Her 100 kişiden biri şizofren

Şizofreni Dernekleri Federasyon Başkanı Doç. Dr. Haldun Soygür, şizofreninin genellikle 16-25 yaşlarında başladığını ve birçok hastada psikososyal işlevselliği önemli ölçüde bozarak yaşam boyu sürdüğüne dikkati çekti.

Hastaların çoğunun, ”evlenme, çocuk sahibi olma, çocuk yetiştirme ve meslek edinme” gibi sosyal hedeflere ulaşamadığını, yaşamlarının önemli bir kısmını aileye ve topluma bağımlı olarak geçirdiğini belirten Soygür, şizofreninin tüm dünyada yeti yitimine neden olan sağlık sorunları arasında 9. sırada olduğunu ifade etti.

”Dünyada 22 milyon olan şizofreni hastasının gelecekte 45 milyona çıkacağının tahmin edildiğini” öne süren Soygür, şizofreninin yaşam boyu görülme sıklığının yaklaşık yüzde 1 olduğunu dile getirdi.

”Türkiye’de her yıl 10 bin yeni şizofreni hastası ortaya çıkıyor”

Her 100 kişiden birinde şizofreni görüldüğüne dikkati çeken Soygür, şöyle devam etti:

”Ülkemizde yaklaşık 400-600 bin şizofreni hastasının olduğu tahmin edilmektedir. Türkiye’de her yıl 10 bin yeni şizofreni hastası ortaya çıkmaktadır. Hastalığın aileleri de olumsuz etkilediği göz önüne alınırsa, şizofreni ülkemizde yaklaşık 2 milyon kişiyi yakından ilgilendiren bir hastalıktır. Bu kadar çok sayıda kişiyi ilgilendiren bir hastalık olmasına rağmen şizofreni ihmal edilmiştir. Bunda toplumdaki şizofreniye yönelik damgalama eğiliminin etkisi çok fazladır.”

Soygür, hastanelerde tedavileri tamamlanmış hastaların iyilik hallerinin devam etmesi, yeniden hastalanmamaları ve daha sosyal bir birey olarak yaşamlarını sürdürebilmeleri için klinik dışı ortamlarda da tedavilerinin devam ettirilmesinin önemline işaret etti. Bunun için hastaların grup eğitimi ya da tedavisi etkinliklerini uzun süreler ayaktan sürdürmeleri gerektiğini belirten Soygür, bir diğer yolun hastalar için hazırlanmış merkezlerde rehabilitasyon olanaklarına kavuşması ile olabileceğini söyledi.

Şizofreni masaya yatırılacak

Bu arada şizofreninin toplumda doğru anlaşılmasını sağlamak amacıyla federasyon tarafından ”Toplum ve Şizofreni Sempozyumu” düzenleniyor. Bu yıl ikincisi yapılacak olan sempozyum da 22-24 Mart tarihlerinde Yenimahalle Belediyesi Nazım Hikmet Kongre ve Sanat Merkezi’nde gerçekleşecek.

Şizofreninin tüm yönleriyle ele alınacağı sempozyuma alanda söz sahibi çok sayıda bilim insanı katılacak.

Her 3 veremliden biri İstanbul’da

Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Torunoğlu, 66. Verem Eğitim ve Propaganda Haftası dolayısıyla AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Türkiye’de veremle savaşta önemli başarılar elde edildiğini, son 10 yılda vaka sayılarında dörde birlik azalma olduğunu ifade eden Torunoğlu, ”Ancak verem kronik bir hastalık olduğu, toplumun önemli kesimi de mikropla karşılaştığı için uzun vadeli mücadele gerekiyor” diye konuştu.

2050’ye kadar tüberküloz görülme sıklığını yüzbinde birin altına düşürmek için bu yıldan itibaren ”Tüberküloz Eliminasyon Programı” başlatılacağını ifade eden Torunoğlu, bu programla ”Doğrudan Gözetimli Tedavi”nin etkinleştirileceğini bildirdi.

”Doğrudan Gözetimli Tedavi”de hastaların ilaçlarını her gün sağlık personeli ya da bir yakınının gözetiminde almasının sağlandığını belirten Torunoğlu, ”Hastaların en az 6 ay süreyle düzenli ilaç içmesi gerekiyor. Süre bu kadar uzun olunca hastalar ilaçlarını bırakabiliyor. Bu takibi her gün sağlık personeli ya da hasta yakını yapıyor. Bunu başarırsak yeni hasta sayısını azaltmış olacağız” diye konuştu.

Tüberkülozun uzun bir mücadele gerektirdiğine dikkati çeken Torunoğlu, 1950’lerde 100 binde 2 bin 500 olan vaka sayısının yüz binde 21’e düştüğünü vurguladı. Ancak ilaca dirençli vakalar ortaya çıkabildiğini, hastalığın bağışıklık sistemini zayıflatan diğer rahatsızlıklarda kendini hatırlattığını ifade eden Torunoğlu, mücadelenin titiz bir şekilde devam etmesi gerektiğini söyledi.

-Vakalar İstanbul’da yoğun-

Verem vakalarının üçte birinin İstanbul’da olduğunu bildiren Torunoğlu, ”İstanbul nüfus itibarıyla yoğun bir şehir. Solunum yoluyla bulaştığı için verem sıkışık yaşam tarzlarını çok seviyor. İstanbul dünyaya açık bir şehir, birçok yerden hastalar geliyor” diye konuştu.

-”Erkekler daha çok yakalanıyor”-

Sağlık Bakanlığı’nca uzmanların katılımıyla düzenlenen toplantıda veremle mücadele ele alındı.

Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Torunoğlu, burada yaptığı konuşmada da 2000 yılında 20 bin 500 olan vaka sayısının 2011’de 15 bin 679’a düştüğünü, bunların 202’sinin yabancı uyruklu olduğunu söyledi.

Vakaların yüzde 59’unun erkek olduğunu belirten Torunoğlu, hastaların yüzde 97,6’sına ”Doğrudan Gözetimli Tedavi” uygulandığını bildirdi.

Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim Araştırma Hastanesi’nden Doç. Dr. Şeref Özkara da tedavisi son derece ucuz olan hastalığın uzun süreli takip gerektirdiğini belirtti.

Türkiye’de bütün sağlık kurumlarında oluşturulan bir protokole göre standart tedavi uygulandığını anlatan Özkara, tedavi sonrası hasta takibinin devam etmesi gerektiğini bildirdi.

Hasta yakınları da risk altında olduğu için kontrol edilmeleri ve koruyucu tedavi uygulanması gerektiğini ifade eden Özkara, her yıl bine yakın hastayı bu yolla tespit ettiklerini söyledi.

Doç. Dr. Özkara, dünyada 12 milyon verem hastası olduğunu, bunlara her yıl 8,7 milyon kişi eklendiğini, 1,4 milyonunun da hayatını kaybettiğini belirtti.

AA