2013 AÖF sınav soruları ve cevapları açıklandı

Açıköğretim öğrencileri, TC kimlik numarasıyla oturum açarak “Fakülte” başlığından “Sınav Soruları” seçeneğini, “Bölüm” başlığından öğretim yılını, “Ders” başlığından istenen sınavı seçerek sınav sorularına erişebiliyorlar.

AÖF SORU VE CEVAPLARI İÇİN TIKLAYIN

AÖF NOT ORTALAMASI SAYFASI

AÖF dönem notu ve genel not ortalamaları da yayınlandı. Öğrenciler bu sonuçlara bakarak, CD, DC, DD notu aldıkları derslerinden geçip geçmediklerini öğrenebilecekler.

Mezun olabilmek için öğrencinin ‘Genel Not Ortalaması’nın en az 2,00 olması gerekiyor.

Fiziksel ve ruhsal diktatör: Stres

Sürekli öfkelisiniz ve kafanız çok mu karışık? Karar vermekte zorlanıyor musunuz? Hep zamana karşı mı yarışıyorsunuz? Özel ve iş yaşamınızda yüksek beklentileri karşılamakta zorlanıyor musunuz? Bu dört soruya ‘kesinlikle evet’ diyorsanız, büyük ihtimalle yoğun stres altındasınız. Bu nedenle, S.O.S bayrağını çekmenizin zamanı olabilir. Çünkü bilimsel araştırmalar, stres altındaki kişilerde kalp hastalıklarının 3 kat, kalp krizinden ölüm oranın ise 5 kat fazla olduğunu gösteriyor. Uzun süreli stres, baş ağrısı, kas ağrısı, sırt ağrısı, göğüs ağrısı, mide rahatsızlıkları, ishal, kabızlık, ellerde titremeye yol açıyor. Psikolojik belirtilerde ise, stres kendini sinirlilik, endişe, depresyon, üzüntü ve asabiyet şeklinde kendini gösteriyor.

Reanimasyon ve Tamamlayıcı Tıp Uzmanı Dr. Ender Vardar, stresi ‘hastalıkların babası’ olarak tanımlıyor. Dr. Vardar, gripten kalp damar hastalıklarına, hatta kansere kadar geniş bir yelpazede birçok hastalığın nedenlerinin başında stres geldiğini anlatıyor. “Stres bizi kronik mutsuz, kaygılı yapıp enerjimizi tüketen, yaratıcılığımızı azaltan, daha kolay hastalanmamızı sağlayan baş aktör” diyen Dr. Vardar, doktorların bile stresi yeterince iyi tanımadığını ve yönetemediğini söylüyor.

Medya, finans ve tıp çalışanları risk altında

Stresten arınmak için sigara, alkol, aşırı yemek yeme gibi yanlış stres savar yöntemlere başvurulduğunu hatırlatan Dr. Vardar, pek çok hastada benzer durumları gözlemlediğini vurguluyor. Stresin kilo aldırdığına, çünkü stres nedeniyle fazla salgılanan kortizol ve adrenalinin yağ oluşumuna neden olduğuna dikkat çeken uzman, stresli bir vücudu savaş durumundaki ülkelere benzetiyor. Yani, kaos olan ülkelerdeki insanlar ölmemek için nasıl un, bakliyat depoluyorsa, stres anında da vücut yağ depoluyor. Bu durumda, su içmek bile kilo aldırabiliyor. Stresle başa çıkılamadığında bağışıklık sisteminin çökeceğine vurgu yapan Dr. Ender Vardar, “Çok uzun eğitimler aldık ama, stres yönetme eğitimleri almadık. Bence öncelikle alınması gereken eğitim, stresi yönetme eğitimi olmalı!” diyor. Doktorların bile yoğun stres altında çalışmalarına rağmen, bunu yönetemediğinin altını çizen Vardar’a göre, medya, finans ve tıp alanındaki tüm çalışanların, stres kaynaklarını iyi tanımlanması şart.

Stresten arınmanın formülü

Yoğun bakım uzmanı olarak, oldukça stresli bir iş yaptığına değinen Dr. Vardar, kendi stresten arınma formülünü de açıklıyor:

“Stressiz yaşam için aklımıza, ruhumuza ve vücudumuza iyi bakmalıyız. Ben her gün düzenli olarak hipnomeditasyon yapıyorum, dua ediyorum. Bunlar kendi özümle, bilinçaltımla daha iyi iletişim kurmama yardım ediyor. Haftada 3-4 gün yürüyüş yapıyorum. Sevgi dolu bir ailem olduğu için şükrediyorum. Bazen gingko biloba, sarı kantaron,ginseng, passiflora gibi bitkilerden yararlanıyorum. Sıklıkla stresi azaltan akupunktur noktalarına masajlar yapıyorum. Bu yan etkisi olmayan metotları, herkes kolayca öğrenebilir. Basitçe her iki elinizdeki işaret ve baş parmak arasında etli kısma veya el avcunuzun ortasına diğer elin başparmağı ile günde 3 kez 30 saniyelik orta sertlikte masajlar yapmanız endorfin hormonunu arttırarak stresi azaltmaya yardımcı oluyor. Sorunları daha başındayken çözmeye, ertelememeye çalışıyorum, çünkü stres biriktikçe yıkıcı etkisi daha fazla oluyor.”

Arınç ve Avcı 3 bin öğrenciyi yolcu etti

Projenin ilk etap uğurlama töreni Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ve Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın katılımıyla yapıldı. Arınç ve Avcı, Çanakkale’ye giden öğrencileri yolcu etti.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, ATO ve Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) öncülüğünde Çanakkale Şehitliği’ne 3 bin öğrencinin ilk etap uğurlama törenine katıldı. Sunuculuğunu Erkan Tan’ın yaptığı Ankara’daki törende Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, ATO Başkanı Salih Bezci de hazır bulundu. Tören öncesi asker kıyafetli erkek ve yöresel kıyafetli kız öğrenciler Bakan Avcı’ya çiçek takdim etti. Nabi Avcı öğrencilerle fotoğraf çektirdi ve öğrencilerin elini öptü. Bu sırada kız öğrencinin saçları Bakan Avcı’nın ceketine takıldı. Acı öğrenciye yardımcı oldu. Salondaki tüm öğrenciler ayağa kalktı. Ellerindeki Türk bayraklarını sallayarak ‘Çanakkale Geçilmez’ diye bağırdı. Bülent Arınç ve Nabi Avcı da çocukları ayakta alkışladı.

Törende konuşan Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, son 10 yıl içinde Türkiye genelinde binlerce derslik inşa ettiklerini söyledi. Cumhuriyet tarihi boyunca inşa edilen derslik sayısı kadar derslik inşa ettiklerini belirten Avcı, “bunların içinde bir tanesi var ki hepsi bir kenara o bir kenara. O da Çanakkale’deki Şehitliklerimiz açık hava dersliğimiz. Oraya gittiğiniz zaman siz de bugüne kadar gördüğünüz aldığınız izlediğiniz derslerden daha farklı normal derslerden çok daha farklı bir derse orada şahit olacaksınız.” diye konuştu.

“ÇANAKKALE’YE GİDEN ÖĞRENCİLER ŞEREFLİ, MÜBAREK ŞAHADETNAMELERİNİ ALDILAR”

Öğrencilerin öğretmenlerinden Çanakkale’de tarih, geçmiş, bugün ve gelecek ile ilgili çok anlamlı sözler duyacağını ve çok güzel bir ders yapacağını anlatan Avcı, “Bu dersin kıymetini bileceğinizi ve hiç unutmayacağınızı biliyorum. 1915 yılının ders yılı sonunda birçok lisemizde mezuniyet törenleri yapılmadı. 1915 sonunda birçok lisemiz hiç mezun vermedi. Siz işte o kahramanları ziyarete gidiyorsunuz. Onlar okullarını bıraktılar ve Çanakkale’ye gittiler. Çanakkale’de o günden bugüne hiçbir Milli Eğitim Bakanı’nın imzalamadığı kadar güzel, şerefli, mübarek şahadetnamelerini kendileri aldılar.” şeklinde konuştu.

“BİRLİK VE BÜTÜNLÜK İÇERİSİNDE ÇANAKKALE’DE SAHİP OLDUĞUMUZ GÜCE KAVUŞACAĞIZ”

Çanakkale Harbi’nde yaşanan olayların birkaç nokta ile özetlenebileceğini kaydeden Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç şunları söyledi: “Birincisi Türk ordusu Anadolu’nun gerçek evlatları sahipleri büyük bir mücadele verdiler. 1915’in başlarında ve 1916’da Çanakkale Harbi bitti. 100’üncü yılına yaklaşıyoruz. İman, inanç, toprağımıza, vatanımıza, bayrağımıza bağlılık Çanakkale’de adeta elle tutulur hale geldi. İkincisi çok genç nüfusumuzu orada şehit verdik. Üçüncüsü elbette çok önemli bugün Türkiye’de adeta içecek su kadar yiyecek ekmek kadar muhtaç olduğumuz birliğimizin, bütünlüğümüzün en büyük örneğini gördük. Bu şehitlikleri ziyaret edeceksiniz. İsimleri tespit edilen şehitlerimizin isimlerini ve memleketlerini bir daha yakından okuyun. Mesela orada Diyarbakır Lice’den şehit olmuş Mehmet’i göreceksiniz. Bursa’dan Ahmet’i göreceksiniz. Trabzon’dan veya Çaykara’dan, Rize’den Hüseyin’i göreceksiniz. Muğla’dan bir başka ismi göreceksiniz. Lazkiye’den, Kudüs’ten, Yemen’den, Galiçya’dan, Balkanlardan gelmiş askerlerimizi göreceksiniz. Osmanlı coğrafyasının her tarafından koşarak bu harbe şehit olmak için gelen aynı ideal uğruna birbirinin kucağında şehit olmuş gençleri göreceksiniz. Diyarbakırlı, Hanili, Liceli, Kulplu Hasanlar Hüseyinler Manisalı Ahmetlerin Mehmetlerin kucağında şehit oldu. Hiç birbirlerinin ırkına kökenine bakmadılar. Bayrakları birdi devletleri birdi inançları birdi çok şükür vatanseverlikleri birdi. Bu gün Türkiye’de yine aynı ideal etrafında aynı birlik ve bütünlük içerisinde Çanakkale’de sahip olduğu bu güce Allah’ın izni ile yine mutlaka ve en kısa zamanda sahip olacak. Sizin Çanakkale’de göreceğiniz güzelliklerden biride bu olmalı. Bu memlekette bin yıldır aynı bayrak altında aynı idealler için yaşayan insanlar fitne, ırkçılık, fesattan uzak kaldılar ve Çanakkale’ye koştular.”

Konuşmaların ardından Arınç, Avcı ve beraberindeki heyet, çocuklarla birlikte fotoğraf çektirdi. Fotoğraf çekiminin ardından çocuklar otobüslere binerek Çanakkale’ye doğru yola çıktı.

ABD’de ”Aşk ve Komedi”

Tiyatro sanatçısı Nilgün Belgün, ”Aşk ve Komedi” adlı tek kişilik oyununu ABD’de sahneye koydu.

New York’ta faaliyet gösteren Amerika Türk Kadınlar Birliği’nin (ATKB) bünyesindeki eğitim çalışmalarına kaynak sağlamak amacıyla düzenlediği etkinlikte ”Aşk ve Komedi” isimli oyununu sahneleyen Belgün, ”Amerika’ya ilk gelişimde sahneye çıkmak büyük mutluluk” diye konuştu.

İlk defa 1973’te Devekuşu Kabare ile profesyonel tiyatro sahnesine adım atan sanatçı Belgün, 5 yıl önce yazdığı ”Hayat Sen Benimsin” isimli kitabından uyarladığı gösterisinde, çocukluk anılarından, ilk tiyatro heyecanına, aile geçmişinden evlilik tecrübelerine kadar bütün hayatının en önemli anlarını akıcı bir dille özetlerken, yaptığı espriler, söylediği şarkılar ve dansları ile seyirciden büyük alkış aldı.

Belgün oyundan sonra, ”Çok güzel bir seyirciyle karşılaştım. Salon doluydu. Aynı zamanda sevildiğimi de gördüm. Müthiş bir reaksiyon aldım. Her esprim karşılık buldu. Bu da beni çok mutlu etti” dedi.

ATKB Başkanı Sermin Özçilingir de Belgün’e sağladığı katkıdan dolayı teşekkür plaketi takdim etti.

Birliğin New York’ta Türk-Amerikan toplumuna ait en eski kuruluşlardan biri olduğunu belirten Özçilingir, ”Bünyemizde 42 yıldır Atatürk Okulu bulunmaktadır. Biz özellikle okulumuza gelir sağlayan ve faaliyetlerini destekleyen etkinlikler yapmaktayız” dedi.

Belgün daha sonra kitaplarını imzaladı ve hayranlarıyla fotoğraf çektirdi. 

Nusret Mayın gemisi ve Seyit Onbaşı gerçeği

TRT Haber Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Böken’in sunduğu “Neler Oluyor” programında bu hafta Çanakkale Destanı ayrıntılarıyla ele alındı.

Programın konuğu Tarihçi Yazar Mehmed Niyazi, Çanakkale Savaşı’nda yaşanan acıları, gösterilen kahramanlıkları anlattı.

Çanakkale Mahşeri adlı kitabın yazarı tarihçi Mehmed Niyazi, Seyit Onbaşı’nın kahramanlığını şu sözlerle anlattı:

“Bugün bir tartışma var, Seyit Onbaşı var mıydı yok muydu? Tarihi yazmak da zordur, tarihe yalan söyletmek de zordur.  Bizim kaynaklarımızda Seyit Onbaşının bulunup bulunmaması önemli değil. Ama Yarbay Vositlo hatıratında uzun uzun Seyit Onbaşı’yı anlatır. Seyit Onbaşı demiş ki Niğdeli Ali’ye yardım et de kaldıralım şu mermiyi. Topların vinçleri kırıldığı için mermiyi kaldırıp koymak lazım. Aynen şöyle ifade ediyor. Dünyanın kalbini sökercesine asıldı, getirdi, namluya sürdü. Kapağı kapattı diyor. Niğdeli Ali de yanına geldi. Atış yaptılar baktım, gemide bir hareket yok. Gitti bir daha getirdi. 3. mermide vuruyor, 3. kerede vuruyor.”

SEYİT ONBAŞI VAR MIYDI, YOK MUYDU? 

NUSRET MAYIN GEMİSİ NASIL GÖRÜNMEZ OLDU?

Rusya ve Çin tavşan üretim anlaşması imzaladı

Ziyaret çerçevesinde Çinli bakanlar Moskova’ya çıkarma yaptı. Çin Başbakan Yardımcısı Wang Yang, Rus meslektaşı Dmitri Rogozin’le ticari ilişkileri ele aldı. Rogozin ve Yang’ın katılımı ile gerçekleşen törende iki ülke 9 ayrı anlaşma imzaladı. Bankacılık sektöründe işbirliği, enerji ve ortak yatırımların yanı sıra tavşan yetiştiriciliği ile ilgili de anlaşma parafe edildi.

Rusya’nın Kosturma Bölgesi’nde tavşan yetiştiriciliği alanında faaliyet gösteren Russki Krolik (Rus tavşanı) işletmesinin artık Çinli bir ortağı oldu. İki ülke tarım bakanlıkları sağlıklı damızlık tavşan yetiştirmek için birlikte bilimsel çalışma yapacak.

Rus petrokimya şirketi Sintez Group, Çin Devlet Izgara Şirketi ile anlaşma imzaladı. Rus oligark Oleg Deripaska’nın sahip olduğu En Group, Çin Kalkınma Bankası ve Shenhua şirketi ile kömür üretimi konusunda mutabakat sağladı. Rus VTB Leasing şirketi Çin Honghua ile işbirliğini geliştirecek.

Çin lideri Jinping 14 Mart’ta koltuğuna oturmasının ardından ilk dış ziyaretini yaptığı Moskova’da 3 gün boyunca temaslarda bulunacak. Jinping, Moskova’nın ardından Tanzanya, Güney Afrika ve Demokrtaik Kongo Cumhuriyeti’ni kapsayan Afrika turuna çıkacak.

Rus basınına ziyaretle ilgili değerlendirmede bulunan Çin lideri, “Rusya ve Çin en önemli stratejik ortaklardan. Birçok alanda ortak bir dil kullanabiliyoruz.” ifadelerini kullandı. Suriye krizi başta olmak üzere BM Güvenlik Konseyi’nde alınan kararlarda Rusya ve Çin’in ortak yaklaşımları dikkat çekiyor.

Pekin, Rusya’dan 30 yıl boyunca her yıl 70 milyar metreküpü bulacak doğalgaz alımı ile ilgili sürüncemede kalan anlaşmayı tamamlamak istiyor. Rus petrol şirketi Rosneft’in de yıllık 15 milyon ton petrol satışı ile ilgili bir anlaşma imzalaması gündemde.

Putin ve Çin lideri Jinping gelecek hafta Güney Afrika’da yapılacak Brezilya, Hindistan ve Güney Afrika’nın da dahil olduğu BRICS zirvesine katılacak.

Fidan ve MİT görevlileri beraat etti

İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Turan Çolakkadı, MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve bazı MİT görevlileri hakkındaki soruşturmada, kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini bildirdi. Çolakkadı, yürütülen ”MİT soruşturması”na ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, ”Kamuoyunda, ‘MİT soruşturması’ olarak bilinen ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı TMK soruşturma bürosunca yürütülen MİT Müsteşarı ve bazı MİT görevlileri hakkındaki soruşturmada, 2937 Sayılı Kanun’un 26. maddesindeki soruşturma şartı gerçekleşmediğinden bugün kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir” denildi.

Başsavcılığın açıklamasında atıfta bulunulan 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu’nun 26. maddesi, ”MİT mensuplarının görevlerini yerine getirirken, görevinin niteliğinden doğan veya görevini ifası sırasında işledikleri iddia olunan suçlardan ötürü haklarında cezai tatbikat yapılması Başbakan’ın iznine bağlıdır” hükmünü içeriyor.

Soruşturma

Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 250. maddesiyle görevli özel yetkili İstanbul Cumhuriyet savcılarından Sadrettin Sarıkaya, MİT Müsteşarı Hakan Fidan ile eski Müsteşar Emre Taner ve eski Müsteşar Yardımcısı Afet Güneş’in de aralarında bulunduğu 5 kişiyle ilgili KCK soruşturmaları kapsamında ayrı bir soruşturma başlatmıştı. Bu kapsamda, Fidan, Taner ve Güneş’i ifadeye çağıran savcı Sarıkaya, 2 MİT mensubuyla ilgili de yakalama emri çıkarttırmıştı.

Dönemin İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Fikret Seçen, Fidan, Taner ve Güneş’in, 9 Şubat 2012’de ifadeye çağrıldığını bildirmişti.

Bu süreçte, CMK’da yapılan düzenlemeyle MİT mensupları ile bazı kamu görevlilerinin soruşturulması Başbakan’ın iznine bağlandı.

SBS ve PYBS başvuruları yarın sona eriyor

Milli Eğitim Bakanlığı’nın yayımladığı 2013-SBS ve 2013-PYBS başvuru kılavuzlarına göre, 8. sınıf öğrencilerinin gireceği SBS ile 5, 6, 7, 8, 9, 10 ve 11. sınıf öğrencilerinin gireceği PYBS’ye giriş belgeleri 27 Mayıs’ta dağıtılacak.

2013-SBS’nin başvuru işlemleri e-Okul sistemi üzerinden gerçekleştirilecek. Polis kolejine başvuracak öğrenciler ise başvuru işlemlerini Emniyet Genel Müdürlüğünün internet sitesinden takip edebilecek.

Sınava başvuracak öğrencilerin bankaya sınav ücretlerini yatırmadan önce e-Okul sistemindeki bilgilerinin güncel olup olmadığını okul müdürlüklerinden kontrol ettirmeleri gerekiyor. 10 lira olan sınav ücreti, Ziraat, Vakıflar ve Halk bankalarının ilgi hesaplarına veya bu bankaların internet şubelerine yatırılabilecek.

SBS, 8 Haziran’da yapılacak, sonuçları ise 12 Temmuz’da açıklanacak.

-PYBS 8-9 Haziran’da-

PYBS ise 5, 6, 7, 9, 10 ve 11. sınıf öğrencileri için 9 Haziran’da, 8. sınıf öğrencileri için ise 8 Haziran’da yapılacak.

PYBS’ye başvuracak adayların da e-Okul sisteminde kayıtlı ve bilgilerinin güncel olması gerekiyor. Açık öğretim lisesi, mesleki açık öğretim lisesi, açık öğretim ortaokulu ve özel öğretim kurumlarına devam eden öğrenciler, parasız yatılılık ve bursluluktan yararlanamayacak. Tutuklu ve hükümlü öğrenciler ise sınava başvuramayacak.

Parasız yatılılığı tercih edecek öğrencilerin, ortaokulların 8. sınıfında, ortaöğretim okullarının hazırlık sınıfı hariç 9, 10. ve 11. sınıflarında öğrenim görmeleri gerekiyor. Mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarının 10. ve 11. sınıf öğrencileri için tercih edecekleri pansiyonlu okullarda aynı sınıf seviyesinde öğrenim gördüğü meslek dalının bulunması şartı aranıyor.

Bursluluğu tercih edecek öğrencilerin ise ortaokul ve imam hatip ortaokullarının 5, 6, 7. ve 8. sınıflarında, ortaöğretim okullarının hazırlık sınıfı hariç olmak üzere 9, 10. ve 11. sınıflarında öğrenim görmeleri ve maddi imkandan yoksun bulunmaları gerekiyor.

PYBS sonuçları 16 Temmuz’da, www. meb.gov.tr ve oges.meb.gov.tr adreslerinden açıklanacak. 8, 9, 10. ve 11. sınıfların parasız yatılılık için pansiyonlu okul tercihleri 22 Temmuz-2 Ağustos arasında alınacak. Yerleştirme sonuçları ise 22 Ağustos’tan itibaren internetten ilan edilecek.

Öğrenciler sınav kılavuzuna www.meb.gov.tr ve www.oges.meb.gov.tr adreslerinden ulaşabilecek.

Müslüman ve Budist gruplar çatıştı: 10 ölü

Myanmarlı yetkililer, dün Müslüman bir kuyumcu ile müşteriler arasında çıkan tartışmanın büyüdüğününü, çıkan çatışmada 10 kişinin öldüğünü, çok sayıda kişinin yaralandığını ve üç caminin hasar gördüğünü belirtti.

Polis, durumu kontrol altına almaya çalıştığını, yerel saatle 20.00’den 05.00’e kadar sokağa çıkma yasağı ilan edildiğini açıkladı.

Ve heyecan başladı

Formula 1’de sezonun ilk yarışı Avustralya Grand Prix’sini Lotus-Renault’un Fin pilotu Kimi Raikkonen kazandı.

Avustralya’nın Melbourne şehrindeki 5 bin 303 metre uzunluğundaki Albert Park pistinde 58 tur üzerinden koşulan yarışa, 7’nci cepten başlayan Raikkonen, diğer iddialı pilotlardan farklı olarak 3 yerine 2 kez pite girdi. Bu avantajını yarışın sonuna kadar koruyan Fin pilot, 1:30:03.225 saatlik süre sonunda damalı bayrağı ilk gören oldu ve kariyerinin 20’nci zaferine ulaştı.

İkinciliği, 5’inci sıradan başlayan alan Ferrari takımının İspanyol pilotu Fernando Alonso alırken, yarışa ”pole pozisyonu”ndan başlayan son 3 sezonun şampiyonu Red Bull-Renault’dan Alman Sebastian Vettel ise podyumun son basamağına çıktı.

Sezon başında McLaren’den Mercedes’e transfer olan Büyük Britanyalı Lewis Hamilton, yeni takımıyla piste çıktığı ilk yarışta, 3’üncü sırada başlamasına rağmen bitiş çizgisini 5’inci sırada geçti.

Hamilton’ın McLaren’den eski takım arkadaşı ve vatandaşı Jenson Button ise yarışı 9’uncu sırada tamamladı.

Yarışı ilk 10 sırada bitiren pilotlar şöyle:


1. Kimi Raikkonen (Lotus-Renault)

2. Fernando Alonso (Ferrari)

3. Sebastian Vettel (Red Bull-Renault)

4. Felipe Massa (Ferrari)

5. Lewis Hamilton (Mercedes)

6. Mark Webber (Red Bull-Renault)

7. Adrian Sutil (Force India-Mercedes)

8. Paul di Resta (Force India-Mercedes)

9. Jenson Button (McLaren-Mercedes)

10. Romain Grosjean (Lotus-Renault)


-Pilotlar klasmanı-


Formula 1’de Avustralya Yarışı’nın ardından pilotlar klasmanı da şöyle oluştu:


1. Kimi Raikkonen (Finlandiya) 25 puan

2. Fernando Alonso (İspanya) 18

3. Sebastian Vettel (Almanya) 15

4. Felipe Massa (Brezilya) 12

5. Lewis Hamilton (Büyük Britanya) 10

6. Mark Webber (Avustralya) 8

7. Adrian Sutil (Almanya) 6

8. Paul di Resta (Büyük Britanya) 4

9. Jenson Button (Büyük Britanya) 2

10. Romain Grosjean (Fransa)


-Markalar klasmanı-


1. Ferrari 30

2. Lotus-Renault 26

3. Red Bull-Renault 23

4. Mercedes 10

5. Force India-Mercedes 10

6. McLaren 2


Sezonun ikinci yarışı Malezya Grand Prix’si, 24 Mart’ta koşulacak.

Dikkat! Hamilelikte alkol ve sigara kullanırsanız…

Gürses, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çocukluk çağında görülen kalp hastalıklarının doğumsal veya sonradan kazanılan türden olabileceği gibi akraba evliliklerinde de oldukça yaygın görüldüğünü ifade etti.

Bu nedenlerle ciddi sorunlar haline gelen bu hastalıkta kalp deliği rahatsızlığı ile çok sık karşılaştıklarını vurgulayan Gürses, hastalığın tedavisinde erken tanının çok önemli olduğunu belirtti.

Tedavi zamanlamasının çok önemli olduğuna dikkati çeken Gürses, şunları kaydetti:

”Vaktinde tedavi yapılabilirse bu hastalıkları çok rahatlıkla çözebiliyoruz. Tedavi zamanı kaçırıldığında ise bebeklerimizin ve hastalarımızın ameliyat şansları bile ortadan kalkıyor. Hamilelikte 18-22 haftalar arasında anne karnında bu tür sorunların olduğunu tarayabiliyoruz. Özellikle kardeşlerinde kalp deliği olması halinde, anne ve babada veya ailede bu tür hastalık varsa erken tarama daha da önemlidir. Hastalıklarda tanıdan sonra izlem de tedavi zamanlaması açısından çok önemli.”

”Hamilelikte alkol ve sigara kullanımı çocukta doğumsal kalp deliklerinin oluşmasını tetikliyor” diyen Gürses, ”Genetik faktörlerin yanında alkol ve sigaranın üzerinde durulması gerekir. Bebeğin anne karnındayken alkol ve sigaraya maruz kalması doğumsal kalp hastalıklarını, özellikle kalp deliklerini artırıyor. Bu nedenle özellikle hamilelik döneminde alkol ve sigaranın tüketilmemesi gerekiyor. Anne karnında sigara veya alkole maruz kalmak en önemli çevresel risk faktörlerimizdendir” diye konuştu.

Gürses, doğumsal olanların dışında sonradan kazanılan kalp hastalıkları da olduğunu, bunların içerisinde halk arasında ”romatizma” diye adlandırılan ”akut romatizmal ateş” şeklinde tanımlanan hastalığın genetik nedenlerle ülkemizde çok sık görüldüğünü belirtti.

Hastalığın tedavisinin çok kolay ve önlenebilir olmasına rağmen ciddi kalp kapak sorunlarına götürebileceğini de dile getiren Gürses, şunları kaydetti:

”Aslında halk arasında ‘beta’ denilen etkenin yol açtığı boğaz iltihabı sonrası eklem ağrıları, ardından kalp kapaklarının tutulumuyla giden bir hastalık. Beta hemolitik streptokok etkeninin yol açtığı boğaz enfeksiyonları zamanında ve tam olarak tedavi edilirse akut romatizmal ateş de çok rahatlıkla önlenebilir. Fakat tedavinin tam yapılamamasına ve verilen antibiyotik tedavisinin 10 gün kullanılması gerekirken erken dönemde kesilmesine bağlı olarak çocuklarımız kalp kapağı tutulmaları ile karşımıza geliyor. Ayrıca çocukluk çağında basit grip gibi geçirilen viral enfeksiyonlar da kalp kasında etkilenmelere yol açabiliyor. Bu nedenle enfeksiyonlar sırasında çocukların istirahat etmesi, aktif spor yapmamaları önem taşıyor.”

Bahar yorgunluğuna sebze ve meyveyle çare

Baykal, ilkbaharda bio ritm düzensizlikleri, gastrit, yüksek tansiyon ve kalp hastalıklarının arttığına dikkati çekerek, bazı hormonların fazla salgılanmasının yorgunluğa neden olabileceğini anlattı.

”Neşeli ve enerjik olunmasının da nedeni hormonlardır” diyen Baykal, şöyle konuştu:

”Bazı hormonlar karanlık ortamlarda daha fazla salgılanırken, bazı hormonlar ise insan metabolizması gereği güneş ışığında daha fazla salgılanır. Bahar aylarında insan metabolizmasında oluşan değişiklikler, beraberinde yorgunluğu da getirir. Kışın soğuk günleri yavaş yavaş yerini baharın neşesine, ılıklığına bırakırken, birçok kişide halsizlik, yorgunluk, eklem ağrıları ve uyku isteği gibi ortak problemler ortaya çıkar.

Bunlar bahar yorgunluğu olarak değerlendirilir.”

Bahar yorgunluğuna bağlı olarak kalp ve romatizma hastalarındaki yakınmaların arttığını vurgulayan Baykal, önlem alınmaması durumunda yakınmaların kronik yorgunluğa dönüşebileceğini ifade etti.

Bol sebze ve meyve tüketilmeli

Prof. Dr. Yavuz Baykal, vitamin ve mineral eksikliği, hareketsizlik, yüksek tansiyon, kansızlık, gürültü ve stresli iş ortamının yorgunluğu tetiklediğini dile getirerek, yorgunlukla mücadele için bol sebze ve meyve tüketilmesi gerektiğini anlattı.

Sebze ve meyvelerin bağışıklık sistemini güçlendirmesi, vitamin ve mineral ihtiyaçlarının karşılanması açısından önemli olduğunu kaydeden Baykal, sözlerini şöyle tamamladı:

”Özellikle koyu yeşil, sarı, turuncu, kırmızı ve mor renkli sebze ve meyveler tercih edilmelidir. Ispanak, karalahana, brokoli, pazı, Brüksel lahanası, turp, şalgam, pancar, kereviz, domates, havuç, limon, kuşburnu, elma, kivi, portakal ve mandalina bol tüketilmelidir. Mevsimin özelliğini taşıyan sebze ve meyveler tercih edilmelidir. Geceleri ağır ve yağlı yemek yememeye özen gösterilmelidir. Kahve, çay, soğuk meşrubatlar, kakao ve benzerleri gibi kafeinli içecekler azaltılmalıdır.

Kahve yerine rahatlatıcı ve bağışıklık sistemini güçlendirici bitki çayları tercih edilebilir. Her gün 10-12 bardak su tüketimine özen gösterilmeli. Beslenmenin yanı sıra, uyku düzeni, spor ve psikolojik faktörlere de dikkat edilmesi gerekiyor.”

Sigaranın eroin, kokain ve alkolden farkı yok

Sigarayı ilk kez deneyen her 3 kişiden biri, tek bir sigara ile bağımlı hale geliyor. Sigarayı Savaşanlar Vakfı tarafından yapılan açıklamada, sigaranın; nikotinin bağımlılık ortaya çıkarma özelliği açısından eroin, kokain ve alkolden hiç farkı olmadığı vurgulandı.

Sigaraya başlamanın en belirgin yönteminin deneme olduğunun belirtildiği açıklamada “Sigarayı denediğimizde ilk sigara ile hoşumuza gitmeyen bir tat alırız. Öksürürüz. Başımız döner. Midemiz bulanır. Sersemlik hissi oluşur. Hoşumuza gitmeyen bu maddeye hiçbir zaman bağımlı olmayacağımızı düşünürüz. Birkaç gün içinde tekrar deneriz ve aynı durumu tekrar yaşarız. Birkaç gün sonra tekrar deneriz ve başımız dönmez, öksürmeyiz. Artık aklımıza her gün sigara gelir, fırsat buldukça sigara içeriz. İlk denediğimiz günden itibaren sigaranın tuzağına düşeriz. Ancak bağımlı olduğumuzu kabul etmeyiz. Sigarayı sadece istediğimiz zaman içtiğimizi, istersek hemen bırakabileceğimizi söyleriz. Ama istemediğimiz için bırakmayı düşünmeyiz.” denildi.

 

Hamilelikte reflü ve kabızlıktan kurtulma yolları

Hamileliğin ilk günlerinden itibaren midede başlayan ekşime, bulantı, kusma isteği ve bunun şiddetli kusmalara dönmesi “benim hayalini kurduğum hamilelik böyle birşey değildi ki” isyanını başlatabilir. Bahçeci Sağlık Grubu Fulya Tüp Bebek Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Aytun Aktan gebelik dönemini kabusa çeviren ‘hamilelikte reflü ve kabızlıktan kurtulmak mümkün mü?’ sorusunu cevaplandırdı.

Bir kadın için en paylaşılamaz süreçtir hamilelik. Her ne kadar anne ve babanın bunu paylaştıklarını söylesek de aslında kadın her türlü sorumluluk ve yükün altında tek başınadır. Daha hamile kalmayı planladığı ilk süreçten itibaren fedakârlıklar başlar. Sevdiği yararlı ya da zararlı birçok alışkanlığına veda eder. Hamileliğin ilk günlerinden itibaren midede başlayan ekşime, bulantı, kusma isteği ya da bunun sadece istekte kalmaması ve şiddetli kusmalara dönmesi “benim hayalini kurduğum hamilelik böyle birşey değildi ki” isyanını başlatabilir. Ama biliriz ki eski Türk filmlerinden itibaren bir kadının gebeliğinin ilk ipucu onu lavaboya koşturan bulantılarıdır. Bulantılar ilk üç ayın sonunda çoklukla yok olsa da reflü dediğimiz, yiyeceklerin yemek borusuna geri dönüşü ve yanma duygusu ile kabızlık anne adayımızı hamileliğin sonuna kadar mutsuz edebilir.

*Hamilelikte neden kabızlık sorunu yaşanır?

Öncelikle bu bir hastalık olmayıp durumdur ve durumun nedenlerini anlayabilirsek onunla mücadele etmek de daha kolay olacaktır. Hamilelik hormonların anaforudur. Progesteron ve östrojen hormonları çok yüksek düzeylerde kanda dolaşınca fiziksel ve ruhsal etkileri de o derece fazla olmaktadır. Bağırsaklar da bu durumdan nasibini almaktadır. Midenin besinleri sindirme süresi uzamakta, barsak hareketleri yavaşlamaktadır.

Neredeyse bu süre iki katı zamana çıkmaktadır. Bağırsaklar bu uzamış zaman nedeniyle, sindirime uğramış besinlerden daha fazla sıvıyı emmekte ve besin artıkları daha da katılaşmaktadır. Peristaltizm dediğimiz hareketlerle bağırsakta ilerlemekte zorlanan besinler kabızlığa neden olmaktadır. Ayrıca bebek büyüdükçe karın içinde bağırsakların yerleri daralmakta, baskıya uğramakta hormonların yaptıklarına bir de mekanik engel oluşmaktadır. Tüm bu nedenlere ek hamilelik öncesinde spastik kolon rahatsızlığı da varsa durumu daha da zora sokmaktadır. Elbette kabızlıktan çok daha ciddi birçok sorun hamilelikte yaşanabilmektedir. Ama bu sorun da hayat kalitesini uzun süre boyunca bozduğundan önem taşımaktadır.

Hamilelik hareketlerde kısıtlılık da yaratmakta bu da bağırsak hareketlerini olumsuz etkilemektedir. Bunlar yetmezmiş gibi bizim kansızlığı önlemek amacıyla önerilen demir ilaçları da işin tuzu biberi olmaktadır.
Kabızlık sorunu ilerledikçe hamilelikte hemoroid ya da anal fissürler de daha fazla ortaya çıkmaktadır.

Aslında çok basit önlemlerle kabızlığı sorun olmaktan çıkabilir. Nasıl mı?

*Öncelikle bol sıvı tüketmek gerekir. Günde en az 6-8 bardak su ya da sıvı tüketimi hamilelikte birçok şeye iyi geldiği gibi kabızlığa da çok faydalıdır. *Posası bol, lifli gıdaların öğünlerde mutlak olması gerekir. Meyve sebzeler, tahıl, kurubaklagiller iyi seçeneklerdir.
*Kuru meyveler de doğal besinlerdir ve kabızlığa iyi gelmektedir.
*Bitki çayları tüketimi de başka doğal kabul edilebilen yardımcılardandır. *Besinlerin çok çiğnenmesi, öğünlerin atlanmaması çok basit öneriler gibi görünse de oldukça faydalıdır.
*Eğer hamileliğinizde hareketlerinizin kısıtlanmasını gerektiren bir sorun yaşamıyor iseniz (düşük tehdidi, erken doğum riski gibi) günlük yürüyüşlerinizi mutlaka yapmalı, hareketliliğinizi arttırmalısınız.
*Tüm bunların dışında artık faydasını bilinen ve önerilen probiyotikler kullanılmalıdır. Probiyotik bakteriler bağırsaklardaki etkinlikleriyle kabızlık sorununa iyi gelmektedir. Doğal yollardan alınmaya çalışılan probiyotikler mideden geçerken asidik ortamdan dolayı etkinliklerini büyük ölçüde kaybetmektedirler. Bunun yerine mide asidine dayanıklı, film tabletler halinde üretilmiş, probiyotik destekli multivitaminlerin gebelikte tercih edilmesi bir hapla iki sorunu birden çözmektedir. Ayrıca bu desteğin hamilelik ve emzirme döneminde bağışıklık sistemini güçlendirmekte faydalı olduğunu da eklemek isterim. Yapılan çok sayıdaki çalışmalarda atopik (allerjik) bebeklerin annelerinin kullandığı probiyotikten iyi yönde faydalandıklarını göstermiştir.
Hamilelik taçlandırılması gereken bir süreçtir. Bu sebepten ufak sorunlar, basit önlemlerle kolayca çözülebilir. Doktorunuzla bazen paylaşmaya çekindiğiniz ya da hamileliğin doğası olarak kabul ettiğiniz şeyler sihirli bir dokunuşla son bulabilir.

Tuz kalp krizi ve felç riskini arttırıyor

Karabük Halk Sağlığı Müdürü Sezgin Tiryaki, Dünya Tuza Dikkat Haftası dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, tuzun vücut fonksiyonları için önemli olduğu ancak fazla kullanılmaması gerektiğini belirterek, ” Yüksek tuz tüketimi hipertansiyon, obezite, diyabet, kalp damar hastalıkları, böbrek yetmezliği ve kanser gibi hastalıkları ortaya çıkartıyor. Türkiye dünyanın en çok tuz tüketen ülkesidir. Çoğu ülkede günlük tuz tüketimi günde 9-12 gram iken, bizim tuz tüketimimiz günde ortalama 18 gramdır. Bu da acilen toplum genelinde tuzu kısıtlamamız gerektiğini ortaya koymaktadır” dedi.

Sağlık için önerilen günlük tuz tüketimi 5 gram yani bir çay kaşığı kadar olduğunu da ifade eden Tiryaki, ” Vatandaşlarımız tuz oranlarının yüksek olduğu beyaz peynir, turşu, zeytin, erişte, ayçiçeği çekirdeği, salça kurutulmuş domates ve yemeğin tadına bakmadan tuz atmaktır.

Ancak ekmeğin de tuz tüketimimizde rolü büyük ve sadece ekmekle günlük ihtiyaçtan fazlasını alıyoruz . Tuzu birdenbire kesmek çok zordur. Azar azar kesilirse birkaç hafta içinde tat duyusu buna alışır. Herkesin diyetindeki tuzu mümkün olduğunca azaltması hem kendisine, hem ülkesine karşı olan sorumluluğudur. Bu nedenle de yemeğinizi pişirirken tuz eklemeyin. Limon ve sirke genelde tuzu pek aratmaz. Sucuk, pastırma, salamın tuz içeriği normal ete göre çok fazla , mümkün olduğunca yemeyin. Ketçap, mayonez, hardal, soya sosu gibi hazır sos ve bazı baharatların tuzlu olduğunu bilin. Hazır sos almayın, kendi sosununu kendiniz yapın. Market alışverişlerinizde alacağınız ürünün içeriğine bakmayı alışkanlık haline getirin. Çünkü tuz tadı olmayan pekçok gıda aslında tuz deposudur. Aynı üründe farklı markaların tuz içerikleri birbirinden çok farklı olabiliyor.

Hepsini kontrol edip aynı gıdanın az tuzlu olanını tercih edin. Atıştırma için cips, kuruyemiş yerine meyve yiyin hergün biraz daha az tuz almaya özen gösterin. Yemeklerin tadına bakmadan tuz eklemeyin. Tuz içeriği yüksek olan salamura besinleri (zeytin, peynir, turşu gibi) ve konserve besinleri daha az tüketin. Daha fazla taze sebze ve meyve tüketin. Masadan tuzluğu kaldırın.Yemeğinizin lezzetini arttırmak için tuz yerine maydanoz, nane, kekik, dereotu, rezene, fesleğen, limon gibi besinler ile baharatları kullanın. Maden suları kaynağına göre farklı miktarda sodyum içerir, sodyum içeriğini etiketinden kontrol edin” açıklamasında bulundu

Ve Facebook paralı oldu…

Sosyal medya devi Facebook üzerinde mesaj göndermenin ücretli olacağı bir süredir konuşuluyordu. Bugün Facebook kullanıcılarının karşılaştığı bir mesaj uygulamanın başladığını gösterdi. Facebook arkadaş listenizde olmayan bazı kullanıcılara mesaj atmak istediğinizde bu mesajı 0,53 TL ödeyerek karşıdaki kişinin Gelen Kutusuna gönderebileceğini belirtiyor. Kullanıcıya alternatif bir yol da sunan Facebook,kullanıcının bu teklifi kabul etmemesi durumunda kişiye mesajı ‘Diğer’ klasörüne gönderebileceğini belirtiyor.

‘Diğer’ klasörü nedir?

Facebook Diğer klasörü ile ilgili şu bilgileri vermekte. Diğer klasörünüz, gelen kutunuza düşmemesi için filtrelenen mesajları ve e-postaları bulacağınız yerdir. Filtre tercihinizi doğrudan gelen kutunuzdan değiştirebilirsiniz. Diğer klasörünüze gitmek için, ana sayfanın sol tarafındaki Mesajlar’a tıklayın. Ana mesajlar görünümünüzün sol üst kısmında Diğer’e tıklayın.

Alternatif mekanizmalar nelerdir?

Facebook üzerinden ücreti ödemeden mesaj göndermek isteyen kullanıcılar şimdilik kişinin diğer sosyal ağlarda bulunan profillerinden iletişim kurmaya yönlenebilir. Fakat ilerleyen günlerde Facebook hesabı ile giriş yapılan ve sadece mesaj göndermeye olanak tanıyan özel arayüzlerin gelişmesi de kaçınılmaz görünüyor.

Az ve sık yemek mide şikayetlerini azaltıyor

Yıldırım’da kadınların buluşma noktası haline gelen Hanımlar Lokali’nde düzenlenen sağlık seminerlerine konuk olan Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ergin Kopal, kadınları mide hastalıkları konusunda bilgilendirdi. Özel Hayat Hastanesi’nde görev yapan Kopal, mide hastalıklarının ortaya çıkmasında en fazla yapılan hatanın ‘çok yemek’ olduğunu söyledi.

Midenin belli kapasitesi olduğunu ve bunu aşmanın rahatsızlıklara sebebiyet verdiğini anlatan Kopal, “Gastrit herkesin karşılaştığı en yaygın hastalıktır. El nasıl ki yanınca kızarır, midenin iç dokusu da bunun gibi kızarıyor. Genellikle gün içinde öğün atlıyoruz, iki öğünü birleştirince yemeyi abartıyoruz. Mide sağlığı için en çok yaptığımız hatalardan biri budur. Mide hastalıklarından kurtulmak için öncelikle yeme alışkanlıklarını değiştirmek lazım. Öğünleri sıklaştırmalı, sigara, alkol ve asitli yiyeceklerden uzak durmalı ve hareket etmeliyiz” diye konuştu.

Mide hastalıklarını tetkik etmek için yapılan endoskopinin insanları tedirgin ettiğini belirten Kopal, “Endoskopi bir tarama yöntemidir, ameliyat değildir. Herhangi bir yer kesilmiyor. Midenin içinin kamera ile teşhiş edilmesi durumudur. Halk arasında yerleşmiş bir korku var. Eskiden bu işlem canlı canlı yapılıyordu bu sıkıntı verebiliyordu. Fakat artık uyutuluyor. Bir şey anlamıyorsunuz ve kısa süre sonra evinize gidiyorsunuz. Endoskopi, çok değerli bir tetkik, hastalıklar net olarak anlaşılıyor. Japonya’da 30 yaşına gelmiş her insana, şikâyeti olmasa da endoskopi yapılıyor. Hiçbir mahzuru yok, içiniz rahat olsun” dedi.

Mide şikâyeti olanların az ve sık yemesini tavsiye eden ve acılı, baharatlı, salçalı gıdalardan uzak durulmasının şikâyetleri azaltacağını ifade eden Kopal, az ve ölçülü yemek yemenin sağlık açısından önemli olduğunu söyledi.

Ak Parti’nin ‘yemin’ine CHP ve MHP karşı çıktı

Alınan bilgiye göre, 2 Nolu Yazım Komisyonu’nun bugün yapılan toplantısında, ”milletvekilliğinin düşmesi ve iptali” maddelerinde mutabık kalındı.

Komisyon, ”milletvekili yemini” maddesini ise içeriğine girmeden ele aldı. AK Parti’nin, ”Başkan, başkan yardımcıları, bakanların” yeminine ilişkin ibaresi komisyonda tartışma yarattı.

CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, maddenin bu şekilde görüşülmesi halinde başkanlık sisteminin de müzakereye açılacağını ifade ederek, AK Parti’nin bu önerisini geri almasını istedi. MHP de CHP’nin bu itirazına katıldı. AK Parti ise bu ibarelerin parantez içerisine alınarak maddenin görüşülebileceğini önerdi.

CHP ve MHP’nin buna sıcak bakmaması üzerine AK Parti konuyu bu akşam yetkili organlarla yapacakları toplantıya götürme kararı aldı.

Boşanma ve evliliklerle ilgili ilginç istitistik

 Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürü Ömer Bozoğlu, Türkiye’de her yıl ortalama 80 bin çiftin boşandıktan sonra ikinci bir evlilik yaptığını belirterek, ”Bunların yüzde 15’i de boşandığı eşiyle tekrar evleniyor. Bu boşanmaların yüzde 40’ı ise evliliklerin ilk 5 yılında gerçekleşiyor. Bunların da yüzde 50’si de ilk bir yıl içerisinde oluyor. Neden tek değil, ama ilk yıl boşanmalarda daha çok iletişim eksikliğinin sebep olduğunu biliyoruz” dedi.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nca ”Evlilik Öncesi Eğitim Programı” çerçevesinde Türkiye’de ilk olarak Bursa İl Jandarma Komutanlığı’ndaki bin 200 asker için düzenlenen ”Evlilik Öncesi Eğitim Programı”nın sertifika töreni yapıldı.

Bozoğlu, törende yaptığı konuşmada, Türkiye’de bir ilki gerçekleştirmiş olmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade ederek, ağırlıklı olarak illerde olan sosyal hizmet merkezi sayısını ilçelerde de arttırdıklarını belirtti. Ömer Bozoğlu, şunları kaydetti:

”Araştırmalarda aile içi sorunlara baktığımızda ‘Eşler arasında sorunla karşılaştığınızda kimden destek alırsınız?’ sorusuna eşlerin yüzde 62,8’i ‘Hiç kimseden destek almam’ cevabını veriyor. Bunun sonucunda da çözümsüz durumlar ortaya çıkıyor. Ağırlıklı olarak illerde olan sosyal hizmet merkezlerinin ilçelerde sayısını çoğalttık. Araştırma verilerine baktığımızda ülkemizde her yıl ortalama 500 bin ila 600 bin arasında evlilikler var. Bu çiftlerin arasında ise 100 ila 120 bin arası boşanmalar oluyor. Sonuç olarak Türkiye’de 80 bin çift boşandıktan sonra ikinci bir evlilik yapıyor. Bunların yüzde 15’i de boşandığı eşiyle tekrar evleniyor. Bu boşanmaların yüzde 40’ı ise evliliklerin ilk 5 yılında gerçekleşiyor. Bunların da yüzde 50’si de ilk bir yıl içerisinde oluyor. Neden tek değil, ama ilk yıl boşanmalarda daha çok iletişim eksikliğinin sebep olduğunu biliyoruz. Aile kurumunun teşekkülünde elbette bir eğitime ihtiyaç vardı. Ocak ayı sonu itibarı ile 81 ilde evlenmek üzere belediyelere başvuran çiftlere bu eğitimleri verecek altyapıya sahip olacağız. Eğitimlerin salonlarda kalmayıp, kuracağınız yuvanın sıcaklığına sıcaklık katacağına inanıyorum.”

-”Aile içi şiddet toplumun yarasıdır”-

İl Jandarma Alay Komutanı Albay Vedat Çolak da görev alanlarında yaşayan 400 bin vatandaşa güvenlik ve asayiş hizmeti verdiklerini belirtti. Çolak, şöyle konuştu:

”Toplumun yarası olan aile içi şiddet olaylarının jandarma sorumluluk sahasında 2010 yılında 242, 2011 yılında 197, 2012 yılında 194 olmak üzere toplam 623 aile içi şiddet olayı meydana gelmiştir. Bu olaylarla ilgili olarak toplam 217 tedbir kararı verildi. Halen 75 tedbir kararını takip ediyoruz. Aile içi şiddet olaylarının temel nedeninin eğitimsiz bireyler olduğu gerçeğinden hareketle Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü koordinesinde komutanlığımız bünyesinde vatani görevini yürüten Mehmetçiklerimize askerlik sonrası oluşturacakları aile kurumlarının daha sağlıklı bilgilerle kurulması ve bu sayede toplumun yapı taşı olan aile kurumunun sağlam temellere dayalı olmasına katkıda bulunmak maksadıyla eğitim faaliyetini gerçekleştirdik. Bu çalışma ülkemizde bir ilkin gerçekleştirilmesi nedeniyle ayrı bir önemi vardır.”

Tören, eğitime katılan askerlerden 5’ine temsili olarak sertifikalarının verilmesinin ardından sona erdi.

”Evlilikte İletişim ve Yaşam Becerileri”, ”Evlilik ve Sağlık”, ”Evlilik ve Hukuk” konularını kapsayan ”Evlilik Öncesi Eğitim Programı”n sertifika törenine, Bursa Vali Yardımcısı Mustafa Güney ile Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Sunay Özkul da katıldı.

Kar nedeniyle okulların tatil edildiği il ve ilçeler

İstanbul’da eğitime bir gün ara verildi

İstanbul Valiliği, kar yağışı sebebiyle anaokulları ile ilk ve orta dereceli okullarda eğitime bir gün ara verildiğini duyurdu.

Valilik’ten yapılan yazılı açıklamada, kentte sabah saatlerinden itibaren etkili olan kar yağışının kesintilerle devam ettiği hatırlatılarak, ”Meteorolojik tahminler doğrultusunda şehrimizde görülen zaman zaman etkili kar yağışının halen kesintilerle birlikte devam ettiği ve bu gece görülecek etkili don ve buzlanma sebebiyle 8 Ocak 2013 Salı günü anaokulları ile ilk, orta ve liselerde eğitim ve öğretime 1 gün süreyle ara verilmesi uygun görülmüştür” denildi. Açıklamada, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan hamile ve engellilerin de bir gün süreyle idari izinli sayılacağı ifade edildi.

