağını belirtti. Uzman Dr. Mehmet İğci açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Sıkça yapılan hatalı uygulamalardan biri de, çocukluk çağı rutin aşı için sağlık kurumuna giderken olası bir ateş için önceden ateş düşürücü ilaç verilmesidir. Aşı sonrası aşının cinsine bağlı olarak ateşlenme olması beklenen ve faydalı bir sonuçtur. Riskli seviyelere yükselmemiş ateşin düşürülmesi aşıdan beklenen koruyuculuğun antikor seviyesinin az olmasına neden olabildiği gibi, ateş düşürücü ilaçlar ateş olmadan etki etmeyeceğinden çocuk gereksiz yere ilaç almış olur.”

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın