Serdar Ortaç: AK Parti sevgilime karışırsa

Müziğin duayenleri arasında olan ve şimdilerde Popstar’da jüri üyesi olarak ekranlardaki yerini alan Serdar Ortaç, siyaset dünyasından  sözlendiği ve her yerde dudak dudağa olduğu sevgilisi Chloe’ye kadar duymaya alışkın olmadığımız açıklamalarda bulundu.

Hürriyet’ten Hakan Gence’nin röportajı:

*Şarkılarınızda hep aşk var. Aşktan başka şeylere hiç kafa yormaz mısınız?

– Tabii yorarım. Hatta en büyük hayalim bu ülkede herhangi bir beldeye belediye başkanı olmaktı. Hâlâ da öyle bir isteğim var.

E neden denemiyorsunuz?

– Çünkü bizi züppe gençlik gibi görüyorlar. Pek kaale almıyorlar.

Peki sizce nasıl bir başkan olurdunuz?

– Çok hızlı düşünüp çok hızlı uygularım. Bu konuda akıllı olduğumu düşünüyorum. İster müzik olsun, ister devlet işleri; önüme gelen her problemi mutlaka çözerim.

Türkiye’de yaşadığınız için mutlu musunuz?

– Hayranlarım taraf tuttuğum zaman bana kızıyor. Kızmasınlar ama hislerimi anlatmak istiyorum

”BÜTÜN HERKESİ BİR ARAYA TOPLAMAYA ÇALIŞAN HÜKÜMET VAR”

Buyrun buyrun…

– Süleyman Demirel, rahmetli Turgut Özal, Bülent Ecevit, Tansu Çiller, Mesut Yılmaz hepsinin yönetimini gördüm. 43 senelik hayatımda ilk kez karşımda, bütün ırkları, kökenleri ve herkesi bir araya toplamaya çalışan merkezci bir hükümet var. Ve bunun yanında belediye başkanlığından gelerek ülke yöneten bir başbakanımız var.

Bu mutluluğun nedenlerini biraz açsanıza…

– Türkiye olmadığı kadar şaha kalktı. Hükümet için “Hep yakınlarını bir yerlere yerleştirdiler, oradan buradan çalıyorlar, kendilerini zengin ediyorlar” dediklerinde üzülüp şaşırıyorum. Ülkeyi de zengin ediyorlar. Türkiye olmadığı kadar rahat bir diyalog ortamına girdi.

Rahat diyalog ortamından kastınız Kürt meselesi mi?

– Kürtler ve Türkler arasında ilk defa böyle bir denge sağlandı.

”O GECE ELİM ÇATALA DEĞDİYSE BURADAN ÖLÜM ÇIKSIN”

Bir ara Kürtçe şarkı söylenmesi bile sizi kızdırmıyor muydu?

– Hayır. Asla kızdırmadı.

O meşhur gecede Ahmet Kaya’ya çatal atmadınız mı?

– Asla öyle bir şey olmadı. O gün Ahmet Kaya’ya çatal atan adam olarak piyon seçildim. O gece elim çatala değdiyse buradan ölüm çıksın!

Piyondan ne kastediyorsunuz? Sizi niye piyon seçsinler ki?

– Genç nesil olarak o yıllarda gaza getirildik. Bize “diyaloğa girmeyin” dediler. “Savaşın, hırlaşın, onlar Kürt, onların dilini telaffuz etmeyin” dediler. Bize bunu öğrettiler.

”ATALARIMIZ KADINA MEME AÇTIRMADI”

Şimdi ne diyorlar?

– “Hayır kardeşim onlar da insan, onlar da bizle yaşayacak. Aynı İspanya’da dört ırk bir arada yaşadığı gibi.”

Bu sözlerinizden sonra size yandaş demezler mi?

– Yandaş falan değilim! Doğruların yanındayım! Hatamız yandaşlık değil, yanlış öğretilenleri yapmak. “Başı kapalılar üniversiteye gidemez” dediler. Kız arkadaşım İrlandalı, aşırı mini etekler giyiyor. Dün de başörtüsü reklamı için katalog çekti. Ben bisiklete binerken komple bere takıyorum. Kız arkadaşımın yüzünü kapatıp motosiklet kullanıyorum bunların ne farkı var?

İyi de bere ve başörtüsü biraz farklı şeyler değil mi?

– Başörtüsü dinin inancı. Bir daha söylüyorum, Türkiye bir daha böyle adam akıllı hükümeti zor bulur. Yok “Hocacılar varmış; Fethullah Gülen’ler destek yapıyormuş”. Bunda ne var? Herkesin dünyada bir hocası var. Obama’nın Fethullah’ı yok mu? Ülke yönetenlerin danışacağı adamlar tabii olacak.

”SÖYLEDİKLERİM DİBİNE KADAR MİLLİYETÇİLİK”

Bu söylemlerinizi tam olarak nasıl tanımlıyorsunuz?

– Bu söylediklerim dibine kadar milliyetçilik. Bir gözlemimi anlatayım; Emirgan Korusu evimin aşağısında. Eskiden orada bir tane başı kapalı piknik yapamıyordu. Çünkü elinde köpekleri olan beyaz Türkler orayı işgal etmişti.

Şimdi Emirgan’da ne değişti?

– Baştan sona peyzaj yapıldı. Artık orada sultan aileler (muhafazakâr aileleri kastediyor) çay içiyor. Oysa bu insanlarımızın yaşam hakları ellerinden alınmıştı. Bunun siyahi köle döneminden ne farkı vardı? Sana ne! Bana da “Kürtçe şarkı okuyamazsın” dediler. Yok ya!

”SEVGİLİMİN MİNİ ETEĞİNE KARIŞIRLARSA..”

Kürtçe okur musunuz?

– Benim tarzım değil ancak dinlerim de okuyabildiğim kadar okurum da.

Peki sizin kız arkadaşınızın mini eteğine karışılırsa ne olur?

– Ak Parti hükümeti bugün sevgilimin eteğine karışır ve kaparsa yarın Taksim Meydanı’nda soyunarak, çığlık atıp şarkı söylemezsem namerdim. Ben başörtüyü yasaklarsam da gelip beni assınlar.

”JÜRİDE SÖZÜMÜ ESİRGEMEM”

Popstar Alaturka jürisi oldunuz. Siz nasıl bir jüri olacaksınız?

– Sözümü esirgemem. O perşembe geceleri agresif olmam gerekirse agresif de olurum. Bildiğimin arkasında dururum.

Jüri arkadaşlarınızı birer cümleyle nasıl anlatırsınız?

– Demet Akalın çok disiplinli. Orhan Gencebay çok detaycı. Bülent Ablam anormal bilgili bir kadın.

Müzikal olarak artık eskisi kadar hırslı değil misiniz?

– Son albümümde bir sürü hit var. Yalnız insanlar illa klip çekilen şarkıyı çalıyor. Onu dinliyor. Bu üretkenliğimi elimden aldı. Ne yapsam yerini bulmayacağını görüyorum. Son albümüm çok ilgi gördüğü halde hiçbir ödül töreninde, hiçbir aday listesinde yok. İnsan karşılığını alamayacağını bile bile bir şey yapmak istemiyor.

Sizce değeriniz bilinmiyor mu?

– Bizde pişmişlik yaşlanmışlık önemli.Yaşlanırsın devlet sanatçısı olursun. 80 yaşında kral olursun. Ama 81’de ölürsün. Ancak o zaman kıymet biliriz.

Yani ölmeniz mi lazım?

– Evet. Ölmeyi bekleyeceğim. Ancak o zaman “Bir Serdar Ortaç vardı. ‘Bilsem ki’ şarkısını yapmıştı” diyecekler.

10 yıl sonra ne yapıyor olursunuz?

– Ölmezsem çocuklarımla futbol maçı yapıyor olurum

”PEŞİNDEN ÇOK KOŞTUM”

Gelelim aşka. Chloe Loughnan ile nasıl tanıştınız?

