Kemalpaşa

Nif sözcüğü “Su Perisi” anlamındaki Nympha ve “Gelin” anlamındaki Nig sözcüklerinden gelir ve baharda açan meyve çiçeklerinin, dağlara gelinlik görüntüsü vermesi nedeniyle söylenmiştir. Kemalpaşa günümüzdeki adını, İzmir’in kurtuluşundan önce burada konaklayan Gazi Mustafa Kemal’den alır.

Kemalpaşa çevresindeki yerleşimlerin başlangıcının, son araştırmalarla Neolitik Çağ’a kadar uzandığı anlaşılmıştır. Bölgedeki en önemli kazı alanı olan Ulucak Höyüğü’nden edinilen bulgular sonucu buradaki yerleşimin M.Ö. 6300 yıllarından bu yana var olduğu anlaşılmıştır. Buradan çıkarılan çok sayıda eser, İzmir Tarih ve Sanat Müzesi’nde sergilenmektedir.

Kemalpaşa’daki en önemli eserlerin başında, halkın Kız Kulesi ya da Tekfur Sarayı olarak da söylediği Laskarisler Sarayı gelir. Yazlık imparatorluk sarayı, Bizans İznik İmparatoru III. Yannis Dukas Vatatzes tarafından 13. Yüzyıl başlarında inşa ettirilir. Bu dönem, Nif tarihinin en parlak dönemidir. Üç katlı saray kalıntısı, günümüzde büyük bir parkın içinde durmaktadır. Kemalpaşa çevresindeki diğer önemli yerlerden biri, Torbalı yolu üzerinde bulunan Karabel Geçidi’ndeki Hitit savaşçı kabartmasıdır. M.Ö. 13. Yüzyıl’a tarihlenen bu anıt, Hitit ve Sart krallıklarının sınır taşıdır. Kemalpaşa’nın hemen arkasındaki sırtın zirvesinde yer alan Nif Kalesi kalıntılarına kasabadaki tarihi hamamın yanındaki sokaktan ulaşılabilir. Kemalpaşa merkezinde çarşıda bulunan Emet ve Çarşı camilerinin tarihinin 14. Yüzyıl’a kadar gittiği düşünülmektedir.

kemalpasa-1

Emet Camii
Cami, giriş kapısı üzerindeki kitabesinden öğrenildiğine göre 14. Yüzyıl’da yaptırılmıştır. Saruhanoğullarından Emet Bey tarafından yaptırıldığı sanılan cami; 1884 yılında yanmış, 1885 yılında, 19. Yüzyıl üslubuna uygun biçimde yeniden yaptırılmıştır. Cami, kesme taş, moloz taş ve tuğladan dikdörtgen planlı olarak yapılmıştır. Üst örtü içten antik başlıklı sütunların desteklediği tavan, üstten de kiremitli çatı ile örtülüdür. Cami içerisinde, orijinal bir bezemeye rastlanmamaktadır.

Halil Ağa Camii
Halil Ağa Camii, Yukarı Kızılca halkının yardımları ile Hacı Halil Ağa tarafından 1311 yılında yaptırılmıştır. Camiyi Talip isimli bir ustanın yaptırdığı söylenmektedir. Cami, 20. Yüzyıl’da yapılan onarımlarla kısmen de olsa özelliğinden uzaklaşmıştır. Cami; kesme taş, moloz taş ve tuğladan dikdörtgen planlı olarak oldukça yüksek bir bodrum üzerine yapılmıştır. İki katlı olan caminin önünde beş bölümlü son cemaat yeri bulunmaktadır. İbadet mekânının üzeri, ahşap bir çatı ile örtülüdür. Mihrap, yuvarlak bir niş şeklindedir. İçerisinde bezeme yönünden dikkat çeken bezeme unsuru bulunmamaktadır. Caminin yanında taş kaide üzerine yuvarlak gövdeli tek şerefeli minaresi bulunmaktadır.

 

Bir cevap yazın