Menemen

Kavun ve çilek üretiminin yaygın olduğu ilçede, deri sanayisi önemli gelişme göstermiştir. Menemen; çömlekleri, testileri, saksıları ve rengarenk desenli seramik ürünleriyle ünlüdür. Menemen, Kurtuluş Savaşı sonrasında zafer kazanan Türk Ordusu’nun 9 Eylül 1922’de şehre girmesiyle bağımsızlığına kavuşmuştur. 1930 yılında şehit edilen Asteğmen Kubilay’ın anıtı ilçe merkezinde bulunmaktadır.

İlçe ekonomisi, tarıma dayalıdır. Özellikle kavun ve çilek üretimi yaygındır. İhracata yönelik deri ve deri mamullerinin üretildiği önemli bir merkezdir. Menemen; çömlekleri, testileri, saksıları ve rengarenk desenli seramik ürünleriyle ünlüdür.

Karagöl
İzmir – Manisa yolunun Sabuncubeli mevkiinden ve Menemen – Muradiye karayolunun Emiralem mevkiinden de 13 kilometrelik orman yolu ile ulaşmak mümkündür. Dinlenme yerindeki heyelan gölünün meydana getirdiği su yüzeyi, ibreli ve yapraklılardan oluşan bitki örtüsü ve jeomorfolojik özellikleri ile ilginç, doğal bir peyzaj oluşturmaktadır. Piknik alanı 13 hektarlık bir alanı kapsamaktadır.

Göl yüzeyi 35 dekarlık alanı teşkil etmektedir. Saha, 447.5 hektarlık büyüklüğündeki Muhafaza Ormanı içindedir. Kuzeyi ve batısını Devlet Ormanı, güneyi ve doğusunu ise devlet karayolu oluşturmaktadır. Yamanlar Dağı’nda, 810 metre rakımda bulunan krater gölünün çevresindeki hakim bitki örtüsünü kızılçamlar oluşturmakta, karaçamlar karışıma münferit olarak katılmaktadır. Göl ve dere kenarlarında çınar ve söğüt ağaçları yer almaktadır. Alt tabakayı ahlat ve yabani erik gibi ağaççıkların, yabangülü ve böğürtlen gibi çalıların, eğrelti ve çayır otları ile sarmaşıkların oluşturduğu bir bitki örtüsüne sahiptir.

menemen-1

Leukai
M.Ö. 383’de Büyük Kral’a isyan hazırlığı içinde olan Pers amirali Takhos tarafından kurulmuştur. Körfezin girişini kontrol eden Leukai kentinin, kurulduğu dönemde ada üzerinde olduğu, daha sonra Menemen Ovası’nın oluşması aşamalarında bu özelliğini kaybettiği bilinir. Hellenistik çağda kent, üç tepeden oluşan uzun bir ada görünümündeyken, günümüzde tamamen karayla bağlantılı bir durum yansıtmaktadır. Bu bölgede 25 adet kuğu motifli gümüş sikke bulunmuştur.

Panaztepe
1985 Temmuz ayında başlayan ilk kazı sonucunda burada Miken uygarlığına ait antik şehir kalıntıları bulunmuştur. Kalıntılar arasında liman ile mezarlık da ortaya çıkmıştır. Bugüne kadar yapılan çeşitli bilimsel çalışmaların ortaya koyduğu neticelere göre, M.Ö. 2000 ve 3000 yıllarında bir ada olması gereken Panaztepe’de asıl yerleşim alanı, tepeyi güneyde yoğunlaştırarak bir yay gibi kuşatmaktadır. Deniz seviyesinin düşmesi ile, kara haline gelen ve Gediz Nehri’nin taşıdığı alüvyonlarla üzerine tamamen kapanan bu yerleşim alanındaki tabakalar yukarıdan başlayarak aşağı doğru sıralanacak olursa; bunlar yakın geçmişte ait bir köyün kalıntıları, Bizans dönemi kalıntıları, Genç Tunç Çağı, Orta Tunç Çağı kalıntıları ve Eski Tunç Çağı’nın sonlarına ait kalıntılar şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Yapılan çalışmalar sonucunda Panaztepe’nin, Ege Bölgesi’ndeki antik yerleşim merkezlerinden en eskisi olduğu ortaya çıkmıştır.

Taşhan
Türk İslam mimarisinin yaşanan örneklerinden bir olan Taşhan, yöremizde bulunan en önemli tarihi miraslarımızdandır. Ön cephe kapısında yer alan kitabesi kayıp olduğundan yapılış tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Taşhan’ın yapımında görevlendirildiği söylenen, Taşhan bitişiğinde türbesi bulunan Şıh Kâmil’in yaşadığı dönem 1600’lü yıllara rastlamaktadır. Bu durumda Taşhan’ın Osmanlı padişahları I. Ahmet ya da Genç Osman döneminde yapıldığı düşünülebilir.

Taşhan kare planlı, simetrik girişli moloz taş ve tuğladan yapılmış iki katlı bir yapıdır. Ticaretin canlanması ile başlayan kent içi hanların ilk örneklerindendir. Üst katta 24 adet olan konaklama odaları bulunmaktadır. Kare şeklinde avlunun dört tarafında tabanları granit taş olan tuğla kemer ve çapraz tonozdan oluşan revaklar bulunmaktadır. Taşhan, karşısında bulunan bedesten, mahkeme cami ve hamam ile bir külliye oluşturmaktadır. Manisa’dan gelen kervanların İzmir yada Foça’ya ulaşmalarında merkezi bir konumda olması, bir günlük mesafede yer alması, kervansaraylarda olduğu gibi bir konaklama ve ticaret merkezi olmasına neden olmuştur. Taşhan, 2012 yılında restore edilmiştir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın