Bakanlıktan kanser ilaçları ile ilgili açıklama

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, medyada Türk Tıbbi Onkoloji Derneğine atfen “iyileşebilir özelliği olan meme, testis ve lenfoma kanserlilerin, bulunamayan ilaçlar yüzünden öldüğü, ilaç olmadığından hekimlerin çaresiz kaldığı” şeklinde iddiaların yer aldığı ifade edildi.

Bu iddiaların gerçeği yansıtmadığına işaret edilen açıklamada, Türkiye’de ruhsatlı olmayan veya ruhsatlı olup temininde güçlük çekilen ilaçların, Bilimsel Danışma Komisyonunun uygun görüşü ve Bakanlığın onayıyla TEB tarafından ithal edildiği vurgulandı.

-“Deticene TEB’den tedarik edilebiliyor”-

Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun internet sitesinde “Yurt Dışı İlaç Listesi”nin yayınlandığı bildirilen açıklamada, bu listedeki ilaçlar için tanımlanan endikasyonlarda Bakanlığın ek onayı olmaksızın başvuruların doğrudan TEB’e yapılabildiği kaydedildi.

Habere konu olan dakarbazin etkin maddeli Deticene isimli ilacın Yurt Dışı İlaç Listesi’nde bulunduğu ve doğrudan Birlikten tedarik edilebildiği belirtilen açıklamada, daha önce TEB tarafından getirtilen Bleomicin etkin maddeli ilacın ise Bakanlığın yoğun çabaları sonucunda Türkiye’de üretimine başlandığı ifade edildi.

Blemisin ilacına da halihazırda tüm eczanelerden ulaşmanın mümkün olduğu kaydedildi.

17 ile sağanak yağış uyarısı

Yapılan son değerlendirmelere göre, yurdun batı bölgelerinde görülecek olan sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların; öğle saatlerinden sonra Marmara’nın batısı (Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, Çanakkale, Balıkesir) ve Kıyı Ege’de (İzmir, Manisa, Aydın ve Muğla), akşam saatlerinde Muğla’da çok kuvvetli olmak üzere, İzmir, Manisa, Aydın, Uşak, Denizli ve Burdur ile Antalya’nın batı ilçelerinde kuvvetli olması bekleniyor.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden alınan tahminlere göre, hava sıcaklığı; kuzey ve iç bölgelerde 3 ila 5 derece artacak, batı kesimlerde 1 ila 3 derece azalacak, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacak. Rüzgarın; genellikle güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Kıyı Ege ve Çanakkale ile yağış alan yerlerde yağış anında kuvvetli (30-60 km/saat) olarak esmesi bekleniyor.

BAZI İLLERDE BEKLENEN HAVA DURUMU:

Ankara: Parçalı zamanla çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 21

İstanbul: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 19

İzmir: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı (Yağışların; öğleden sonra ve akşam saatlerinde kuvvetli olması bekleniyor) 21

Adana: Parçalı bulutlu 22

Antalya: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı (Yağışların; akşam saatlerinde batı ilçelerinde, gece saatlerinde il genelinde kuvvetli olması bekleniyor) 23

Samsun: Parçalı ve az bulutlu 22

Trabzon: Parçalı ve az bulutlu, sabah saatlerinde sisli 19

Erzurum: Parçalı ve az bulutlu 14

Diyarbakır: Parçalı ve az bulutlu 24

Türk Bayraği ile Öcalan posterini eşit tuttu

Milliyet Gazetesi’nin yazarı Aslı Aydıntaşbaş, büyük bir toplumsal provokasyona imza attı.

Programda, Diyarbakır’da kutlanacak Nevruz bayramında, kutlama meydanına Türk bayrağı asılıp asılmayacağı gündeme geldi. BDP’lilerin defalarca “Bayrakla sorunumuz yok” dedikleri, bu nedenle meydana organizasyon komitesince Türk bayrağı asılması gerektiği, bunun Batı kamuoyunun da çözüm sürecine bakışını pozitif yönde etkilemek için çok önemli bir sembolik adım olabileceği belirtildi.

ANİDEN ARAYA GİRDİ VE…

Bu sırada Ahmet Hakan, meydana Türk bayrağı da asma önerisi hakkında Hüseyin Yayman’a ne düşündüğünü sordu. Yayman bunun sembolik olarak çok anlamlı bir jest olacağını söylediği sırada, programa Diyarbakır’dan katılan Aslı Aydıntaşbaş aniden araya girdi.

Aydıntaşbaş, “Yarın mesela Nişantaşı’nda Kürt bayrağı ya da Öcalan posteri asan biri tolere edilebilir miydi?” dedi.

Programda bir anda buz gibi hava eserken, Emre Uslu araya girdi ve “Türk bayrağı ile APO posterini eşit görüp karşılaştırma yapmak son derece yanlış. BDP’lilerin kendi bayrakla problemleri olmadığını söylerken sizin böyle yaklaşmanız doğru değil” dedi.

Aslı Aydıntaşbaş ise meydana Türk bayrağı da asılmasını önerenleri provokasyoncu olmakla suçladı.

SOSYAL MEDYADAN TEPKİ YAĞDI

Aslı Aydıntaşbaş’ın Türk bayrağı ile APO posterini eşit tutmasına sosyal medyadan tepki yağdı.

25 asker ile 25 PKK’lının ailesi bir araya geldi

VALİ VE EMNİYET MÜDÜRÜ DE KATILDI

Şanlıurfa’da faaliyet gösteren çeşitli STK’lar, barış sürecine katkı sunmak amacıyla, değişik tarihlerde çıkan çatışmalarda şehit düşen asker ile PKK’lı aileleri için barış yemeği verdi. Çamlık Lokantası’nda düzenlenen 25 şehit ailesi, 25 PKK’lı ailesinin hazır olduğu barış yemeğine; Şanlıurfa Valisi Celalettin Güvenç, Emniyet Müdürü Mehmet Likoğlu ile STK temsilcileri katıldı.

DİKKAT ÇEKEN PANKARTLAR

‘Allah’ın dostu Hz. İbrahim’in memleketi dostluk ve kardeşliğin başkenti Şanlıurfa’dan barış çağrısı’, ‘Kardeşini yakan Nemrut değil Hz. İbrahim’in ateşine su taşıyan kul ol’, ‘ Barış sürecek insanlık kazanacak’, ‘Yeter artık, Edi Bese’, ‘Artık analar ağlamasın’, ‘Gözyaşlarımız sevinç gözyaşları olsun’ yazılı pankart ve dövizlerin duvarlara asılı olduğu yemeğe gelen ölen asker ve PKK’lı aileleri karanfillerle karşılandı.

“KALBİMİZLE DESTEKLİYORUZ”

STK temsilcileri adına yemekte konuşan ve ilk kez şehit ve PKK’lı ailelerin yan yana getirildiğini söyleyen Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sabri Ertekin, “Bugün burada hayırlı bir iş için toplanmış bulunuyoruz. Son zamanlarda hükümetimizin yaptığı cesur atılımlarla barış ümidimiz her zamankinden daha fazla arttı. Siyasi kaygıları değil insani kaygıları öne alan, büyük risk taşıyan ancak inşallah gerçekleşmesiyle ülkemize de kazancı çok büyük olacak olan bu girişimleri takdirle karşılıyor, toplumu oluşturan sessiz çoğunluğun sesi olarak bütün kalbimizle destekliyoruz” dedi.

VALİ GÜVENÇ KÜRTÇE ‘YETER ARTIK’ DEDİ

Yemekte konuşan Şanlıurfa Valisi Celalettin Güvenç ise annelerin artık ağlamamasını dilediklerini ifade etti. Barış için bir araya gelen ailelere de teşekkür eden Vali Güvenç, “Artık bu ülkede analar ağlamasın. Kürt anası da, Türk anası da, Arap anası da ağlamasın, çocuklarımız heder olmasın. Anlamsız yere kimse kara toprağa düşmesin. Anlamsız yere bu ülkenin kaynakları ve milyarları harcanmasın. Bu ülkeye hizmet edecek olan çocuklar sağda solda heder olmasın, gelsinler insan gibi yaşasınlar, ailesine, toprağına hizmet etsinler. Süreç bu ülkede kardeşlikten yana, demokrasiden yana, geleceğin aydınlatılmasından yana işlemeye başlamıştır. Herkes yüreğindeki bir sızıyla yaşamaktan kurulacaktır. Bu defterin kapanması, beyaz bir sayfanın açılması ve kucaklaşmak lazımdır. Artık karanlık dönem bitmiştir. Son söz olarak analar artık ağlamasın diyorum ve ben de Kürtçe yeter anlamında kullanılan ‘edi bese’ diyorum.”

Yemekte konuşan ölen PKK’lıların anneleri de barış isteyerek, “Ölümleri en iyi anne yüreği bilir. Artık hiçbir annenin ağlamasını istemiyoruz. Barış için herkes bu taşın altına elini koysun. Ne Türk, ne Kürt kimse ölmesin. Bir an önce ülkemize kalıcı barışın gelmesini diliyoruz” dedi.

Konuşmaların ardından program şehit ve PKK’lı ailelerinin birlikte dua okuması ile son buldu.

Devlet EKAP ile 3 milyarlık tasarruf sağladı

Kamu İhale Kurumu ve bir çok kamu kuruluşu tarafından elektronik ortamda yayınlanan ilanlı ve ilansız ihale duyurularına ve şartnamelere erişilmesini sağlayan EKAP, 1 Eylül 2010 tarihinde devreye alındı. EKAP’ta mevcut durumda, 26 bin civarında kayıtlı idare, 32 bin civarında kayıtlı gerçek ve tüzel kişi ile 380 binin üzerinde kayıtlı kullanıcı bulunuyor.

Hangi idarenin, neyi, kimden, ne kadar bir bedelle aldığının görülebildiği EKAP sayesinde kamu alımlarında etkinlik, saydamlık ve verimliliğin sağlanması amaçlandı. İhalelerde rekabeti artıran EKAP, kamu alım maliyetlerinde büyük oranda tasarruf sağladı.

EKAP yetkilileri, 2010 ve öncesinde sözleşme bedellerinin yaklaşık maliyete oranının yüzde 81 olarak gerçekleşirken, EKAP’ın tam olarak faaliyette olduğu 2011 ve 2012 yıllarında bu oranın yüzde 74’e gerilediğini kaydettiler.

Artan rekabet ortamı ve düşen sözleşme bedelleriyle kamu alım maliyetlerinde 2011 ve 2012 yıllarında 3 milyar liranın üzerinde tasarruf sağlandığını ifade eden yetkililer, bu tasarruf ve katkıların gelecekteki süreçte daha da artmasını beklediklerini ifade ettiler. 

Meme kanseri erken teşhis ile önlenebilir

Zeki Dursun’un haberi

Son yıllarda toplumda en çok görülen hastalıklar arasında kanser yer alıyor. Beslenme alışkanlıkları, hareketsiz yaşam ve sigara gibi pek çok etken de kansere davetiye çıkarıyor. Kadınlar arasında en çok görülen kanser türünün ise meme kanseri olduğunu belirten Özel Medline Konya Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mehmet İnceköy, kadınları meme kanseri ile ilgili bilgilendirdi.

Meme kanserinin en çok Akdeniz, Karadeniz ve İç Anadolu bölgelerinde görüldüğünü söyleyen Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mehmet İnceköy, “Meme kanseri, memenin süt bezlerinde ve üretilen sütü meme başına taşıyan kanalları döşeyen hücreler arasında, çeşitli etkenler sonucu kontrolsüz şekilde çoğalan ve başka organlara yayılma potansiyeli taşıyan hücrelerden meydana gelen tümöral oluşumdur” dedi.

Birçok hastalıkta olduğu gibi meme kanserinin de erken teşhis ile önlenebileceğini kaydeden İnceköy, “Bunun için kadınların belirtilere dikkat etmesi ve kontrollerini ihmal etmemeleri gerekir. Memede veya koltukaltında ele gelen kitle (sertlik, şişlik), meme başında akıntı (tek kanaldan kanlı veya şeffaf renkli), meme başında içe doğru çekilme, çökme veya şekil bozukluğu, meme başı derisinde değişiklikler (soyulma, kabuklanma), meme cildinde yara veya kızarıklık, meme cildinde ödem, şişlik ve içe doğru çekintiler olması (portakal kabuğu görünümü), memede büyüme, şekil bozukluğu veya asimetri ya da renginde değişiklik (kızarıklık vs.) bu belirtiler önemli. Meme kanserinde erken teşhis yöntemleri, hastanın taşıdığı risk faktörleri ve yaşına göre değişiklik gösterir. 20’li yaşlardaki kişiler için elle muayene ve üç yıl bir doktor kontrolü yeterli olurken 40’lı yaşlarda periyodik muayeneye ek olarak her yıl bir kez hekim tarafından muayene edilmeleri gereklidir. Ayrıca her yıl veya iki yıl ara ile mamogrofiyi çektirmeleri gereklidir. 50’lili yaşlardan sonra ise ve her yıl bir defa hekim muayenesine devam etmeli ve mamografi dediğimiz meme filmini her yıl çektirmelidir. Her hangi bir şüpheli durumun olması halinde ise tanı için dört farklı yöntem uygulanır. Bunlar klinik muayene, mamografi, ultrasonografi ve meme MR’ının çekilmesidir” dedi. 

Meme kanserine neden olan yaş, cinsiyet, ailesel yatkınlık, beslenme gibi birçok risk faktörü olduğunu hatırlatan Op. Dr. Mehmet İnceköy, “Bunlardan bazıları değiştirilmez olsa da bir kısmını ortadan kaldırarak meme kanserinden korunmak mümkün olabilir. Sağlıklı beslenme; kalp damar hastalıkları birçok sağlık probleminde olduğu gibi meme kanserinde de önemli bir yer alır. Bu nedenle tüketilen doymuş yağ ve şeker miktarının azaltılması, bol sebze ve meyve yenmesi önerilir. Aynı zamanda kırmızı et yerine balık ve tavuk tüketimine ağırlık verilmesi gerekir. Kilo kontrolü de oldukça önemlidir. Bu nedenle fiziksel aktivitelere de ağırlık vermek gerekir. Düzenli olarak spor yapılamıyorsa dahi her gün yarım saat tempolu olarak yürümek alışkanlık haline getirilmelidir. Tüm bunların yanında sigara kullanımı da meme kanserinin en önemli nedenleri arasında yer alır. Bu nedenle sigara en kısa sürede bırakılmalı hatta sigara içilen ortamlardan da uzak durulmalıdır” ifadelerini kullandı. 

Beyin görüntülüme ile dil öğrenme şansı

ABD’deki Washington Üniversitesi’nden bilim adamlarının yaptığı araştırma, beynin hipokampus ve beyincik bölgelerinin yapısının incelenmesiyle henüz 1 yaşındaki çocukların dil öğrenme becerisinin anlaşılabileceğini ortaya koydu.

Araştırmaya imza atan bilim adamlarından Dilara Deniz Can, çocukluğun, doğum sonrası beyin gelişiminin en önemli dönemi olduğunu, araştırma sonuçlarının beyin yapısının daha sonraki dönemlerde dil becerisiyle bağlantılı bulunduğunu gösterdiğine dikkati çekti.

MR ile 7 aylık 19 erkek ve kız çocuğunun beynini inceleyen bilim adamları, sinir hücrelerinden oluşan beyindeki gri yapılar ile farklı beyin bölgeleri arasında bağlantı kuran beyaz yapıların yoğunluğunu voksel tabanlı morfometri adı verilen bir ölçüm tekniği kullanarak belirledi.

Araştırmacılar, 5 ay sonra laboratuvarda dil testi yaparak, çocukların anlaşılmaz sözlerini inceledi, çok kullanılan isim ve kelimeleri algılama, farkı sesler üretme becerilerini değerlendirdi.

Beyincik ve hipokampus bölgesindeki gri ve beyaz yapıların yoğunluğunun fazla olduğu çocukların dile daha yatkın olduğu görüldü.

Çocuklarda beynin bazı bölgeleri ile dil becerisi arasında bağlantı bulunduğunu gösteren bu ilk araştırmaya imza atanlardan Patricia Kuhl de bebek beyninin keşfedilmeyi bekleyen sırlarla dolu olduğunu, bu sırların keşfedilmesinin çocukların dili nasıl yetişkinlerden kolay öğrendiğine ışık tutabileceğini vurguladı.

Kuhl ayrıca beynin hangi bölümünün öğrenmenin ilk aşamasıyla bağlantılı olduğunu bilmenin, çocuklarda gelişim bozukluğunun önceden belirlenmesine ve tedaviye yardımcı olabileceğini ifade etti.

Araştırma, ”Brain and Language” (Beyin ve Dil) dergisinde yayımlandı.

‘Yeni Lumia’lar alüminyum kasa ile gelecek’

Nokia, 2013’te daha ince ve şık bir tasarım için alüminyum kasaya geçmeyi planlıyor olabilir. The Verge sitesine konuşan kaynaklar, Finli cep telefonu üreticisinin Windows 8’li yeni telefonlarını alüminyum kasayla sunmayı planladığını iddia etti.

Öne sürülen iddia, Nokia’nın mevcut Lumia telefonlarında kullandığı polikarbonat kasadan uzaklaşacağının sinyalini verdi.

Üzerinde çalışılan ve ‘Catwalk’ kod adı verilen yeni cihazlar alüminyum sayesinde daha ince ve hafif olacak.

The Verge, elde ettiği bilgiler kapsamında Nokia’nın 2013’te iki yeni cep telefonu modeli sunacağını belirtti. Catwalk kod adlı telefonun, Lumia 920 ile benzer iç donanıma sahip olacağı ve 2013’te Nokia’nın akıllı telefonlarının başını çekeceği öne sürüldü.

Nokia’nın tekrar alümminyum kasaya dönüşü, şirketin Windows 8 öncesindeki dönemde Symbian tabanlı cihazlar ürettiği günleri hatırlattı. Nokia’nın ilk Symbian 3 tabanlı cihazı N8 olmuştu. Nokia’nın, Catwalk kod adlı cihazını bu yılın sonlarına doğru piyasaya sürmesi bekleniyor.