Hıçkırık nasıl geçer?

Hıçkırık nedir?

Hıçkırık; diyafram, karın ve göğüs boşluğunda meydana gelen spazmların sonucu oluşur. Spazmın ses tellerini kapaması ve nefes alımını engellemesi ile hıçkırık sırasında meydana gelen “hıçk” sesi çıkar.

Hıçkırığa ne neden olur?

Fazla yemek yemek ve tamamen dolu mide hıçkırığa neden olabilir. Hıçkırığın diğer sebepleri ise şöyledir:

• Fazla ve hızlı yemek yemek,
• Çok fazla alkol tüketmek,
• Çok fazla hava yutmak,
• Sigara içmek,
• Midede meydana gelen ani sıcaklık değişimi örneğin çok sıcak ya da soğuk sıvıların tüketilmesi,
• Stres ve duygusal değişimler.

Hıçkırık ne kadar sürer?

Hıçkırık; genellikle birkaç dakika içinde kesilir, en fazla birkaç saat sürer. Nadir olarak rastlanan ve inatçı hıçkırık olarak da bilinen hıçkırık türünde ise yakınmalar kimi zaman ayları bulabilir. Bu inatçı hıçkırık; uykusuzluk, yorgunluk ve kilo kaybı olarak kendini gösterebilir. İnatçı hıçkırığın altında başka bir neden olabilir. Bu sebeple inatçı hıçkırık durumlarında doktora görünmekte fayda vardır.

Hıçkırık nasıl geçer?

Çoğunlukla hıçkırık, birkaç dakika içinde kendiliğinden kaybolur. Fakat birkaç saat süren ve kesilmeyen hıçkırıklar için işte evde yapabilecekleriniz:

• Derin bir nefes alarak nefesinizi tutun ve yavaşça 10’a kadar sayıp bırakın,
• Bir kese kağıdının içine belirli periyotlar ile nefes alıp verin,
• Hızlıca bir bardak soğuk su için,
• Bir çay kaşığı şeker ya da bal yiyin.

İnatçı olarak uzun süren bir hıçkırığınız varsa ve aylarca geçmiyor ise bir doktora gitmenizde fayda vardır.

Hıçkırık en çok kimde görülür?

Ayrıca, hıçkırık çoğunlukla erkeklerde kadınlara göre daha sık görülür.

Unutkanlığın sebebi nasıl anlaşılır?

Memorial Hizmet Hastanesi Psikoloji Bölümü’nden Uz. Psikolog Sevda Sevimli Yurtseven, unutkanlık nedenleri, tedavi yöntemleri ve nöropsikolojik testler hakkında bilgi verdi.

Depresyonla birlikte unutkanlık ortaya çıkabilir                               

Depresyon, derin bir üzüntü hali içinde olup, sıkıntı, ağlamalar, uyku bozukluğu, fiziksel durgunluk, hiçbir şeyden zevk alamama, unutkanlık, konsantrasyon güçlüğü gibi belirtilerden oluşan bir tablodur. Depresyondaki kişi; kendi hayatı, gelecek, diğer kişiler ve olaylar ile ilgili olumsuz kavramları zihninde geliştirmeye yatkındır. Bir olaydan genelleme yaparak her şeyin olumsuz ve kötü gittiğine dair çıkarımlarda bulunabilir. Depresyonla beraber; iş performansında düşme, algılama sorunları, eşyaların yerini unutma, yeni bilgileri daha önceki performansından düşük şekilde öğrenebilme ve odaklanamama gibi sorunlar sıklıkla görülmektedir.

