Eskişehir’de “Türk Kahvesi Geçici Müzesi” açıldı.

Eskişehir 2013 Türk Dünyası Kültür Başkenti etkinlikleri kapsamında yaklaşık bin eserin yer aldığı “Türk Kahvesi Geçici Müzesi” açıldı.

Eskişehir 2013 Türk Dünyası Kültür Başkenti Ajansı Genel Sekreteri Hüseyin Kocabıyık, Odunpazarı’ndaki Bey Konağı’nda oluşturulan müzenin açılışında yaptığı konuşmada, sergilenen eserlerden çok etkilendiğini söyledi.

Müzenin, gündelik hayatın vazgeçilmezi, şarkılara, romanlara, atasözlerine konu olan Türk kahvesinin, 16. yüzyıldan bugüne tarihini yansıttığını belirten Kocabıyık, şunları kaydetti:

“Oluşturduğumuz bu geçici müzede, Anadolu coğrafyasında ilk kahveyi içen kahveyi nasıl yapmış, nasıl kaynatmış, hangi araçları kullanmış, onlardan başlayarak bütün malzemeyi görebilmeniz mümkün. Bütün o Kahve tarihi, malzemelerin suretine sinmiş bir şekilde. Size adeta hem seyirlik bir tablo oluşturuyor hem de sanki Kahve malzemeleri konuşuyor, size tarihi anlatıyor. Böyle şahane bir sergiyle karşı karşıyayız.”

Kocabıyık, üç hafta açık kalacak olan müzeyi, Eskişehir’in yanı sıra İstanbul, Ankara ve diğer civar illerde yaşayan vatandaşların da gezmesini istedi.

Yaklaşık bin eserin sergilendiği Türk Kahvesi Geçici Müzesi’nin açılışına, İl Genel Meclisi Başkanı Ahmet Yapıcı, İl Kültür ve Turizm Müdürü Ali Osman Gül, İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü Halil Çankaya, diğer ilgililer ve vatandaşlar katıldı.

Yassıada müze olma yolunda!

1960 darbesi sonrası yargılamaların yapıldığı adanın, ‘demokrasi müzesi’ne dönüştürülmesiyle ilgili son açıklama Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’dan geldi.

Babacan, zaman zaman gündeme gelen projeyle ilgili, ‘Kamu Finansmanı ve Borç Yönetimi Kanun Tasarısı’nın görüşüldüğü Meclis Genel Kurulu’nda konuştu.

Babacan, “Yassıada’nın gelecek nesillere ibret olması için, dönemde demokrasi müzesi ve demokrasi kompleksi olmasını arzu ediyoruz” dedi.

Tasarıda, Yassıada ve Sivriada ile ilgili düzenleme hakkında bilgi veren Babacan şunları söyledi:
”Yakın tarihimizdeki son derece acı bir dönemi, bir bakıma gelecek nesillere ibret olsun diye kalıcı, sembolik bir eser haline dönüştürmeyi amaçlıyoruz.

Bunun dünyada çok örnekleri var. Demokrasi mücadelesinde acı çeken, hayatını kaybeden pek çok kişi ile ilgili dünyada benzer uygulamalar var. Yassıada’nın bundan sonraki dönemde demokrasi müzesi ve demokrasi kompleksi olmasını arzu ediyoruz. Sivriada da yakın bölgede. Buralarda yapılan düzenlemelerle, bu projenin gerçekleşmesini istiyoruz.

Özellikle bir önceki Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Yassıada’yla ilgili bu projeyi sık sık gündeme taşımıştı.

Agora’ya Müze Geliyor

Bina, çalışmaların tamamlanmasının ardından, Agora ören yerinden çıkarılan eserlerin de sergilenebileceği bir cazibe alanı olarak kente kazandırılacak.

Büyükşehir Belediyesi’nin bu alandaki kamulaştırmalarından sonra kalan bölümde arkeolojik kazıları sürdürdüklerini söyleyen Agora Kazıları Başkanı, Dokuz Eylül Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nden Yrd. Doç. Dr. Akın Ersoy, “Alanda iki tane tescilli yapı var. Bir tanesi Büyükşehir Belediyesi tarafından ‘Kazı Evi’ olarak restore edildi. Diğer yapı da ‘Müze Evi’olarak hizmet verecek. Çalışmalarımızda bu iki yapıya da ihtiyacımız var. Bu yapılar, aynı zamanda İzmir’in tarihsel sürecinin basamak taşlarını oluşturuyor. Kazılarda Helenistik dönem, Roma dönemi ve Bizans dönemini görüyoruz. Şimdi bu iki yapıyla birlikte Osmanlı dönemini de görmüş olacağız” dedi.

Modern ve geleneksel
İki ayrı yapıdan oluşan tescilli bina, 18. yüzyıla ait tuğla, taş, ahşap karkas ve demir gergi sistemiyle dönemin özelliklerini gösteriyor. 2 ve 3 katlı olan bu yapılar, yaklaşık 60 metrekare büyüklüğünde bir avluyla birbirine bağlanıyor. Olumsuz iklim koşulları nedeniyle zaman içerisinde yapı karkası tamamen çürümüş durumda olan 2 katlı binadaki restorasyon çalışmalarında eski yapı olduğu gibi korunup, içinde çelik karkas ve cam malzemeden oluşan yeni yapı oluşturulacak. 3 katlı diğer binada ise geleneksel yapı sistemi korunarak binanın restorasyonu tamamlanacak. Çalışmaların ardından yapı “müze evi” olarak kullanılacak ve Agora’dan çıkan buluntuların sergileneceği bir müze alanı İzmir’e kazandırılacak.