Bir Delinin Hatıra Defteri

Tür : Belirtilmemiş
Yazan : Nikolay Gogol
Yönetmen : Genco Erkal
Oyuncular : Genco Erkal

Konusu :

Ülkemizde oynanan ilk tek kişilik oyun olan Bir Delinin Hatıra Defteri’ni Genco Erkal 50 yıl sonra yeniden yorumluyor. Bir Delinin Hatıra Defteri, 15 Aralık’ta Sabancı Kültür Sarayı Hasan Tahsin Salonu’nda…

Nikolay Gogol’un en sevilen öykülerinden olan bir Delinin Hatıra Defteri 1965 yılında sahneye uyarlanmış ve ülkemizde ilk tek kişilik oyun olarak Genco Erkal tarafından Ankara Sanat Tiyatrosu’nda oynanmıştı. Yıllar boyunca sanatçı aynı eseri üç kez, üç değişik yorumla sahneledi. Şimdiki yapım oyunun 50. yıl kutlaması olarak gündeme geliyor. Gogol’un toplumsal kara mizah başyapıtı bir kez daha güldürürken içimizi acıtacak.

Türkçesi: Coşkun Tunçtan
Uyarlayan: Genco Erkal
Müzik: Mete Sakpınar
Sahne tasarımı: Duygu Sağıroğlu
Giysi: Özlem Kaya
Fotoğraf: Vedat Açıkalın


Bilet Fiyatları

Tam: 56.00 TL
Öğrenci: 41,00 TL

Bilet satış noktaları : Biletix, Sabancı Kültür Sarayı

Özel tiyatrolara yeni sezon yardımları

Özel tiyatroların 2013-2014 sanat sezonu projelerine yapılacak yardımlara ilişkin başvurular 15 Ağustos’ta sona erecek.

Kültür ve Turizm Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, tiyatronun yaygınlaşıp sevilmesini sağlamak, Türk oyun yazarlarını teşvik etmek ve Türk tiyatrosunun gelişmesini desteklemek amacıyla yapılan yardımlar bu yıl da sürüyor.

Profesyonel, çocuk oyunu, amatör ve geleneksel olmak üzere 4 ayrı kategoride kabul edilecek başvularla ilgili gerekli bilgi ve belgeler Bakanlığın www.kulturturizm.gov.tr ve www.guzelsanatlar.gov.tr adreslerinde yer alıyor.

Gruda: Ha cami kapatmışsın ha tiyatro!

Enver Aysever’in sunumuyla CNN Türk’te ekrana gelen Aykırı Sorular’ın konuğu olan tiyatro ve sinema sanatçısı Ayşen Gruda, yaptığı açıklamada cami ile tiyatroyu aynı kefeye koydu. 

TİYATROYA CAMİ BENZETMESİ

Ayşen Gruda şöyle devam etti;

“Cami nasıl bir mabedse, tiyatro da aynı şekilde mabeddir. Yani kutsaldır. O yüzden camiyi kapatmakla tiyatroyu kapatmak arasında bir fark yok. Camide insanlar vaaz yoluyla Tanrı’nın öğretilerini öğrenir ve ibadet yapar, tiyatroda da hayatla ilgili birçok şey öğrenir. İkisini de kapatmak kutsala saldırıdır”

Mahşer-i Cümbüş – İzmir

Tür : Doğaçlama
Yazan :
Yönetmen :
Oyuncular : Ayhan Taş, Yiğit Arı, Ayça Işıldar, Dilek Çelebi, Özlem Turay, Burak Satıbol

Mahşer-i Cümbüş 2003 yılının Ağustos ayında İstanbul’a taşınarak faaliyetlerini İstanbul’da sürdürdü. Mahşer-i Cümbüş kurulduğu günden bu yana Ankara ve İstanbul başta olmak üzere bir çok ilde gösteriler sergiledi ve festivallere katıldı. Türkiye’de Modern Doğaçlama Tiyatro’nun öncüsü olan Mahşer-i Cümbüş, Doğaçlama Tiyatronun gösteri biçimlerinden biri olan “Tiyatro Sporu”nu Türkiye’de ilk defa seyirci ile buluşturdu.

Kuruluşunun 5. yılında kendi sahnesi ” Mahşer-i Cümbüş Hayalhanesi”ni açtı. Ekip bugüne kadar 500’ün üzerinde “Tiyatro Sporu”, 200’ün üzerinde “Beyin Fırtınası” gösterisi yaptı.

Türkiye’de Modern Doğaçlama Tiyatro’nun öncüsü olan Mahşer-i Cümbüş, bir başka ilke daha imza atarak 2007 yılında Türkiye’nin ilk doğaçlama şov programı “Anında Görüntü Show”u ekranlara taşıdı ve Türk televizyonlarında yepyeni bir dönem başladı.

Beyin Fırtınası
İlk kez 2006 yılında Mahşer-i Cümbüş tarafından geliştirilen ve Hayalhane’de oynanan, yarışma mantığına dayanmayan yeni bir gösteri biçimidir. Modern doğaçlama tiyatro’nun tüm türlerinde olduğu gibi, Beyin Fırtınası’nda da seyircinin katılımı oldukça önemlidir.

Çeşitli sayılarda “longform” adı verilen uzun biçim oyunlar yanyana gelir ve tüm oyuncular birlikte oynarlar. Uzun biçim oyunlar, sadece bir anın oynanmadığı, tamamlanmış oyunlardır. Oyuncular, seyirciden alınan yönelimler doğrultusunda öykü, karakter ve temayı ortaya çıkararak tamamlanmış oyunlar sergilerler. Oyuncuların performanslarının dışında, doğaçlama müzik ve ışık da uzun biçim oyunlarda çok etkilidir. Seyirciler tamamlanmış bir öykü seyrederken, farklı mekanları, duygu durumlarını ve karakterlerin etkilerini, oyun sırasında tasarlanan müzik ve ışığın etkisiyle daha da gerçekçi hissederler. Hatta bu etkiyi arttırmak için gerektiğinde oyuncuların sesle yaptıkları efektler de önemli rol oynar.

Tiyatro Sporu
1977’de Alberta, Calgary’de Keith Johnstone tarafından geliştirilen Tiyatro Sporu fikri, hararet yaratan ve seyirci tepkisi çeken profesyonel güreş müsabakalarında kullanılan tekniklerin Johnstone tarafından gözlemlenmesiyle icat edilmiştir.

Tiyatro Sporu; oyuncuların iki takıma ayrılıp her iki takımın da seyircilerden alınan çıkış noktalarıyla çeşitli “shortform” adı verilen kısa turlar oynayarak birbirleri ile müsabaka etmesi mantığına dayanır. Her turun sonunda takımlara seyirciler tarafından puanlar verilir ve gösterinin sonunda bu puanlar toplanır. Ortaya bir galip ve bir mağlup çıkar ya da her iki takımın da puanları eşitse gösteri beraberlikle sonuçlanır.

Mahşer-i Cümbüş ve diğer Hayalhane gruplarının(Sürç-ü Lisan, Ehl-i Keyf, Ani Etki Ters Tepki, Mevzu Bahis) yaptığı bir Tiyatro Sporu gösterisinde spontane düşünme ve canlandırma, yanılsamayı kırma, kara mizah, ironi gibi unsurlar esastır. Özel bir kostüm olmadan oyuncular gündelik kıyafetleri ile sahnede yer alırlar. Çıplak sahne oyuncunun ve seyircinin hayal gücü ile şekillenir. Seyirci oyuncudan kopuk, karanlık salonda görünmez silüetler değil oyuncunun her an dokunabildiği, hissettiği ve onun gücünden yararlandığı sahne arkadaşıdır. Tiyatro Sporu gösterisi seyirciyle birlikte bir “oyun” un oluşturulmasını sağlar.

Tiyatro Sporu, bir müsabaka olmasına rağmen, klişelerin ve esprilerin oyunun niteliğini düşüreceği yönünde bir felsefeye sahiptir. Önemli olan karakterleri yaratmak, spontane ve işbirlikçi öykü anlatımıdır. Komiklikler ve espriler öykünün gidişatını bozucu, bunun yanı sıra hem işbirlikçi çalışmayı hem de sahne oluşturmayı engelleyici olarak görülür.

Johnstone tarafından öğretilen diğer bir yöntem ise sahnede ilk önce karakterleri ve arka planı belirleyen bir “ortam” hazırlamaktır. Bu ortam hazırlandığında bazı çatışmalar ve kurnazlıklar(oynamalar) öne sürülmelidir. Bu yönteme göre bir sahne her zaman daralabilecek bir “olasılıklar çemberi”ni içermelidir. “Olasılıklar çemberi”, doğaçlamacıların oyun içinde mantıklı bir şekilde ortaya atabileceği çeşitli öneriler demektir. Bir sahnenin başlangıcında her şey mümkündür fakat birçok öneri oluşturulduğunda ve sahnenin gerçekliği net bir şekilde tanımlandığında olasılıklar çemberi daralır ve doğaçlamacılar önceden kurulmuş olanla tutarsız görünen önerilerde bulunarak olasılıklar çemberinin dışına çıkmamalılardır.

Bir “Tiyatro Sporu” gösterisi asla tekrar etmez. Her şey o oyuna ve o seyirciye özeldir. Bu sebeple her oyun birbirinden farklıdır.

Bilet Fiyatı: 34.00 TL

Bilet satış noktaları : Biletix, Narlıdere AKM, Ege Üni. AKM

 Etkinliğin Yeri:
Ege Ünv. Atatürk Kültür Merkezi
Saatleri : 10 Mart 2013 / 16.00 – 19.30

Yazıldıysa Bozulmaz

Sen Hiç Ateşböceği Gördün mü?”nün efsane kadrosundan unutulmaz isimleri yıllar sonra ilk defa biraraya getiren “Yazıldıysa Bozulmaz” oyunu, İzmir’deki doktorlar ve aileleriyle buluşacak.

BKM oyuncularının yer aldığı “Yazıldıysa Bozulmaz” oyununda, Serhat Özcan, Ayberk Atilla, Pelinsu Pir, Oya Semerci, Can Kahraman, Celal Tak, Zeynep Coşkun ve Osman Karagöz bulunuyor. Celal Tak’ın yönetmenliğini de yaptığı oyunun yazarı ise Levent Pala.

Bir doktor ailesinin traji-komik hikayesini konu alan ve “doktor olmak cesaret ister, doktor olmak başka bir cesaret” mesajını veren oyunun İzmir gösteriminde, siz değerli basın mensuplarını da aramızda görmekten mutluluk duyacağız.

Tarih: 15 Şubat 2012, Çarşamba / 16 Şubat 2012, Perşembe
Yer: İzmir İsmet İnönü Kültür Merkezi
Saat: Her iki gün içinde saat 19.00’da ve 21.00’de gösterim yapılacaktır.

LCV: Nagihan Akdaş – Grup 7 İletişim – 212 292 13 13 – 535 411 84 87