İki dakikada bir kadının ölüm nedeni

Bayındır Hastanesi’nden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Tülin Dabakoğlu, serviks kanseri hakkında bilinmesi gereken her şeyi anlattı.

Serviks kanserini (rahim ağzı kanseri) diğer kanserlerden ayrılan en önemli farkı, erken teşhis ve tarama yöntemleri ile önlenebilir bir hastalık olması… Pap-smear testiyle tarama sayesinde erken tanı ve etkin bir tedavi mümkün oluyor. Rahim ağzındaki değişikliklerin başlangıçtan ilerlemiş kansere doğru gidişi 10-15 yıl gibi bir süreci kapsayabiliyor. Bu nedenle tarama testi sayesinde lezyonlar erken tanınıp kontrol altına alınabiliyor. Ancak buna rağmen kadınlar hala serviks kanseri nedeniyle ölüyor. Çünkü konunun önemi yeterince vurgulanmıyor ve hastalık, kadınlar tarafından yeterince bilinmiyor.

Bayındır Hastanesi’nden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Tülin Dabakoğlu , meme ve akciğer kanserinden sonra kanserden ölümlerin önde gelen üçüncü nedeni olan serviks kanserinin dünya ölçeğinde 45 yaş altı kadınlarda en sık görülen ikinci kanser türü olduğunu ve Türkiye’de en sık görülen sekizinci kanser türü olduğunu söylüyor.

Dünya çapında iki dakikada bir kadının serviks kanserinden öldüğüne dikkat çeken Dr. Tülin Dabakoğlu, şöyle devam ediyor:

“HPV (İnsan Papilloma Virüsü) enfeksiyonu ve cinsel ilişki ile yakın ilişkili olduğundan 20 yaş altında görülme olasılığı son derece düşük… En sık 40-50 yaşları arasında görülüyor, olguların sadece yüzde 10 kadarı 75 yaş üstünde oluyor. Hastalık erken yaşta çok sayıda doğum yapmış, erken yaşta cinsel ilişkiye girmiş ve sigara içen kişilerde daha sık görülüyor. Ayrıca HPV enfeksiyonu rahim ağzı kanseri için çok önemli bir risk unsuru oluşturuyor. Rahim ağzı kanserli hastaların yüzde 98’inde HPV enfeksiyonu saptandığını biliyoruz. Bu risk faktörlerine sahip kadınlarda serviks kanseri erken yaşlarda öncü lezyonlar şeklinde ortaya çıkıyor. İlerlemiş lezyona dönüşüm 10-15 yıl gibi bir süreci kapsadığından ve yavaş ilerlediğinden serviks kanseri erken tanınma olasılığı yüksek olan kanser türleri arasında yer alıyor.”

Dr. Tülin Dabakoğlu, HPV enfeksiyonu dışında kanser gelişimini tetikleyen başka risk faktörleri de bulunduğunu da dile getirerek, bu risk faktörlerini; kötü hijyen, düşük sosyoekonomik seviye, sigara kullanımı, yetersiz beslenme (A ve C vitaminleri ile beta karoten ve folat eksikliği) olarak sıralıyor.

PAP-SMEAR TESTİ İLE ERKEN TEŞHİS MÜMKÜN

Serviks kanseri erken evrelerinde hiçbir belirti vermeyebileceğini söyleyen Dr. Tülin Dabakoğlu, şunları dile getirdi:

“Lezyonlar derinleştikçe, hastalık klinik olarak belirgin hale geliyor. Genital sistem muayenesinde görülebilen çeşitli büyüme paternleri göstererek derin rahim ağzı yaraları veya karnabahar tarzında büyüyen lezyonlarla ortaya çıkabiliyor. Erken lezyonlar; dokunmakla kanayan, kaba, kırmızımsı granüler alanlar şeklinde görülüyor. Genellikle hastalarda kanlı akıntı, cinsel ilişki sonrası kanama gibi belirtiler ilk şikayetlerden oluyor. Hasta ilerleyen evrelerde ağrı, devam eden kanamalar ve çevre organlara verdiği zararla ilişkili şikayetlerle geliyor.”

Rutin olarak yılda bir kez yapılan pap-smear testi ile henüz başlangıç aşamasındaki kanser tanınabileceğini ve tedavisinin başarılı olduğunu belirten Dabakoğlu, “Pap-smear testi servikal kanserlerin yüzde 90’ını erken dönemde yakalayabiliyor” diyor.

TEDAVİNİN BAŞARISI KANSERİN EVRESİNE GÖRE DEĞİŞİYOR

Smear testinin kanser açısından pozitif çıkması durumunda kesin tanı için serviksten biyopsi alınması gerektiğini de dile getiren Dr. Tülin Dabakoğlu, tedavi seçenekleri ve tedavinin başarısıyla ilgili olarak şunları söylüyor:
” Erken evrelerde lazer, kriyocerrahi (oluşumu dondurma), LEEP konizasyon (koni şeklinde doku parçasının alınması) yöntemlerinden uygun görülenler uygulanabiliyor. İleri evrelerde histerektomi ve lenf nodlarının temizlenmesi (kadın üreme organlarının alınması) radyoterapi (ışın tedavisi) ve kemoterapi (antikanser ilaçları ile tedavi) yöntemlerinden biri veya uygun olan kombinasyonları tercih ediliyor. Tedavinin başarısı ise kanserin evresine göre ortaya çıkıyor. Tedavi ile beş yıllık sağ kalım oranları, serviks kanserinin sadece erken evresi göz önüne alındığında yüzde 92, tüm evreler hesaba katıldığında ise 5 yıllık sağ kalım oranı yaklaşık yüzde 72 olarak görülüyor. Teşhisten beş yıl sonra tedavi ile sağ kalım oranları, Evre I kanser için yüzde 80-90, Evre II için yüzde 50-65, Evre III için yüzde 25-35 ve Evre IV içinse yüzde 15’ten az oluyor.”

İki minik yüreğin hikayesi

Eşini kaybettikten sonra iki çocuğu ile hayatla mücadele eden bir kadın… Suçunu inkar eden bir adamın vicdan muhasebesi… 

Gönül, eşinin vefatından sonra Yunus ve Mine adlı iki çocuğu ile zor bir hayat mücadelesiyle karşı karşıya kalır. Evlere temizliğe giderek hayatlarını sürdürmeye, çocuklarına hem annelik hem babalık yapmaya başlar. Tek başına yaşadığı sıkıntıları atlatmak isteyen genç kadın, komşuları Hatice’nin vasıtasıyla Ahmet ile evlenir. Gönül, tam rahata kavuşacağını düşünürken Ahmet’in ustabaşı olarak çalıştığı atölye kapanır. Gönül artık çocuklarının yanında bir de eşine bakmak zorunda kalmıştır. Ahmet’in iş başvuruları sonuçsuz kaldıkça morali bozulur ve gerginliğini küçük çocuklardan çıkarmaya başlar. Ancak bu duruma annelerinin üzüleceğini düşünen çocuklar ona hiçbir şey hissettirmezler. Bir gün eve sarhoş gelen Ahmet hırsızlık yapmıştır. Bu olayı örtbas etmeye çalışan Yunus istemeden de olsa hırsız damgasını yer. Ahmet suçunu inkar eder ve Yunus hırsızlık suçlamasıyla hapse girer. Çocuğunun suçsuz olduğuna inanan Gönül ise Allah’a Yunus’un suçsuzluğunun ispatlanması için her gün dua eder. Vicdan azabı ile suçunu itiraf etmeyi düşünen Ahmet atölyenin tekrar açıldığını duyar ve para hırsıyla bundan vazgeçer. Fakat bir süre sonra hatasını anlayan Ahmet, karakola giderek suçunu itiraf eder. Yunus annesine ve kardeşine kavuşur ve mutlu bir şekilde hayatlarına devam ederler.

Sen Üzülüme televizyonda ilk kez 29 Mart 2013 Cuma akşamı 19.00’da Kanal 7’de ekrana gelecek.

Ayrıntılar ve fragman için tıklayınız…

Bakanlık iki yerli kanser ilacı üretti!

Çalışmayla yüksek fiyatlara ithal edilen, zaman zaman bulunamayan veya fiyatları karaborsada 20 katına kadar çıkan ilaçlar Türkiye’de üretildi.

Sağlık Bakanlığı İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu yetkililerinin yerli ilaç firmalarının temsilcileriyle görüşmesi sonrasında başlatılan çalışmada, lösemi tedavisinde kullanılan ”biomicin”in yerine ”bilimicin”üretildi. Diğer ilaç ise ”evorabin” oldu.

Kutusu 4 bin 241 lira olan ”prunethol”ün yerine üritelin ”evorabin” çok daha uygun fiyatla piyasa bulunabilecek. Ruhsat işlemleri tamamlanan her iki ilaç için SGK’dan onay bekleniyor.

İlaçlar, SGK’nın onaylaması halinde geri ödeme listesine girecek. Yerli üretim sayesinde hastalar artık ilacını ücret ödemeden alabilecek. Hastalar reçeteleriyle dilediği zaman istediği eczaneden ilaçlarını temin edebilecek.

Kadir Has ödülleri iki bilim adamına

Bu yıl Bilim-Eğitim alanlarında verilen “Üstün Başarı Ödülü” Dünyaca tanınan ünlü Ekonomist Prof. Dr. Daron Acemoğlu’na verilirken; “Gelecek Vadeden Bilim İnsanı Ödülü” ne Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Koşar layık görüldü. 9. Kadir Has Ödülleri’nin sahiplerini bulduğu törende ayrıca Fener Rum Ortodoks Patriği I. Bartholomeos’a da “Kadir Has Üniversitesi Dostluk ve Komşuluk Şükran plaketi” verildi.

Değerli işadamı Kadir Has’ın vefatının 6. yıl dönümü olan 22 Mart Cuma günü Kadir Has Üniversitesi’nde düzenlenen törende 9. Kadir Has Ödülleri de sahiplerini buldu. Törende, Kadir Has Vakfı Başkanı Nuri Has, Kadir Has Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Aydın, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir ve Fener Rum Ortodoks Patriği I. Bartholomeos ile Kadir Has Üniversitesi öğetim üyeleri, öğrenciler, Has Ailesi ile işdünyasının önemli isimleri hazır bulundu.

Kadir Has Vakfı Başkanı Nuri Has törende yaptığı konuşmada “Kadir Has’ın ‘vatan borcu ödüyorum’ sözü bu Vakfın varoluş ilkesi olarak hep aklımızda. Kadir Has’ın bize vasiyeti, Vakfı’n bugüne kadar tüm Türkiye’de yaptırdığı ilk ve orta dereceli okulların sayısını 30’a çıkarmamızdı. Kadir Has Vakfı olarak bu okulları hızla tamamlıyoruz. Bu okullarda Türkiye’nin aydınlık geleceği yetişecek. Mutluluğumuz bugün daha da arttı. Çünkü bize bu konuda büyük katkı sağlayan, Yeniköy Rum Vakfı’na ait İstanbul’daki araziyi Vakfımızın kullanımına tahsis ederek değerli desteklerini esirgemeyen Fener Rum Patriği I.Bartholomeos ve Azınlık Vakıfları temsilcisi Sayın Laki Vingas aramızdalar. Huzurlarınızda Türk Milli Eğitimine yaptıkları bu destekten dolayı şükranlarımı sunuyorum.” diye konuştu.

Kadir Has’ın sadece arkasında bıraktığı eserlerle değil, ilkeleri, düşünceleri ve felsefesi ile de örnek olan mümtaz bir şahsiyet olduğunu belirten Kadir Has Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Aydın, “Onun hiç bitmeyen ülke ve insan sevgisi, eğitime olan inancı, enerjisi, sorumluluk duygusu ve hizmet aşkı bugün bizlere yol göstermeye devam ediyor.” dedi. Aydın sözlerine şöyle devam etti: “Bu çerçevede son yıllarda geliştirdiğimiz önemli bir projemizi kısaca sizlerle paylaşmak istiyorum. “Komşuluk hakkı” olarak adlandırdığımız bu proje kapsamında Üniversitemizin merkez kampüsünün yerleşik bulunduğu Cibali’den başlayarak, yakın çevremizin tarihi dokusuna sahip çıkmaya, kültürel ve sosyal gelişiminde itici güç olmaya talibiz. Bunun için üzerimize düşen görevleri yapmaya hazırız. Bir taraftan bizi biz yapan değerleri korumaya gayret ederken, diğer taraftan tarihi yarımadanın sosyo-kültürel gelişimin öncüsü ve dünyaya açılan kapısı olmaya kararlıyız. Dünyanın dört bir tarafındaki en üst düzey kurumlarla oluşturduğumuz uluslararası ilişkiler ve birlikte geliştirdiğimiz ulus-ötesi işbirliği projeleri, bu bölgeyi dünyanın önemli bir kültür, sanat ve eğitim merkezi haline getirmeye katkı sağlayacaktır.”

ACEMOĞLU VE KOŞAR’A ÖDÜL

Bu yıl 9.su gerçekleştirilen Kadir Has Ödülleri’nden “Üstün Başarı Ödülü” Dünyaca ünlü ekonomist, Massachusettes Institute of Technogy Ekonomi Bölümünden Prof. Dr. K. Daron Acemoğlu’na verildi. Ekonomi, siyasal ekonomi, ekonomik kalkınma, ekonomik büyüme, gelir ve ücret dengesi eşitsizliği ile kurumların ekonomideki rolü üzerine bugüne kadar yapmış olduğu uluslararası düzeydeki çalışmalar ile dünya çapında tanınan Acemoğlu’nun çalışmaları, gerçekleştirdiği sentezi günümüz dünyasını ve içinde yaşanılan koşulları anlamaya büyük katkılar getiren, yeni ufuklar açan nitelikte.

Acemoğlu’nun çalışmaları özellikle insanın politik tasavvurları bakımından en ileri nokta olan demokrasinin temellendirilmesi, bu siyaset yönteminin ekonomi ve yönetişimsel tutumla olan ilişkisinin saptanması bakımından da tüm Dünya’da tartışma yaratıyor.

“Gelecek Vadeden Bilim İnsanı Ödülü” ise Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Koşar’ın oldu. Akışkanlar mekaniği, iki fazlı akış, kaynama ısı transferi, konvektif ısı transferi, elektronik soğutma, mikrosistemler, mikro/nano ölçekte ısı transferi, nanoakışkanlar, mikroakışkanlar ve kavistasyon alanlarında yaptığı başarılı ulusal ve uluslararası çalışmaları ile tanınan Koşar bu ödüle, kariyerinin erken bir evresinde alanındaki en saygın bilimsel dergilerdeki olağanüstü yayın başarısı ve yükselen bilimsel grafiği sebebiyle layık görüldü.

9. Kadir Has Ödülü Değerlendirme Kurulu

Prof. Dr. Mustafa Aydın / Kadir Has Üniversitesi Rektörü
Prof.Dr. Şükrü Hanioğlu/Princeton Üniversitesi Öğretim Üyesi
Prof. Dr.Gökhan Hotamışlıgil / Harvard Üniversitesi Öğretim Üyesi
Prof. Dr. Cemal Kafadar /Harvard Üniversitesi Öğretim Üyesi
Prof. Dr. Hasan Bülent Kahraman / Kadir Has Üniversitesi Rektör Yardımcısı
Prof. Dr. Gülsün Sağlamer / Kadir Has Üniversitesi Mütevelli Heyeti Üyesi
Prof. Dr. İlhan Tekeli / Orta Doğu Teknik Üniversitesi Emekli Öğretim Üyesi

Suriye’de iki günlük bilanço: 209 ölü

Suriye İnsan Hakları Örgütü (SNHR), Esed güçlerinin iki günden bu yana ülke genelinde hava ve karadan yönetim karşıtlarına yönelik olarak gerçekleştirdiği operasyonlarda bugün 37 kişinin , dün ise 172 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.

Esed güçlerinin sabahtan bu yana Kasyun Dağı’ndan Şam’ın Dareya, Yermuk, Zemelka, Cobar, Doğu Guta, Beyt Cin bölgelerine yoğun topçu saldırısında bulunduğunu belirten Suriye Yerel Koordinasyon Komiteleri (LCC), Şam Havalimanı’na saldıran Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ile Esed güçleri arasında şiddetli çatışmaların meydana geldiğini ifade etti.

LCC, Şam’ın Kalamun bölgesindeki 155’inci Tugay’dan ülkenin kuzeyine doğru Scud füzelerinin fırlatıldığına dikkati çekti.

Ülkenin kuzeyindeki Rakka’nın Tabka bölgesine bir Scud füzesinin düştüğüne dikkati çeken LCC, Halep Havaalanı’nda görevli 12 askerin birliklerinden ayrılarak ÖSO’ya katıldığını ve kentin birçok bölgesinde iki ordu arasında çatışmaların yaşandığını dile getirdi.

Öte yandan, birçok kentte Cuma namazından sonra düzenlenen yönetim karşıtı gösterilere Esed  güçlerinin müdahale ettiğine vurgulayan LCC, başta İdlib olmak üzere Dera, Deyru’z Zor, Hama ve Humus kentinde Suriye ordusu ile ÖSO birlikleri arasında yer yer çatışmaların meydana geldiğini kaydetti.