Nevşehir’de eğitime kar molası

Nevşehir’de etkili olan kar yağışı nedeniyle ilk ve orta dereceli okullarda eğitime bir gün ara verildi.

Nevşehir İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, şehir merkezinde ve ilçelerde etkili olan yoğun kar yağışı sebebiyle merkez ve bağlı belde ile köylerdeki ilköğretim ve ortaöğretim okullarının bugün tatil edildiği belirtildi. Ayrıca kar yağışı nedeniyle kamuda çalışan hamile ve engelliler ile kronik rahatsızlığı bulunanlar da bugün bir gün süreyle idari izinli sayılacak.
 
Bartın’da eğitime kar molası

Bartın’da yoğun kar yağışı nedeniyle okullar bir günlüğüne tatil edildi.

Bartın Milli Eğitim Müdürlüğü, kentte yaşanan yoğun kar yağışı sebebiyle Bartın merkeze bağlı tüm okullar ve özel öğretim kurumlarında eğitime 8 Ocak Salı günü olmak üzere bir gün ara verildiğini bildirdi.

Niğde’nin Bor ilçesinde eğitime kar engeli

Niğde’nin Bor ilçesinde hava muhalefeti sebebiyle ilk ve orta dereceli okullar 1 gün süreyle tatil edildi.

Niğde Valiliği’nden yapılan açıklamada, pazartesi gününden beri etkili olan kar yağışının ardından çok sayıda köy yolunun ulaşıma kapandığı, yağışın aralıksız olarak devam etmesi nedeniyle yollarda çalışma yapılmasında güçlük çekildiği belirtildi. İlçe merkezinde kar 20 santimetreyi, yüksek kesimlerde 40 santimetreyi buldu. Bor İlçe Emniyet Müdürlüğü, şoförlerin kar lastiksiz ve zincirsiz yola çıkmamalarını istedi. Bor’a bağlı 12 köy yolu da ulaşıma kapandı.

Sivas’ta eğitime kar tatili

Sivas’ta etkili olan kar yağışı eğitimde aksamalara neden oldu. Yoğun kar yağışı sonrası Sivas merkez ile bazı ilçelerde eğitime ara verildi.

Sivas Valiliği’nden yapılan açıklamada, olumsuz hava şartları nedeniyle Sivas merkezde ilk ve orta dereceli okulların 1 gün tatil edildiği belirtilirken; Akıncılar, Divriği, Gemerek, Gölova, Gürün, Hafik, İmranlı, Kangal, Suşehri, Şarkışla, Ulaş ve Zara ilçelerinde de kaymakamlıkların aldığı karar uyarınca eğitime 1 gün ara verildiği kaydedildi. Bu arada, Koyulhisar ilçesinde de taşımalı eğitimin 1 gün süreyle tatil edildiği açıklandı.

Gemerek’te okullartatil

Sivas’ın Gemerek ilçesinde, yoğun kar yağışı nedeniyle okullar 1 günlük süreyle tatil edildi.

Gemerek Kaymakamlığı’ndan edinilen bilgiye göre, ilçeyi etkisi altına alan ve aralıksız devam eden kar yağışı nedeniyle ilçe merkezi ve köylerdeki ilk ve orta dereceli okullarda eğitime 1 gün ara verildi.

Trabzon-Tonya’da eğitime 2 gün ara verildi

Trabzon’un Tonya ilçesinde yoğun kar yağışı sebebiyle salı ve çarşamba olmak üzere eğitime 2 gün ara verildi.

Tonya Milli Eğitim Müdürlüğü sitesinden yapılan açıklamada, yoğun kar yağışı nedeniyle 8 Ocak Salı ve 9 Ocak Çarşamba günlerinde tüm okullarda ve yaygın eğitim kurumlarında eğitim-öğretime ara verildiği bildirildi.

Malatya’da okullar 1 gün tatil edildi

Malatya’da kar yağışı nedeniyle okullarda eğitime 1 gün ara verildi

Malatya Valiliği, il genelindeki ilköğretim, ortaöğretim ve anaokullarındaki eğitimin bugünden geçerli olmak üzere 1 gün süreyle tatil edilmesini kararlaştırdı.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada: “Kentte başlayan yoğun kar yağışı nedeni ile İl Hıfzıssıhha Kurulu’nun yaptığı toplantıda, il merkezi ve merkeze bağlı köylerde, okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve liselerde 8 Ocak 2013 Salı günü(yarın) bir gün süre ile okulların tatil edilmesine karar vermiştir. Karara göre kamu kurum ve kuruluşlarda görev yapan hamile ve emzikli bayanlar, kalp ve böbrek yetmezliği ile kontrol edilemeyen tansiyon yüksekliği ve kronik hastalıkları olanlar ve engelli personelin de bir günlük idari izinli sayılması kararlaştırılmıştır. Olumsuz hava şartları nedeni ile ilçelerdeki eğitim kurumlarında yapılacak tatiller ile kamu personeline ait idari izinler ilçe kaymakamlıkları yetkisindedir.” denildi.

Kahramanaraş -Ekinözü-Elbistan ve Nurhak’ta okullar tatil edildi

Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde yoğun kar yağışı nedeniyle, okullar bir gün tatil edildi.

Elbistan’da Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yapılan değerlendirme sonunda okulların bir gün süreyle tatil edilmesine karar verildi. Çarşamba günü öğrenciler ders başı yapacak.

Ekinözü’nde eğitime kar engeli

Kahramanmaraş’ın Ekinözü ilçesinde yoğun kar yağışı nedeniyle eğitime 1 gün ara verildi.

Alınan bilgiye göre, yoğun kar yağışı sebebiyle taşımalı eğitim çerçevesinde ilçe merkezine getirilmesi gereken öğrenciler gelemedi. Kar yağışı nedeniyle köy yolları kapandı. Bu nedenle kent merkezi ve köylerde eğitime bir gün ara verildi.

Nurhak’ta okullar tatil edildi

Kahramanmaraş’ın Nurhak ilçesinde eğitime bir gün ara verildi. Yoğun kar yağışı nedeniyle Nurhak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, 8 Ocak’ta eğitime bir gün ara verildiğini açıkladı.

Erzincan’da kar tatili 2 güne çıkarıldı

Erzincan ve çevresinde etkili olan kar yağışı sebebiyle ilk, orta ve lise dengi okullar ile birlikte Erzincan Üniversitesi’nde eğitim-öğretime 2 gün ara verildi.

Bayburt’ta eğitime 1 gün ara verildi

Bayburt’ta 2 gündür devam eden yoğun kar yağışı nedeni ile eğitime 1 gün ara verildi.

Bayburt Valiliği’nden yapılan yazılı açıklamaya göre il ve ilçe merkezlerinde eğitime 7 Ocak 2013 tarihinde ara verildiği belirtildi. İl Özel İdare Genel Sekreteri Ziyaddin Babacan, il genelinde 165 köy yolunun ulaşıma kapalı olduğunu söyledi. Şehir merkezinde 25 santimetreye ulaşan kar kalınlığının yüksek kesimlerde 1 metreyi bulduğu kentte, tatili fırsat bilen çocuklar kartopu oynayarak eğlendi.

Karayolları 12. Bölge 121. Şube Kop Bakımevi Ekip Şefi Davut Uzunlu, cumartesi gününden itibaren etkili olan kar yağışının, görüş mesafesinde yer yer sıkıntı oluşturduğunu, buna karşın Kop Dağı mevkiinin trafiğe açıldığını belirtti.

Kop’ta kar kalınlığının 1 metreyi geçtiğini kaydeden Uzunlu, 1 greyder, 1 kamyon, 1 kepçe, 1 de kar savuran ile kar yağışının elverdiği ölçüde çalışmalara ara vermeksizin devam ettiklerini kaydetti.

Ardahan’da eğitime kar engeli

Ardahan´da dünden beri etkili olan kar yağışı ve fırtına sonrasında Ardahan merkez ve tüm ilçelerinde ilk ve orta dereceli okullarda eğitime bir gün ara verildi.

Ardahan Milli Eğitim Müdürlüğü´nce yapılan açıklamada, hafta sonu başlayıp etkisini halen devam ettiren kar ve tipi nedeniyle, çoğu taşımalı olan merkez ve köy okullarında taşımalı eğitimin yapılamayacağından dolayı eğitime bir gün ara verildiği bildirildi.

Ağrı’da okullar iki gün tatil edildi

Ağrı’da yoğun kar yağışı nedeniyle okullar 2 gün tatil edildi.

Valilikten yapılan açıklamada, “İlimizdeki yoğun kar yağışı nedeniyle il merkezine bağlı eğitim kurumları hariç köylerimiz ile YİBO’lar ve Taşıma Merkezi İlköğretim ve Ortaöğretim okullarımız için 7- 8 Ocak tarihlerinde iki gün süreyle; Tutak ve Hamur ilçelerimizde ilçe merkezleri hariç YİBO’lar ve Taşıma Merkezi İlköğretim ve Ortaöğretim okullarımız 7 Ocak tarihinde bir gün süreyle; Eleşkirt ilçemizde ilçe merkezi ile bütün köy okulları 7 Ocak tarihinde bir gün süreyle tatil edilmiştir.” denildi.

KOCAELİ

Kocaeli’de gece saatlerinde etkisini iyice arttıran kar yağışı nedeniyle bazı ilçelerde okullar tatil edildi.

İzmit ve Kartepe’deki okullarda eğitim-öğretime ara verilirken, Başiskele ve Kandıra’da taşımalı eğitim veren okullar tatil edildi.

RİZE

Rize’nin yüksek kesimlerinde etkili olan kar yağışı nedeniyle Kalkandere ve İyidere ilçelerinde eğitime bugün ara verildi. 

İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, etkili kar yağışı sonucu Kalkandere ve İyidere ilçesindeki tüm okullarda eğitime 08 Ocak itibariyle bir gün ara verildiği belirtildi. 

Açıklamada, İkizdere ilçesinde ise köylerden taşımalı sistemle ilçe merkezine gelen öğrencilerin bugün izinli sayıldığı kaydedildi.

TRABZON

Trabzon’da kar yağışından dolayı bazı ilçelerde eğitime ara verildi.

Valilik’ten yapılan yazılı açıklamada, il genelinde dünden beri etkili olan kar yağışı nedeniyle Çaykara, Çarşıbaşı, Dernekpazarı, Hayrat, Köprübaşı, Of ve Sürmene’de tüm okullarda, Araklı, Maçka, Şalpazarı ve Yomra ilçelerinde ise köy okullarında eğitime bugün (8 Ocak), Düzköy ve Tonya ilçelerindeki okullarda ise bugün ve yarın (8-9 Ocak) ara verildiği bildirildi.

Açıklamada, Vakfıkebir ilçesinde ise köylerden taşımalı eğitimin bugün yapılamadığı ifade edildi.

SAMSUN

Samsun’da etkili olan kar yağışı nedeniyle Asarcık, Ayvacık ve Salıpazarı ilçelerinde eğitime 1 gün ara verildi.

Sibirya’dan sarkan soğuk hava sonucu dün öğle saatlerinde başlayan kar yağışı Samsun’da yüksek kesimlerde ulaşımı engelledi.

Samsun İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nden alınan bilgiye göre, Asarcık, Ayvacık ve Salıpazarı ilçelerinde yoğun kar yağışı nedeniyle eğitim-öğretime bugün ara verildi. Canik ve Tekkeköy ilçelerinde ise eğitimde kısmi ara uygulandı. Canik’te 25, Tekkeköy’de ise 3 okulda eğitime 1 gün ara verildi.

Yoğun kar yağışı yüksek kesimlerde ve iç bölgelerde devam ediyor. Cuma gününden sonra hava sıcaklığının kademeli olarak mevsim normallerine döneceği bildirildi.

KONYA

Konya’nın Doğanhisar ve Yunak ilçelerinde etkili olan kar yağışı nedeniyle bugün eğitime 1 gün ara verildi.

Konya’nın bazı ilçelerinde etkili olan kar yağışı ve olumsuz hava şartları, hayatı olumsuz etkiliyor.

AA muhabirinin Konya Milli Eğitim Müdürlüğü’nden aldığı bilgiye göre, etkisini sürdüren kar yağışı nedeniyle Doğanhisar ve Yunak ilçelerinde bugün eğitime 1 gün ara verildi.

Halkapınar ilçesinde de eğitime 1 gün ara verildiği açıklanmıştı.

BİTLİS

Bitlis’te yoğun kar yağışı ve tipi nedeniyle okullar yarın da tatil edildi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, kentte devam eden yoğun kar yağışı ve tipi nedeniyle, okulların yarın tatil edildiğini belirtildi.

Yatılı ilköğretim bölge okullarının dışında, il genelinde eğitime 1 günlük ara verildiği bildirilen açıklamada, hamile kadınlara ve çalışan özürlülere de yarın için idari izin verildiği duyuruldu.

Ayrıca Bitlis Eren Üniversitesi’nden (BEÜ) yapılan açıklamada ise kentte yaşanan yoğun kar yağışı ve tipi nedeniyle eğitim ve öğretime 08-09 Ocak tarihlerinde ara verildiği ifade edildi.

Açıklamada, yapılamayan sınavların tarihlerinin ise, daha sonradan ilan edileceği vurgulandı.

GÜMÜŞHANE

Gümüşhane’de devam eden kar yağışı dolayısıyla eğitime yarın da ara verildi.

Gümüşhane Valiliği’nden yapılan yazılı açıklamada, il genelinde üç gündür devam eden kar yağışı nedeniyle kent merkezi ile Torul ilçesinde Yatılı İlköğretim Bölge Okulu dışındaki ilk, orta, lise ve dengi okullarda eğitime 09 Ocak Çarşamba günü ara verileceği belirtildi.

Açıklamada, Kelkit, Köse ve Şiran ilçelerinde taşımalı eğitim yapan okullarda yarın, Kürtün ilçesinde ise köy ilkokulları ile taşımalı eğitim yapılan okullarda yarından itibaren cuma günü de dahil olmak üzere eğitime ara verileceği kaydedildi.

ORDU
Ordu´da etkili olan kar yağışı nedeni ile il genelinde 383 köy yolu kapandı. Merkeze bağlı bazı köyler ve birçok ilçede 9 Ocak’ta okullar tatil edildi.

Ordu İl Özel İdare verilerine göre 480 köye sahip Ordu’nun 383 köy yolu kapandı. 76 ekip ve 102 araçla yol açma çalışmalarına aralıksız devam edildiği belirtildi. Şehirde ortalama 65 santimetre olan kar kalınlığının yüksek kesimlerde bir metreden fazla olduğu açıklandı.

Ordu merkez ilçeye bağlı taşıma merkezi olan Saraycık İlkokulu-Ortaokulu, Öceli Hüsamettin Çabuk İlkokulu-Ortaokulu, Bayadı İlkokulu-Ortaokulu, Gökömer İlkokulu-Ortaokulu, Yağızlı İlkokulu-Ortaokulu, Gerce İlkokulu-Ortaokulu, Topluca İlkokulu-Ortaokulu, Şehit Zafer Gülseren İlkokulu-Ortaokulu, Cumhuriyet İlkokulu-Ortaokulu, Kuylu İlkokulu-Ortaokulu, Kayabaşı İlkokulu-Ortaokulu, Eyüplü Şehit Sezar Aydın İlkokulu-Ortaokulu, Karacaömer İlkokulu-Ortaokulu ve Şehit Ersin Bacaksız İlkokulu-Ortaokulu’nda yoğun kar yağışı nedeniyle bir gün süreyle eğitime ara verildi.

Ayrıca Akkuş İMKB YBO hariç merkez dahil tüm belde ve köylerde, Aybastı, Çamaş, Çatalpınar, Çaybaşı, Gölköy, Gürgentepe, İkizce, Kabadüz, Kabataş, Korgan, Kumru, Mesudiye ve Ulubey ilçelerinde merkez dahil tüm belde ve köylerde; Ünye merkez ve Özel Akdora İlkokulu-Ortaokulu-Lisesi, Ünye Anadolu Lisesi, Ünye Yüceler YBO hariç, tüm belde ve köylerde, Fatsa merkez hariç tüm belde ve köylerde de okullar bir gün tatil edildi. Gülyalı ve Perşembe ilçelerinde ise eğitimin devam edeceği bildirildi.

SİVAS

Şarkışla, Gemerek ve Divriği ilçelerinde kar yağışı nedeniyle eğitime verilen aranın 1 gün daha uzatıldığı belirtildi.

Kar yağışının sürdüğü ilçe merkezleri, belde ve köylerde taşımalılar da dahil olmak üzere tüm okullarda, eğitime verilen aranın uzatıldığı bildirildi.

RİZE

İkizdere ilçesinde kar yağışı nedeniyle yarın eğitime ara verilecek.

Rize Milli Eğitim Müdürlüğü’nden alınan bilgiye göre, kar yağışı nedeniyle İkizdere ilçesinde yatılı ilköğretim okulu dışındaki ilk, orta ve liselerde eğitime 09 Ocak Çarşamba günü ara verileceği belirtildi.

İlçede etkili kar yağışı devam ediyor.

 

 

 

 

Fransa Dişişleri: Esed sağır ve kör!

Fabius, ”Biz Esed’in kendi halkına yönelik cinayetlerin katili olduğunu zaten biliyoruz. Ama bu son yaptığı içler acısı konuşmayla ne kadar sağır ve kör olduğunu gösterdi” dedi.

2013 yılı için Suriye halkına yapılacak en büyük dileğin Esed’in iktidarı terk edip gitmesi olacağını kaydeden Fabius, Esed’in son konuşmasıyla gerçeklerden ne kadar kopuk yaşadığını bir kez daha gösterdiğini ifade etti.