Haftanın filmleri

İlk filmimiz Woody Allen imzasını taşıyor: “Uzun Boylu Esmer Adam”.

Başlıca rollerde Antonio Banderas, Josh Brolin, Anthony Hopkins ile Gemma Jones’un oynadığı film, iki evli çift arasında geçiyor.

Alfie ile Helena’nın evlilikleri çatırdamaktadır. Kızları Sally ile kocası Roy’un evlilikleri de mutsuzdur.

Helena kocası tarafından terk edilince, hayatını şarlatan bir falcının uydurma telkinleriyle yönlendirmeye başlar.

Kocası ise, bir telekız ile yaşamaktadır artık.

Kızları Sally, yakışıklı patronu Greg’e âşık olur; yazar olan ve ilk kitabındaki başarıyı yakalayamayan kocası Roy ise Dia adında gizemli bir kadına vurulur. Aşk, ilişkiler ve evliliklere bir kez daha Woody Allen’in penceresinden bakmak isteyenler için.

MUHTEŞEM ve KUDRETLİ OZ

İkinci filmimiz, Sam Raimi’nin yönettiği ve Mila Kunis, Rachel Weisz, James Franco ile Michelle Williams’ın oynadığı Muhteşem ve Kudretli Oz.

Oscar Diggs, küçük çaplı bir sirk sihirbazıdır fakat pek de ahlâklı biri değildir. Toz toprak içindeki Kansas’tayken kendini bir anda canlı Oz diyarında bulan Oscar Diggs, turnayı gözünden vurduğunu düşünür. Şöhret ve servet kazanması çok kolay olacaktır. Oscar, kendini büyük Oz Büyücüsü’ne dönüştürmekle kalmaz, daha iyi bir adam haline de getirir.

Şarkıcı ve oyuncu olarak tanıdığımız Emrah Erdoğan, ilk kez yönetmen koltuğunda. Kadın üzerindeki töre baskısı ve şiddeti konu aldığı için 8 Mart Dünya Kadınlar Günününde gösterime giren “Gelmeyen Bahar”da başlıca rollerde Orhan Alkaya, Ayten Uncuoğlu, Hasan Küçükçetin ile Beyza Şekerci var.

Bir fabrikada işçi olarak çalışan Bahar, geleceğiyle ilgili bambaşka hayaller kurarken, ailesi onun kaderini çoktan belirlemiştir. Suskun bir anne, emekli bir baba ve işsiz bir ağabeyin arasında sıkışıp kalan Bahar, kurtuluşu çok iyi bilmediği bir dünyada aramaktadır. Amcası ise, kendi oğluna eş yapmak için, Bahar’ın kanunen reşit olmasını beklemektedir.

AŞKIN İZLERİ

Son filmimiz, Terrence Malick’in yönettiği ve Ben Affleck, Olga Kurylenko, Javier Bardem ile Rachel McAdams’ın oynadığı Aşkın İzleri.

Neil, Paris’te tanıştığı Marina ile tutkulu bir aşk yaşamaya başlar, yeni bir hayat kurmak üzere Amerika’ya yerleşirler. Fakat bir süre sonra Neil, çocukluk aşkı Jane ile karşılaşınca Marina’yı yüzüstü bırakır. Aşk ve ihanet gibi kavramları sorgulayan Marina da inanç hakkında şüpheleri olan Rahip Quintana ile görüşerek hayatındaki soru işaretlerini çözmeye çalışacaktır.
 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın