Michael Douglas ile Zeta Jones boşanıyor

Star dergisinin kapağına taşıdığı iddiaya göre ünlü çiftin 13 yıllık evliliği bitiyor.

Douglas bir süre önce gırtlak kanserine yakalanmış ve tedavi görmüştü. Zorlu bir süreç yaşayan çift, Douglas’ın iyileşmesiyle yeniden eski mutlu günlerine dönmüştü. Fakat bu tedavi süresince yaşanan zorluklar Catherine Zeta Jones’un sağlığını kötü etkiledi. Güzel yıldızın yıllardır tekrarlayan bipolar bozukluğu yeniden ortaya çıktı.

Zeta Jones, geçtiğimiz aylarda bu yüzden bir rehabilitasyon merkezinde tedavi görmüştü. İddialara göre çiftin ilişkisini bozan da bu oldu.

Her ne kadar Catherine Zeta Jones evliliğini kurtarmaya çalışsa da Michael Douglas boşanmakta kararlı. Ünlü aktörün yakınlarına evliliklerinin çekilmez bir hale geldiğini söylediği öne sürüldü.

68 yaşındaki Douglas ile 43 yaşındaki Zeta Jones’un biri kız diğeri erkek iki çocuğu bulunuyor.

Boşanma sayısı artıyor

İstanbul Ticaret Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Haluk Yavuzer, Evlilik ve aile danışmanlığı ile çiftlerin ya da tüm aile üyelerinin iletişim biçimlerini fark etmeleri hakkında Aile Danışmanlık mesleğinin önemini İHA’ya anlattı.

“ÜLKEMİZDE BOŞANMALARDA DRAMATİK ARTIŞ VAR”

Geçmiş dönemde yaşanılan boşanma oranının şimdiye oranla daha az olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Haluk Yavuzer, “1972’lerde Türkiye’de önceleri boşanma oranı yüzde 7 idi. Batı Avrupa ve Amerika’da bir bölü üçtü. O zaman suçlu çocuklarda yüzde 22 idi. Günümüze baktığımızda 2000 yıllardan itibaren boşanmalarda dramatik artışlar var. Bu demektir ki aile içinde bir takım sorunlar yaşanıyor ve eş seçmeden başlayarak iletişim kurma becerilerinden başlayarak ciddi yığınlar halinde ailelerde sıkıntılar var. İşte söz konusu sorunuzun cevabında da yeni evlenecek bireylere danışman olarak eş seçme ve iletişim teknikleri kazandırma bağlamında, aile içerisinde sorun çözme bağlamında yardımcı olabilecek uzmanlara ihtiyaç var. Meslek buradan doğdu” dedi.

“AİLE DANIŞMANLARI DENEYİMLİ OLMALI”

Aile Danışmanlığı’nın deneyim ve birikim işi olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Yavuzer, “Bu bilginin yanı sıra, deneyime de gerek duyulan bir daldır. Psikoloji mezunları ve Psikolojik danışmanlık ve rehberlik mezunları başta olmak üzere; doktorlar, hemşirelik mezunları, sosyoloji, çocuk gelişimi ve eğitimi mezunları, sosyal hizmet mezunları 450 saatlik bir teorik ve uygulamalı eğitimi gördükten sonra deneyime de sahip olduktan sonra danışman olarak atanabilirler. Kadrolar açılmışsa kadrolu danışman olarak çalışırlar ya da özel bürolarını açarlar” diye konuştu.

“ÖNCELİKLE AİLE YAŞAM DÖNGÜSÜ VURGULANMALI”

İstanbul Ticaret Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Haluk Yavuzer, evlilik okulu adı altında yıllardan beridir yapılan öncelikle aile yaşam döngüsünün vurgulanması olduğuna dikkat çekerek, “Huzurlu aile ortamının sağlanması için ön koşulların vurgulanması gerekiyor. Ebeveyn olgunluğu, anne-baba olma, çocuk yetiştirme tutumları başta olmak üzere ailenin tüm aktörlerine, anne ve babaya hem psikoloji eğitimi, hem eğitim bilimlerinin eğitimi, hemde hukuk eğitimleri verilmesi gerekiyor. Böylelikle aileler evlilik kurumlarına bilinçli bir şekilde adım atabilirler. Sonrasındaki olası sorunları çözebilmek amacıyla da uzman arkadaşlarımızın bilgi birikimlerini güncelleştirerek deneyimlerini artırarak pratik yapmaları gerekecek” açıklamalarında bulundu.