Bunama ileri yaşlarda daha sık görülüyor

Yaşlı bir kişinin unutkanlıkla ilgili şikayetleri varsa, çevre tarafından oldukça normal karşılanabilir. Normal yaşlılık unutkanlığında kişi, günlük yaşamında tümüyle bağımsızdır. Kendi işlerini halledip, planlama yapabilmektedir. Ancak çağımızın hastalığı olan bunama(demans), yaşam süresinin uzamasıyla beraber insanı tehdit eder duruma gelmiştir. Özellikle “Alzehimer Tipi Demans” yaşlılık öncesi ve yaşlılıkta en çok görülen bunama nedenidir. Bu hastalığın başlangıç döneminde tanı koymak oldukça güç olduğundan, gerçek sıklığı saptamak çok mümkün görünmemektedir. Genel olarak 65 yaşın üstündeki nüfusta %2-4 arasında görülür ve 75 yaş üstü sıklık artmaktadır. Hafif demanslı kişilerde işte ve ev dışında bağımsızlık bozulmaya başlamaktadır. Orta demanslılarda bağımlılık artar, kişi yaşamı ve kendi bakımında sorunlar yaşar. Ağır demanslı hastalarda ise sürekli bakım gerekir ve  kişi tümüyle çevresine bağımlı hale gelmiştir.

Hastanın günlük yaşantısını olumsuz etkiliyor

Hafif evredeki demanslı hasta çalışıyorsa işinde verimliliğini yitirir.  Yakın geçmişe ait olayların hatırlanmasında güçlük çekme, aynı soruların tekrarlanması ve kelime bulma güçlükleri hastanın yakınlarının dikkatini çeken başlıca özellikler arasında yer almaktadır. Hasta kendi bildiği mekanları dolaşabilse de, yabancı mekanlarda kaybolabilir.  Yeni telefon numaralarını öğrenememe, yemek yaparken malzemeleri unutma ve uyku kalitesinde bozulma görülmektedir. Bu bozukluklarla beraber depresyon da tabloya eşlik edebilir.

Unutkanlığınızın nedeni Depresyon mu? Bunama mı?

Unutkanlıkla ilgili durumlarda nöropsikolojik değerlendirme, nörolojide yardımcı muayene yöntemlerinden biridir. Bu muayene beyin-davranış ilişkisi temeline oturan nöropsikolojik testlerle gerçekleştirilmektedir. Alzheimer hastalığının erken dönemlerinde beynin hareket ve duyu sistemleri dışında kalan bölgeler de etkilenmektedir. Beyin bölgelerinin aracılık ettiği mental işlevleri değerlendiren ve bunlardaki bozulmaları gösteren nöropsikolojik testlerdir. Klinik olarak özellikle ayırt edilmesi zor olan depresyon ve bunamanın ayırt edici tanısında nöropsikoloji yardımcı olmaktadır. Bu tip testlerle; hastanın basit dikkat, dikkati sürdürme, bellek, soyutlama, planlama, görsel mekansal algı ve yapılandırma özelliklerine bakılıp unutkanlığın neye bağlı olduğuna dair fikir oluşturulabilmektedir.

Denize ya da suya düşen telefon nasıl kurtarılır?

İşte cep telefonunu kurtarma yolları;

TATLI SUYA DÜŞERSE:

-İlk olarak cihazın pilini çıkarın… Kısa devre yapmasını önleyin… Daha sonra SIM kartı yuvadan çıkarın. Cep telefonunuzu kaybetseniz dahi SIM kartlar çalışmaya devam ediyor.

-Pil ve SIM kartı çıkardıktan sonra cihazı kuru bir bezle hızlı bir şekilde kurulayın…

-ELEKTRİK SÜPERGESİ: Cihaz içindeki nem doğal bir şekilde buharlaştığı taktirde telefonun kurtulma ihtimali daha fazla… Bunu yapmanın en iyi yolu ise bir elektrik süpürgesi ile içine, ortamdaki havanın üflenmesi ya da çekiş özelliği olan bir elektrik süpürgesi ile içerideki havanın dışarı çıkarılması.

-PİRİNÇ KAVANOZU: Kurulandığı halde içinde hala nem olan cep telefonlarını tamamen kurutmanın en iyi yolu ise pirinç taneleri ile dolu bir kavanozun ortasına koyup ağzını kapatmak ve en az bir gün bekletmek. Pirinç taneleri ortamdaki nemi hızla emebiliyor.

TUVALETE DÜŞERSE:

-Cihazlar ”tuvalete düşürülmediği sürece” alkolle temizlenmemesi gerekiyor. Solvent içerikli olan alkol, cihaz içindeki plastik bağlantıları eritebiliyor. Bunun yerine hırdavatçılardan temin edebilen ”Denature” alkol kullanılabilir.
DENİZE DÜŞERSE:

-Telefonunu denize düşürenlerin, cihazı sudan çıkarıp bu sefer tatlı suya bırakmaları daha sonra oradan da çıkarıp kurulamaları gerekiyor. Çünkü tuzlu su barındırdığı kristallerden dolayı cihazın bazı parçalarına zarar verebiliyor.

YAPILMAMASI GEREKENLER:

-Kurutma işlemi için asla saç kurutma makinesini kullanmayın. Saç kurutma makinesi, ‘soğuk üfleme’ modunda dahi ortamdaki havadan daha sıcak bir havayı makinenin içerisine üflediği için entegre ve lehimlere zarar verebiliyor. Bunun sonucunda cihaza pil takıldığı an telefon kısa devre yapabiliyor.

-Bunun yanında cihazınızı doğrudan güneş altında yada mikrodalga fırında kurutmaya asla denemeyin.

-GİZLİ İŞARET: Üretici firmalar, cihazın hem dışına hem de içine garanti etiketleri yerleştirmeye başladı. Su ile temas ettikleri zaman renk değiştiren bu etiketler sayesinde yetkili servis, telefonun içini açmadan dahi suya düşürüldüğünü anlayabiliyor. Birçok telefonun içinde de gizli işaretler bulunuyor

Dinlemelerin nasıl yapıldığını yerinde gördüler

TBMM Yasadışı Dinlemeleri Araştırma Komisyonu üyeleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nü ziyaret ederek, ”dinlemeler” konusunda teknik bilgi aldı.

Emniyet ve Jandarma yetkilileri bu ziyaret sırasında, milletvekillerinin daha önce yapılan komisyon toplantısında sorduğu sorulara da yazılı cevap verdi.

Buna göre, Emniyet, 2012 yılında önleyici maksatlı 2 bin 448 mahkeme kararına ilişkin 17 bin 884 hedef takibi yapıldı.

Yine aynı yıl, Jandarma tarafından yapılan iletişimin denetlenmesine yönelik mahkeme karar taleplerinden, adli maksatlı 3 bin 30 talepten 17, önleyici maksatlı 2 bin 448 talepten 14 olmak üzere toplam 5 bin 478 talepten 31’i adli makamlarca reddedildi.

Yazıda, ses veya görüntü kaydedebilen ve gönderebilen her türlü cihaz ve yazılıma sahip olup, kanuna uygun hareket etme hassasiyeti olmayan herkes tarafından yasadışı dinleme ve izleme yapılabileceği vurgulandı.

Ortam dinlemesi yapabilen cihazların yurtiçine sokulması ve yurtiçinde satışının kontrol altına alınması için gerekli düzenlemelerin yapılmasının, ayrıca bu konudaki cezai müeyyidelerin caydırıcı hale getirilmesinin, bu ihlallerin önlenmesinde etkili olabileceği ifade edildi.

”Dışarıdan alınan cihazlarda mesela İsrail’in adı geçiyor. Oradan alınan cihazlarla birilerinin dinleme yaptırması mümkün mü? Milletvekillerini, toplumu yani yasadışı dinleyenler kimlerdir? Yurtdışından birileri dinlenebiliyor mu?” sorusuna da yetkililer, bu amaçla kullanılan cihazların büyük çoğunluğunun yabancı menşeli olduğu ve bahsedilen devletlerde üretiminin yapıldığını, ancak bu devletler tarafından dinleme yapıldığına dair ellerinde bir bilginin mevcut olmadığını kaydetti.

Reddedilen dinleme taleplerinin kendi imkanlarıyla dinlenmesinin asla söz konusu olmadığı, zira kurumsal olarak böyle bir irade olmadığı gibi böyle bir imkan ve kabiliyetin de bulunmadığı ifade edildi.

”İptal edilmesi gereken kayıtları sakladığı ya da üçüncü kişilere ilettiği iddiasıyla hakkında soruşturma açılmış kaç emniyet görevlisi olmuştur? Sonucunda cezalandırılan var mıdır, verilen cezalar nelerdir?” sorusuna ise yetkililer, ”iletişimin denetlenmesine yönelik faaliyetlerle ilgili olarak 5 subay, 4 astsubay, 5 uzman jandarma, 1 sivil işçi olmak üzere 15 jandarma personeli hakkında yasal işlem yapıldı” yanıtını verdi.

”TİB, Emniyet, Jandarma ya da MİT dinlemiyorsa kim dinliyor?” sorusu üzerine yetkililer, dinleme imkan kabiliyetlerinin arttığını ve temin edilebilme kolaylığı gözönüne alındığında hukuk tanımaz bir takım kişilerce bu işlemlerin yapılabileceğine dikkat çekildi.

Adli dinleme kapsamında alınan bir mahkeme kararının uygulanması sırasında şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi ya da hakim onayının alınamaması halinde, bunun uygulanmasına Cumhuriyet Savcısı tarafından derhal son verildiği belirtildi. Bu durumda yapılan tespit veya dinlemeye ilişkin kayıtların Cumhuriyet savcısının denetimi altında en geç 10 gün içinde yok edilerek, durumun bir tutanakla tespit edildiği bildirildi.

Önleyici dinleme kapsamında, ”uygulanan tedbirin sona ermesi halinde dinlemenin içeriğine ilişkin kayıtlar en geç 10 gün içinde yok edilir, durum bir tutanakla tespit olunur ve bu tutanak denetimde ibraz edilmek üzere muhafaza edilir” hükümleri gereğince imha işlemi yapıldığı belirtildi.

Ayrıca iletişimin denetlenmesi faaliyetinin bitimine müteakip, tüm verilerin sistem tarafından geri getirilemeyecek şekilde otomatik olarak imha edildiği ifade edildi.

 ”Tamamen kişiseldir, ne hukuki ne de ahlakidir”

Yazıda, Jandarma Genel Komutanlığı ile diğer kurumlar arasındaki istihbarat paylaşımına yönelik faaliyetlerde hiçbir problem bulunmadığına yer verildi.

Jandarma Genel Komutanlığı’nca iletişimin denetlenmesine yönelik 2012 yılında 5 bin 478 mahkeme kararına ait 30 bin 755 GSM, 493 IMEI, 742 yurtdışı, bin 65 sabit, 8 uydu, 559 internet takibi yapıldığı belirtildi. Bunların tamamının TİB imkanları ile gerçekleştirildiği kaydedildi.

Milletvekillerinin, Ege Ordu’da bir soruşturma yapıldı, adamcağızın nişanlısıyla olan fotoğrafı ‘fuhuş’ diye basına aktarıldı” sözlerine ise yetkililer, bu sızdırmaların yasal yetersizliklerden kaynaklandığını vurgulayarak, ”Tamamen kişiseldir, ne hukuki ne de ahlakidir. Hukuk tanımayan, empati yapmayan ve sadece karşısındakine zarar vermeyi hedefleyen kişilere ait eylemlerdir.

Bu konuda hem personelimizi yetiştireceğiz hem de etkili bir denetim mekanizması geliştireceğiz. İhlalleri de asla affetmeyeceğiz. Yasal olarak zaten suç olan bir fiildir. Adli makamlarca sızdıranların tespitine yönelik gerekli işlemlerin yapılması önem arz etmektedir. Yasal eksiklik söz konusu değildir. Yalnızca fiilin söylediğiniz şeklindeki vahameti dikkate alınarak cezai müeyyide artırılabilir.”

