Ölen bebeğin polis babası ortaya çıktı

Gölcük’te dokuz günlük bayram tatili boyunca annesinin tek başına bıraktığı bebeğin ölümüyle ilgili başlatılan soruşturmada bebeğin babası olduğu iddia edilen polis memuru T.A.’nın da bilgisine başvuruldu. T.A.’nın anne Seçil Müge Doğanay ile Adana’da yaşadığı dönemde birlikte olduğu anlaşılırken, genç polis, “Evlenecektik, ancak ailelerimiz uygun görmeyince ayrıldık” dedi.

Adana’da inceleme

Dokuz günlük bayram tatiline giderek “Berk” adını verdiği bebeğinin açlıktan ölümüne neden olduğu iddia edilen öğretmen anne Seçil Müge Doğanay’ın ifadesinde “Polis sevgilimden hamile kaldım” bilgisini vermesinin ardından Adana Emniyeti’nce inceleme başlatıldı.  İncelemede T.A., üst yöneticileri olayla ilgili bilgilendirdi.

‘Aileler uygun görmedi’

Genç kadınla bir dönem birlikte olan ve halen Adana Emniyet Müdürlüğü Çevik Kuvvet Şubesi’nde görevli 3 yıllık polis memuru T.A., Doğanay ile uzun süredir görüşmediğini öne sürdü. T.A., “Evlenecektik, ancak ailelerimiz uygun görmediği için ayrıldık” iddiasında bulundu. Polis memuru T.A., “Seçil’in hamileliğinden de, bebekten de haberim olmadı. Uzun süredir görüşmüyoruz” dedi.

Kocaeli Valisi Ercan Topaca, soruşturmanın devam ettiğini söyledi. Annenin şu anda tutuklu olduğunu, adli bir süreç olduğu için olayın her yönüyle incelendiğini vurgulayan Topaca, “Neticede 30-40 tane öğrencimizi emanet ettiğimiz öğretmenimiz. Psikolojisi bu hizmeti yapmaya uygun mudur, değil midir? Bunlara da bakıyoruz. İki tane müfettiş görevlendirdik. Büyük bir ihtimalle annenin psikolojisi de normal değil. Bu, normal bir annenin yapacağı bir davranış değil” ifadesini kullandı.

Babanın kimliği DNA testiyle belirlenecek

Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde bebeğini ölüme terk eden öğretmen Seçil Müge Doğanay ile ilgili soruşturmada Gölcük Cumhuriyet Savcılığı’nca gizlilik kararı alındı. Savcılıktan yapılan yazılı açıklamada annenin TCK 83’üncü maddesi gereğince tutuklanması istemiyle Gölcük Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi’ne sevk edildiği ve ömür boyu hapis cezası istemiyle hakkında dava açılacağı ifade edildi. Cumhuriyet savcılığı’ndan yapılan açıklama şöyle:

“Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yürütülmekte olan bir soruşturma ile ilgili olarak basında yer alan ‘Cani Anne, Gölcükte Dehşet…’ başlıklı haberler nedeniyle toplumun doğru bilgilendirilmesi, medyanın bilgi alma hakkı ve toplumu bilgilendirme görevi ile soruşturmanın gizliliği, masumiyet karinesi ve kişilik haklarının korunması orasında bir dengenin sağlanmasının gerekmesi nedeniyle basın açıklaması ihtiyacı duyulmuştur” denildi.

Gazetecilerin sorularını da cevaplandıran Gölcük Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Yaman bebeğin babasının kim olduğunu tam olarak tespit edilemediğini belirterek, “DNA için otopside çalışma yapılacak. Çocuk nüfusa kaydı yapılmamış. Annenin tutukluyken soruşturma savcısının istiğiyle jandarma kontrolünde isterse mezarlığa defne katılabiliyor. Definle ilgili yer gösterme hakkı var. Ama şu anda ailesiyle ilgili bize gelen bir bilgi yok. Yasal olarak annesi veya dedesi de alabilir cenazeyi. Akli dengesinin yerinde olup olmadığıyla ilgili şu anda bir inceleme başlatılmadı. Ayrıca anneyle ilgili linç girişiminin doğru olmadığını düşünüyoruz” diye konuştu. 

‘Bebek sesi duyuyorduk’

Bebeğini ölüme terk ettiği gerekçesiyle tutuklanan sınıf öğretmeni Seçil Müge Doğanay’ın  oturduğu semtte sessizlik hakim. Mahalle sakinlerinden Şebnem Girger, “Ben öğretmeni tanımıyorum. Ama yaşanan olaya çok üzüldük. O masum çocuğu bizlere verseydi Allah rızası için ben bakardım veya Çocuk Esirgeme Kurumu’na bıraksaydı” dedi.

Aynı mahallede oturan Şener Güngör ise yaklaşık 2 aydır geceleri bebek ağlama sesi duyduklarını belirterek Başka bir komşumuzun çocuğu var, o sanmıştık. Belki de ölüme terk edilen bebeğin ağlama sesini duyuyorduk” diye konuştu.

Kaynak: DHA

BDP eyleminde polise küstah anons!

BDP Diyarbakır il binasında toplanan aralarında sivil toplum örgütü üylerinin de bulunduğu yaklaşık 2 bin kişi,ana dilde eğitim için merkez Bağlar İlçesi Kaymakamlığı’na yürümek istedi. Polis BDP’lilerin önünü keserek, grubun arkasında bulunan yüzü maskeli ve Yurtsever Demokratik Gençlik Hareketi pankartı taşıyanlar çocuklar nedeniyle yürüyüşe izin vermeyeceğini söyledi.

BDP İl Başkanı Zübeyde Zümrüt ile bir emniyet yetkilisi arasında yapılan görüşmelerde emniyet yetkilisi, ‘Ülkeyi böldük, asayiş birimleri oluşturduk’ diyen grubun yürümesine nasıl izin veririz? Buna izin veremeyiz, yüzlerini açıp pankartlarını indirsinler” dedi.

Bunun üzerine Zümrüt, “Bu bir bez parçası, bu noktada bizi bölmez. Ne bizi ne sizi böler. Bu devlet İmralı’da kendisi ile görüşüyor. Bu alanda posterine tahammül edemeyen bir zihniyet var. İşte poster çıktı, işte ne bayrağı çıktı bunları bırakalım” dedi.

Görüşmeler sonuç vermeyince polis, anons yaparak yüzü maskeli 12 kişiden oluşan göstericilerin yüzlerini açıp, pankartlarını indirmeyene kadar yürüyüşe izin vermeyeceğini duyurdu.

POLİSE ‘SON UYARI’

BDP’liler il binasının önünde bir süre oturma eylemi yaparken, yüzleri maskeli olan ve yaşları 12 ile 15 arasında değişen çocuklar, ellerindeki megafon ile polise seslendi. Çocuklar megafon ile, “Yolumuzu açın, sizi bir kere daha uyarıyoruz, ikinci sefer müdahale yapacağız. Gerekirse dünyayı başınıza yıkarız” diye anons yaptı.

Bir süre devam eden oturma eyleminin ardından, yüzü maskeli çocukların maskelerini çıkarmaları ve pankartlarını kaldırmaları ile yürüyüş başladı. Polis geniş güvenlik önlemi alırken, yürüyüş, kaymakamlığın bulunduğu yerdeki parka kadar devam etti.

16 EYLÜL’DE OKULA GÖNDERMEYECEKLER

BDP İl Başkanı Zübeyde Zümrüt de, “Ana dilde eğitimin olmadığı bir ülkede demokrasiden söz edemezsiniz. Kürtlerin haklarının resmi olarak tanınmadığı bir yerde demokrasiden söz edilemez. Ana dilde eğitim için, okulların açıldığı 16 Eylül’de bir yürüyüş yaparak ve çocuklarımızı okula göndermeyerek boykot yapacağız. Eğer Kürt dili eğitim dili olmayacaksa biz de onların eğitimini tanımıyoruz diyeceğiz” diye konuştu.

Konuşmalardan sonra ana dilde eğitim için toplanan yaklaşık 50 bin imza teslim edilmek üzere bir heyet tarafından İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne götürüldü.

Polise havai fişekli saldırı, 1 polis yaralı

Cenaze sonrası yürüyüşe geçen grupla polis arasında yaşanan gerginlikte, polis, gruba TOMA ve biber gazı ile müdahale etti. CHP milletvekilleri Hasan Akgöl, Hüseyin Aygün, Refik Eryılmaz ve Mevlüt Dudu da TOMA’nın sıktığı sudan etkilendi.

CHP’li vekiller ile polis arasında yaşanan görüşmeler, grubun ortasına atılan havai fişek ile son buldu. Havai fişeklerden dolayı bir polis ayağından yaralanırken, ardından hastaneye kaldırıldı.

Yaralı polisin durumunun iyi olduğu öğrenildi. Polise ses bombası, taş ve bilye atan grupla polis arasındaki gerginlik sürüyor. Armutlu Mahallesi’ne barikat kuran grup etrafı ateşe verdi.

Facebook ve Twitter, Polis memurlarına yasaklanıyor mu?

Polislerin kurumlara ait olan bilgisayarlar üzerinden Okey,101, ve benzeri oyunları oynamalarının engellenmesinin yanı sıra Facebook ve Twitter gibi sosyal ağlarda vakit geçirmeleri de engellenecek.

Yine bununla birlikte Personel Kaza, iMesh, Bittorent gibi P2P gibi veri ve dosya paylaşımı yapılan sitelere girişleri de engelleneceği gelen bilgiler arasında.

Mersin polisinin başarısı BM raporuna girdi

Abdullah Biçer’in haberi

Mersin Emniyet Müdürü Arif Öksüz,  Narkotik Şube ekipleri Mersin’de uyuşturucu satanlar ve kullananlarla ilgili mücadelesini aralık sız sürdürdüğünü belirterek, özellikle de gençleri ve vatandaşları uyuşturucu illetinden uzak durmaya çağırdı. Öksüz, çocuklarımızın geleceğini karanlığa gömen uyuşturucu baronlarının kökünü kazmak bizim görevimiz dedi. Türk Polisinin uyuşturucu ile yaptığı mücadele başarısı Birleşmiş Milletlerin hazırladığı raporda diğer ülkeler arasında 13. Sırda. Yer alıyor

Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Bürosu’nun “2013 Dünya Uyuşturucu Raporunu yayımlandı. Raporda dünyada ele geçen morfin ve eroinin arttığı Türkiye ile Batı ve Orta Avrupa’da ele geçen miktarda ise azalma görüldüğü bildirildi.

TÜRKİYE ENJEKSİYON’DAN BULAŞAN HIV’I AZALTMA REKORTMENİ

Rapora göre, 2012- 2013 de iğneyle uyuşturucu alanlar arasındaki HIV yayılmasını önlemede en başarılı ülke Türkiye oldu. Filipinler’de enjeksiyonla HIV bulaşma yaygınlığı yüzde 12 arttı. Bu ülkeyi Çekoslovakya, Belarus, Yunanistan, Tunus, Romanya, Finlandiya izledi.

TÜRKİYE ÜZERİNDEKİ EROİN ROTASI ESKİSİ GİBİ GÜÇLÜ DEĞİL

Eroin kaçakçılığı için uzun süredir önemli bir merkez olan Pakistan’ın coğrafi nedenlerle farklı rota ve deniz taşımacılığı dâhil nakliye türleri geliştirdiği belirtilen raporda, “Değişikliğe İran ve Türkiye’den geçen, oturmuş Balkan rotasındaki eroin akışında görülen kesinti neden olmuş olabilir. Bu Afrika ve bazı Körfez ülkelerinden Avrupa piyasalarına kaçakçılıkta ara merkez olarak yararlanan alternatif deniz rotalarının gelişmesini teşvik etmiş olabilir” denildi.

Avrupa’da bitki esrar yakalamalarında artış, reçine esrar yakalamalarında azalış eğiliminin sürdüğü, bunun reçine ithali yerine “içte esrar yetiştirmede” artış anlamına gelebileceği kaydedilen raporda, Türkiye’de 2012’de önceki yıla göre 8 ton az esrar reçinesi ele geçirildiği belirtildi.

YASADIŞI AFYON PİYASASI

Afganistan’dan daha fazla afyonun İran ve Türkiye’yi içine alan Balkan rotası ile Orta Asya ve Rusya’yı içine alan kuzey rotası yerine, Pakistan ve İran’ı kapsayan “güney” rotasıyla Avrupa’ya ulaştığına ilişkin belirtiler olduğu kaydedildi.

Güvenlik faaliyetlerinin artması sonucu Avrupa’da eroin arzının azaldığını, bunun kendini ele geçen eroin miktarlarında düşüş biçiminde gösterdiği belirtildi. Afganistan-Avrupa rotasındaki Türkiye’de, 2012 ‘de yakalanan eroin miktarının yüzde 43 azalarak 7 tona indiği de kaydedildi.

TÜRKİYE TIP DIŞI “HAP” KULLANIMINDA 13’ÜNCÜ

BM raporunda sakinleştirici ve yatıştırıcıların tıp dışında kullanılmasının yaygınlığına ilişkin bir tablo da yer aldı. Türkiye bu listede 13’üncü oldu. Sırasıyla nüfusun; Estonya’da yüzde 12.9’u, Norveç’te yüzde 12.6’sı, Portekiz’de yüzde 12’si, Litvanya’da yüzde 11.9’u, İtalya’da yüzde 10.4’ü, Makedonya’da yüzde 1.0’u, Kanada’da yüzde 9.1’i, Meksika ve El Salvador’da yüzde 7.7’si, Bolivya’da yüzde 6.9’u, Macaristan’da yüzde 6.7’si, Hollanda’da yüzde 6.7’si, Türkiye’de yüzde 5.1’i, Almanya’da yüzde 4.3’ü. Nikaragua’da yüzde 4.1’i, Polonya’da yüzde 3.3’ü, ABD’de yüzde 2.6’sı, Finlandiya’da yüzde 2.3’ü, Venezuela’da yüzde 2.1’i, Avustralya’da yüzde 1.9’u sakinleştirici ve yatıştırıcıları tıbbi amaç dışında kullanıyor. Uyuşturucu ile mücadelede başarılı olan Mersin Emniyet Müdürü Arif Öksüz,  Her alanda suç unsurları yaratan kişiler  şunu unutmasın Devletimiz  her zaman  18 yaşında.

HABER 7

Bayramda bütün polisler ceza yazabilecek

Türkiye’nin en önemli sorunlarından biri olan trafik kazaları nedeniyle geçen yıl meydana gelen 1 milyon 296 bin 636 kazada, 3 bin 750 kişi yaşamını yitirdi, 268 bin 102 kişi de yaralandı.

Trafik kazalarının, yoğunluğu diğer günlere oranla bayram tatillerinde daha da arttığı bildirildi. Bu nedenle, Emniyet Genel Müdürlüğü yetkilileri söz konusu dönemde kazaların önlenmesi için yoğun mesai harcayacak.

Tatil boyunca, tüm önemli güzergahlarda trafik önlemleri alınacak. Bazı yollar, havadan helikopterle denetlenecek. Büro hizmetlerinde görevli personel, trafiğin tanzimi ve denetimi ile görevli ekiplere takviye olarak görevlendirilecek ve bu sayede ekip sayısı arttırılarak önemli kavşak, geçit ve güzergahlarda sabit ekipler konuşlandırılacak.

Tüm polisler ceza yazabilecek

Genel hizmet sınıfından polisler, trafikte kural ihlallerine karşı bayram tatili süresince daha hassas olacak. Sadece trafik polisleri değil, diğer birimlerde de görevli tüm polisler, tespit ettikleri ihlallere ilişkin tutanak düzenleyecek. Bu tutanaklar, trafik ekiplerine teslim edilecek.

Ana yollardaki Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü veya istasyon amirliklerinde, trafik kazası sonucu kapanan yolun en kısa sürede açılabilmesi amacıyla çekici ve kurtarıcı hazır bekletilecek.

Aşırı hız ve hatalı sollama

Bayram tatillerinde meydana gelen kazaların önemli bölümünün hız ihlali, hatalı sollama, yakın takip, yorgunluk, çalışma ve dinlenme süresinin ihlali gibi nedenlerden kaynaklandığını belirten genel müdürlük, polislerden bu ihallerin önlenmesine yönelik denetimlere ağırlık vermelerini istedi.

Buna göre, radarlı hız tespit ekipleri, başta otoyollar ve bölünmüş karayolları olmak üzere hız ihlalleri ve kazaların yoğunlaştığı yer ve yol kesimleriyle saat dilimlerinde seyir halinde denetimlerini sürdürecek. Araç durdurmanın mümkün olmadığı veya risk oluşturduğu durumlarda denetimler çevirme ekibi bulundurmaksızın ihlalde bulunan araçların tescil plakasına göre ceza uygulamak suretiyle gerçekleştirilecek.

Özellikle sabaha karşı uykusuzluk ve yorgunluk belirtilerinin arttığı, doğu istikametine gidişlerde güneşin de etkisiyle sürücülerin olumsuz etkilendiği 04.30-06.30 saatleri, batı istikametlerinde ise akşam üzeri 18.00-20.00 saatlerinde uzak yerlerden geldiği anlaşılan araç sürücülerinin denetim noktalarında kısa süreli araçtan inmeleri istenecek.

Denetimlerde yorgunluğu, uykusuzluğu veya süre ihlali tespit edilen sürücülere, trafik kuruluşlarında dinlenebilecekleri söylenecek. Çalışma ve dinlenme sürelerini ihlal eden ticari araç sürücülerinin taşıt kullanmalarına müsaade edilmeyecek.

Sivil ihbarlı denetimler

Trafik yoğunluğunun arttığı yollarda gerek görülmesi halinde ağır tonajlı araçlar, trafik normale dönünceye kadar uygun yerlerde kısa süreli bekletilecek.

Trafik denetim hizmetlerinde görevli ekip ve personelin bir kısmı “sivil ihbarlı denetimlerde” görevlendirilecek.

Kent Güvenliği Yönetim Sistemi (KGYS) ile Trafik Elekronik Denetleme Sistemi (TEDES) kurulu bulunan illerde, bu sistemler bayram tatili süresince aktif kullanılacak ve bu birimlerde yeteri kadar personel bulundurulacak.

BDP’liler polise molotoflarla saldırdı

Polis grubu tazyikli su ve gaz bombası kullanarak dağıttı. Dün gece geç saatlerde Tatar Mahallesi’nde toplanan bir grup gösterici, Ceylanpınar ve Suriye’de yaşanan olayları protesto ederek, yolu trafiğe kapattı. Polis, göstericilerin, kurdukları barikatı kaldırmalarını istedi.

Uyarıya molotof kokteyli ve taş atarak karşılık veren grubu polis tazyikli su ve gaz bombası kullanarak dağıttı. Göstericiler ile polis arasındaki çatışma gece geç saatlere kadar devam etti.

Grubun dağılmasının ardından cadde trafiğe tekrar açıldı.

Gezi parkı kapatıldı, polis alarmda

Sosyal medyada yayılan ve Taksim’e 1 milyon kişinin çağrıldığı belirtilen açıklama nedeniyle polis geniş güvenlik önlemleri aldı.

Polis, Gezi Parkı’nı yine vatandaşlara kapattı. Taksim Meydanı’nda da geniş güvenlik önlemleri alındı.

İstiklal Caddesi’nin girişine de TOMA konuşlandı. 

Polis akademisi öğrencilerine kredi müjdesi

YURTKUR Genel Müdürü Hasan Albayrak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kurum olarak 81 ilde ve biri yurt dışında olmak üzere 348 yurtta, 310 bin yatak kapasitesiyle hizmet verdiklerini ifade ederek, 158 yurt projesinin yapımına devam ettiğini belirtti. Buna ek olarak da 30 proje için Yüksek Planlama Kuruluna teklif vereceklerini ifade eden Albayrak, amaçlarının tüm öğrencilerin modern yurtlardan eşit şekilde faydalanması olduğunu söyledi.

Yurtta kalan öğrencilerin aldıkları kredi ve burslarla kimseye muhtaç olmadan eğitimlerini sürdürebildiklerini anlatan Albayrak, bu yıl burs ve öğrenim kredisi verilen öğrenci sayısının 1 milyon 304 bine ulaştığını vurguladı.

 Kara, deniz, hava harp okulları ile bunlara bağlı meslek yüksekokullarında öğrenim gören öğrencilerden talep eden ve durumu mevzuata uygun olanlara öğrenim kredisi vermeye başladıklarını anımsatan Albayrak, “Polis akademisi ve polis meslek yüksekokulları öğrencilerine de kredi vermek için çalışıyoruz. Yaklaşık bir ay içinde çalışmalarımız inşallah sona erecek” dedi.

Kuruma bağlı yurtlarda kalan öğrencilerin önümüzdeki yıl itibarıyla ücretsiz internete kavuşacaklarını hatırlatan Albayrak, her ildeki bir yurtta internet altyapısı kurulumunun bu ayın 22’sine kadar tamamlanacağını kaydetti.

Albayrak, “Hazirandan itibaren de tüm Türkiye’de hatta Kıbrıs’taki Lefke Yurdu’nda da internet kurulumlarını tamamlayacağız. Öğrencilerimiz önümüzdeki eğitim öğretim yılından itibaren ücretsiz internet kullanımına başlayacak. Şu an denemeler yapılıyor. Sonra bu 81 il interneti kullanıma açacağız” diye konuştu.

AA

Taksici Bakan’a polis ehliyet ruhsat sordu

Her hafta bir siyasinin taksicilik yaptığı programın sürücü koltuğuna bu kez Yıldırım oturdu. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin aynı bakanlıkta en uzun süre görev yapan ismi olarak bir rekora imza atan Ulaştırma Bakanı, takım elbise ve kravatı çıkardı, “Bereketli olsun” diyerek kontağa bastı.

POLİS DURDURDU, EHLİYET-RUHSAT SORDU

4 saat boyunca Ankara trafiğinde müşteri arayan Bakan Yıldırım’a trafik polisi ehliyet ve ruhsat sordu. Binali Yıldırım’ı tanıyamayan polis, kontrolleri yaptıktan sonra “Devam edebilirsiniz” dedi.

”GARİBAN BİR TAKSİ ŞOFÖRÜYÜM”

Ulaştırma Bakanı’nı tanıyamayan yolcular da oldu. Kendisini ‘gariban bir taksi şoförüyüm’ diye tanıtan Yıldırım, bir müşterisiyle Kızılay Çayyolu metrosu hakkında konuştu.

”HEP BÖYLE DİYORLAR”

Yolcusuna ”Metro nasıl gidiyor, ne zaman bitecek?” diye soran Bakan, “Ekim ayında bitecekmiş” yanıtını alınca esprili bir karşılık verdi: “Hep öyle diyorlar ama bitmiyor.”

BARIŞ SÜRECİNİ DE SORDU

Meclis Taksi’de Bakan Yıldırım, taksisine binenlere çözüm sürecini nasıl değerlendirdiklerini de sordu. Çoğunluktan “Terör bitsin, süreci destekliyoruz” yanıtını alan Bakan, böylece mini bir anket de yapmış oldu.

”BAKAN OLDUM AKRABALARIM ARTTI”

Binali Yıldırım bir müşterisiyle dertleşirken de “Bakan olduktan sonra akrabalarım çoğaldı. Kimi zaman bir telefon geliyor, ‘sayın bakanım falanca yeğeninizin sorununu çözdük’ diyorlar ama ne o ismi tanıyorum, ne de öyle bir yeğenim var aslında” dedi.

Polise mesai ücreti geliyor

Buna göre polislerin çalışma saatleri diğer devlet memurlarıyla eşitleniyor. Çalışılan her fazla saat için mesai yazılarak ek ücret ödenecek.
Emniyet Genel Müdürlüğü, 255 bin polise dönük önemli bir düzenlemeye gitti. Hazırlanan kanun tasarısına ulaşıldı.

Bugün gazetesinde yer alan habere göre; polis adayı öğrenciler alan eğitimine tabi tutulacak. Bu eğitimler 2 yıla kadar uzatılabilecek. Ehliyet almayan adaylar polis olamayacak. Üst düzey görevlere üç yıllığına atama yapılabilecek. Bu süre aynı görev yeri için en fazla 2 yıla kadar uzatılabilecek. Üst düzey müdürler bir görevde 3+2 sistemi ile en fazla 5 yıl görev yapabilecek. Tasarıyla kesintisiz 5 yıl içinde herhangi bir disiplin cezası almayan polise yıllık izinlerine ilave olarak bir defaya mahsus 10 gün izin verilecek.

Polis memurlarının kariyer imkanlarına daha çabuk kavuşması için de adımatıldı.Komiser yardımcılığı ile başpolisliğe yükselme sınavı için başvuru şartları 6 yıla çekilerek eşitlendi.

ZARAR KARŞILANACAK
Polislerin haftalık çalışma süresi 40 saat olarak belirlendi. Günlük 8 saatten daha fazla çalışan polislere fazla çalışma ücreti ödenecek.Dini vemilli bayramlardamesai yapan polisler ekstra ücret alacak. Fazla çalışma karşılığı ücret verilemediği durumlarda fazla çalışılan her 8 saat için polislere bir gün izin verilecek ve bu süre yıllık izinlere eklenecek. Ekip ya da hizmet otolarındameydana gelen zararlar artık idare tarafından karşılanacak.

TERÖRE EK TAZMİNAT
Terörün yoğun olduğu 2. bölge illerinde şark hizmetini yürüten polisler ek tazminat ile motive edilecek. Terör bölgesinde çalışan polislere İçişleri Bakanlığı’nca belirlenecek tutarda iş zorluğu tazminatı ödenecek.

Bu istihbarat Asker ve Polisi harekete geçirdi

Diyarbakır Valiliği tarafından yapılan açıklamada, jandarma özel harekat ve polis özel harekat ekiplerinden oluşan birliklerle bölgede yapılan operasyonun vukuatsız bir şekilde sona erdiği belirtildi.

