Akaryakıtta beklenen indirim geldi

Yapılan fiyat değişikliğiyle Ankara, İstanbul ve İzmir’de litresi 4,65-4,63 lira arasında satılan 95 oktan kurşunsuz benzin 4,58-4,57 liraya;

 4,10-4,08 liraya satılan motorin ise 4,02-4,00 liraya indi.

Akaryakıt ürünlerinin perakende satış fiyatları, dağıtım şirketlerinin maliyetine ve rekabet şartlarına, illere ve söz konusu şirketlere göre litrede birkaç kuruş farklılık gösterebiliyor.

Webo geldi böyle oldu

Teknik direktör Aykut Kocaman’ın ısrarıyla İstanbul Büyükşehir Belediye’den transfer edilen Pierre Webo’un gelişiyle birlikte Fenerbahçe’nin çehresi de değişti. Hiç uyum sorunu yaşamayan Kamerunlu oyuncu, ilk maçından itibaren ortaya koyduğu futbol, attığı goller ve yaptığı asistlerle takımına çok büyük katkı sağladı. Sow’la çok iyi bir uyum sağlayan ve rakip savunmalara yaptığı baskıyla, takım savunmasını ileride başlatan Webo, sakatlığı nedeniyle son 3 maçta forma giyememişti. Dün akşam yeniden ilk 11’de sahaya çıkan tecrübeli futbolcu, 3 hafta sahalardan uzak kalmamış gibiydi.

9. resmi maçında 5. golü

İlk dakikadan itibaren canlı, istekli, hırslı oyunuyla dikkat çeken Webo, 47. dakikada Mehmet Topuz’un ortasından gelen topu kafayla kaleye gönderdi. Kaleci Oğuz, yerinde bir hamleyle topu çeldi ama Webo’nun durmaya niyeti yoktu. Pozisyonu takip etti, meşin yuvarlağı bu kez sağ ayağıyla şutlayıp, ağları gönderdi. Bu, onun Fenerbahçe’deki 9. resmi maçında attığı 5, Aykut Kocaman’ın teknik direktörlüğü dönemindeki 200. golüydü. Akhisar ağlarını 2 maçta 4 kez havalandıran Kamerunlu yıldız, formasını giydiği Fenerbahçe’ye ise 3 maçta 4 gol atma başarısı göstermişti. Yıldız oyuncu, 2’si Belediye, 2’si Fenerbahçe formasıyla çıktığı Kadıköy’deki 4 maçtan da gol atarak ayrılmayı başardı.

2012’de 1 milyon 228 bin trafik kazası meydana geldi

Kırklareli Polis Evi’nde yapılan bilgilendirme toplantısında konuşan Trafik Tescil ve Denetleme Şube Müdürü Yaşar Dağlı, “Türkiye’de 2012 yılında 1 milyon 228 bin trafik kazası meydana gelmiş. Bu kazalarda, kaza yerinde ölen kişi sayısı 3 bin 835. Hastanede ölen vatandaşlarımızla birlikte yılda ortalama 10 bin vatandaşımız trafik kazasında hayatını kaybediyor” dedi.

Dünyada her yıl trafik kazaları sonucu 1 milyon 25 bin kişi yaşamını yitirdiğini ve kazalarda 50 milyon kişi sakat kaldığını belirten Dağlı; 

“Dünyada meydana gelen kazalarda 500 milyar dolardan daha fazla maddi zarar meydana geliyor. Rusya’da 80 kadar Avrupa ülkesinin katıldığı bir çalışma yapıldı. Bu çalışmanın sonucunda her ülke projeler üretilsin, denetimle ilgili çalışmalar yapsın ve bunun sonucunda da her yıl trafik kazaları ile ilgili her ülkenin karnesi oluşturulma kararı alındı. Kırklareli’de en çok kazaların meydana geldiği Edirne Caddesi, İnönü Caddesi ve Eriklice Caddesinde radar uygulamaları yapacağız. Hedefimiz 2020 yılına kadar Türkiye’de meydana gelen ölümlü kazaları yüzde 50 azaltmak. Ülkemizde meydana gelen kazalara baktığımız zaman 2012 yılında 1 milyon 228 bin trafik kazası meydana gelmiş. Bu kazalarda, kaza yerinde ölen kişi sayısı 3 bin 835. Hastanede ölen vatandaşlarımızla birlikte yılda ortalama 10 bin vatandaşımız trafik kazasında hayatını kaybediyor. Kırklareli’de emniyet kemeri takılması konsunda son zamanlarda çok sık teftişler yapıyoruz. Denetimlerimiz vatandaşımızı emniyet kemeri şehir içinde emniyet kemeri takması konusunda ikna edene kadar denetimlerimiz sürecek. Kırklarelililer şehirler arası yollarda yüzde 95 emniyet kemerini takıyor fakat şehir içinde emniyet kemeri takma durumu çok az. Vatandaşımız en yüksek 50 kilometre hız ile gidiyorum emniyet kemeri takmama gerek yok diyor ama ani frende o hız insanın ölümüne bile sebep olabilir” dedi.

Dağlı, fahri trafik müfettişlerine sürücülerin ve araç içinde bulunanların mutlaka emniyet kemeri takması konusunda uyarılması gerektiğinin altını çizdi.

Bahar Geldi, Alerjiye dikkat!

Zeki Dursun’un haberi

Doç. Dr. Maden ilk olarak alerjiyi anlattı. Maden, “Alerji dediğimiz olay, vücuttaki belli hücrelerin belli maddelere karşı aşırı duyarlılık göstermesi ve vücudumuzun ona karşı değişik organ sistemleriyle tepki göstermesidir. Alerji değişik organ sistemlerini etkileyerek şikayetlere neden olabilir. Bu eğer burnumuz etkilenirse ‘Alerjik Rinit’ diğer adıyla ‘Saman Nezlesi’ olabilir, akciğerlerimizi etkilerse alerjik Astım olabilir. Alerji, kişilerde mide bağırsak sistemini etkileyebilir, ishal şeklinde kendisini gösterebilir, bazı insanlarda cilt döküntüsü şeklinde kendisini gösterebilir, bazı insanlarda da göz yaşarması ve kaşınmalara neden olarak alerji kendini gösterebilir. Bizim göğüs hastalıklarında esas ilgilendiğimiz konu alerjik astım ve sıklıkla birliktelik gösterdiği Alerjik Rinit (kulak, burun, boğazla bölümüyle birlikte)’tir. Diğer alerji şikâyetleriyle gelen vatandaşlarımızla da ilgileniyoruz” diye konuşarak alerjinin nasıl bir hastalık olduğundan ve alerjinin etkilerini açıkladı.

ÜLKEMİZDE ALERJİ RAHATSIZLIĞININ ORANI YÜKSEK

Alerjik Rinit ve alerjik Astımın diğer alerji türlerine göre üzerinde daha sık durulması gerektiğini ifade eden Maden, “Özellikle alerjik Astım ve Alerjik Rinit mevsimsel olarak ortaya çıkabiliyor. Alerjik Rinit yani saman nezlesi iki çeşittir. Birincisi yıl boyunca süren perineal dediğimiz Alerjik Rinittir. İkincisi de mevsimseldir. Mevsimsel alerji özellikle bahar aylarında çiçeklerin açmasıyla; ot, çiçek ve ağaçların polenleriyle birlikte belli şikâyetlere neden oluyor. Mutlaka müdahale ve tedavi edilmesi gerekiyor. Alerjik Rinit ile astımın birlikteliği çok sıktır. Astımı olan kişilerin hemen hemen yüzde 80’inde bu şikâyetler vardır. Alerjik Rinit alerjisi olanlarında hemen hemen yüzde 40-50’sinde astım ortaya çıkıyor. Astım ile Alerjik Rinit alerjisinin ikisine biz tek havayolu hastalığı diyoruz. Çünkü ikisi de burunda başlayıp akciğere kadar etkili oluyor. Özellikle şimdi bahar mevsimine giriyoruz, birçok hastamız burun akıntısı, hapşırma, gözlerde kızarıklık, burun tıkanıklığı, öksürük ve astım hastalarında kötüleşme gibi şikâyetlerle bize başvuruyor. Bizde tedavilerini yapmaya çalışıyoruz ve mutlaka bu konuda halkı bilinçlendirmemiz gerekiyor. Çünkü Türkiye’de Alerjik Rinit (saman nezlesi) sıklığı yüzde 10’larda, astım sıklığı yüzde 5, yüzde 10 arasında. Dolayısıyla toplumumuzun çok ciddi bir kısmını etkiliyor bu iki hastalıkta. Bu yüzden halkımızda bu tür şikâyeti olan kişilerin mutlaka hekimlere başvurması gerekiyor” dedi.

KORUNMA YOLLARI VAR VE İHMAL EDİLMEMELİ

Alerjiden korunma yolları hakkında da bilgiler veren Doç. Dr. Emin Maden, “Bunların korunma yolları var. Özellikle Alerjik Rinitten korunma çok önemli. Çünkü Alerjik Rinit ve Astım alerjisi, ömür boyu sürebilecek bir hastalıktır. Bu hastalıklara tutulmuş hastalar, ilaçlarını düzenli kullanırlarsa ve korunmaya dikkat ederlerse hayatlarını konforlu bir biçimde sürdürebilirler. Yıl boyu süren Alerjik Rinitin en büyük nedeni ev tozu akarları dediğimiz çok küçük, mikroskopla görülebilecek canlılardır. Hamam böcekleri, küf mantarları bunlar evimizin içinde olan şeyler. Bir de evimizin dışında olan ot, çiçek, ağaç polenleri ve hububatlar da alerjiyi oluşturan etkenlerdendir. Bunlarda Mevsimlik Alerjik Rinit alerjisine neden olur. Bu alerjilerden kurtulmak için ilk önce evimizde gerekli önlemleri almalıyız. Özellikle yatak odalarında yoğun olarak bulunan ev tozu akarlarına dikkat etmeliyiz. Yatak odalarındaki halılar kesinlikle kaldırılmalı. Yatarken nevresimsiz bir şekilde battaniye örtünmemeliyiz ve nevresim yatak örtüleri 60 derecenin üstünde sıcak kaynar su da yıkanmalı. Eğer evlerin içinde çiçek varsa onları balkonlara çıkarmalıyız. Evin ısısına ve nemine dikkat etmeliyiz. Çok sıcak ve nemli ev ortamı iyi değildir, buralarda küf mantarı daha fazla üreyebilir. Bu yüzden evde sıcaklık 20-22 derece olmalıdır.

Dış ortama gelince, evlerimizi sabah havalandırmamalıyız. Çünkü polen yükü en fazla sabah erken saatlerde olur. Bu yüzden mümkün olduğu kadar öğle saatlerinde, öğleden sonra evlerimizi havalandırmalıyız. Eğer bahçede çalışması gereken hastalar varsa kesinlikle alerji ilaçları kullanmalılar” şeklinde konuştu.

Alerjinin ne zaman ortaya çıkacağının belli olmadığını söyleyen Maden, alerjinin 30 yaşında da, 40 yaşında da çıkabileceğini belirterek, “Alerji her yaşta her kişide çıkabilir. Bunun için herkes tedbirli olmalı, kendisini yoklamalı ve eğer şikayetleri varsa kesinlikle hekimlere başvurmalı ve kesinlikle ihmal etmemelidir” diyerek vatandaşlara uyarıda bulundu.

25 asker ile 25 PKK’lının ailesi bir araya geldi

VALİ VE EMNİYET MÜDÜRÜ DE KATILDI

Şanlıurfa’da faaliyet gösteren çeşitli STK’lar, barış sürecine katkı sunmak amacıyla, değişik tarihlerde çıkan çatışmalarda şehit düşen asker ile PKK’lı aileleri için barış yemeği verdi. Çamlık Lokantası’nda düzenlenen 25 şehit ailesi, 25 PKK’lı ailesinin hazır olduğu barış yemeğine; Şanlıurfa Valisi Celalettin Güvenç, Emniyet Müdürü Mehmet Likoğlu ile STK temsilcileri katıldı.

DİKKAT ÇEKEN PANKARTLAR

‘Allah’ın dostu Hz. İbrahim’in memleketi dostluk ve kardeşliğin başkenti Şanlıurfa’dan barış çağrısı’, ‘Kardeşini yakan Nemrut değil Hz. İbrahim’in ateşine su taşıyan kul ol’, ‘ Barış sürecek insanlık kazanacak’, ‘Yeter artık, Edi Bese’, ‘Artık analar ağlamasın’, ‘Gözyaşlarımız sevinç gözyaşları olsun’ yazılı pankart ve dövizlerin duvarlara asılı olduğu yemeğe gelen ölen asker ve PKK’lı aileleri karanfillerle karşılandı.

“KALBİMİZLE DESTEKLİYORUZ”

STK temsilcileri adına yemekte konuşan ve ilk kez şehit ve PKK’lı ailelerin yan yana getirildiğini söyleyen Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sabri Ertekin, “Bugün burada hayırlı bir iş için toplanmış bulunuyoruz. Son zamanlarda hükümetimizin yaptığı cesur atılımlarla barış ümidimiz her zamankinden daha fazla arttı. Siyasi kaygıları değil insani kaygıları öne alan, büyük risk taşıyan ancak inşallah gerçekleşmesiyle ülkemize de kazancı çok büyük olacak olan bu girişimleri takdirle karşılıyor, toplumu oluşturan sessiz çoğunluğun sesi olarak bütün kalbimizle destekliyoruz” dedi.

VALİ GÜVENÇ KÜRTÇE ‘YETER ARTIK’ DEDİ

Yemekte konuşan Şanlıurfa Valisi Celalettin Güvenç ise annelerin artık ağlamamasını dilediklerini ifade etti. Barış için bir araya gelen ailelere de teşekkür eden Vali Güvenç, “Artık bu ülkede analar ağlamasın. Kürt anası da, Türk anası da, Arap anası da ağlamasın, çocuklarımız heder olmasın. Anlamsız yere kimse kara toprağa düşmesin. Anlamsız yere bu ülkenin kaynakları ve milyarları harcanmasın. Bu ülkeye hizmet edecek olan çocuklar sağda solda heder olmasın, gelsinler insan gibi yaşasınlar, ailesine, toprağına hizmet etsinler. Süreç bu ülkede kardeşlikten yana, demokrasiden yana, geleceğin aydınlatılmasından yana işlemeye başlamıştır. Herkes yüreğindeki bir sızıyla yaşamaktan kurulacaktır. Bu defterin kapanması, beyaz bir sayfanın açılması ve kucaklaşmak lazımdır. Artık karanlık dönem bitmiştir. Son söz olarak analar artık ağlamasın diyorum ve ben de Kürtçe yeter anlamında kullanılan ‘edi bese’ diyorum.”

Yemekte konuşan ölen PKK’lıların anneleri de barış isteyerek, “Ölümleri en iyi anne yüreği bilir. Artık hiçbir annenin ağlamasını istemiyoruz. Barış için herkes bu taşın altına elini koysun. Ne Türk, ne Kürt kimse ölmesin. Bir an önce ülkemize kalıcı barışın gelmesini diliyoruz” dedi.

Konuşmaların ardından program şehit ve PKK’lı ailelerinin birlikte dua okuması ile son buldu.

BlackBerry 10’a Whatsapp geldi!

BlackBerry 10 işletim sistemli telefonların satışa sunulmasından önce Whatsapp’ın bu telefonlar için yayınlanmayacağı haberleri gündeme bomba gibi düşmüştü. Telefonların halihazırda pazara sunulmasıyla beraber Whatsapp bu telefonlara uygulama yayınlamazken, üretici Blackberry de hemen her akıllı telefonda kullanılan popüler uygulamanın kendilerinde bulunmaması nedeniyle zor günler geçiriyordu.

Ancak bugün bu konuda önemli bir gelişme yaşandı. Whatsapp BlackBerry 10 işletim sistemi için yayına verildi. Kullanıcılar bugünden itibaren Whatsapp’ı BlackBerry Z10 ve Q10 telefonlarında kullanabilecek.

Uçağı rötar yapanlara yeni haklar geldi

Bunlar arasında 12 saatten fazla rötar olması durumunda yolcuların rakip havayolu şirketlerin uçaklarıyla uçurulması da var. Yeni haklar çerçevesinde, tazminat gerektiren olağanüstü koşullar da yeniden tanımlanıyor.
 
Örneğin uçaktaki mekanik arızalar bu gruba girmiyor ama doğal afetler ve trafik kontrol görevlilerinin grevi yolcular için tazminat hakkı doğuruyor.

Komisyon 2014’ten önce yürürlüğe girmesi beklenmeyen bu kuralların havayolu şirketleri ve yolcuların haklarına açıklık getireceğini belirtiyor.

Komisyonun ulaştırmadan sorumlu üyesi Siim Kallas, “Önemli olan yolcuların haklarının kağıt üzerinde kalmaması. İşler ters gidince, haklarımızın ne olduğunu kesin olarak bilebilmeliyiz. Mahsur kalan yolcular için önceliğin bir an önce evlerine varmak olduğunu biliyoruz. Bu yüzden bilgilendirme, yolculara ilgi gösterilmesi ve yeni uçuşun ayarlanmasına odaklanıyoruz” dedi.
 
İzlanda’da 2010’da yanardağdan yükselen kül bulutları nedeniyle Avrupa’da günlerce uçak seferleri yapılamamıştı.
 
Bu dönemde havayollarının sorumlulukları konusunda karmaşa yaşanmıştı.
 
Bazı havayolu şirketleri başlangıçta yolcuların masraflarını karşılama konusunda gönülsüz davranmış, ancak Avrupalı yetkililerin müdahalesiyle geri adım atmıştı.
 
En fazla üç gün konaklama
 
Ryanair yakın bir zaman önce, Faro-Dublin uçuşu için yedi gün bekleyen bir yolcunun Avrupa Adalet Divanı’nda açtığı davayı kaybetmişti.
 Mahkeme, yolcunun otel, yemek ve ulaşım için harcadığı 1130 Euro’yu ödemesi gerektiğine hükmetmişti.
 
Yeni düzenlemelerle havayolu şirketleri de bazı yeni haklara sahip olacak.
 
Buna göre, havayolu şirketleri en fazla üç gün için konaklama bedeli ödeyecek.
 
Hamile veya çocuklu kadınlar ya da yürüme engelliler için üç gün sınırlaması yok.

Bir ayda tam 17 deprem meydana geldi!

Geçtiğimiz günlerde bir deprem tatbikatına katılmak üzere Türkiye gelen Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) Afet Yönetim Uzmanı Fumio Kaneko, önümüzdeki birkaç yıl içerisinde Marmara Denizi’nde 7-7,5 büyüklüğünde deprem beklediklerini belirterek tüm Türkiye’yi tedirgin etmişti.

2006’dan beri Kandilli Rasathanesi’nde Marmara Depremi’ni araştırdığını belirten Kaneko, önümüzdeki birkaç yıl içerisinde İstanbul yakınlarında Marmara Denizi’nde bir deprem olma ihtimalinin yüksek olduğunu ifade ederek, depremin 7-7,5 büyüklüğünden fazla olmayacağını dile getirerek;

“İstanbul yakınlarında birçok bilim adamı yakın zamanda deprem olmasını bekliyor. Muhtemel depremin büyüklüğü 7 ile 7,5 büyüklüğünde olacaktır. Tabi deprem denizde meydana geleceği için tsunami etkisi oluşturacaktır. İstanbul daha çok etkilenecektir, ama Bursa’da tsunamiden etkilenecektir. Japonya’da iki sene önceki tsunamide dalgalar 10 metre boyutunu aşmıştı. İstanbul ve Bursa’daki deprem sonrası meydana gelecek tsunamide dalgalar çok yüksek olmaz. Deprem, Marmara Denizi’nde olacağı için dalgalar Bursa’ya çok şiddetli gelmez, İstanbul daha çok etkilenecektir” diye konuşmuştu.

Japon uzmanın korkutan açıklamasının üzerine, Boğaziçi Üniversitesi (BÜ) Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Ulusal Deprem İzleme Merkezi (UDİM) Müdürü Dr. Doğan Kalafat’da bir açıklama yaparak;

”Zaten bunu tüm yer bilimciler söylüyor. Marmara’da 1999 depremleri sonrasında, kırılmanın bittiği batı ucundan itibaren Marmara’da bir deprem bekleniyor. Bizim bilemediğimiz konu zaman. Zamanı vermemiz mümkün değil. Zaman içinde şunu yapıyoruz, elimizde kataloglar var, bu katalogları kullanarak o bölgedeki büyük deprem olma periyotunu istatistiki açıdan inceliyoruz. Ama bu hiç bir zaman deprem olacak ya da olmayacak gerçeğini değiştirmiyor. Sonuçta burada tehlike var, bu tehlikenin fotoğrafı çekilmiş, önemli olan bunun 10 sene, 15 sene, 5 sene sonra olması değil, hazırlıklı olmaktır.” şeklindeki ifadeleri ile yaklaşan tehlikeye dikkat çekerek, Japon bilim adamı  Kaneko’nun açıklamalarına bir nevi destek vermişti.