“AİLE DANIŞMANI OLMAK TECRÜBE GEREKTİRİR”

Aile danışmanı olmanın öncelikli olarak tecrübe gerektirdiğini dile getiren Prof. Dr. Yavuzer, “Danışman olmanın süresi, iyi bir hekim, iyi bir uzman psikolog ne kadar zamanda olunurla aynıdır. Bunun için en az 6 yada 8 yıllık periyod gerekir. Böyle bir eğitimi aldıktan sonra hemen ofis açtım demek mümkün değil. Burada askeri birkaç yıllık deneyime ihtiyaç olduğunu vurgulamak istiyorum. 48. Yılını yaşayan bir öğretim üyesiyim ben. Bunu çok net söyleyebiliyorum. 9 bin aile tanımış hoca olarak konuşuyorum. Gördükçe, pratik yaptıkça eksikleriniz olduğunu fark ediyorsunuz. Pratik yaptıkça ustalaşıyorsunuz” şeklinde konuştu.

“ÖRGÜN VE YÜZYÜZE EĞİTİMLE BAŞARI SAĞLANABİLİR”

Prof. Dr. Haluk Yavuzer, üniversitelerin bu konuya desteği yüzyüze eğitim sistemiyle yaklaşması mümkün olabileceğini vurgulayarak, “Üniversitelerin deneyimli öğretim üyesi kadrosuyla bu konuya yaklaşması gerekir. Uzaktan eğitimle olmaz. Örgün bir eğitim sistemiyle yapılmalıdır. 450 saat kuramsal ve uygulamalı eğitim ciddi bir saat dilimidir. Bunun harfiyen gerçekleşmesi gerekir. Çok ciddi bir biçimde, en iyi kadroların örgün eğitim adı altında yüzyüze eğitimle hocaların öğrencilerine çeşitli örnekleriyle teorik ve pratik eğitilmesi daha verimli olacaktır” yorumunda bulundu.

Türkiye’de bir yıldaki boşanma rakamı

Ülke olarak bebek ve anne ölüm hızını en çabuk düşüren ilk 10 ülke arasına girdiklerini ifade eden Bakan Şahin, “Eğitimde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan hanımefendinin başlatmış olduğu ‘haydi kızlar okula’, ‘anne beni okula gönder’, ‘anne kız okuldayız’ kampanyası sonucunda 3 milyon anaya yoksulluktan dolayı çocuğunu okula göndermiyorsan ben sana mali destek veriyorum dedik. Bu bakımdan temel eğitimde kızları ve erkekleri eşit bir şekilde okula göndermiş durumdayız. Temel eğitimde yüzde 98,5’u yakaladık. Orta öğretimde yüzde 58,5’da 68,5’a çıktık” dedi.

Her şehirde bir üniversiteye kurulmasının ardından kız öğrenci oranının yüzde 19’dan yüzde 40’a çıktığına dikkat çeken Bakan Fatma Şahin, bunların 10 yıllık değişimin ve çalışmanın sonucunda ortaya çıktığını söyledi.

Bakan Şahin, Türkiye’de yılda 500 ile 600 bin evlilik olduğuna dikkat çekerek, “Yılda 100 ila 200 bin de boşanma meydana geliyor. Bu rakam 2001 ekonomik krizinde en yüksek değere ulaşmış ve 140 bin boşanma meydana gelmiş. 2008 de bir yükselme oldu ama alınan tedbirle bu düşürüldü. Biz bunların hiç birinin olmaması için 3 boyutlu sistemimizi çalıştırıyoruz. İlk olarak evlilik öncesi eğitime başladık. Nikah öncesi artık eğitim veriyoruz” şeklinde konuştu.

Boşanmaların yüzde 39’unun ilk 5 yılda meydana geldiğine dikkat çeken Bakan Şahin, boşanmalarla ilgili 5 ilde 450 çift üzerinde çalışma yaptıklarını ve çalışma sonucunda ayrılmak isteyen çiftlerden 75’ini boşanmaktan vazgeçirdiklerini aktardı.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Şahin, güvenlik butonu kullanmak istemediklerini aktararak, “Şiddeti hiç istemiyoruz. Kadına yönelik şiddetle, aile şiddetini Biz kız çocuklarımızın okutulması, sağlıkta dönüşümü ve kadının önemsenmesini istiyoruz” dedi.

Boşanma ve evliliklerle ilgili ilginç istitistik

 Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürü Ömer Bozoğlu, Türkiye’de her yıl ortalama 80 bin çiftin boşandıktan sonra ikinci bir evlilik yaptığını belirterek, ”Bunların yüzde 15’i de boşandığı eşiyle tekrar evleniyor. Bu boşanmaların yüzde 40’ı ise evliliklerin ilk 5 yılında gerçekleşiyor. Bunların da yüzde 50’si de ilk bir yıl içerisinde oluyor. Neden tek değil, ama ilk yıl boşanmalarda daha çok iletişim eksikliğinin sebep olduğunu biliyoruz” dedi.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nca ”Evlilik Öncesi Eğitim Programı” çerçevesinde Türkiye’de ilk olarak Bursa İl Jandarma Komutanlığı’ndaki bin 200 asker için düzenlenen ”Evlilik Öncesi Eğitim Programı”nın sertifika töreni yapıldı.

Bozoğlu, törende yaptığı konuşmada, Türkiye’de bir ilki gerçekleştirmiş olmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade ederek, ağırlıklı olarak illerde olan sosyal hizmet merkezi sayısını ilçelerde de arttırdıklarını belirtti. Ömer Bozoğlu, şunları kaydetti:

”Araştırmalarda aile içi sorunlara baktığımızda ‘Eşler arasında sorunla karşılaştığınızda kimden destek alırsınız?’ sorusuna eşlerin yüzde 62,8’i ‘Hiç kimseden destek almam’ cevabını veriyor. Bunun sonucunda da çözümsüz durumlar ortaya çıkıyor. Ağırlıklı olarak illerde olan sosyal hizmet merkezlerinin ilçelerde sayısını çoğalttık. Araştırma verilerine baktığımızda ülkemizde her yıl ortalama 500 bin ila 600 bin arasında evlilikler var. Bu çiftlerin arasında ise 100 ila 120 bin arası boşanmalar oluyor. Sonuç olarak Türkiye’de 80 bin çift boşandıktan sonra ikinci bir evlilik yapıyor. Bunların yüzde 15’i de boşandığı eşiyle tekrar evleniyor. Bu boşanmaların yüzde 40’ı ise evliliklerin ilk 5 yılında gerçekleşiyor. Bunların da yüzde 50’si de ilk bir yıl içerisinde oluyor. Neden tek değil, ama ilk yıl boşanmalarda daha çok iletişim eksikliğinin sebep olduğunu biliyoruz. Aile kurumunun teşekkülünde elbette bir eğitime ihtiyaç vardı. Ocak ayı sonu itibarı ile 81 ilde evlenmek üzere belediyelere başvuran çiftlere bu eğitimleri verecek altyapıya sahip olacağız. Eğitimlerin salonlarda kalmayıp, kuracağınız yuvanın sıcaklığına sıcaklık katacağına inanıyorum.”

-”Aile içi şiddet toplumun yarasıdır”-

İl Jandarma Alay Komutanı Albay Vedat Çolak da görev alanlarında yaşayan 400 bin vatandaşa güvenlik ve asayiş hizmeti verdiklerini belirtti. Çolak, şöyle konuştu:

”Toplumun yarası olan aile içi şiddet olaylarının jandarma sorumluluk sahasında 2010 yılında 242, 2011 yılında 197, 2012 yılında 194 olmak üzere toplam 623 aile içi şiddet olayı meydana gelmiştir. Bu olaylarla ilgili olarak toplam 217 tedbir kararı verildi. Halen 75 tedbir kararını takip ediyoruz. Aile içi şiddet olaylarının temel nedeninin eğitimsiz bireyler olduğu gerçeğinden hareketle Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü koordinesinde komutanlığımız bünyesinde vatani görevini yürüten Mehmetçiklerimize askerlik sonrası oluşturacakları aile kurumlarının daha sağlıklı bilgilerle kurulması ve bu sayede toplumun yapı taşı olan aile kurumunun sağlam temellere dayalı olmasına katkıda bulunmak maksadıyla eğitim faaliyetini gerçekleştirdik. Bu çalışma ülkemizde bir ilkin gerçekleştirilmesi nedeniyle ayrı bir önemi vardır.”

Tören, eğitime katılan askerlerden 5’ine temsili olarak sertifikalarının verilmesinin ardından sona erdi.

”Evlilikte İletişim ve Yaşam Becerileri”, ”Evlilik ve Sağlık”, ”Evlilik ve Hukuk” konularını kapsayan ”Evlilik Öncesi Eğitim Programı”n sertifika törenine, Bursa Vali Yardımcısı Mustafa Güney ile Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Sunay Özkul da katıldı.