Haberal ile ilgili iddialar

Yetkililer, ”Mehmet Haberal’ın telefonlarının hiçbirinin dinlenilmediği söylendiği halde dosya içerisinde Haberal’ın konuşmaları var, ancak hakkında da verilmiş bir dinleme kararı yok. Bu araştırıldığında Başkent Üniversitesi’nin santralinin dinlendiği söyleniyor. Aynı şekilde YARSAV’ın, Cumhuriyet Gazetesi’nin, Yargıtay’ın da santrali dinlenmişti. Santral dinlemelerini bu çerçevede hukuka uygun buluyor musunuz?” sorusuna, şu yanıtı verdi:

”Yetkili mahkemelere ibraz edilen ‘araştırma tutanaklarında’ hedef şahıslar veya şahıslarla ilgili olarak, faaliyetinin jandarma sorumluluk bölgesinde olduğu, ev ve iş adresi, iletişim aracı bilgilerinin nasıl elde edildiği, takibin gerekçeleri, suç bilgileri, açık kimlik ve adres bilgileri, abone bilgileri belirtilir.

Bu kapsamda iletişimin takibi talep edilir. İlgili mahkeme bu konuda delilleri yeterli gördüğü ölçüde karar verecek, bunun dışındaki bir talebi de reddedecektir.

Dolayısıyla yetkili hakim yukarıdaki kıstaslara göre şayet takibe alınacak şahsın kullandığı hat veya hatların santralde ayırt edilebilme kabiliyeti varsa karar verecektir. Aksi halde bir santralin dinlenmesi yasal değildir.”

Başbakan Erdoğan’ın dinlenmesi

Jandarma Genel Komutanlığı kayıtlarında yapılan incelemede Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın dinlenmesiyle ilgili olarak herhangi bir bilgi veya belgeye rastlanılmadığı da vurgulandı.

”Önleyici dinleme ve istihbarata karşı koyma faaliyetleri çerçevesinde, Türkiye’deki diğer istihbarat birimlerinin Jandarma’ya ya da başka askeri birime yönelik bir faaliyetini tespit ettiniz mi?” sorusuna yetkililer, ”Jandarma Genel Komutanlığı’na yönelik böyle bir faaliyet tespit edilememiştir” cevabını verdi.

”Obzervasyon aracı bulunmamaktadır”

”Birkaç ay önce askeriyede bazı konularla ilgili bir mobbing tartışması oldu. İçerideki bazı personelin mesajlarının ve konuşmalarının takip edildiği gibi. Bir mensubunuz intihar etti. Böyle olaylar gerçekten yaşanıyor mu, içeride böyle soruşturmalar var mıdır?” sorusuna yetkililer, iletişimin denetlenmesine yönelik icra edilen bütün faaliyetlerin yasal çerçevede mahkeme kararlarıyla yürütüldüğüne işaret etti.

Yetkililer, mobbing konusu ile ilgili olarak tespit edilmesi veya personel tarafından şikayet edilmesi durumunda ilgili personel hakkında gerekli işlemlerin yapıldığını, halen bir personel hakkında bu kapsamda yasal işlemin devam ettiğini kaydetti.

Uludere olayı

”Uludere’de 34 insanımızın yaşamını yitirmesi olayında istihbarat olayı var. Bu konuda sizin alanınızda bir şey var mı?”sorusuna da yetkililer, söz konusu İHA görüntülerinin Jandarma Genel Komutanlığı’nda izlenmediğini ve kayıtlarının tutulmadığını, bahse konu bölgede iç güvenlik harekatının 2. Ordu Komutanlığı’nın sorumluluğunda icra edildiğini ifade etti.

Jandarma yetkilileri, iletişimin denetlenmesine yönelik karar alınması aşamasında diğer istihbarat birimleriyle bilgi paylaşımı yapılmadığı da belirtti.