İşin bilimsel kısmında yapılan açıklamalar yaklaşan büyük bir depremin olduğunu gösterirken, öte taraftan da Türkiye ve dünya adeta bir beşik gibi sallanıyor. Haber7.com son 1 ay içerisinde gerçekleşen depremleri sıraladı…

İşte son bir ay içerisinde Türkiye’de ve dünyada gerçekleşen depremler….

13/03/2013 – Çorum –  3.7 ve 2.0 büyüklüğünde iki deprem
12/03/2013 – Kütahya – 3.9 şiddettinde deprem
10/03/2013 – Erzurum – 2.4 ve 2.5 şiddetinde iki deprem
08/03/2013 – Amasya – 4.3 şiddetinde deprem
07/03/2013- Van – 4.2 şiddetinde deprem
06/03/2013 – Akdeniz – 4.1 şiddetinde deprem
03/03/2013 – Akdeniz – 4 şiddetinde deprem
28/02/2013 – Akdeniz – 4.1 şiddetin deprem
27/02/2013 – Tokat – 3.5 şiddetinde deprem
25/02/2013 – Şemdinli – 4.2 şiddetinde deprem
21/02/2013 – Didim – 4.6 şiddetinde deprem
20/02/2013 – Denizli – 4.1 şiddetinde deprem
19/02/2013 – Akdeniz – 4.3 şiddetinde deprem
15/02/2013 – Ege – 4.0 şiddetinde deprem
12/02/2013 – Van – 4.3 şiddetinde deprem

Dünyada…

13/03/2013 – Kuzey Irak – 4.9 şiddetinde deprem
11/03/2013 – Amerika – 5.1 şiddetinde deprem
11/03/2013 – Musul – 5.2 şiddetinde deprem
11/03/2013 – Çin – 5.2 şiddetinde deprem
07/03/2013 – Tayvan – 5.6 şiddetinde deprem
28/02/2013 – Rusya – 6.9 şiddetinde deprem
28/02/2013 – Vanatu – 6.1 şiddetinde deprem
21/02/2013 – Meksika – 5.6 şiddetinde deprem
19/02/2013 – Almatı – 5.2 şiddetinde deprem
14/02/2013 – Rusya – 6.6 şiddetinde deprem

Çorum’da iki deprem meydana geldi

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Ulusal Deprem İzleme Merkezi’nden edinilen bilgiye göre, hafif şiddetteki depremin merkez üssünün ilçeye bağlı Kemallı Köyü olduğu öğrenildi. Akşam saat 19.47’de kaydedilen ve şiddeti 2.0 olarak ölçülen depremin, yerin 5 kilometre altında meydana geldiği belirtildi.

Hafif şiddetteki ikinci depremin merkez üssünün ise yine Kemallı Köyü olduğu öğrenildi. 20.28’de kaydedilen ve büyüklüğü 3.7 olarak ölçülen depremin, yer yüzeyinin 5 kilometre altında meydana geldiği belirtildi.

Motorine zam geldi

Rafineri çıkış fiyatında dün akşam yapılan artırımın ardından akaryakıt şirketleri motorinin litre fiyatına bugünden geçerli 5-6 kuruş arasında zam yaptı.

Zammın ardından Ankara’da litresi 4,19-4,20 liradan satılan motorinin fiyatı 4,24-4,25 lira aralığında satılmaya başladı.

İstanbul’da litresi 4,18 liradan satılan motorin ise 4,23-4,24 liradan,

İzmir’de ise litresi 4,17-4,19 lira aralığında satılan motorin fiyatı 4,23-4,24 liradan satılmaya başladı.

Katkılı motorinin litre fiyatları ise Ankara’da 4,16 lira, İstanbul’da 4,15 lira, İzmir’de ise 4,14 liradan satılıyor.

Dağıtım firmalarının belirlediği tavan fiyatlar, rekabet ve serbesti nedeniyle, şirketler ve kentlere göre küçük çaplı değişiklikler gösteriyor.