Mahkeme kararları için kim ne dedi?

KEMAL KILIÇDAROĞLU

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, bugün verilen Ergenekon davası kararlarını değerlendirdi. Yazılı bir açıklama yapan Kılıçdaroğlu şu ifadeleri kullandı; “Demokrasilerde insanların, siyasi otoriteye bağımlı özel yetkili mahkemelerde değil, bağımsız, hukukun üstünlüğüne inanan normal mahkemelerde yargılanırlar. Bu nedenle özel yetkili mahkemelerin verdiği kararlar; hukuken, siyaseten ve ahlaken meşru kararlar değildir. Bu mahkemelerin verdiği kararlar gayrimeşrudur. 

Bu mahkemeler adalet dağıtmaz. Çünkü bunlar adından da anlaşılacağı üzere “özel yetkili mahkeme”lerdir. Bu mahkemeler siyasal gücün emrinde olan ve onun buyruklarını yerine getiren mahkemelerdir. ‘Hukukun üstünlüğü’ kavramı bu mahkemeler için geçerli değildir. Bu mahkemelerin temel işlevi ‘üstünlerin hukukunu’ yani siyasal iktidarın buyruklarını egemen kılmaktır.”

EGEMEN BAĞIŞ

Egemen Bağış, Twitter hesabında “Ergenekon diye bir örgütün varlığı ve bu örgütün meşru hükümeti devirmek için darbe planladığı tescillendi. Şimdi savunanları görelim!” diye yazdı.

Eski Bakan ve Başbakan Yardımcısı Bahattin Yücel ise Twitter’da kararı şöyle yorumladı: “Başbuğ silahlı terör örgütü yöneticiliği yaptığı gerekçesiyle ömür boyu hapis cezası aldıysa, TSK’nın terör örgütü olduğu tartışması başlar. Balyoz ve Ergenekon mahkumiyetleri, bugünden başlayarak, PKK ve Öcalan’ı da kapsayacak bir genel af tartışmasının yolunu açar.”

DEVLET BAHÇELİ

Bahçeli’nin açıklaması şöyle: ” İstanbul 13.Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen Ergenekon Darbe Davası’yla ilgili karar bugün itibariyle açıklanmıştır. Böylelikle 12 Haziran 2007 tarihinde başlayan söz konusu dava süreci ciddi sayılabilecek bir rötar, uzun ve sancılı bir seyirden sonra sonuca ulaşmıştır. Ergenekon Davası’nda 66’sı tutuklu olmak üzere 275 sanık yargılanmıştır. İstanbul 13.Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği cezalar hiç şüphesiz milli vicdanları kanatmış, adalet ve hukuk ilkeleriyle bağdaşmamıştır. Elbette hukuka saygı ve bağlılık herkes için, özellikle de hukuk insanları için esas olmalıdır. Milliyetçi Hareket Partisi hukukun üstünlüğüne her zaman riayet göstermiş ve bu tavrından da hiçbir şart altında ödün vermemiştir. Ancak İstanbul 13.Ağır Ceza Mahkemesi’nin yağmur gibi yağdırdığı cezaları sırf hukuka saygı adına hoş görmek, makul bulmak ve adaletle ilişkilendirmek nafile çaba olmanın ötesinde ahlaken de doğru sayılamayacaktır. Nitekim adalet bugün bir kez daha hançerlenmiş, tarafgir, sübjektif, önyargılı bakış bir kez daha kazanmıştır. Türk Silahlı Kuvvetleri açıklanan mahkeme kararlarıyla çok tehlikeli şekilde hırpalanmış, suçlanmış, aşağılanmış ve daha da kötüsü saygınlığıyla oynanmıştır.

SÜLEYMAN DEMİREL

Dokuzuncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Ergenekon davası kararlarıyla ilgili, “Hakkın hakim olması, adaletin hakim olması Türkiye’nin şerefidir. Önümüzdeki zaman içinde bu çok konuşulacak” dedi.

HALUK KOÇ

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Sözcüsü Haluk Koç, Ergenekon Davası kararlarıyla ilgili “Sonuçlar hukuk kararları değil, ağırlı olarak siyasi kararlardır. Siyasi yönlendirme ve telkinlerle alınmış kararlardır” dedi.

OKTAY VURAL

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Ergenekon davası ile ilgili, “Bizim aradığımız nedir? Yargının siyasallaşmadan hak ve hakikati, gerçeği bulması, adaletin tecelli etmesidir. Bu süreç içinde bu kararları milletin de vicdanına sığmalı, adaletin de vicdanına sığmalı.” dedi.

SERMİYAN MİDYAT

Darbe yapacağından şüphe edilen değil; darbeyi bizzat yapan ve gençleri asan Kenan Evren kaç yıl hapis yedi? Yemedi mi? Yemezler! 

AYLİN KOTİL

Bunun neden yapıldığı ile ilgili sanırım hepimizin aklına aynı şey geliyor… kararlara sevinenlere birgün aynı adalet uygulanır.

‘Vur de vuralım’

MHP Genel Başkan Devlet Bahçeli, 2 günlük bir program için gittiği Antalya’da partililer tarafından, ‘Vur de vuralım öl de ölelim’ sloganlarıyla karşılandı.

Karayoluyla Antalya’ya giden MHP Lideri Devlet Bahçeli’yi, kent girişinde, MHP Antalya İl Başkanı Osman Çetin başta olmak üzere MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal ve çok sayıda partili karşıladı. Ülkü Ocakları Antalya İl Başkanlığı, ‘Devlet Baba Öz Evlatların Emrinde’ yazılı pankartlarla Bahçeli’yi karşıladılar. Yoğun katılımlı karşılama törenine ilk olarak Bursa mitinginde söylenen, ‘Vur de vuralım öl de ölelim’ sloganı damgasını vurdu. Bu slogan eşliğinde MHP Lideri Bahçeli, arabasından indi, partilileri selamladı. Gelişine bir koçun da kurban edildiği karşılama sırasında partililer havaya dilek fenerleri bıraktı. MHP Lideri Bahçeli daha sonra kendisine eşlik eden konvoyla geceyi geçireceği Manavgat’a hareket etti.

BELEDİYE BAŞKANLARIYLA TOPLANTI YAPACAK

MHP Lideri Bahçeli, 2 günlük Antalya programının ilk gününde Manavgat’ta partili belediye başkanlarına hitap edecek. Ardından programına Antalya’nın Gazipaşa ve Alanya ilçelerinde devam edecek Bahçeli, pazar günü ise aynı toplantının kapanış oturumuna katılacak. Toplantının kapanış konuşmasını yapması beklenen MHP Lideri Bahçeli, Serik ve Aksu ilçelerinde teşkilatları ziyaret edeceği bildirildi.

Bahçeli: Kandil’i yakarız’

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a başkanlık için ülkeyi peşkeş çekemeyeceği uyarısında bulunan Bahçeli, “Senin milletin yok” ifadelerini kullandı

Yerel seçim çalışmaları kapsamında Karadeniz turuna çıkan MHP lideri Devlet Bahçeli, Ordu’nun Fatsa ilçesindeki aday tanıtım toplantısında hükümete yüklendi.
Milliyet’te yer alan habere göre; PKK’nın kaçırdığı kamu görevlilerinin tesliminde yaşananları eleştiren Bahçeli, “PKK’lılara elini vermeyen evlatlarımızın alnından öpüyor, hepsini tebrik ediyorum. Cenevre Sözleşmesi’yle ancak karşılıklı olarak devletlere tanınan hak ve yetkiler AKP sayesinde PKK’ya müzakereyle ikram edilmiştir. Teröristlerin yanında ayakta dikilen sekiz evladımız olmayıp, Türk milletidir. Yaşanan rezillikleri görmezden gelip de, sevinç çığlıkları atanlara, PKK’nın jest yaptığını şuursuzca dile getirenlere, insani bir tavır olarak yorumlayanlara, diyeceğim tek şey vardır: Alayınıza yazıklar olsun, milletimizin hakkı haram zıkkım olsun” diye konuştu.

Alaşağı edin

Çözüm süreci nedeniyle Ak Parti hükümetini eleştiren Bahçeli “Gelişmeler göstermektedir ki, AKP Kürdistan’a çanak tutmaktadır. Türkiye kimlerin eline kalmıştır. Biliniz ki devran dönecek, bu şarkı bitecek, bu karanlık devir tuzla buz olacaktır. Başbakan birlikte yürüdükleriyle hesap verecektir. İmralı canisiyle başkanlık ittifakına soyunmasının cevabını en başta Fatsalı kardeşlerimden alacaktır. Bu hesap kıyamete kalmayacak. Sadece ve sadece devlet başkanı olacağım diye her tarafıyla hırs bürümüş bir hırsa yüklenmiş kişiyi, yeter artık diyebilecek bir Cumhurbaşkanlığı seçiminde alaşağı ediniz” ifadelerini kullandı. Akşam saatlerinde partisinin Ordu il teşkilatıyla salon toplantısında bir araya gelen Bahçeli, şunları kaydetti:

Başkanlık Sistemi tuzak

“Başkanlık sistemi bir tuzaktır. Devlet başkanı olacağım diye memleketi peşkeş çekemezsin. Sayın Başbakan, bağımsız Kürdistan diye söylemediğin bir niyetin mi var? Amerika’ya bir gizli, başkalarına söylemediğin sözün mü var. Gel bunu milletine de söyle. Ama senin milletin yok. Başbakan ile İmralı canisi şıracı ile bozacı olmuşlar, birbirlerine şahitlik etmeye başlamışlardır. Şayet süreçte amaçlanan İmralı canisinin affı, PKK’nın siyasete taşınmasıysa, biz var oldukça bunun gerçekleşmesi rüyada bile olmayacaktır. Süreçten kastedilen vatanımızın bir bölümünü ayırmak, özerklik inşa etmek, çok kimlikli, çok dilli ortaklıklar devleti kurmak ise bunun karşısına bozkurt gibi dikiliriz. Türkiye’nin var olması, Türk milletinin ayakta kalması için her şeyi göze alacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın. Milletimiz bize yetki verirse Çanakkale ruhunu rehber yapar, Milli Mücadele meşalesini yakar, Türk milletinin zafer yoluna düşer, İmralı’yı yıkar, Kandil’i yakarız.”

Bahçeli’den çok sert tepki

MHP Lideri Devlet Bahçeli Öcalan tarafından hazırlanan mektupların Kandil ve Avrupa’ya götürülmesiyle süren gelişmelere çok sert tepki gösterdi ve Başbakan Erdoğan’ı “vatana ihanet” ile suçladı. Yaşanan gelişmeler karşısında Cumhuriyet Savcılarının suskun kalmasının anlaşılır şey olmadığını belirten Bahçeli, “Türk ordusunun peşine düşen ve adeta PKK’yı memnun etmek ve süreç isimli çöküşü güçlendirmek için gün aşırı tutuklamalar yapan savcılar ve hâkimler Türkiye’nin imhaya doğru gittiğini görmezden gelmektedirler” dedi. Bahçeli, Başbakan ve hükümeti için mutlak sonun yakın olduğunu belirtirken “Türk milleti hainlerin cirit atacağı, barış ve çözüm diyerek bölücülüğü ve terörü meşrulaştıracakları bedevi kabilelerden müteşekkil çöl topluluğu hiç değildir” dedi. Bahçeli, mektup taşıyan milletvekilleri için “çürümüş” ifadesini kullandı.

-“BAŞBAKAN HER ÇİRKEFLİĞİ GÖZE ALDI”-
MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli “İmralı canisiyle yapılan pazarlıklar ve yaşanan mektup rezaleti” konulu yazılı açıklama yapı. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Türkiye’nin mahvına sebep olacak, Türk milletinin parçalanmasına yol açacak karar ve adımlarının iyice pervasızlaştığını ve tamamen kontrolden çıktığını belirten Bahçeli, “İmralı canisinin desteğiyle, milli varlığımıza, milli kimliğimize ve milli tercihlerimize idam fermanı hazırlamakla meşgul olan Başbakan, ülkemizi bölünme kuyusunun içine atmak için her çirkefliği ve her çirkinliği göze almıştır” dedi.

Bahçeli, hayret ve esef verici bir şekilde, etnik temelli bölücü terör ve İmralı’da yatan elebaşısının, AKP tarafından çözümün ve barışın adresi olarak taltif edildiğini ve böylesi bir mevkie hızla terfi ettirildiğini iddia etti.

-“HÜKÜMET SİYASİ GELECEĞİNİ VE TÜRKİYE’NİN AKIBETİNİ BEBEK KATİLİNE BIRAKTI”-

Hükümetin tüm umut ve beklentisini İmralı canisine bağladığının, siyasi geleceğini ve Türkiye’nin akıbetini bu bebek katilinin kanlı ellerine bıraktığının görüldüğünü iddia eden Bahçeli şöyle dedi.

“Başbakan Erdoğan; en sonunda tüm hatlarıyla bölücü teröre teslim olmuş, boyun eğmiş ve bu şekilde gurursuzluğun dibine batmıştır. Türkiye’nin yakın tarihinde, hiç bu kadar küçülen, milli değerlerine yabancılaşan ve milli kimliğini hor gören bir başbakan ve hükümete rastlanmamıştır. Türk milleti; art niyetli, menfaat düşkünü, kimliğini batı başkentlerinde kaybetmiş, haysiyeti iki paralık olmuş, saygınlığı ve şerefi çoktan İmralı ve Kandil bataklığına gömülmüş bir zihniyet tarafından bölücülük çemberine alınmış, çözüm kapanına hapsedilmiştir. AKP hükümeti sözde barış ve çözüm kandırmacısı altında var olan tüm milli ve moral değerlerimizi linç etmeye, eritmeye, gözden ve çaptan düşürmeye ahlaksızca yönelmiştir. İmralı canisinin suflörlüğü altında, Başbakan milliyetçiliği ırkçılık olarak görüp ayaklar altına almakta, Türklüğü ise etnik bir seviyeye indirmeye cüret etmektedir.”

PKK ve İmralı canisinin kullandığı üslubu aynısıyla sahiplenen Başbakan’ın, milleti çarpıtmak, içini boşaltmak ve değersizleştirmek için varını, yoğunu ortaya koyduğunu iddia eden Bahçeli, “Teröristbaşıyla münasebetlerin sıklığı, müzakerelerin uzun bir süreden beri devam etmesi Başbakan’ı uyuşturmuş, şuurunun kapanmasına neden olmuştur. Bugün ülkemizin tek gündemi İmralı’da yatan teröristin ne zırvaladığı, neyi tavsiye ettiği ve neleri istediği noktasında toplanmış ve belirginlik kazanmıştır” dedi. Bahçeli şöyle devam etti:
-“ÇÜRÜMÜŞ MİLLETVEKİLLERİNİN MEKTUP TAŞIMASI SÖZÜN BİTTİĞİ YER”-

“Kaldı ki İmralı canisi tarafından yazılan mektuplar her şeyin önüne geçmiş, kuryeler telaş ve heyecanla mesajları muhataplarına taşımaya başlamıştır. Başbakan Erdoğan’ın yönettiği Türkiye’de, teröristlerin milletvekilleri vasıtasıyla haberleşmeye, görüş alışverişlerinde bulunmaya hiçbir endişe belirtisi göstermeden devam etmişlerdir. İmralı’dan yazılan mektupların Başbakan tarafından paraf edilerek, çürümüş BDP’li milletvekilleri tarafından Irak’ın kuzeyinden Kandil Dağı’na götürülmesi sözün bitişine ve ihanetin artık her yeri kapladığına kanıt sayılmalıdır. İmralı canisi ile örgütü arasındaki diyaloglar, AKP-BDP müttefikliğiyle heyecanla yayılmaya ve yaygınlaştırılmaya çalışılmaktadır. Başbakan ve hükümetinin bu hallere düşmesi iflah olmaz ve tedavi edilemez bölücülük özelliğinden ve Türk milleti hasımlığın kaynaklanmaktadır. Bunlar oluyorken, Cumhuriyet savcılarının suskun kalması anlaşılır ve kabul edilir gibi değildir. Türk ordusunun peşine düşen ve adeta PKK’yı memnun etmek ve süreç isimli çöküşü güçlendirmek için gün aşırı tutuklamalar yapan savcılar ve hâkimler Türkiye’nin imhaya doğru gittiğini görmezden gelmektedirler.”

-“BAŞBAKAN ERDOĞAN’IN POLİTİKALARI AÇIKÇA VATANA İHANET”-

Siyaseti çıkar ve ikbal fırsatı olarak gören ilkesiz AKP zihniyetinin, ahlaktan uzak ve milli değerlerden yoksun yönetim anlayışını hâkim kılmak, Türkiye’yi bölmek için İmralı canisi ve çetesiyle elele verip terör elçiliği yapmakta tam olarak karar kıldığını öne süren Bahçeli, “Artık kuşkuya yer bırakmayacak şekilde anlaşılmıştır ki, vatanımız için başka coğrafyalarda düşman ve işbirlikçi aramaya gerek yoktur. AKP hükümeti yaptıklarıyla, karanlık icraatlarıyla düşmana ihtiyaç bırakmamıştır” dedi. Bahçeli şu konulara değindi:

“-Başbakan Erdoğan’ın Türk milletini bitirmek, Türkiye’yi çökertmek için uyguladığı politikalar, hangi seviyeden ele alınırsa alınsın açık bir şekilde “Vatana İhanet’ suçu oluşturmaktadır.

-İmralı canisinin elinde oyuncağa dönüşen, köle gibi peşinden sürüklenen ve kanlı emellerinden çözüm uman Başbakan ve partisi yaptıklarının, açtıkları derin yaranın bedelini mutlaka ödeyecektir.

-Türkiye sahipsiz, çaresiz ve kadersiz değildir.

-Türk milleti hainlerin cirit atacağı, barış ve çözüm diyerek bölücülüğü ve terörü meşrulaştıracakları bedevi kabilelerden müteşekkil çöl topluluğu hiç değildir.

-Dün katliamları sevk ve idare eden caninin, bugün sözde barış ve çözüm sürecini yönetir hale gelmesi, Başbakan Erdoğan’ın da İmralı’ya iki de bir tekmil veren, durum raporu sunan ve süreçle ilgili arz notu yazan bir bedbahtlığa ve zillete düşmesi Türk milletinin başına gelebilecek en vahim musibetlerden birisidir.

-Başbakan ve hükümeti için mutlak son yakındır.

Devlet Bahçeli’nin doğal halleri sempatik

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, gazetecilerle bir arayageldi, gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Sorulara zaman zaman esprili cevaplar da veren Bahçeli, kopya çekme tekniklerini anlattı; Melihat Gülses dinlediğinden bahsetti.

Bahçeli, medya organlarının MHP muhabirleri ile yemekte bir araya geldi.
Yemek boyunca gündemdeki konulara ilişkin görüşlerini açıklayan Bahçeli,Türkiye’de gündemin aydınlar ve basın tarafından belirlenmesi gerekirken,Başbakan Erdoğan tarafından belirlendiğini ileri sürdü.

”GÜNDEMİ BAŞBAKAN BELİRLİYOR”

“Dokunulmazlık konusu gündeme getirildi, pazarlık konusu yapıldı, gündem değiştirmek için yapılıyor. Gündemi basının belirlemesi gerekirken Başbakanbelirliyor. Türkiye’de olaylar oya gibi işleniyor konular birbiri ile ilişkili. Senaryoyu kim yazıyorsa çok iyi yazıyor, Muhteşem Yüzyıl senaryosundan daha iyi yazıyor”diyen Bahçeli, “AKP’nin ne yapmaya çalıştığını anlamakta güçlük çekiyorum”görüşünü dile getirdi.

“AK PARTİ YÜZDE 1 OY KAYBETSE..”

Türkiye’nin önünde yerel seçimler, cumhurbaşkanlığı seçimi ve genel seçimler olduğunu anımsatan Bahçeli, Ak Parti’nin yüzde 1 oy kaybının, kendi 10 yılının özeleştirisini yapmasını sağlayabileceğini belirterek “O anlamda hayırlı da olabilir, çözülme, çöküş ve hesaplaşma başlar” diye konuştu.
Devlet Bahçeli ayrıca Cumhurbaşkanlığı için en az yüzde 51 oy “hayali kuran” birinin, yüzde 40 oy alırsa ikinci tura devam edip etmeyeceğinin önemli olduğunuvurguladı.
Bahçeli, cumhurbaşkanlığı için muhalefetin ortak adayı olmadığını da belirterek bu konuda partiler arası konuşulan bir şey olmadığını bildirdi. Bahçeli, “Medya ise zaten ya A olacak ya B olacak diyor” dedi.

“KERKÜK ZİYARETİ GÖNDERMESİ”

“Herhangi bir yurtdışı gezisi planlıyor musunuz?” sorusu üzerine Bahçeli, Başbakan Erdoğan’ın kendilerini gezmemekle suçladığını anımsatarak Erdoğan’ıngezdiği ülkelerin kaçı ile Türkiye’nin sosyo-ekonomik ilişkileri olduğunun belli olmadığını savundu. “Biz bir yer düşündük, ona da izin çıkmadı” diye konuşan Bahçeli, “Kerkük ziyaretimizin amacı bugün daha iyi anlaşılıyor” dedi. Karabağ’agitmeyi planladığını belirten Bahçeli, Kırgızistan’ın da Türk dünyasının en fakir ve en yalnız ülkesi olduğunu vurgulayarak özel ilgi gösterilmesi gerektiğini bildirdi.

“DHKP-C TAŞERON BİR ÖRGÜT”

ABD Büyükelçiliği’ne yönelik saldırıyı değerlendiren Bahçeli, “DHKP-C, toplumsal tabanı olmayan taşeron bir terör örgütüdür” nitelendirmesinde bulundu.
“Başkanlık sistemi ile büyükşehir belediyesi yasası arasında pamuk ipliğine bağlı ince bir bağlantı var. Bu bağlantı koparsa ülke bölünür” diyen Bahçeli, anaların ağlamaması yönündeki yaklaşımlarla ilgili olarak da “(Yaşa ve yaşat) ilkesi bizde geçerli, bu ilkeyi benimseyenler anaların ağlamasını ister mi?” diyesordu.

KOMUTANLARIN YARGI SÜRECİ

Komutanlardan bazılarına yönelik yargı sürecine de değinen Bahçeli,”Genelkurmay Başkanına terörist denilmesi” ile ilgili Başbakan Erdoğan’ın, sözünün arkasında durarak düzeltmesi gerektiğini bildirdi. MHP Lideri, AK Parti’nin tutuklu subaylar için bir teklif hazırlığının olup olmayacağına yönelik bir soruyu yanıtlarken, Adalet Bakanlığı’nın başlangıçtan bugüne yaptığı düzenlemeler göz önüne alınırsa bunun yapılabileceğini belirterek “Bunun için hukuk fakültesi öğrencisi olmaya bile gerek yok” görüşünü dile getirdi.

“9 BÖLGEDE 9 MİTİNG”

Bahçeli, 8-9 Şubat 1969’da kurulan partisinin kuruluş yıl dönümü dolayısıyla 9 Şubat’ta Ankara Arena’da “Gelecek sizin, siz geleceksiniz” adıyla bir şölendüzenleyeceklerini bildirdi.
Bahçeli, yerel seçimler için ise 9 bölgede 9 miting yapacaklarını ve her birine “Bayrak”, “Türkçe” ve “Ülkem” gibi değişik isimler vereceklerini söyledi.

“ÜLKÜCÜ ALLAH’A TESLİM OLMUŞ GÜVENLİK SORUNU OLMAZ”

MHP Genel Başkanı Bahçeli, “Üniversitelerden konferans daveti geliyor mu, güvenlik için mi katılmıyorsunuz” şeklindeki bir soru üzerine “Ülkücünün güvenlik sorunu olmaz, Allah’a teslim olmuş olanın güvenlik sorunu olmaz” dedi.
Bahçeli, “Öğrenci olaylarının en yoğun olduğu dönemde benim sınıfımın yarısı devrimci olduğu halde olay olmazdı” diye konuştu.

KOPYA ÇEKME TEKNİKLERİ

Öğretim üyeliğinin kendine özgü güzelliği olduğunu anlatan Bahçeli, öğrencilerin kopya çekme tekniklerini de anlattı. Bahçeli, gülümseyerek, 40-45 puan alan öğrencilere “Merak etmeyin devlet yardımı var” dediğini kaydetti.

“MELİHAT GÜLSES’İ DİNLİYORUM”

Zaman zaman otomobili ile şehir turu attığını belirten Bahçeli, “Arabada şu aralar Melihat Gülses’i ve özellikle de ‘Fikrimin ince gülü’ adlı şarkısını dinliyorum” dedi.

Bahçeli, teşkilatların Ankara’ya gelerek hizmet içi eğitim almasının hem maddi hem de zaman açısından yük getirdiği için online eğitim projesine başladıklarını bu anlamda 1 Şubat’ta Ankara, Yalova, Kocaeli ve Gaziantep’de pilot uygulamayı gerçekleştirdiklerini anlattı. Bahçeli, bu teknoloji ile 500 teşkilata aynı anda uzaktan eğitim verilebildiğine işaret etti.