AA

Başkent’te iki üniversiteye iki gün tatil

Ankara Üniversitesi’nin internet sitesinden yapılan duyuruya göre, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Cebeci ve Tandoğan Yerleşkeleri’nde eğitime 2 gün ara verildiği belirtildi.

Üniversite’nin, 1 haftadır süren gerginlikler nedeniyle tatil edildiği öğrenildi.

Öte yandan Hacettepe Üniversitesi Beytepe Yerleşkesi’nde de eğitime 2 gün süreyle ara verildiği açıklandı.

Çorum’da iki deprem meydana geldi

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Ulusal Deprem İzleme Merkezi’nden edinilen bilgiye göre, hafif şiddetteki depremin merkez üssünün ilçeye bağlı Kemallı Köyü olduğu öğrenildi. Akşam saat 19.47’de kaydedilen ve şiddeti 2.0 olarak ölçülen depremin, yerin 5 kilometre altında meydana geldiği belirtildi.

Hafif şiddetteki ikinci depremin merkez üssünün ise yine Kemallı Köyü olduğu öğrenildi. 20.28’de kaydedilen ve büyüklüğü 3.7 olarak ölçülen depremin, yer yüzeyinin 5 kilometre altında meydana geldiği belirtildi.

Obama’nın gururla atadığı iki lider!

Obama, Beyaz Saray’daki basın toplantısına, Hagel ve Brenan’ın yanı sıra Savunma Bakanı Leon Panetta ve CIA başkanlığı görevini vekaleten yürüten Michael Morell ile birlikte çıktı.

Obama, Panetta yerine savunma bakanlığına Hagel’i resmen aday göstererek, “Hagel ordumuzun ihtiyaç duyduğu bir lider” dedi.

Obama, Hagel’in gönüllü olarak asker yapan ve Vietnam’da savaşan ilk savunma bakanı olacağını kaydetti.

Obama, CIA başkanlığına resmen aday gösterdiği Brennan’ı da ülkenin en yetenekli ve saygı duyulan istihbarat liderlerinden biri olduğunu dile getirdi.

ABD Başkanı Barack Obama, savunma bakanlığına aday gösterdiği Chuck Hagel’in, Cumhuriyetçi Parti kökenli olması nedeniyle, “Washington’da ihtiyaç duyulan iki partili bir geleneği temsil ettiğini” söyledi. Obama, Beyaz Saray’da savunma bakanlığına eski Cumhuriyetçi senatör Chuck Hagel’i, CIA başkanlığına da Beyaz Saray Terörle Mücadele ve İç Güvenlik Danışmanı John Brennan’ı resmen aday göstermesiyle ilgili basın toplantısı düzenledi.

Hagel’i, “ABD ordusunun ihtiyaç duyduğu bir lider” olarak tanımlayan Obama, Hagel’in ABD ordusuna liderliğini “tarihi” olarak nitelendirerek, Hagel’in gönüllü olarak asker yapan ve Vietnam’da savaşan ilk savunma bakanı ve savaş yarasına sahip olan birkaç savunma bakanından biri olacağını kaydetti.

Obama, Hagel’in hizmetlerinden bahsederek, Hagel’in tehlikelerle dolu dünyada Amerika’nın liderliğinin kaçınılmaz olduğunun farkında olduğunu söyledi. Hagel’in, “ABD’nin dost ve müttefikleriyle birlikte durduğunda en güçlü olduğunu” da bildiğini belirten Obama, Hagel’in bizzat savaşta yer alan biri olarak savaşın “soyut bir kavram” olmadığını ve bu nedenle de kesinlikle zorunlu kalındığında girişilecek bir iş olduğunun farkında olduğunu vurguladı.

Obama, Hagel’in Cumhuriyetçi Parti kökenli olması nedeniyle, Washington’da ihtiyaç duyulan iki partili bir geleneği temsil ettiğini ve bağımsızlığıyla hem Cumhuriyetçi hem de Demokrat ulusal güvenlik ve askeri liderlerin güvenini kazandığını kaydetti.

ABD Başkanı, “Saneto’da Chuck’ın cesaretine, muhakeme gücüne ve hatta popüler olmamasına ve yaygın inanışa meydan okumasına rağmen düşüncelerini söylemesine hayranlık duydum. Bu kesinlikle ulusal güvenlik ekibimde istediğim bir özellik” dedi.

Obama, konu ülkenin güvenliği olduğunda “herkesin Demokrat veya Cumhuriyetçi değil, sadece Amerikalı olduğunu” belirten Obama, “Chuck’un söylediği gibi, her birimizin, partilerimizin veya başkanımızın çıkarları değil ülkemizin çıkarları doğrultusunda sorumluluğu var. Chuck ve Lilibet (eşi); bir kez daha ülkemizin çıkarları için hizmet etmeyi kabul ettiğiniz için teşekkür ederim” diye konuştu.

ABD Başkanı Barack Obama, savunma bakanlığına eski Cumhuriyetçi senatör Chuck Hagel’i, CIA başkanlığına da Beyaz Saray Terörle Mücadele ve İç Güvenlik Danışmanı John Brennan’ı aday gösterme kararıyla ilgili olarak, “Bu iki lider, yaşamlarını ülkelerini korumaya adadı, onların olağanüstü bir iş çıkaracağına eminim. Senato’yu da ülkemizi ve Amerikan halkının güvenlik içinde kalması için, onları mümkün olduğunca hızlı biçimde onaylamaya çağırıyorum” dedi.

Obama, Beyaz Saray’da konuyla ilgili düzenlediği basın toplantısında, CIA başkanlığına resmen aday gösterdiği Brennan’ı ülkenin en yetenekli ve saygı duyulan istihbarat profesyonellerinden biri olduğunu dile getirdi.

Brennan’ın 25 yıllık CIA çalışanı olarak ulusal güvenliğin, dinamik dünyayı iyi anlama, güçlü analitik bakış sergileme ve gerçeklere dayanan bir politika şeklindeki gereksinimlerini iyi bildiğini kaydeden Obama, Brennan’ın Ulusal Terörle Mücadele Merkezi’ni kurup liderlik ettiğini hatırlatarak, iş arkadaşlarını kaybetmiş biri olarak Berannan’ın, istihbarat uzmanlarının her gün yüz yüze kaldığı risklerin farkında olduğunu dile getirdi.

Brennan’ın, kendisinin terörle mücadele ve iç güvenlik danışmanı olarak kabinesinde yaptığı hizmetlere değinen Obama, onun çalışmalarının sonucunda bugün El-Kaide’nin hiç olmadığı kadar zayıflatıldığını ifade etti.

Obama, Brennan’ı “yorulmak bilmeyen” bir çalışan olarak tanımlayarak, “John, hayatımda gördüğüm en sıkı çalışan kamu çalışanlarından biri. Dört yıldır hiç uyudu mu emin değilim. Ben Martha’s Vineyard’da iken, John geldi ve basın toplantısı yaptı. Yaz ayında, Ağustos’ta takım elbiseli ve kravatlıydı. Bir gazeteci ‘Dinlenmek için hiç ara vermez misiniz?’ diye sordu. John, ‘Dinlenmem ben’ diye cevap verdi. Şu anda bile hiç gülümsemiyor” diyerek Brennan’a espriyle takıldı.

Obama, Brennan’ın ABD’nin bir kanunlar ülkesi olduğunu da bildiğini belirterek, politikalarda mümkün olduğunca açık ve şeffaf olmaya yönelik sorumluluklarının farkında olduğunu ifade etti.

Brennan’ı en yakın danışmanlarından ve iyi arkadaşlarından biri olarak tanımlayan Obama, CIA çalışanlarına seslenerek, “Benim güvenimi tamamen kazanmış bir liderimiz olacak” dedi.

“Mümkün olduğunca hızlı onaylayın”

Obama, ülkenin savunmasının “hiçbir zaman sonlanmayacak bir iş” olduğuna dikkati çekerek, “Bu kararları alırken benim birinci kriterim çok basit; Amerika’nın güvenliğini sağlamada kim en iyi işi çıkaracak? Bu iki lider (Hagel ve Brennan), yaşamlarını ülkelerini korumaya adadı. Onların olağanüstü bir iş çıkaracağına eminim. Senato’yu da ülkemizi ve Amerikan halkının güvenlik içinde kalması için, onları mümkün olduğunca hızlı biçimde onaylamaya çağırıyorum” diye konuştu.

AYRINTILAR GELECEK