Güzelbahçe

Cumhuriyetin kuruluşundan sonra yapılan devrimlere bağlı olarak, 1936 yılında ilçeyi ziyaret eden Vali Kazım Dirik’in “Bu yörenin toprağı kızıl ve Kurtuluş Savaşı sırasında buralarda çok fazla şehit kanı döküldü, buranın ismi artık Kızılbahçe olsun” önerisi kabul görmüş ve Kızılbahçe ismi kullanılmaya başlamıştır.

Yöre; tarih boyunca, Pers, Yunan, Roma ve Bizans dönemlerinde yerleşim yeri olmuş, özellikle askeri birliklerin konakladıkları bir merkez haline gelmiştir. Bölge; 1084 yılında Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah zamanında, Çaka Bey tarafından ele geçirilmiştir. Daha sonra Haçlıların işgaline uğramış, 1403 yılında Timurlenk tarafından alınıp, Aydınoğulları’na verilmiştir. 16. Yüzyıl’da Kağızmanlı Türkler, İzmir’e ve oradan da denizi takip ederek, bu günkü Güzelbahçe-Buldanaltı mevkiine yerleşmişlerdir. Burada, Rumların hakimiyetinde bulunan Klazomen Beyliği’nin yönetimi altında yaşamışlardır. Yerleşmeye karar verdikleri bölge, orman olduğundan insan gücü ile tarıma elverişli araziler açmışlardır. Bu bölgede uzun süre yaşamışlar ancak zaman zaman korsanların baskınlarına uğradıklarından, güneye çekilerek Dede Mezarı, Küp Deresi ve Kuduz Deresi’ni kapsayan bölgeye göçmüşlerdir. Bunu; Küp Deresi çevresinde bulunan, o zamana ait kiremit ve çömlek ocaklarından anlamaktayız. Halen mevcut mezarlar, bu yerleşim bölgesinde uzun süre yaşadıklarını belgeler.

guzelbahce-1
18. Yüzyıl’da bölgede baş gösteren veba salgını nedeniyle halk, ilk yerleşik hayata geçmiş oldukları Aşağı Çarşı mevkiine gelmiştir. Bu olayı takiben, bölgeye Kalyonların getirdiği göçmenler ve Hıristiyan kökenli Rumlar yerleşmişlerdir. Zamanla, Aşağı Çarşı olarak tabir ettiğimiz bölgede muntazam sokaklar, hanlar inşa edilmiştir. Rumların nüfusunun çoğalmasıyla, Yeni Mahalle adıyla (Bugünkü Çelebi Mahallesi) ikinci bir yerleşim alanı olmuştur. 1893 yılında, Girit’te yaşayan Müslümanların bir kısmı Muhacir olarak Güzelbahçe’ye gelip, bu mahalleye yerleşmişlerdir. 1912 yılında yapılan mübadele sonucunda bu mahallede yaşayan Rumlar gönderilerek, yerlerine Girit’ten gelen Müslümanlar yerleştirilmiştir. Bölge, 1919-1922 yılları arasında Yunanlıların işgali altında kalmıştır. 12 Eylül 1922’de Albay Çolak İbrahim Bey ile Yüzbaşı Kemal Beyin’in birlikleri Narlıdere, Güzelbahçe ve Urla’yı aynı gün düşman işgalinden kurtarmışlardır.

Güzelbahçe, Cumhuriyet Dönemi’nde bucak müdürlüğü olarak Urla’ya bağlanmış ve Klizman ismi Kızılbahçe olarak değiştirilmiştir. 1954 yılında Büyük Hamidiye Köyü, Büyük Kaya ismi ile mahalleye dönüştürülmüştür. Böylece merkez nüfusu 2000’i geçirilmek suretiyle Urla’ya bağlı ilk belediye kurularak Kızılbahçe adı verilmiştir. 1958 yılında, Kızılbahçe ismi değiştirilerek Güzelbahçe ismini almış ve aynı tarihte, köyleri ile birlikte Urla İlçesinden ayrılarak, İzmir merkez ilçesine bağlanmıştır. 1992 yılında Narlıdere ile birleştirilerek Narlıbahçe adını almıştır. 1993’de ise Narlıdere ve Güzelbahçe ilçeleri kurulmuştur.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın