Kurtlar Vadisi’nde büyük sürprizler var

Soy Kitabı’na Tapınakçılar’dan önce ulaşan Polat Alemdar, heyetin geleceğini kurtarır kurtarmasına ancak kendi canından da olur! Son arzusu olarak kızı Elif’in kurtarılmasını isteyen Polat’ın ölümü KGT üyesi Akif’in elinden olmuştur! Dizi geçtiğimiz sezona 195. bölümünde Polat’ın ölümüyle veda etmişti. Peki, Polat gerçekten öldü mü? Ölmediyse nasıl ortaya çıkacak? Her türlü sürprize açık bu final sahnesi, ‘Vadi severler’in yüreğini ağzına getirirken, Türk televizyonlarında 11 yıldır yayınlanan ‘Kurtlar Vadisi efsanesinin sonu’ tartışmalarını da beraberinde getirdi. 12 Eylül’de başlayacak Vadi’nin yeni sezonunda kimlerin diziden ayrılacağı, kimlerin dizi kadrosuna katılacağı merak konusu. Dizinin senaristi ve konsept sorumlusu Cüneyt Aysan, Zaman’dan Yusuf Bülbül’e verdiği röportajda ser verip sır vermese de yazdıkları senaryonun Polat Alemdar izleyicisini tatmin edeceğini söylüyor. Kurtlar Vadisi Pusu’nun geleceğini konuştuğumuz Aysan, izleyicilerine sürprizlerle dolu yeni bir dönem vaat ediyor…

BÜYÜK SÜRPRİZLER VAR

Hayranlarının sabırsızlıkla beklediği yeni dönemde Kurtlar Vadisi Pusu’da ne gibi sürprizler var? Yeni yüzler, yeni karakterler ya da ayrılıklar…

Kurtlar Vadisi’nde sürprizler her zaman vardı, bu sezonda da yine seyircimizin arzuladığı sürprizler var. Hem hikâye anlamında hem karakterler anlamında beklentileri karşılayacak konsept, karakter ve oyuncularımız olacak. Kurtlar Vadisi’nin en özgün tarafı da zaten her sezon yeni bir konseptin açılması, zenginleştirilmesi, bu gidişata uygun hikâyeler oluşturulması ve bu hikâyelere ilişkin güçlü karakterler yaratılması…

POLAT ALEMDAR ÖLDÜ MÜ?

Final sahnesi izleyicinin kafasını karıştırdı. Sizin açınızdan bu soruya cevap vermek elbette güç. Yine de sormak istiyorum, Polat öldü mü? Öldü ise nasıl dirilecek?

O, bu senenin en büyük sürprizi… Bu sürprizi birlikte izleyip göreceğiz. Polat Alemdar, sadece Türkiye’nin değil, bölgenin en büyük karakteri, en büyük aksiyon ve fikir adamı. Bu soru tabii ki bütün Vadi izleyicilerini etkilemiş durumda ama yazdığımız senaryo Polat Alemdar’ın izleyicisini tatmin edecektir.

Ülke ve dünya gündemi yakından takip eden dizinin yeni bölümlerinde Mısır, Suriye ve bölge sorunları ile ilgili dikkat çekici ayrıntıların ipuçlarını veriyorsunuz. Bir diziye bu denli mesaj yüklemenin, senaryo açısından ne gibi artıları ve eksileri oluyor?

Biz gündemi bire bir takip ediyoruz diye bir şey demiyoruz. Ortada medyanın sunmuş olduğu bir gündem var. Kamuoyunda oluşturulan, bize dayatılan bir gündem. Biz 11 yıldır bunun arka planını; gündemin nasıl oluşturulduğunu, nasıl yaratıldığını, bunu yaratan güçlerin kimler olduğunu ve bundan nasıl nemalandığını, gündem oluşturmanın bunlara maddi manevi getirisini anlatıyoruz.

KURTLAR VADİSİ’NİN BAŞARISI NE?

Dizinin başarısı da buradan gelmiyor mu zaten?

Tabii ki politik aksiyon dizi yapmak çok zor bir iş. Sonuçta dramatik bir eser ortaya koyuyorsunuz. Dramatik eserin unsurları var, buna da çok fazla politik bir şeyi yoğunlaştıramazsın. Ama Kurtlar Vadisi’nin en büyük başarısı, bu dramatik eser içerisinde politik söylemi, Türkiye ve bölgedeki politik oyunları da çok güzel bir şekilde anlatması.

1 MİLYAR SEYİRCİMİZ VAR

Politik bir diziyi geniş kitlelere izletmek çok zor ve sıkıntılı bir iş değil mi?

Neticede bu eğlence sektörü ve siz bu sektörde insanların tamamen stratejik düşünmelerini, kendi ülkesinin ve bölge ülkelerinin sorunlarına karşı hangi stratejilerin oluşturulduğunu, bunlara karşı nasıl yeni stratejiler oluşturması gerektiğiyle seyircinin düşünce biçimini değiştirmeye, daha farklı düşünmelerine sebep oluyorsunuz. Bu çok kolay bir iş değil, çünkü kısa bir sürede bunu yapmaya çalışıyorsunuz. Ama biz bunu yaptığımıza inanıyoruz. Şu an 1 milyarlık bir seyirci kitlesi diziyi izleyip dizi bittikten sonra bu şekilde yorum ve analiz yapıyor. Bu da insanlarımızın ülkesinin ve bölgenin toplumsal, siyasal ve ekonomik sorunlarına karşı ne kadar duyarlı olduğunu gösteriyor.

11 yıldır devam eden bir dizi var ortada. Vadi izleyicisiyle kurduğunuz bağı neye borçlusunuz?

Yılların oluşturduğu bir bağ bu. Bunun için büyük emek harcandı. Gerçekliği senaryoya uygun bir şekilde yerleştirmek için stratejik çalışma yapıldı. Bu da çok zor ve riskli bir durum. Biz bu riski aldık. Bunun karşılığında da seyircimiz bize takdirlerini ve beğenilerini iletti. Kurtlar Vadisi’nin en büyük başarılarından biri de budur. Bu sektörde farklı bir pencere açtık, izleyicilerimizi bir dünyaya soktuk. Hem izleyicimiz hem biz bundan çok büyük haz aldık. Bu entelektüel bir haz. Çünkü neticede Türk insanı ve bölge insanı burada yapılan toplumsal olaylara bir şekilde emperyalizm müdahalesi olarak bakıyor ve bu emperyalizmle mücadele etmek için yöntem ve şekiller üzerinde çok kafa yoruyor. Kurtlar Vadisi de buna bir nebze olsun ışık tutmaya çalışıyor.

TÜRKİYE EMPERYALİZME KARŞI TEK BÜYÜK GÜÇ

Emperyalizmle mücadelede dizi önemli bir araç diyebilir miyiz?

Kurtlar Vadisi’nin bir sözü var: Bölgenin emperyalizmden kurtulması. Bu bölgede emperyalizmin çok fazla kök salmış olduğunu, emperyalizmle mücadele etmenin en önemli unsur olduğunu ve emperyalizmin bütün bu sömürüyü devam edebilmek için etnik, dinsel, tarihsel her türlü argümanı kullandığını anlatan Kurtlar Vadisi, insanlar gerçek anlamda kendi tarihine, kültürüne döndüklerinde ve bunları tekrar incelediklerinde bundan kurtulmanın mümkün olduğunu söylüyor. Çünkü Türkiye bölgede emperyalizme karşı tek büyük güç. Bugünkü hal, kuşatılmış ama bu kuşatma sonsuz değil dönemsel…

İzleyicinin diziyi sahiplenmesi bu yüzden mi?

Kurtlar Vadisi kültür emperyalizmiyle bunun hiçbir şekilde aşılamayacağını veriyor. Tam tersine, dönemseldir ve mücadele edildiği takdirde bu aşılacaktır. Bu önemli bir vaattir. Seyirci de bu yüzden bu diziye çok fazla itibar ediyor.

Her ne kadar geniş kitlelere hitap etse de sevmeyenleri de vardır dizinin. Penguenli fragmanla bu algıyı değiştirme niyetinde olmadığınız anlaşılıyor. Bunu; ‘Bizi sevmeyen zaten sevmeyecektir’ gibi mi yorumlayalım?

Sevmemek değil de görmezden gelmek diye bir taktik var. İzlemeyebilir, ama aslında izlemedim diyenlerin büyük bir kısmı diziyi izliyor. Sadece politik söylemiyle uyuşmayabiliyor. Ama Kurtlar Vadisi toplumsal, ekonomik, siyasal ve kültürel olaylara farklı bir pencere açtığı için o pencereyi de görmek istiyor. Katılıp katılmaması sorunu var. Biz bir iddiada bulunuyoruz. Bu bizim yorumumuz. İddiamızın geçerli olup olmadığına tarih karar verecek. Şimdiye kadar pek yanılmadık, bizim en büyük başarılarımızdan biri de bu.

EMPERYALİZM EN BÜYÜK DÜŞMANIMIZ

‘Kurtlar Vadisi izliyorsanız haberlere gerek yok’ algısı yeni dönemde de değişmeyecek anlaşılan. Haberleri yine Vadi’den mi alacağız?

Bence işin en güzel tarafı bu algı. Çünkü haberler çok ayırt edici, çok bulandırıcı, çok fazla kanaldan pompalanıyor. Bunu sadece Türk basını için değil, tüm bölge basını için söylüyorum. Emperyalizm sadece ekonomik veya siyasi güçle değil kültürel hegemonyasıyla bölgeyi kontrol ediyor. Algıyı bozuyor, değerleri yıpratıyor. Haberler de bunun en büyük enstrümanlarından biri. İzlediğiniz haberler o kadar farklı veriliyor ki. Kurtlar Vadisi’nin en belirgin tarafı Türkiye ve bölgedeki toplumsal, siyasi, ekonomik ve kültürel sorunlara bağımsız analiz yapması ve strateji oluşturması.

HAKİKATİ ORTAYA ÇIKARIYORUZ

Kurtlar Vadisi farklı bir göz yani…

İnsanlar o kadar çok kandırılmaya çalışıldı ki… Yine de Türk insanının kendine özgü bir feraseti var. Bir şeyler eksik veya yanlış anlatılıyor dendiğinde, Kurtlar Vadisi izlediğinde 3. bir gözle bakıyor ve diyor ki “Aaa öyle de değilmiş”. Kurtlar Vadisi, o açığı kapatıyor. Toplumda güven sorunu var. Kurtlar Vadisi o güvenilirliği sağlayan bir eser. Modernizmin en büyük özelliği hakikati gizlemesi ve bozması. Bu bozmaya karşı bir bayrak var, o da Kurtlar Vadisi.

Dizinin ne kadar devam edeceği konusunda bir öngörünüz var mı?

Bu izleyicimizin takdiriyle alakalı. İzleyicimiz bize itibar ettiği, bizi izlediği, bize inandığı müddetçe bu eseri onlara vereceğiz. Bir de kanalın ekonomik unsuru var. Ekonomik unsurlar ve izleyicinin beğenisi devam ettiği müddetçe biz bu diziyi yapmaya devam edeceğiz.

Memati Kurtlar Vadisi’ne rakip oluyor

Süreç Film’in yapımcılığını üstlendiği ‘Kaçak’ dizisinin çekim hazırlıkları geçtiğimiz günlerde başladı.

Süreç Film’in yapımcılığını üstlendiği ‘Kaçak’ dizisinin çekim hazırlıkları geçtiğimiz günlerde başladı. Dizinin başrol oyuncuları Gürkan Uygun, Berk Hakman, Mustafa Avkıran, Begüm Birgören ve Özlem Yılmaz, okuma provalarında bir araya geldi. Bir bölümü Sivas’ın Divriği ilçesinde çekilecek dizi için bu bölgede özel bir set hazırlandı.

MACERA EYLÜL’DE BAŞLIYOR

Senaryosunu Zülküf Yücel’in yazdığı, Volkan Kocatürk’ün ise yönetmen koltuğunda oturduğu dizi, Eylül ayında Atv’de ekrana gelecek. Heyecanlı bir hikayeye sahip olan ‘Kaçak’; yeraltı dünyasının en acımasız adamının oğlunu öldüren ve bu yüzden kimliğini değiştirerek Anadolu’da ücra bir kasabada kahvecilik yapmaya başlayan eski bir polisin hikayesini anlatıyor.

Kurtlar Vadisi’nin yeni kanalı belli oldu

Televizyonda 10’uncu yılını dolduran Türkiye’nin fenomen dizisi ‘Kurtlar Vadisi’ ekran macerasına başladığı Show TV’ye geri dönüyor. 15 Ocak 2003 günü “Bu bir derin devlet ve mafya dizisidir” sloganıyla Show TV’de seyirciye ‘Merhaba’ diyen dizi, ilk günden itibaren reytinglerde birinci sırada yer aldı. Pana Film’in yapımcılığını yaptığı, üç sezon boyunca Show TV’de ekrana gelen dizi sırasıyla, Kanal D, Star TV ve atv olmak üzere 10 yılda dört kanal değiştirdi. 2011’den itibaren atv’de ‘Kurtlar Vadisi Pusu’ olarak yayınlanan dizi, yeni sezonda 196’ncı bölümüyle yeniden Show TV’de sevenlerinin karşısında olacak.

Her çatışmada, her bölümde onlarca kişinin öldüğü dizinin, sezon finalinde Necati Şaşmaz (Polat Alemdar), Kenan Çoban (Abdülhey), Ayşe Çiğdem Batur (Leyla Türkmen), Erhan Ufuk (Güllü), Hakan Boyav (Kara), Cahit Kayaoğlu (Cahit), İbrahim Gündoğan (Mete Aymar) ve Kuzey Vargın (İhtiyarlar Başkanı) gibi isimler rol aldı. Her kanal değişikliğinde rekor ücretlerle transfer edildiği konuşulan dizinin, yuvasına dönerken bölüm başına ne kadar paraya anlaştığıysa hala sır. ‘Kurtlar Vadisi Irak’ filminde Amerikalı oyuncular Billy Zane ve Gary Busey’i, 97’nci bölümündeyse Andy Garcia ile Sharon Stone gibi dünyaca ünlü isimleri oynamıştı.

‘Kurtlar Vadisi Mezarlığı’

10 yıl içinde onlarca usta oyuncunun ve yüzlerce figüranın öldüğü dizide bugüne kadar Oktay Kaynarca, Özgü Namal, Selçuk Yöntem, Nihat Nikerel, Güven Hokna, Zafer Ergen, Gürkan Uygun, İstemi Betil, Vildan Atasever, Nefise Karatay, Tamer Yiğit, Ragıp Savaş, Tarık Ünlüoğlu, Seray Sever, Ali İpin gibi birçok ismin oynadığı karakterler gözlerini hayata yumdu.

Gürkan Uygun: Kurtlar Vadisi artık keyif vermiyor

Memati karakteriyle gönüllere taht kuran Gürkan Uygun, Akşam gazetesine verdiği röportajda bambaşka bir kılıkta çıktı karşımıza. Çatık kaşlı, gür sesli, asabi bir adamdan, bambaşka bir karaktere bürünen Gürkan Uygun, Memati karakterinden çok sıkıldığını itiraf etti. “Memati’yi öldümek için çok çabaladım” diyen Uygun, dizinin kendisinden sonra irtifa kaybettiğini söyledi.

İşte röportajdan ilgili bölüm:

Dizinin eski popülaritesi sanırım yok…

Yine var, ama artık alışıldı. Dizi izleyicileri için perşembe akşamları garanti. Kendi günü, kendi saati durumu…

Siz ayrıldıktan sonra dizinin izlenme oranında azalma olduğunu düşündünüz mü?

10 yıldır alıştıkları ve sahip çıktıkları karakter olmayınca eski keyifleri kalmamıştır. Düşüş oldu elbette.

Bu içten içe hoşunuza gidiyor mu?

Bunu zaten biliyordum. Yani diziye izlenebilirlik kattığımı, renk kattığımı. Evet, insanız hepimiz. Gururumu okşuyor bu durum. Ama yanlış anlaşılmasın, bu beni havaya sokmuyor. Hayata öyle bakmıyorum, öyle de tutunmuyorum.