”Silahlı Kuvvetler içerisinde darbe, Balyoz davasına konu olan dinlemeler yapılmış mıdır, bununla ilgili bir çalışma olmuş mudur?” sorusu üzerine, Jandarma Genel Komutanlığı’nca içe dönük böyle bir dinlemenin söz konusu olmadığı ifade edildi.

Jandarma Genel Komutanlığı’nın obzervasyon aracı bulunmadığı kaydedildi.

Suç işlenmesinin önlenmesi veya işlenmiş suç faillerinin yakalanması kapsamında bilgi ve belgeler dışında, özel hayatın gizliliğine yönelik herhangi bir bilgi ve belge tutulmasının kanunen mümkün olmadığı, bu nedenle fişleme tabiri olarak ifade edilmiş bilgi ve belge bulunmadığı belirtildi.

”2010-2013 yılları arasında 1445 kayıp çocuk bulundu”

Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı’nın sunumuna göre, yasadışı dinlemeyle mücadelede kapsamında 2011-2012 yılları arasında yapılan operasyonlarda 22 tabanca, 38 kayıt cihazı, 9 jammer, 1212 fişek, 11 Fotoğraf makinesi, 5 telsiz, 171 gizli kamera, 127 kaset ve 11 bilgisayar ele geçirildi, 132 kişiden 21’i tutuklandı.

Cilvegözü Sınır Kapısı’ndaki patlama

Cilvegözü Sınır Kapısı’ndaki patlamaya ilişkin binlerce insanla görüşüldüğü, dinleme kararı alındığı, kamera kayıtlarının incelendiği, beş kişinin tespit edildiği ve beş kişinin tutuklandı.

Öte yandan, yapılan çalışmalarda 2010-2013 yılları arasında 1445 kayıp çocuk bulunarak ailelerine teslim edildi.

2002-2012 yılları arasında yapılan dinlemeler

”Bugüne kadar hakkında dinleme kararı verilmiş kaç kişi vardır, bunlara ait telefon sayısı nedir? Şu anda yargıç kararıyla dinlenen kaç kişi vardır?Bu kişilere ait toplam kaç telefon fiilen dinlenmektedir?” sorusuna ise tablo ile cevap verildi. Buna göre, 2002-2012 yılları arasında, mahkemelerden 75 bin 478 karar çıkartıldı ve 470 bin 102 hedef dinlendi.

Vücudumuzdaki yağlardan nasıl kurtulabiliriz?

 Bazen de kilonun normal olmasına rağmen çene altı, üst kol, kalçalar, bel bölgesi gibi vücudun ince ve şekil veren bölgelerinde anormal miktarda yağ depolanması gözlenir. Bu anormal yağ depolanmaları kilo verme çabalarına rağmen genelde yok edilemez.

Yıllardır bölgesel aşırı yağ depolanmalarını azaltmada liposuction, ultrason eşliğinde liposuction gibi teknikler başarıyla kullanıldı ve halen kullanılmaktadır. Liposuction tekniklerinin en büyük dezavantajı tedavi sonrasında uzun süren morartı, şişlik sorunlarının olması ve dar alan uygulamalarında deride oluşabilen gevşemeyi azaltmamalarıdır.

Lazer lipoliz küçük lokal yağları yok etmede etkili yeni cerrahi bir tekniktir. Lazer lipoliz işlemi düşük enerji düzeyli lazer ışığı ileten fiber optik bir kabloyu deri altına yerleştirerek uygulanır. Bu işlemle deri altındaki yağ depolanmalarını seçici olarak sıvı hale getirilir. Lazer lipoliz ile sıvılaşan yağ vücut tarafından bir iki haftada tedavi alanından uzaklaştırılır. Bazı vakalarda sıvılaşan yağın dokudan uzaklaştırılması ile daha iyi sonuçlar elde edilmiştir (bu teknik Lazer liposuction olarak isimlendirilir). Aynı zamanda lazer lipoliz deride kollajen üretimini de uyarır. Bu sayede deri daha gergin bir hal alır.

 

HABERİN DEVAMI İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ

 

 

elitpoliklinigi.com