Mahkeme: Perinçek, terör örgütü yöneticisi

Ancak Perinçek, Ergenekon Silahlı Terör Örgütü yöneticiliğinden suçlu bulunduğu için İşçi Partili sanıkların suç eylemleri nedeniyle de ayrıca 31 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. Perinçek’e toplamda bir kez ağırlaştırılmış müebbet ve 34 yıl 4 ay hapis ile 4 bin 440 TL para cevası verildi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde karara bağlanan Ergenekon davasında tutuklu sanık İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in örgüt yöneticisi olduğuna ve hükümete yönelik darbeye teşebbüs suçunu işlediğine hükmedildi. Ancak darbeye teşebbüs suçundan ceza verilmesi durumunda yasa gereği yöneticilikten ayrıca ceza verilemeyeceği için Perinçek’e yöneticilikten ceza verilmedi.

Buna göre Perinçek ‘Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etmek’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Perinçek’e, ‘Yasaklanan bilgileri temin etme’ suçundan da 2 yıl 8 ay hapis cezası verildi. Ancak Perinçek, yönetici olması nedeniyle hiyerarşide altında bulunan örgüt üyelerinin eylemlerinden de sorumlu tutuldu.

Bu nedenle Perinçek, İşçi Partili sanıklardan Mehmet Adnan Akfırat, Hikmet Çiçek, Nusret Senem, Hayati Özcan, Yusuf Tunçer, Mahir Çayan Güngör ve Aydın Güngör’ün işlediğine hükmedilen ‘Yasaklanan bilgileri temin etme’, ‘Kişisel verileri verme veya ele geçirme’ ve ‘Ateşli silahlar kanununa muhalefet etmek’ suçlarından 10 ayrı eylem nedeniyle de 31 yıl 8 ay hapis ve 4 bin 400 TL adli para cezasına çarptırıldı.

Perinçek, toplamda bir kez ağırlaştırılmış müebbet ile 34 yıl 4 ay hapis ve 4 bin 440 TL adli para cezası ile cezalandırıldı. Perinçek, sorumlu tutulduğu eylemler de dahil olmak üzere toplam 13 suçtan cezalandırılarak Ergenekon davasından en fazla eylem nedeniyle cezaya çarptırılan sanık oldu.

Levent Kırca’dan haddi aşan ‘başörtü’ hakareti

AK Parti’nin yargıyı ele geçirdiğini iddia eden Levent Kırca, “AK Parti’ye güvenen ‘sıkma başlılar’ da mahkeme salonlarına girdi” dedi.

Kırca yazısını şöyle sürdürdü: “Yani hanım avukatlar mahkemede müvekkillerini başları iki kere örtük olduğu halde savunacaklar. Neden iki örtü? Saç tellerini erkeklere göstermemek için. Gösterilirse ne olur? Erkek günaha girer. Bu nedenle önce başlarını bağlıyor, bağladıktan sonra kıyısından köşesinden hala bir saç kılı görünmesin diye birde bandaj takıyorlar. Böylece saçları erkekleri tahrik etmiyor. Peki, vücutlarının bütün kıvrımlarını belli eden o giysilere ne demeli? Yüzlerindeki boyalara, göz makyajlarına, takma kirpiklerine, estetikli ve botokslu yüzlerine ne diyeceğiz? Olduk olmadık yerlerde dansözlere taş çıkarırcasına göbek atmaları erkeklerin başını döndürmüyor mu?”

“KUR’AN’DA BAŞ ÖRTÜLECEK DİYE BİR ŞEY YOK!”

Fetva vermeye de soyunan Kırca, yazısını şöyle tamamladı: “Dinimizin kitabı “Kur’an-ı Kerim’i” kaç kişi okudu acaba? Kur’an’da baş örtülecek, saç görünmeyecek diye bir şey yok! Binbeşyüzyıl önce bütünüyle çıplak gezen, göğüsleri açık bir şekilde dolaşan Arap kadınlarına “Kur’an-ı Kerim” edep yerlerinizi örtün demiş. Hiçbir şeyi okumayanlar bari hiç olmazsa dinimizin kitabı “Kur’an-ı” okuyuverin bir zahmet. Ey uyuyanlar! Uykuda gezenler! Nereye gidiyoruz? Nereye götürülüyoruz? Farkında olmanız için daha neyi bekliyorsunuz?”