Kazan kaynıyor!

Ligde üst üste aldığı kötü sonuçlarla sıkıntılı günler yaşayan Trabzonspor’da yönetimin üzerindeki olağanüstü kongre baskısı artıyor.

Trabzon’da bir araya gelen 60’a yakın eski yönetici yayınladıkları ortak bildiride, “Sezon sonunda yorulan ve yıpranan Yönetim Kurulumuzun Genel Kurul Kararı alarak güven tazelemesi ya da bayrağı yeni arkadaşlara teslim etmeleri beklenmektedir” ifadesi kullanıldı.

Trabzonspor’da Sadri Şener başkanlığındaki yönetim kurulunun görev süresi 2013 yılı Aralık ayında doluyor, ancak alınan saha sonuçlarına dikkat çeken ve kulübün ekonomik yönden kötü yönetildiğini ileri süren muhalefet, Aralık ayı beklenmeden sezon sonunda olağanüstü kongre yapması için Başkan Şener’e uyguladığı baskıyı sürdürüyor.

Geçtiğimiz günlerde sanatçı Volkan Konak önderliğinde gerçekleştirilen küçük çaplı bir toplantının ardından bu kez geniş katılımlı bir toplantıyla yönetime Mayıs ayında kongre düzenleme çağrısı yapıldı.

Trabzon’da bir otelde eski başkan yardımcısı Muhittin Öztürk’ün organize ettiği ‘Trabzonspor için ne yapabiliriz?’ konulu toplantıda kulübün durumu masaya yatırıldı.

Eski Asbaşkanlardan Nevzat Ergüney’in başkanlık ettiği toplantıya eski başkanlar Ahmet Celal Ataman ve Salih Erdem, Hayrettin Hacısalihoğlu, Süleyman Atal, Hikmet Onur, Ömer Gürsoy, Salih Alpaslan başta olmak üzere 60’a yakın eski yönetici katıldı. Yaklaşık 2.5 saat süren toplantıyı Trabzonspor yönetimi adına Emin Kahraman ve Coşkun Çebi takip etti. Divan Kurulu Başkanı Ali Özbak da salonda yerini aldı.

Toplantıda söz alan eski yöneticiler Trabzonspor’a sezon sonuna kadar omuz omuza vererek destek olmaları gerektiği noktasında birleşti. Sezonun sona ermesinin ardından yönetimin olağanüstü kongre kararı alarak güven tazelemesi veya yeni isimlerle yola devam etmesini savunan eski yöneticiler, toplantının sonunda da bir bildiri yayınladı.

Toplantı Başkanlık Divanı imzalı bildiride şu görüşlere yer verildi:

“23 Mart 2013 günü Trabzon Kenti dışında yaşayan eski Trabzonspor yöneticilerinin çağrısı ve katkılarıyla gerçekleştirilen toplantı sonucu yapılan değerlendirme ve beklentilerin değerli kamuoyuna aktarılması kararlaştırılmıştır. Kulübümüzün son dönemlerde yaşadığı sıkıntılar, ligdeki durumu ve mali sorunlar ele alınmış, yönetim kurulu, teknik kadro ve sporcularımızın gerek motivasyonu, gerekse bundan sonraki müsabakalardaki performanslarıni artırmak, Trabzonsporumuz’un eski başarılı günlerini ve heyecanını tekrar kazanabilmesini sağlamak üzere bütün gücümüzle kulübümüzün yanında olunması krarlaştırılmıştır. Tüm müsabakalarda ve etkinliklerde taraftarımızın takımımızı desteklemek üzere gayret göstermesi arzulanmaktadır.”

“Siyasetten uzak durmalıyız”

Spor ile siyasetin iç içe olmasının asla kabul edilemez bir gerçek olduğunun belirtildiği bildiri şöyle devam etti:

“Bu nedenle haklarımızın her türlü siyasi etkiden uzak kalınarak korunması yönünde çaba sarfedilmesi gerektiği gözden uzak tutulmamalıdır. 3 Temmuz şike süreci başlangıcından itibaren Trabzonsporumuz üzerinde gerek Türkiye Futbol Federasyonu’nun gerek bazı diğer kulüplerin ve gerekse Merkez Hakem Komitesinin hasmane tutumları asla kabul edilemez boyutlara ulaşmaktadır.

Trabzonspor kamuoyu, ölü toprağını biran önce üzerinden atmalı, bunun için tüm güçlerini birleştirmelidir. Bu yolda bugüne değin sessiz kalan Divan Başkanlık Kurulu biran önce harekete geçerek Trabzonspor kamuoyu dinamiklerini birleştirmelidir. Netice olarak; sezon sonunda yorulan ve yıpranan yönetim kurulumuzun, genel kurul kararı alarak güven tazelemesi ya da bayrağı yeni arkadaşlara teslim etmesi beklenmektedir.”

Bu çorba öğrenciler için kaynıyor

Çorba satışından elde edilen gelir her hafta Ordu Üniversitesi Rektörlüğü’ne götürülerek ihtiyaçlı öğrencilerin hesabına aktarılıyor.

Öğrencilik yıllarında gittiği bir lokantada, öğrenciye veresiye çorba verilmesinden etkilenen Ordulu işletme sahibi Songül Reisoğlu, üniversite öğrencilerine yardımcı olmaya çalışıyor. Yaklaşık bir yıl önce KOSGEB desteğiyle kafe açan Reisoğlu, ayrıca öğrencilere boş zamanlarını değerlendirebilecekleri ve müzik, tiyatro, dans gibi alanlarda eğitim alabilecekleri ortam sunuyor.

Reisoğlu, AA muhabirine, öğrenciler için bir kase çorbanın bile çok önemli olduğunu söyledi.

Üniversite öğrencisi olduğu dönemde yaşadığı anılar dolayısıyla öğrencilere yardım etmek istediğini anlatan Reisoğlu, şöyle devam etti:

”Konya Selçuk Üniversitesi’nde okudum. Buradaki bir lokantada öğrencilere veresiye defteri tutulurdu. Öğrenciler ise ödemeyi kredilerini aldığında yapıyordu. Bu uygulama çok hoşuma gitmişti. Çünkü Türkiye’nin değişik yerlerinden gelip Konya’da okuyan öğrenciler için altın tepside sunulmuş bir fırsattı. Lokanta sahibinin yapmış olduğu bu hizmet beni o kadar etkilemişti. Ben de ileride buna benzer bir durumu yapmayı hayal etmiştim.”

Açtığı kafe sayesinde ihtiyaç sahibi öğrencilere yardım etmek istediğini vurgulayan Reisoğlu, ”Ben de öğrenci oldum ve aynı zamanda çevremde bazı anılar yaşadım. Öğrenciler için bir kase sıcak çorbanın ne demek olduğunu iyi bilirim” dedi.

-”Bir elin verdiğini, diğer el görmüyor”-

Reisoğlu, sattığı çorbanın çok uygun fiyata olduğunu dile getirerek, şöyle konuştu:

”Çorbayı 2 liraya satıyorum. İnsanlara, ‘yardım etmek istiyorsanız, fazla para harcamanıza gerek yok’ diyorum. Çünkü çorba sadece 2 lira. Bağış kutusuna koyulan parayı cuma günleri topluyorum ve üniversiteye götürüyorum. Rektörlükte önceden belirlenmiş ihtiyaç sahibi öğrencilerin direkt hesabına aktarılıyor. Böylece bir elin verdiğini diğer el görmüyor. Amacım Türkiye’nin değişik yerlerinden ilimize gelmiş öğrencilere bu sosyal yardımlaşma ve dayanışma aracılığıyla destek olmak.”