Açıklamada, “Diyarbakır ili Lice ilçesi Dibek köyü ormanları bölgesinde bazı bölücü terör örgütü PKK/KCK’lı teröristlerin faaliyet ve hareket içerisinde olduklarına dair gelen istihbarat bilgileri değerlendirilerek anılan noktalara Jandarma Bölge Komutanlığı’nın sevk ve idaresinde 21 Şubat 2013 tarihinde karadan ‘kirpi’ tipi zırhlı araçlar, havadan Skorsky ve silahlı Kobra helikopterler ile destek sağlanarak arama, tarama ve kontrol operasyonu icra edilmiştir. Operasyona Diyarbakır Jandarma Özel Harekat Taburu (JÖH), Silvan Jandarma Komando Taburu, Özel Kuvvet timleri ve Polis Özel Harekat (PÖH) timleri katılmıştır. İcra edilen operasyonda hava unsurlarının yanında hedef bölgesine karadan kirpi tipi zırhlı araçlarla yaklaşılmıştır. Müteakiben kayalık, ormanlık ve karla kaplı çetin arazi koşullarına rağmen jandarma özel harekat, polis özel harekat ve komando timlerinden oluşan birliklerle operasyon planlandığı şekilde başarıyla icra edilmiş ve vukuatsız olarak akşam saat 17.00 sıralarında sona ermiştir” denildi.

Operasyon alanına girebilecek vatandaşların zarar görmemesi için polis ve jandarma unsurlarıyla yol kontrol noktaları oluşturulduğu da belirtilen açıklamada, operasyonun başarıyla icra edildiği ve güvenlik birimlerinin sorun yaşamadan görev yerlerine intikal ettikleri belirtildi.

Polisten Alkışlanacak Sözler

BDP’nin, Abdullah Öcalan’ın yakalanmasının yıldönümü düzenlediği yürüyüşe katılmak için öğle saatlerinde bazı kişiler Bağlar İlçesi 5 Nisan Mahallesi’nde toplandı.

Polis geniş güvenlik önlemi aldı, grubu engellemek için yolu zırhlı araç ve çevik kuvvet ekipleriyle kapattı. Bunun üzerine grubun içinde bulunan BDP Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak, Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan ve İl Başkanı Zübeyde Zümrüt, polis müdürleriyle bir süre görüştü.

Yürüyüşün yapılması için BDP Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak ve Güvenlik Şube Müdürü Süleyman Hançerli arasında uzun süre görüşmeler yaptı. Görüşmeler sırasında Emniyet Müdürü Hançerli, Kışanak’a şunları söyledi:

“Ayın 1’inden 15’ine kadar süren eylemler var. Kepenkler kapalı, taşlı sopalı saldırılar var. Onlarca molotof atılıyor. Polise de yazık, atan gençlere de yazık. Ben üzülüyorum, Diyarbakırlıya yazık. Güvenlik almak demek o gençlere de engel olmak demek. Bunca kepengi kim kapattırdı? Madem bir süreç var herkes bu sürece olumlu katkı sağlamalı. Sizden daha çok sağduyuya biz sahibiz.”

Polis Müdürüne cevap veren Kışanak ise, “Siz müdahale etmeyin biz yürüyüp basın açıklaması yapacağız. Sizin engellemeniz olmazsa çıkacak her şeyin sorumluluğunu ben alıyorum. Sükunet içinde yürüyeceğiz” dedi.

Polis Müdürü Hançerli’nin, “Emin olun ki bizim sağduyumuz sizden fazladır” sözleri üzerine sinirlenen Kışanak, “Sağduyunuz fazlaysa o polis aracının halkın içinde ne işi var?” dedi.

Polis Müdürü Hançerli ise Kışanak’a, “Siz burada ne yapıyorsunuz, sizin ne işiniz var? Bakın burada kanunsuz eylem yapılıyor, sizin ne işiniz var burada? Genel başkansınız, kanunsuz eyleme engel olun. Yüzü kapalı gruplar örgüt propagandası yapıyorsa biz burada devletin dik duruşunu gösteririz. Burada bir grup var ve niyetlerini bilemiyoruz. Siz söz veriyor musunuz, başka yerlerdeki molotoflu gruplar Diyarbakır’a zarar vermeyecek? Bakın arkada molotoflu gruplar var. Bakın genel başkanım bunlar size de saldırır. Bunlar kimseyi dinlemez” dedi.

“BİZE APO’NUN POSTERLERİ AÇILABİLİR DİYE TALİMAT VERİLMEDİ”

Emniyet Müdürü Süleyman Hançerli görüşmeler sırasında Kışanak’a, “Arkanızda Apo’nun posterleri açılıyor, ERNK bayrakları var” dedi. Bunun üzerine Kışanak, “Apo ile devlet görüşüyor” cevabı verince Hançerli, “Bakın hanımefendi, bize öyle bir talimat verilmedi, Apo’nun posterleri açılır diye. Terör propagandası yapılabilir diye birşey yok” dedi.

Bunun üzerine Kışanak, “Bu ülkenin en üst düzey yöneticileri, Adalet Bakanı, MİT Müsteşarı gidiyorlar ve Sayın Öcalan ile görüşüyorlar” dedi. Hançerli ise, “Biz de sorunun çözümü için katkı sağlıyoruz. Bakın arkanızda dönün bakın bayraklar var. Arkanıza dönerseniz göreceksiniz. Bunu yapmayın. Azıcık bekleyin. Sayın genel başkan biz tüm kalbimizle barışın huzurun gelmesini istiyoruz. Ben size dedim ki, o bayrakları indirin. Eli yüzü kapalı gruplar var. Şu an Bağlar’ın her yerinde molotoflu saldırılar var. Biz buna müsaade etmeyeceğiz. Bu bir kanunsuz eyleme döndü. Böyle müzakere ve konuşma olmaz. Siz bir vekilsiniz, Genel Başkansınız. Ben sizin yanınızda önümü ilikliyorum, saygı duyuyorum. Bakın patlamalar, örgüt propagandası yapılıyor” dedi.

Yapılan görüşmelerin ardından kalabalığın 500 metre yürüyüp Koşuyolu Parkı’na basın açıklaması yapmasına izin verildi. Parkta gruba hitap eden Gültan Kışanak, “Sayın Öcalan ile görüşmeler başladığında Paris’te çok büyük bir katliam işlendi. Paris’teki katliam ve cinayet Türkiye’den bağımsız değildir. Eğer gerçek bir barış aranıyorsa, bu komploya karşı net tutum alınmalıdır” dedi.

Diyarbakır’da geçen pazar günkü gösteride yaşamını yitiren Şahin’i panzerin ezdiğini söyleyen Kışanak, “Bu cinayeti işleyenler bunun hesabını verecek. Bundan sonra hiçbir provokatif girişim bizi durduramaz. Biz yolumuzda yürürüz. Bu işi konuşarak çözmeye karar verdiyseniz, artık bedel ödetmekten vazgeçin. Aksi taktirde en büyük bedeli Türkiye öder” dedi.

Polis internetten 50 çalınmış araç yakaladı

Konya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, çok sayıda kişinin araçlarının internetten dolandırıcılık yöntemiyle alındığı bilgisine ulaşınca harekete geçti.

Savcılıkla yapılan koordineli çalışma sonrası Konya merkezli, Kütahya, Antalya ve Kars’da düzenlenen eş zamanlı operasyonda örgüt lideri olduğu öne sürülen ve oto yıkamacıda çalışan Beytullah O’nun (28) da aralarında bulunduğu 23 kişi yakalandı.

Şüphelilerden Ali S’nin ise tatil için gittiği Antalya’daki bir otelde gözaltına alındığı bildirildi.

60 ayrı olayın aydınlatıldığı operasyonda, 10’u parçalara ayrılmış halde 50 araç ele geçirildi. Şüphelilerin devren satılık ilanı olan 10 iş yerini de aynı yöntemle aldıkları belirtildi.

Müşterilerin zaaflarından faydalanarak bazı araçları üzerlerine bile almayı başaran şüpheliler hakkında ”suç işlemek amacıyla örgüt kurmak”, ”başkasının aracını parçalamak”, ”oto hırsızlığı” ve ”nitelikli dolandırıcılık”tan işlem yapılacağı öğrenildi.

Senetteki tüm bilgiler doğru

İddialara göre, internetten araçların satılık ilanını takip eden grup, telefonla ulaştıkları araç sahibiyle buluştuklarında laf kalabalığı yaparak karşıdaki kişileri ikna ediyor.

Senet karşılığı aracı alarak uzaklaşan şüpheliler, daha sonra kendisine ulaşan araç sahibine aracı sattığını ve parasını almayı beklediğini ifade ediyor.

Araç sahibi, senedin günü geçtiğinde ve karşısında muhatap olacağı kimseyi bulamayınca dolandırıldığını anlayarak, savcılığa suç duyurusunda bulunuyor.

Ancak savcılıkça, senetteki tüm bilgilerin doğru olması ve karşılıklı alışverişten dolayı ortada bir dolandırıcılığın oluşmadığı kanaatiyle takipsizlik kararı veriliyor.