– Chloe’yi klibime model olarak seçtim. Özgürlüğüne düşkün. Hüküm altınagirmemesine âşık oldum. Çok peşinde koştum. Sonunda flört etmeye başladık. 10 aydır birlikteyiz. Şimdi Türkçe öğreniyor.

Şöhretinizin farkında mıydı?

– Serdar Ortaç olduğumu biliyordu ama müzikte okyanus kadar büyük olduğumun farkında değildi.

Anneniz İrlandalı olmasına ne diyor?

– Türk kızı istiyordu ama Chloe’yi seviyor.

”O KALÇALARA ANCAK BAKARSIN AMA BEN DOKUNABİLİRİM”

Nişanlandınız mı?

– Söz yüzüğü aldım. Birbirimize evleneceğimize dair söz verdik.

Kıskanç mısınız?

– O çok kıskanç. Benim umurumda değil. Yan masadaki adam, yanımda oturankadın için “Ne güzel kalçaları” var derse gurur duyarım. Çünkü sen o kalçalara ancak bakarsın. Ama ben dokunabilirim.

Boy farkı yüzünden topuklu ayakkabıyı yasakladığınız doğru mu?

– Chloe topuklu giyince benden 25 santim uzun oluyor. Ama şimdi giymezse ne zaman giyecek? İstediği kadar giysin.

Boy farkı gibi yaş farkınız da büyük…

– Maalesef benden 22 yaş küçük. Bu durum beni çok üzüyor. Yaşıt olsak çoktan çocuğumuz olmuştu.

Din değiştirmeyi düşünüyor mu?

– Asla zorlamam. Kendi isterse olur.

”BAZEN SERDAR’IN ÜNLÜ OLDUĞUNU UNUTUYORUM”

İrlanda’da nasıl bir hayatınız vardı?

– Ailem çok destekleyici ve sevgi dolu. 2 yaşında bir kız kardeşim var. Ben küçükken ailemle birçok ülkeyi gezmeye başladık. Bu bana dünya ve farklı kültürler hakkında bir çok şey öğretti. Annemden bağımsız olmayı ve ailenin tüm kadınları gibi, iradeli, güçlü durmayı öğrendim.

Moda merakınız nasıl başladı?

– Çocukluğumdan beri moda dünyasına ilgiliydim. Ancak utangaç olduğum için bunun bir parçası olacağımı düşünmüyordum. Bir gün İrlanda’da Model Ajans adlı bir TV dizisi için teklif geldi ve katıldım. O günden beri bu sektördeyim.

Türkiye’ye yolunuz nasıl düştü?

– Geçen yaz ana ajansım beni İstanbul’a yollamak istedi. Daha önce hiç aklımda yokken kabul ettim. Meğer bugüne kadar verdiğim en iyi kararmış.

Serdar Ortaç’la tanıştıktan sonra hayatınız nasıl değişti?

– Onunla tanıştığımdan beri çok olgunlaştığımı fark ediyorum. Belki aramızdaki yaş farkından dolayı… Onunla kişiliğimi yeniden öğrendim.

”SERDAR BENİM RUH EŞİM”

Yaşadığınız aşkı bir de siz anlatır mısınız?

– Söyleyebileceğim tek şey, ona olan duygularım bugüne kadarki her şeyden farklı. Aradan 10 ay geçmesine rağmen, hâlâ o etrafımdayken heyecanlanıyorum. Hep ona yardımcı olmak ve onu korumak istiyorum. Onunla sadece uzanıp bir film izlemek bile dünyadaki en güzel duygu. Bazen ünlü olduğunu unutuyorum. Ne kadar şanslıyım ki, beni hep güldürecek bir şeyler buluyor. İnanıyorum ki, o benim ruh eşim.

Buraya yerleşmeye nasıl ikna oldunuz?

– İkna etmesine gerek yoktu, zira burası onunla bir cennet. Hem Serdar’a hem de onun sayesinde İstanbul’a âşığım. Gördüğüm en büyüleyici şehirlerden.

Modellikte sınırlarınız var mı?

– Bir firmayla başörtüsü bir başkasıyla mayo çekimleri yaptım. Moda bir görsel sanat. Böyle bir mesleğin sınırlarını çizmek çok zordur.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın