Bayındır

Bizanslılar döneminde yerleşimin bulunduğu ancak Selçukluların gelişi ile Orhan Gazi tarafından 14. Yüzyıl’ın başlarında, Bayındır Türkmen Boyu’nun kendi adı ile yeni bir yerleşim oluşturduğu bilinmektedir. Bir rivayete göre, ilk yerleşim yerinin Ergenli Deresi kenarında kurulmuş iken bu yerleşim, taşkınlar yüzünden daha sonra şimdi bulunduğu yere taşınmıştır.

Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde, Bayındır’ın Paşa Hası olduğu belirtilmektedir. Tapu kayıtlarına göre burası şehzadeliği döneminde II. Selim’e verilmiş, II. Selim padişah olunca da damatlarından Sadık Paşa’ya 80 akçelik bir has olarak bağışlanmıştır. Şemsettin Sami Kamus-ül Alam da, Bayındır’da 28 cami, 1 medrese ve 2 Hristiyan okulunun bulunduğunu, Aydın vilayetine bağlı İzmir Sancağı’nın bir kazası olduğunu, 400 kadar nüfusu olduğunu yazmaktadır. Ancak Hristiyan okulları günümüze kadar ulaşmamıştır. Katip Çelebi ve Alman Tarihçi Phlippson, eserlerinde Bayındır’ın tarihi ile ilgili aynı paralelde ifadeler kullanmaktadırlar.

Bayındır, önceleri bir nahiye merkezi iken 1871’de belediye, 1875’de ilçe merkezi haline gelmiştir. İlçe, 30 Mayıs 1919 tarihinde Yunan işgaline uğramış ve 2.5 yıllık işgalden sonra 4 Eylül 1922’de kurtarılmıştır. Bu tarihe kadar Bayındır ilçesinin nüfus mozaiğinde çoğunluğu Türk olmak üzere Rum, Ermeni ve Yahudilerin de yaşadığı göze çarpmaktadır.

bayindir-1

İl merkezine 80 km. uzaklıkta bulunan Bayındır, Küçük Menderes Havzası’nda yer alır. İlçenin ekonomisi tarıma dayalıdır. Karpuz, pamuk, zeytin, sebze ve meyveler, başlıca tarım ürünleri olup, çiçekçilik de gelişme göstermiştir. İlçede önemli tarihi eserler mevcuttur. Osmanlı ve Selçuklular zamanında eğitim ve kültür merkezi olarak kullanılan bu tarihi yapılardan en önemlileri; Hacı Sinan Camii ve Külliyesi, Telcioğlu Camii, Recep Hanı, Eskici Dede Türbesi ve Bayındır Ilıcaları’dır.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın